ANAYASA MAHKEMESİ KARARI
Esas
Sayısı : 2016/34
Karar
Sayısı : 2016/30
Karar
Tarihi : 5.5.2016
R.G.
Tarih-Sayı : 24.05.2016-29721
İTİRAZ YOLUNA BAŞVURAN: Danıştay Onbirinci Dairesi
İTİRAZIN KONUSU: A-
27.6.1989 tarihli ve 375 sayılı Kanun Hükmünde Kararname’ye, 11.10.2011 tarihli
ve 666 sayılı Kanun Hükmünde Kararname’nin 1. maddesiyle eklenen;
1- Ek 10. maddenin birinci fıkrasının (c) bendinde yer alan “Merkez
teşkilatlarında;…” ibaresinin,
2- (III) sayılı Ücret ve Tazminat Gösterge Cetveli’nin (1)
numaralı sırasında yer alan “…nün (ğ) bendi…” ibaresi ile bu
ibareden sonra gelen “…merkez teşkilatına ait…” ibaresinin,
B- 14.7.1965 tarihli ve 657 sayılı Devlet Memurları Kanunu’na ekli
(IV) sayılı Makam Tazminatı Cetveli’nin (8) numaralı sırasının 666 sayılı Kanun
Hükmünde Kararname’nin 5. maddesiyle değiştirilen (b) bendinde yer alan “…nün
(ğ) bendi…” ve “…merkez teşkilatına ait…” ibarelerinin,
Anayasa’nın 91. maddesine aykırılığı ileri sürülerek iptallerine
karar verilmesi talebidir.
OLAY: Sincan Vergi Dairesi
Müdürlüğünde gelir uzmanı olarak görev yapan davacının, 666 sayılı Kanun
Hükmünde Kararname ile düzenlenen ücret ile gösterge ve makam tazminatının
kendisine ödenmesi talebiyle yaptığı başvurunun reddi işleminin iptali
talebiyle açılan davada, itiraz konusu kuralların Anayasa’ya aykırılık
iddiasını ciddi bulan Mahkeme iptalleri için başvurmuştur.
I- İPTALİ İSTENİLEN KANUN HÜKMÜNDE KARARNAME
KURALLARI
A- 375 sayılı Kanun Hükmünde Kararname’nin (KHK) ek 10. maddesinin
itiraz konusu kuralın da yer aldığı ilgili bölümleri şöyledir:
“Ek Madde 10- (Ek: 11/10/2011-KHK-666/1 md.)
Cumhurbaşkanlığı Genel Sekreterliği ve Türkiye Büyük Millet
Meclisi Başkanlığı İdari Teşkilatı, Başbakanlık ve bakanlıklar ile bunların
bağlı ve ilgili kuruluşları (Milli İstihbarat Teşkilatı Müsteşarlığı, Toplu
Konut İdaresi Başkanlığı ile 2659 sayılı Kanunun 30 uncu maddesi ve 399 sayılı
Kanun Hükmünde Kararnamenin ek 2 nci maddesi kapsamında bulunanlar hariç),
sosyal güvenlik kurumları, Türkiye İnsan Hakları ve Eşitlik Kurumu,
Yükseköğretim Kurulu, Üniversitelerarası Kurul ve Ölçme, Seçme ve Yerleştirme
Merkezi Başkanlığının;
a) Merkez teşkilatlarında Mülki İdare Amirliği Hizmetleri Sınıfına
ait kadrolarda yer alanlar ile 28/2/1985 tarihli ve 3160 sayılı Kanuna göre
tazminat alanlar hariç olmak üzere bu Kanun Hükmünde Kararnameye ekli (II)
sayılı Cetvelde yer alan unvanlı kadrolarda bulunanlardan,
b) Taşra teşkilatlarına ait kadrolarda bulunup, kadro unvanları
ekli (II) sayılı Cetvelde yer alanlardan,
c) Merkez teşkilatlarında; Dışişleri Meslek
Memuru ve Konsolosluk ve İhtisas Memurları, özel yarışma sınavı sonucunda
mesleğe yardımcı veya stajyer olarak alınıp belirli süreli yetiştirme
döneminden sonra özel bir yeterlik sınavı sonunda müfettiş, uzman, denetçi,
kontrolör, aktüer ve stenograf unvanlı kadrolara (mevzuatı uyarınca sözkonusu
kadrolara atananlar dahil) atananlar ve bunların yardımcı ve stajyerleri ile iç
denetçilerden ekli (III) sayılı Cetvelde yer alan unvanlı kadrolarda yer
alanlardan,
aylıklarını 657 sayılı Devlet Memurları Kanununa göre almakta
olanlara anılan Cetvellerde kadro unvanlarına karşılık gelen gösterge
rakamlarının memur aylık katsayısı ile çarpımı sonucu bulunacak tutarlarda
ücret ve tazminat verilir. Bu ödemelere hak kazanılmasında ve bunların
ödenmesinde aylıklara ilişkin hükümler uygulanır. Ekli (II) ve (III) sayılı
Cetvellerde atandıkları kadro dereceleri esas alınarak belirlenen ücret ve
tazminatlar, 657 sayılı Kanunun 45 inci maddesine göre atananlar ile haklarında
aynı Kanunun 67 nci maddesi uygulananlar için kazanılmış hak aylık dereceleri
dikkate alınarak ödenir. Tazminat damga vergisi hariç herhangi bir vergiye tabi
tutulmaz.
