“25/12/2025 tarihli, 33118 sayılı Resmi Gazetede yayımlanarak yürürlüğe giren 24/12/2025 tarih, 7571 numaralı Kanun’un 36. maddesi ile 4721 numaralı Türk Medeni Kanunu'nun 734. maddesi "Önalım hakkı sahibi, adına payın tesciline karar verilmeden önce, satış bedeli ile alıcıya düşen tapu giderlerini, hâkim tarafından belirlenen süre içinde hâkimin belirleyeceği yere nakden yatırmakla yükümlüdür." iken, "dava konusu payın rayiç bedeli hâkim tarafından gecikmeksizin belirlenir. Önalım hakkı sahibi, belirlenen rayiç bedel ile alıcıya düşen tapu giderlerini nemalandırmak üzere hâkim tarafından belirlenen yere verilen kesin süre içinde nakden yatırmakla yükümlüdür. Bu yükümlü-lük, verilen kesin süre içinde yerine getirilmezse önalım hakkı sahibi adına payın tesciline karar verilemez. Yatırılan bedel, hükmün kesinleşmesi üzerine nemalarıyla birlikte ilgilisine ödenir." şeklinde değiştirilmiştir.
25/12/2025 tarihli, 33118 sayılı Resmi Gazetede yayımlanarak yürürlüğe giren 24/12/2025 tarih, 7571 numaralı Kanun’un 37. maddesi ile 4721 numaralı Türk Medeni Kanunu'na GEÇİCİ MADDE 1 - (2) olarak "Bu maddeyi ihdas eden Kanunla 4721 sayılı Kanunun 734. maddesine yapılan değişiklikler bu değişikliklerin yürürlüğe girdiği tarihten önce açılmış olan davalar hakkında da uygulanır." eklenmiştir.
Mahkememizce somut norm denetimine konu yapılan madde 25/12/2025 tarihli, 33118 sayılı Resmi Gazetede yayımlanarak yürürlüğe giren 24/12/2025 tarih, 7571 numaralı Kanun’un 37. maddesi ile 4721 numaralı Türk Medeni Kanunu'na GEÇİCİ MADDE 1 - (2) olarak eklenen "Bu maddeyi ihdas eden Kanunla 4721 sayılı Kanunun 734. maddesine yapılan değişiklikler bu değişikliklerin yürürlüğe girdiği tarihten önce açılmış olan davalar hakkında da uygulanır." hükmüdür.
Hükmün Anayasa'ya aykırı olduğu kanaatindeyiz. Çünkü bu düzenleme ile kanun koyucu, devam eden önalım davalarının maddi ve usuli kaderini doğrudan etkileyecek yeni kuralları, geçmişte açılmış davalara da teşmil etmiştir.
Anayasa’nın 2. maddesinde güvence altına alınan hukuk devleti ilkesi, bireylerin hukuki durumlarının öngörülebilir ve güvenilir olmasını zorunlu kılar. Bu bağlamda, kişilerin mevcut mevzuata güvenerek dava açabilmelerini ve yargılamanın, sonradan çıkarılan ve somut olaya müdahale eden düzenlemelerle aleyhlerine çevrilmemesini hukuki güvenliğin doğal sonucu olarak değerlendirmelidir. Bu nedenle, yargılama devam ederken çıkarılan ve davanın sonucunu doğrudan etkilemeyi amaçlayan kanunlar, hukuki belirlilik ve öngörülebilirlik ilkeleriyle bağdaşmaz.
Derdest davalara etkili kanunlar, Anayasa’nın 36. maddesinde güvence altına alınan adil yargılanma hakkı bakımından da ayrıca incelenmelidir. Zira yargılama sürerken taraflardan birinin lehine veya aleyhine olacak şekilde sonucu belirleyici bir normun yürürlüğe konulması, “silahların eşitliği” ve “çelişmeli yargılama” ilkelerini zedeler. Bu tür bir müdahale, bireyin mahkemeye başvurma hakkını işlevsiz hale getirmekte ve yargılamadan makul bir sonuç elde edeceğine dair meşru beklentisini ortadan kaldırmaktadır. Yine özellikle kazanılmış hakları veya makul beklentileri zedeleyen düzenlemelerin, hukuk devleti ilkesiyle bağdaşmadığı açıktır. Gerçekten de devam eden bir yargılamaya müdahale eden ve taraflardan biri lehine “oyunun kurallarını değiştiren” yasama tasarrufları, adil yargılanma hakkının, eşitlik ilkesinin ihlalidir.