…
Bu maddenin uygulamasına ilişkin olarak ortaya çıkabilecek
tereddütleri gidermeye ve uygulamayı yönlendirmeye Maliye Bakanlığı
yetkilidir.”
B- 375 sayılı Kanun Hükmünde Kararname’ye ekli (III) sayılı Ücret
ve Tazminat Gösterge Cetveli’nin itiraz konusu kuralların da yer aldığı ilgili
bölümleri şöyledir:
(III) SAYILI CETVEL
(Ek 10 uncu Maddenin Birinci Fıkrasının (c) Bendi Kapsamında Yer
Alan Personelin Ücret ve Tazminat Gösterge Cetveli)
Sıra No
|
Kadro Unvanı
|
Ücret Göstergesi
|
Tazminat Göstergesi
|
1
|
Kapsama dahil idarelerin merkez teşkilatına ait genel idare
hizmetleri sınıfında yer alan başmüfettiş, müfettiş, başdenetçi, denetçi,
başkontrolör, kontrolör ve iç denetçi kadrolarında bulunanlar, Türkiye
Büyük Millet Meclisi yasama uzmanları ve stenografları, Hazine Müsteşarlığı
sigorta denetleme uzmanları ve aktüerleri, Dışişleri Meslek Memurları ile
Konsolosluk ve İhtisas Memurları, 657 sayılı Devlet Memurları Kanununun 152
nci maddesinin “II- Tazminatlar” kısmının “A- Özel Hizmet Tazminatı” bölümünün
(ğ) bendinde yer alanlardan merkez teşkilatına ait uzman
unvanlı kadrolarda bulunanlardan;
|
Kadro Derecesi 1 olanlar
Kadro Derecesi 2 olanlar
Kadro Derecesi 3 olanlar
Kadro Derecesi 4 olanlar
Kadro Derecesi 5 olanlar
Kadro Derecesi 6 olanlar
Kadro Derecesi 7 olanlar
|
|
46.450
43.400
40.850
39.300
37.950
36.800
35.550
|
25.560
23.870
22.475
21.625
21.000
20.250
19.550
|
…
|
…
|
…
|
…
|
4
|
3 üncü sırada sayılanların yardımcıları
|
25.875
|
14.225
|
C- 657 sayılı Devlet Memurları Kanunu’na ekli (IV) sayılı
Makam Tazminatı Cetveli’nin itiraz konusu kuralların da yer aldığı ilgili
bölümleri şöyledir:
IV SAYILI MAKAM TAZMİNATI CETVELİ (Ek: 9/4/1990 - KHK - 418/10
md.; Değişik: 20/3/1997 - KHK - 570/10 md.)
Sıra Kadro ve Görev
Unvanı
Tazminat
No
Göstergeleri
…
…
…
8.
…
…
b) (Değişik: 11/10/2011-KHK-666/5 md.) En az dört
yıl süreli yükseköğrenim veren fakülte veya yüksekokulları bitirmiş ve
birinci dereceli kadroya atanmış olmak şartıyla, 152 nci maddenin “II-
Tazminatlar” kısmının “(A) Özel Hizmet Tazminatı” bölümünün (ğ) bendinde
yer alanlardan merkez teşkilatına ait uzman unvanlı kadrolarda
bulunanlar
2000
…
…
…
II- İLK İNCELEME
1. Anayasa Mahkemesi İçtüzüğü
hükümleri uyarınca Zühtü ARSLAN, Burhan ÜSTÜN, Engin YILDIRIM, Serdar ÖZGÜLDÜR,
Serruh KALELİ, Osman Alifeyyaz PAKSÜT, Recep KÖMÜRCÜ, Alparslan ALTAN, Nuri
NECİPOĞLU, Hicabi DURSUN, Celal Mümtaz AKINCI, Erdal TERCAN, M. Emin KUZ, Hasan
Tahsin GÖKCAN, Kadir ÖZKAYA ve Rıdvan GÜLEÇ’in katılımlarıyla 5.5.2016
tarihinde yapılan ilk inceleme toplantısında, öncelikle sınırlama sorunu
görüşülmüştür.
2. Anayasa’nın 152. ve 6216 sayılı Anayasa Mahkemesinin
Kuruluşu ve Yargılama Usulleri Hakkında Kanun’un 40. maddelerine göre, Anayasa
Mahkemesine itiraz yoluyla yapılacak başvurular itiraz yoluna başvuran
mahkemenin bakmakta olduğu davada uygulayacağı kanun kuralı ile sınırlıdır.
3. İtiraz yoluna başvuran Mahkeme, 375 sayılı KHK’nin ek 10.
maddesinin birinci fıkrasının (c) bendinde yer alan “Merkez
teşkilatlarında;…” ibaresi ile KHK’ye ekli (III) sayılı Ücret ve
Tazminat Gösterge Cetveli’nin (1) numaralı sırasında yer alan “…nün (ğ)
bendi…” ibaresinin ve bu ibareden sonra gelen “…merkez
teşkilatına ait…” ibaresi ile 657 sayılı Kanun’a ekli (IV) sayılı
Makam Tazminatı Cetveli’nin (8) numaralı sırasının (b) bendinde yer alan “…nün
(ğ) bendi…” ve “…merkez teşkilatına ait…” ibarelerinin
iptallerini talep etmiştir.
4. İtiraz konusu kurallardan, ücret ile gösterge ve makam
tazminatının verileceği unvanları belirleyen 375 sayılı KHK’ye ekli (III)
sayılı Cetvel’in (1) numaralı sırasında ve 657 sayılı Kanun’a ekli (IV) sayılı
Cetvel’in (8) numaralı sırasının (b) bendinde yer alan“...nün (ğ) bendi...” ibareleriyle
atıfta bulunulan 657 sayılı Kanun’un 152. maddesinin “II- Tazminatlar”
kısmının “A- Özel Hizmet Tazminatı” bölümünün (ğ) bendinde
çeşitli uzmanlık unvanları sayılmış olmakla beraber “gelir uzmanı” unvanı,
bu bentte yer verilmeyen uzmanlık türlerinden sadece birisidir. (ğ) bendi
kapsamında belirtilen tüm unvanların, uzmanlıkların türleri olması ve itiraza
konu davada davacının unvanının gelir uzmanı olması nedeniyle bu ibareler
yönünden yapılacak esas incelemenin "gelir uzmanı" yönünden
yapılması gerekmektedir.
5. Öte yandan ücret ve tazminat miktarının belirlenme yöntemini
hükme bağlayan, itiraz konusu “Merkez teşkilatlarında…”ibaresini de
içeren 375 sayılı KHK’nin ek 10. maddesinin birinci fıkrasının (c)
bendinde “uzman” unvanının yanı sıra diğer birtakım unvanlara
da yer verilmiştir. Bakılmakta olan dava ise “gelir uzmanı” olarak
çalışan davacıya 666 sayılı KHK ile düzenlenen ücret ile gösterge ve makam
tazminatının ödenmemesi nedeniyle yapılan idari başvurunun ret işlemine
yönelik yargılamayı konu edinmektedir. İtiraz konusu (c) bendi, “uzman” kapsamındaki
unvanların yanı sıra dava konusu olmayan ve kuralda yer alan diğer unvanlar
açısından da ortak ve geçerli kuraldır. Bu nedenle, itiraz konusu anılan
kurala ilişkin esas incelemenin, "uzman" yönünden
yapılması gerekmektedir.
6. Açıklanan nedenlerle;
A- Dosyada eksiklik bulunmadığından işin esasının
incelenmesine, M. Emin KUZ ile Rıdvan GÜLEÇ’in karşıoyları ve OYÇOKLUĞUYLA,
B- 27.6.1989 tarihli ve 375 sayılı Kanun Hükmünde Kararname’ye
11.10.2011 tarihli ve 666 sayılı Kanun Hükmünde Kararname’nin 1. maddesiyle
eklenen ek 10. maddenin birinci fıkrasının (c) bendinde yer alan “Merkez
teşkilatlarında;…” ibaresinin “uzman” yönünden
incelenmesine, OYBİRLİĞİYLE,
C- 27.6.1989 tarihli ve 375 sayılı Kanun Hükmünde Kararname’ye,
11.10.2011 tarihli ve 666 sayılı Kanun Hükmünde Kararname’nin 1. maddesiyle
eklenen (III) sayılı Ücret ve Tazminat Gösterge Cetveli’nin (1) numaralı
sırasında ve 14.7.1965 tarihli ve 657 sayılı Devlet Memurları Kanunu’na ekli
(IV) sayılı Makam Tazminatı Cetveli’nin (8) numaralı sırasının 666 sayılı Kanun
Hükmünde Kararname’nin 5. maddesiyle değiştirilen (b) bendinde yer alan “…nün
(ğ) bendi…” ibarelerinin “gelir uzmanı” yönünden
incelenmelerine, OYBİRLİĞİYLE,
karar verilmiştir.
III- ESASIN İNCELENMESİ
7. Başvuru kararı ve ekleri, Raportör Volkan HAS
tarafından hazırlanan işin esasına ilişkin rapor, itiraz konusu KHK kuralları,
dayanılan Anayasa kuralı ve bunların gerekçeleri ile diğer yasama belgeleri
okunup incelendikten sonra gereği görüşülüp düşünüldü:
A- İtirazın Gerekçesi
8. Başvuru kararında özetle, ücret ile gösterge
ve makam tazminatının, 657 sayılı Kanun’un 152. maddesinin “II-
Tazminatlar” kısmının “A- Özel Hizmet Tazminatı” bölümünün
(ğ) bendinde yer alanlardan merkez teşkilatına ait uzman unvanlı kadrolara
ödeneceğini öngören itiraz konusu
kuralların 666 sayılı KHK ile düzenlendiği, KHK’nin dayanağı olan 6223 sayılı
Yetki Kanunu uyarınca doğrudan mali konularda KHK çıkarmanın mümkün olmadığı,
bu nedenle kuralların, Yetki Kanunu kapsamında olmadığı belirtilerek
Anayasa’nın 91. maddesine aykırı olduğu ileri sürülmüştür.