Hasılı Geçici Madde 2, derdest davaların sonucunu taraflardan biri aleyhine olacak şekilde değiştiren ve yargılamaya yasama müdahalesi niteliği taşıyan bir düzenleme olup; Anayasa’nın 2., 9., 10. ve 36. maddelerine aykırıdır.
KARAR: Yukarıda açıklanan gerekçelerle;
1- 25/12/2025 tarihli, 33118 sayılı Resmi Gazetede yayımlanarak yürürlüğe giren 24/12/2025 tarih, 7571 numaralı Kanun’un 37. maddesi ile 4721 numaralı Türk Medeni Kanunu'na GEÇİCİ MADDE 1 - (2) olarak eklenen "Bu maddeyi ihdas eden Kanunla 4721 sayılı Kanunun 734. maddesine yapılan değişiklikler bu değişikliklerin yürürlüğe girdiği tarihten önce açılmış olan davalar hakkında da uygulanır." şeklindeki düzenlemenin İPTALİ İSTEMİ ile RESEN ANAYASA MAHKEMESİNE İTİRAZ YOLU İLE MÜRACAAT EDİLMESİNE VE BU HÜKMÜN İPTALİNİN İSTENİLMESİNE,
2- 6216 numaralı Anayasa Mahkemesinin Kuruluşu ve Yargılama Usulleri Hakkında Kanunun 40. maddesi uyarınca
a- Başvuru kararının aslı ile tutanağın ve dava dosyasında yer alan evrakın onaylı birer örneğinin oluşturulacak dizi listesine bağlanılarak bir dosya halinde ANAYASA MAHKEMESİNE GÖNDERİLMESİNE,
b- Başvuru dosyasının Anayasa Mahkemesine tebliğinden itibaren BEŞ AY BEKLENİLMESİNE, bu süre içinde karar verilmezse işbu davanın yürürlükteki hükümlere göre (Anayasa Mahkemesinin kararı esas hakkında karar kesinleşinceye kadar gelirse Anayasa Mahkemesi hükmüne uyulması koşuluyla) SONUÇLANDIRILMASINA,
Karar verildi.”
ANAYASA MAHKEMESİ KARARI
Esas Sayısı : 2026/4
Karar Sayısı : 2026/5
Karar Tarihi : 15/1/2026
R.G. Tarih - Sayı : Tebliğ edildi.
İTİRAZ YOLUNA BAŞVURAN: Gaziantep 7. Asliye Hukuk Mahkemesi
İTİRAZIN KONUSU: 22/11/2001 tarihli ve 4721 sayılı Türk Medenî Kanunu’na 24/12/2025 tarihli ve 7571 sayılı Kanun’un 37. maddesiyle eklenen geçici 1. maddenin (2) numaralı fıkrasının Anayasa’nın 2., 9., 10. ve 36. maddelerine aykırılığı ileri sürülerek iptaline karar verilmesi talebidir.
OLAY: Ön alım hakkından kaynaklanan tapu iptali ve tescil davasında itiraz konusu kuralın Anayasa’ya aykırı olduğu kanısına varan Mahkeme, iptali için başvurmuştur.
I. İPTALİ İSTENEN KANUN HÜKMÜ
Kanun’un itiraz konusu kuralın da yer aldığı geçici 1. maddesi şöyledir:
“Geçici Madde 1- (Ek:24/12/2025-7571/37 md.)
(1) Bu maddeyi ihdas eden Kanunla 4721 sayılı Kanunun 733 üncü maddesinde yapılan değişiklikler, bu değişikliklerin yürürlüğe girdiği tarihten önce yapılmış olan satışlar bakımından uygulanmaz. Bu satışlar bakımından değişiklikten önceki hükümlerin uygulanmasına devam olunur.
(2) Bu maddeyi ihdas eden Kanunla 4721 sayılı Kanunun 734 üncü maddesinde yapılan değişiklikler, bu değişikliklerin yürürlüğe girdiği tarihten önce açılmış olan davalar hakkında da uygulanır.”