B- Anayasa’ya Aykırılık Sorunu
9. İtiraz konusu kurallar, 666 sayılı KHK’yle
belirlenen ücret ile gösterge ve makam tazminatının, 657
sayılı Kanun’un 152. maddesinin “II- Tazminatlar” kısmının “A-
Özel Hizmet Tazminatı” bölümünün (ğ) bendinde yer alanlardan merkez
teşkilatına ait uzman unvanlı kadrolara ödeneceğini düzenlemektedir.
10. Kurallar, 375 sayılı KHK ve 657 sayılı
Kanun’a 666 sayılı KHK ile eklenmiştir. 666 sayılı KHK, 6.4.2011 tarihli
ve 6223 sayılı Kamu Hizmetlerinin Düzenli, Etkin ve Verimli Bir Şekilde
Yürütülmesini Sağlamak Üzere Kamu Kurum ve Kuruluşlarının Teşkilat, Görev ve
Yetkileri ile Kamu Görevlilerine İlişkin Konularda Yetki Kanunu kapsamında
çıkarılan KHK’lerdendir.
1- Kanun Hükmünde
Kararnamelerin Yargısal Denetimi Hakkında Genel Açıklama
11. Anayasa’nın 91. maddesinde düzenlenen
KHK’ler, işlevsel yönden yasama işlemi niteliğinde olduğundan yargısal
denetimlerinin yapılması görev ve yetkisi Anayasa’nın 148. maddesi ile Anayasa
Mahkemesine verilmiştir. Yargısal denetimde KHK’nin, öncelikle yetki kanununa
sonra da Anayasa’ya uygunluğu sorunlarının çözümlenmesi gerekir. Her ne kadar,
Anayasa’nın 148. maddesinde KHK’lerin yetki kanunlarına uygunluğunun
denetlenmesinden değil, yalnızca Anayasa’ya biçim ve esas bakımlarından
uygunluğunun denetlenmesinden söz edilmekte ise de Anayasa’ya uygunluk
denetiminin içerisine öncelikle KHK’nin yetki kanununa uygunluğunun denetimi
girer. Çünkü Anayasa’da, Bakanlar Kuruluna ancak yetki kanununda belirtilen
sınırlar içerisinde KHK çıkarma yetkisi verilmesi öngörülmüştür. Yetkinin
dışına çıkılması, KHK’yi Anayasa’ya aykırı duruma getirir.
12. Dayanaklarını doğrudan doğruya Anayasa’dan
alan olağanüstü hal KHK’lerinden farklı olarak, olağan dönemlerdeki KHK’lerin
bir yetki kanununa dayanması zorunludur. Bu nedenle, KHK’ler ile dayandıkları
yetki kanunu arasında çok sıkı bir bağ vardır. KHK’nin yetki kanunu ile olan
bağı, KHK’yi aynen ya da değiştirerek kabul eden kanun ile kesilir. KHK’nin
Anayasa’ya uygun bir yetki kanununa dayanması, geçerliliğinin ön koşuludur. Bir
yetki kanununa dayanmadan çıkarılan veya dayandığı yetki kanunu iptal edilen
KHK’lerin içeriği Anayasa’ya aykırılık oluşturmasa bile bunların Anayasa’ya uygunluğundan
söz edilemez.
13. KHK’lerin Anayasa’ya uygunluk denetimi,
kanunların denetiminden farklıdır. Anayasa’nın 11. maddesinde, “Kanunlar
Anayasaya aykırı olamaz.” denilmektedir. Bu nedenle kanunların
denetiminde, onların yalnızca Anayasa kurallarına uygun olup olmadıkları
saptanır. KHK’ler ise konu, amaç, kapsam ve ilkeleri yönünden hem dayandıkları
yetki kanununa hem de Anayasa’ya uygun olmak zorundadırlar.
14. Anayasa’da kimi konuların KHK’lerle
düzenlenmesi yasaklanmaktadır. Anayasa’nın 91. maddesinin birinci fıkrasında“...sıkıyönetim
ve olağanüstü haller saklı kalmak üzere, Anayasanın ikinci kısmının birinci ve
ikinci bölümlerinde yer alan temel haklar, kişi hakları ve ödevleri ile
dördüncü bölümde yer alan siyasî haklar ve ödevler kanun hükmünde
kararnamelerle düzenlenemez.” denilmiştir. Bu kural gereğince, Türkiye
Büyük Millet Meclisi, Bakanlar Kuruluna ancak KHK’yle düzenlenmesi yasaklanmış
alana girmeyen konularda KHK çıkarma yetkisi verebilir.
15. Anayasa’nın herhangi bir maddesinde kanunla
düzenleneceği öngörülen bir konunun, Anayasa’nın 91. maddesinin birinci
fıkrasının açıkça yasakladığı hükümler ile ilgili olmadıkça ya da Anayasa’nın
163. maddesinde olduğu gibi KHK çıkarılamayacağı açıkça belirtilmedikçe, KHK
ile düzenlenmesi Anayasa’ya aykırılık oluşturmaz.
2- İtiraz Konusu Kuralların 6223 Sayılı Yetki
Kanunu Kapsamında Olup Olmadığının İncelenmesi
16. Anayasa’nın 91. maddesinin ikinci fıkrası
uyarınca, yetki kanununda, çıkarılacak KHK’nin amacının, kapsamının,
ilkelerinin, kullanma süresinin ve bu süre içinde birden fazla KHK’nin
çıkarılıp çıkarılamayacağının gösterilmesi gerekir. Buna göre bir KHK’nin
Anayasa’ya uygun olduğunun kabulü öncelikle konu, amaç, kapsam ve ilkeleri
yönünden dayandığı yetki kanununa uygun olmasına bağlıdır. Bu bağlamda,
Anayasa’nın ikinci kısmının “Sosyal ve Ekonomik Haklar ve Ödevler” başlıklı
üçüncü bölümünde düzenlenen haklar içinde kalan ve Anayasa’nın 91. maddesinde
belirtilen KHK’yle düzenlenemeyecek yasak alan içinde bulunmayan kamu
görevlilerinin mali ve sosyal haklarının 6223 sayılı Yetki Kanunu’nun
kapsamında kalması durumunda, KHK’yle düzenlenmesinde Anayasa’ya aykırı bir
durumun olmayacağı açıktır.
17. 6223 sayılı Yetki Kanunu’nun amacını
düzenleyen 1. maddesinin (1) numaralı fıkrasının (b) bendinde, kapsamına
ilişkin düzenlemelerin yer aldığı aynı maddenin (2) numaralı fıkrasının (b)
bendi ile bu bendin (7) numaralı alt bendinde ve son olarak ilkeler ve yetki
süresine ilişkin hükümlerin yer aldığı 2. maddenin (1) numaralı fıkrasının (b)
bendinde, kamu personelinin “atanma, nakil, görevlendirilme, seçilme,
terfi, yükselme, görevden alınma ve emekliye sevk edilme usul ve esasları”ndan
söz edilmiş, ancak mali haklara ilişkin bir ibareye yer verilmemiştir. Bununla
birlikte, 6223 sayılı Yetki Kanunu’nda öngörüldüğü üzere;
- Mevcut bakanlıkların birleştirilmesine veya
kaldırılmasına, yeni bakanlıklar kurulmasına,
- Mevcut bağlı, ilgili ve ilişkili kuruluşların
mevcut, birleştirilen veya yeni kurulan bakanlıklar bünyesinde hizmet birimi
olarak yeniden düzenlenmesine,
- Mevcut bakanlıklar ile birleştirilen veya yeni
kurulan bakanlıkların görev, yetki, teşkilat ve kadrolarının düzenlenmesine,
taşrada ve yurt dışında teşkilatlanma esaslarına,
ilişkin düzenlemeler söz konusu olduğunda, mali
haklara dair düzenlemelerin de yapılması mümkündür. Mevcut veya yeni ihdas
edilen ya da bir başka bakanlıkla birleştirilen bakanlıkların görev, yetki,
teşkilat ve kadrolarının düzenlenmesiyle ilgili olmayan hususlar 6223 sayılı
Yetki Kanunu’nun kapsamında bulunmadığından, KHK’yle doğrudan mali haklarda bir
düzenleme yapılamaz. Bir başka ifadeyle, 6223 sayılı Yetki Kanunu’nun amaç,
kapsam ve ilkeleri bakımından kamu personelinin mali ve sosyal haklarına
ilişkin olarak Bakanlar Kuruluna doğrudan bir düzenleme yapma yetkisini
vermediği, ancak mali ve sosyal haklarla ilgili hükümlerin 6223 sayılı Yetki
Kanunu’nun amacı ve kapsamına giren konularda yapılan düzenlemelerin doğal sonucu
olması durumunda mümkün olabileceği, 6223 sayılı Yetki Kanunu’nda öngörülen
amaç, kapsam ve ilkeleriyle bağlantılı olmaksızın sırf mali konularda bir
düzenleme yapılamayacağı açıktır.
18. İtiraz konusu kurallar, 375 sayılı
KHK’nin ek 10. maddesinin birinci fıkrasının (c) bendinde yer alan “Merkez
teşkilatlarında;…” ibaresi, 375 sayılı KHK’ye ekli (III)
sayılı Ücret ve Tazminat Gösterge Cetveli’nin (1) numaralı sırasında yer
alan “…nün (ğ) bendi…” ibaresi ile bu ibareden sonra
gelen “…merkez teşkilatına ait…”ibaresi, 657 sayılı Kanun’a ekli
(IV) sayılı Makam Tazminatı Cetveli’nin (8) numaralı sırasının 666 sayılı Kanun
Hükmünde Kararname’nin 5. maddesiyle değiştirilen (b) bendinde yer alan “…nün
(ğ) bendi…” ve “…merkez teşkilatına ait…” ibareleridir.