II. İLK İNCELEME
1. Anayasa Mahkemesi İçtüzüğü hükümleri uyarınca yapılan ilk inceleme toplantısında başvuru kararı ve ekleri, Raportör Onur MERCAN tarafından hazırlanan ilk inceleme raporu ve itiraz konusu kanun hükmü okunup incelendikten sonra gereği görüşülüp düşünüldü:
2. 30/3/2011 tarihli ve 6216 sayılı Anayasa Mahkemesinin Kuruluşu ve Yargılama Usulleri Hakkında Kanun’un “Anayasaya aykırılığın mahkemelerce ileri sürülmesi” başlıklı 40. maddesinde Anayasa Mahkemesine itiraz yoluyla yapılacak başvurularda izlenecek yöntem düzenlenmiştir. Söz konusu maddenin (1) numaralı fıkrasında bir davaya bakmakta olan mahkemenin bu davada uygulanacak bir kanun veya Cumhurbaşkanlığı kararnamesinin hükümlerini Anayasa’ya aykırı görmesi veya taraflardan birinin ileri sürdüğü aykırılık iddiasının ciddi olduğu kanısına varması durumunda bu fıkrada sayılan belgeleri dizi listesine bağlayarak Anayasa Mahkemesine göndereceği belirtilmiş; anılan fıkranın (b) bendinde “Başvuru kararına ilişkin tutanağın onaylı örneği” Anayasa Mahkemesine gönderilecek belgeler arasında sayılmıştır. Maddenin (4) numaralı fıkrasında ise açık bir şekilde dayanaktan yoksun veya yöntemine uygun olmayan itiraz başvurularının Anayasa Mahkemesi tarafından esas incelemeye geçilmeksizin gerekçeleriyle reddedileceği hükme bağlanmıştır.
3. Anılan İçtüzük’ün 46. maddesinin (2) numaralı fıkrasının (a) bendinde de başvuru kararına ilişkin tutanağın onaylı örneği Anayasa Mahkemesine sunulacak belgeler arasında sayılmıştır.
4. Yine İçtüzük’ün 49. maddesinin (1) numaralı fıkrasının (b) bendinde Anayasa Mahkemesince yapılan ilk incelemede başvuruda eksikliklerin bulunduğunun tespit edilmesi hâlinde itiraz yoluna ilişkin işlerde esas incelemeye geçilmeksizin başvurunun reddine karar verileceği, (2) numaralı fıkrasında ise anılan (b) bendi uyarınca verilen kararın itiraz yoluna başvuran mahkemenin eksiklikleri tamamlayarak yeniden başvurmasına engel olmadığı belirtilmiştir.
5. Yapılan incelemede Mahkemenin gerekçeli kararla itiraz yoluna başvurduğu ancak gönderilen belgeler arasında başvuru kararına ilişkin tutanağın onaylı örneğinin bulunmadığı anlaşılmıştır. Bu itibarla başvurunun yöntemine uygun olmadığı sonucuna ulaşılmıştır.
6. Açıklanan nedenle 6216 sayılı Kanun’un 40. maddesinin (1) numaralı fıkrasının (b) bendi ile İçtüzük’ün 46. maddesinin (2) numaralı fıkrasının (a) bendine aykırı olduğu anlaşılan başvurunun anılan Kanun’un 40. maddesinin (4) numaralı fıkrası gereğince yöntemine uygun olmadığından reddi gerekir.
III. HÜKÜM
22/11/2001 tarihli ve 4721 sayılı Türk Medenî Kanunu’na 24/12/2025 tarihli ve 7571 sayılı Kanun’un 37. maddesiyle eklenen geçici 1. maddenin (2) numaralı fıkrasına yönelik itiraz başvurusunun 30/3/2011 tarihli ve 6216 sayılı Anayasa Mahkemesinin Kuruluşu ve Yargılama Usulleri Hakkında Kanun’un 40. maddesinin (4) numaralı fıkrası gereğince yöntemine uygun olmadığından REDDİNE 15/1/2026 tarihinde OYBİRLİĞİYLE karar verildi.
Başkan
Kadir ÖZKAYA
Başkanvekili
Basri BAĞCI
Üye
Engin YILDIRIM
Rıdvan GÜLEÇ
Recai AKYEL
Yusuf Şevki HAKYEMEZ
Yıldız SEFERİNOĞLU
Selahaddin MENTEŞ
İrfan FİDAN
Kenan YAŞAR
Muhterem İNCE
Yılmaz AKÇİL
Ömer ÇINAR
Metin KIRATLI