19. 666 sayılı KHK’nin anılan itiraz konusu
kurallarıyla, KHK ile belirlenen ücret ile gösterge ve makam
tazminatının, 657 sayılı Kanun’un 152. maddesinin “II- Tazminatlar” kısmının “A-
Özel Hizmet Tazminatı” bölümünün (ğ) bendinde yer alanlardan merkez teşkilatına
ait uzman unvanlı kadrolara ödeneceği belirtilerek,
anılan personelin mali haklarına ilişkin bir düzenleme yapılmaktadır. Oysa ki
6223 sayılı Yetki Kanunu’nda kamu görevlilerinin “atanma, nakil,
görevlendirilme, seçilme, terfi, yükselme, görevden alınma ve emekliye sevk
edilme usul ve esasları”ndan söz edilmiş, ancak mali haklara ilişkin bir
ibareye yer verilmemiştir. Diğer yandan, kurallarda öngörülen mali haklara
ilişkin hüküm, mevcut veya yeni ihdas edilen ya da bir başka bakanlıkla
birleştirilen bakanlıkların görev, yetki, teşkilat ve kadrolarının
düzenlenmesiyle bağlantılı ve bunların zorunlu sonucu olmayıp doğrudan mali
haklara ilişkin bir düzenleme niteliğindedir.
20. Açıklanan nedenlerle kurallar, 6223 sayılı
Yetki Kanunu kapsamında bulunmadığından Anayasa’nın 91. maddesine aykırıdır.
İptalleri gerekir.
IV- İPTAL KARARININ YÜRÜRLÜĞE GİRECEĞİ GÜN SORUNU
21. Anayasa’nın
153. maddesinin üçüncü fıkrasında, “Kanun, kanun hükmünde kararname
veya Türkiye Büyük Millet Meclisi İçtüzüğü ya da bunların hükümleri, iptal
kararlarının Resmi Gazetede yayımlandığı tarihte yürürlükten kalkar. Gereken
hallerde Anayasa Mahkemesi iptal hükmünün yürürlüğe gireceği tarihi ayrıca
kararlaştırabilir. Bu tarih, kararın Resmi Gazetede yayımlandığı günden
başlayarak bir yılı geçemez.” denilmekte, 6216 sayılı Kanun’un 66.
maddesinin (3) numaralı fıkrasında da bu kural tekrarlanarak, Mahkemenin gerekli gördüğü hâllerde, Resmî Gazetede
yayımlandığı günden başlayarak iptal kararının yürürlüğe gireceği tarihi bir
yılı geçmemek üzere ayrıca kararlaştırabileceği belirtilmektedir.
375 sayılı KHK’nin ek
10. maddesinin birinci fıkrasının (c) bendinde yer alan “Merkez
teşkilatlarında;…” ibaresinin “uzman” yönünden, 375
sayılı KHK’ye ekli (III) sayılı Ücret ve Tazminat Gösterge
Cetveli’nin (1) numaralı sırasında yer alan “…nün (ğ) bendi…” ibaresinin “gelir
uzmanı” yönünden ve bu ibareden sonra gelen “…merkez
teşkilatına ait…”ibaresi ile 657 sayılı Kanun’a ekli (IV) sayılı Makam
Tazminatı Cetveli’nin (8) numaralı sırasının 666 sayılı Kanun Hükmünde
Kararname’nin 5. maddesiyle değiştirilen (b) bendinde yer alan “…nün
(ğ) bendi…” ibaresinin “gelir uzmanı” yönünden
ve “…merkez teşkilatına ait…” ibaresinin iptal edilmeleri nedeniyle doğacak hukuksal boşluk kamu yararını
ihlal edecek nitelikte görüldüğünden,
Anayasa’nın 153. maddesinin üçüncü fıkrasıyla 6216 sayılı Kanun’un 66.
maddesinin (3) numaralı fıkrası gereğince
iptal hükümlerinin, kararın Resmî Gazete’de yayımlanmasından başlayarak bir yıl
sonra yürürlüğe girmesi uygun görülmüştür.
V- HÜKÜM
A- 27.6.1989 tarihli ve 375 sayılı Kanun Hükmünde Kararname’ye
11.10.2011 tarihli ve 666 sayılı Kanun Hükmünde Kararname’nin 1. maddesiyle
eklenen;
1- Ek 10. maddenin birinci fıkrasının (c) bendinde yer
alan “Merkez teşkilatlarında;…” ibaresinin “uzman” yönünden,
2- (III) sayılı Ücret ve Tazminat Gösterge Cetveli’nin
(1) numaralı sırasında yer alan;
a- “…nün (ğ) bendi…” ibaresinin “gelir
uzmanı” yönünden,
b- “…nün (ğ) bendi…” ibaresinden
sonra gelen “…merkez teşkilatına ait…” ibaresinin,
B- 14.7.1965 tarihi ve 657 sayılı Devlet Memurları Kanunu’na
ekli (IV) sayılı Makam Tazminatı Cetveli’nin (8) numaralı sırasının 666 sayılı
Kanun Hükmünde Kararname’nin 5. maddesiyle değiştirilen (b) bendinde yer alan;
1- “…nün (ğ) bendi…” ibaresinin “gelir
uzmanı” yönünden,
2- “…merkez teşkilatına ait…” ibaresinin,
Anayasa’ya aykırı olduklarına ve İPTALLERİNE, iptal
hükümlerinin, Anayasa’nın 153. maddesinin üçüncü fıkrası ile 6216
sayılı Kanun’un 66. maddesinin (3) numaralı fıkrası gereğince, KARARIN RESMÎ
GAZETE’DE YAYIMLANMASINDAN BAŞLAYARAK BİR YIL SONRA YÜRÜRLÜĞE GİRMESİNE,
5.5.2016 tarihinde OYBİRLİĞİYLE karar verildi.
Başkan
Zühtü ARSLAN
|
Başkanvekili
Burhan ÜSTÜN
|
Başkanvekili
Engin YILDIRIM
|
Üye
Serdar
ÖZGÜLDÜR
|
Üye
Serruh KALELİ
|
Üye
Osman
Alifeyyaz PAKSÜT
|
Üye
Recep
KÖMÜRCÜ
|
Üye
Alparslan
ALTAN
|
Üye
Nuri NECİPOĞLU
|
Üye
Hicabi DURSUN
|
Üye
Celal Mümtaz
AKINCI
|
Üye
Erdal TERCAN
|
Üye
M. Emin KUZ
|
Üye
Hasan Tahsin
GÖKCAN
|
Üye
Kadir ÖZKAYA
|
Üye
Rıdvan GÜLEÇ
|
KARŞIOY GEREKÇESİ
Anayasanın 152. ve 6216 sayılı Kanunun 40. maddelerine göre, bir
davaya bakmakta olan mahkeme, davada uygulanacak kanun hükümlerini Anayasaya
aykırı görürse, bu hükümlerin iptali talebiyle Anayasa Mahkemesine başvurmaya
yetkilidir.
Başvuruda bulunan mahkemenin bakmakta olduğu davayı açan davacı,
666 sayılı KHK ile yapılan düzenlemelerle öngörülen ücret ve tazminatın, ek
göstergenin ve makam tazminatının kendisine de ödenmesi talebiyle yaptığı
başvurunun idarece reddedilmesi üzerine açtığı davada red işleminin iptalini ve
red işleminin yasal dayanağını oluşturan 375 sayılı KHK’nin ek 10. maddesinin
birinci fıkrasının (c) bendinde yer alan “Merkez teşkilatlarında;…” ibaresi ile
(III) sayılı Ücret ve Tazminat Gösterge Cetvelinin 1. sırasındaki ve 657 sayılı
Kanuna ekli (IV) sayılı Makam Tazminatı Cetvelinin 8. sırasının (b) bendindeki
“…nün (ğ) bendi …” ile “… merkez teşkilatına ait …” ibarelerinin Anayasaya
aykırılığı itirazında bulunulmasını talep etmiş; ilk derece mahkemesince
verilen kararın temyizen incelenmesi aşamasında Anayasaya aykırılık itirazının
ciddi görülmesi sebebiyle, mezkûr ibarelerin iptali talebiyle Mahkememize
başvurulmuştur.
Böylece, söz konusu davayı açan davacının kapsamında yer almadığı
düzenlemelerin, davacının unvanının da bu düzenlemelerin kapsamında bulunması
gerektiği düşüncesiyle Anayasaya aykırılığının iddia edildiği, ancak benzeri
Anayasaya aykırılık itirazlarından farklı olarak, düzenlemenin eşitlik ilkesine
aykırılığı iddiasıyla Anayasanın 10. maddesine değil, 6223 sayılı Yetki Kanunu
ile KHK çıkarma yetkisi verilmeyen malî haklara ilişkin olması sebebiyle
Anayasanın 91. maddesine aykırı olduğu ileri sürülerek iptalinin talep edildiği
anlaşılmıştır.
375 sayılı KHK’nin ek 10. maddesinin birinci fıkrasının (c)
bendinde, sadece “merkez teşkilatlarında” müfettiş, uzman, denetçi, kontrolör
gibi kadrolara atananlar ile bunların yardımcı ve stajyerlerinden (III) sayılı
Cetvelde yer alan unvanlı kadrolarda bulunanlara maddede öngörülen ücret ve
tazminatın ödenmesi öngörülmekte; 375 sayılı KHK’nin eki (III) sayılı Ücret ve
Tazminat Gösterge Cetvelinin (1) numaralı sırasında ve 657 sayılı Kanunun eki
(IV) sayılı Makam Tazminatı Cetvelinin 8. sırasının (b) bendinde de 657 sayılı
Kanunun 152. maddesinin “II- Tazminatlar” kısmının “A- Özel Hizmet Tazminatı”
bölümünün (ğ) bendinde yer alanlardan merkez teşkilatına ait uzman unvanlı
kadrolarda bulunanların göstergeleri belirlenmektedir.
Söz konusu (ğ) bendinde sayılan uzman unvanları arasında “Gelir
Uzmanları” değil, “Devlet Gelir Uzmanları” bulunmakta ve gelir uzmanı olan
davacının da, itiraz konusu ibarelerin iptali suretiyle, aslında kapsamında
olmadığı 375 sayılı KHK’nin ek 10. maddesi ile eki (III) sayılı Cetveldeki
ücret ve tazminat ile 657 sayılı Kanunun eki (IV) sayılı Cetveldeki makam
tazminatının kapsamına alınması sonucunu doğuracak bir iptal talebinde
bulunduğu görülmektedir.
Genel olarak, bir mahkemenin, bakmakta olduğu davada
uygulanacağını düşündüğü bir kuralın eksik düzenleme içerdiği gerekçesiyle
iptali için Anayasa Mahkemesine başvurabileceği kabul edilmekle birlikte,
“itiraz konusu kuralın uygulanacak kural olarak kabul edilebilmesi için davacı
ile aynı hukuksal konumda olanlardan kimilerini kapsamına almış olması gerekir”
(7/1/2004 tarihli ve E. 2003/113, K. 2004/2 sayılı karar). Anayasa Mahkemesi bu
kararında, incelenmekte olan başvuruya benzer şekilde, davacının 657 sayılı
Kanunun (IV) sayılı Makam Tazminatı Cetvelinin 7. sıra hükmünden
yararlandırılarak makam tazminatı ödenmesi talebinin reddine ilişkin işlemin
iptali istemiyle açılan davada, ilgili kuralın Anayasaya aykırılığı itirazını,
yukarıda aktarılan ilkeyi belirterek “davacının konumuyla ilgili hiçbir
düzenleme öngörmeyen 657 sayılı Devlet Memurları Kanunu’nun 570 sayılı KHK ile
değiştirilen (IV) sayılı Makam Tazminatı Cetvelinin 7. sırası”nın, Anayasa’nın
ve Kanunun ilgili maddeleri uyarınca, davada uygulanacak kural niteliğinde
olmadığı gerekçesiyle esasa girmeden reddetmiştir (Anayasa Mahkemesinin benzer
bir kararı için bkz. 7/5/2003 tarihli ve E. 2003/32, K. 2003/39 sayılı karar).
Davacı, mezkûr (ğ) bendinde sayılanlarla aynı hukukî durumda
bulunmadığı gibi, incelenmekte olan itiraz konusu ibarelerin bulunduğu hükümler
de, davacının hukukî durumu (gelir uzmanları) ile ilgili bir düzenleme
öngörmemektedir. Bu itibarla, Mahkememizin anılan kararlarında belirtilen
gerekçelerle, bu dosyada da itiraz konusu kuralların davada uygulanacak kural
niteliğinde olmadığı düşünülmektedir.
Bir kuralın kapsamında yer almayan kişilerin, kapsamına dahil
edilmeleri gerektiğini düşündükleri bütün kanunların, kanun hükmünde kararnamelerin
veya bunların hükümlerinin Anayasaya aykırılığını iddia edebileceklerinin
kabulü hâlinde Anayasanın 152. maddesinde öngörülen “davada uygulanacak hüküm”
şartının tamamen anlamsız ve işlevsiz kalması söz konusu olacaktır.
Diğer taraftan, itiraz konusu ibarelerin iptali talebi, bu
ibarelerin bulunduğu kuralların kapsamını ve uygulama alanını genişletecek
niteliktedir. Oysa, Anayasa Mahkemesinin bir kararında da belirtildiği üzere,
“bir kuralın uygulama alanının genişletilmesi amacıyla değiştirilmesini
sağlamak için iptali istenilemez” (18/1/1989 tarihli ve E. 1988/3, K. 1989/4
sayılı Karar). Buna göre “yasanın isterse getirebileceği bir kuralı getirmemesi
… yasakoyucunun takdir yetkisi içindedir… Yasa maddesine, içindeki kimi sözcükleri
ayıklayarak yeni bir kural niteliği vermek, Anayasa’ya uygunluk denetimiyle
bağdaşmaz.”
Anayasanın 153. maddesinin ikinci fıkrasında öngörülen ve madde
gerekçesinde de ayrıntılı bir şekilde açıklanan bu temel ilkeye rağmen,
incelenen başvuruda da iptali istenen ibarelerin bulunduğu kuralların kapsamını
ve dolayısıyla uygulama alanını genişletecek şekilde Anayasaya aykırılık
itirazında bulunulmuştur. Üstelik başvuru gerekçesinde eşitlik ilkesine
aykırılık iddiası ileri sürülmemiş; yetki kanununda kamu görevlilerinin malî
haklarına ilişkin olarak KHK çıkarma yetkisi verilmediği için söz konusu
ibarelerin Anayasanın 91. maddesine aykırı olduğu belirtilmiştir.
Tamamı KHK ile getirilen ve kamu görevlilerinin malî haklarına
ilişkin olan ek 10. madde ile (III) ve (IV) sayılı cetvellerin kapsamının ve
uygulama alanının genişletilmesi sonucunu doğuracak nitelikte olan, başka bir
ifadeyle Anayasaya uygunluk denetimi ile hedeflenen Anayasaya aykırılığın
giderilmesi sonucunu sağlamayacağı gibi Anayasaya aykırılığı iddia edilen
düzenlemeye başka statüler için de uygulama alanı sağlayan itiraz başvurusu, bu
bakımdan da gerekçesiyle ve Anayasaya uygunluk denetiminin amacıyla
çelişmektedir.
İtiraz konusu ibarelerin davada uygulanacak kural olmadığı ve
yukarıda belirtilen sebeplerle başvurunun reddine karar verilmesi gerektiği
düşüncesiyle, esasa geçilmesi yönündeki çoğunluk görüşüne katılmıyoruz.
Üye
M. Emin KUZ
|
Üye
Rıdvan GÜLEÇ
|