“Anayasa'nın 2. maddesinde, Türkiye Cumhuriyeti'nin bir hukuk devleti olduğu belirtilmiştir. Hukuk devleti, eylem ve işlemleri hukuka uygun olan, insan haklarına dayanan, bu hak ve özgürlükleri koruyup güçlendiren, her alanda adil bir hukuk düzeni kurup bunu geliştirerek sürdüren, Anayasa'ya aykırı durum ve tutumlardan kaçınan, hukukun üstün kurallarıyla kendini bağlı sayan ve yargı denetimine açık olan devlettir.
Anayasa'nın 10. maddesindeki kanun önünde eşitlik ilkesi hukuksal durumları aynı olanlar için söz konusudur. Bu ilke ile eylemli değil, hukuksal eşitlik öngörülmüştür. Eşitlik ilkesinin amacı, aynı durumda bulunan kişilerin yasalar karşısında aynı işleme bağlı tutulmalarını sağlamak, ayırım yapılmasını ve ayrıcalık tanınmasını önlemektir. Bu ilkeyle, aynı durumda bulunan kimi kişi ve topluluklara ayrı kurallar uygulanarak yasa karşısında eşitliğin çiğnenmesi yasaklanmıştır.
Anayasa'nın 35. maddesinde teminat altına alınan mülkiyet hakkı, kişilerin emek ve birikimlerini koruyarak özgürce kullanabilmelerini sağlamasının yanında ekonomik düzenin sağlıklı bir şekilde işlemesi ve faaliyetini devam ettirebilmesi açısından da vazgeçilmezdir.
Dava dosyasının incelenmesinden, davacı tarafından, tarafına emeklilik ikramiyesi ödenmesi için yapmış olduğu 23.01.2024 tarihli başvurusunun reddine ilişkin 15.03.2024 tarihli E-34583882-203.99-91990595 sayılı Sosyal Güvenlik Kurumu Başkanlığı işleminin iptali istemiyle bakılan davanın açıldığı görülmektedir.
Uyuşmazlıkta, davacının 01.11.1994-14.08.2011 tarihleri arasında (fasılalı) olarak 5510 sayılı Kanunun 4/1-(a) bendine, 02.09.2001-30.10.2001 tarihleri arasında 4/1-(b) bendine tabi sigortalı olarak çalışması bulunduğu, 15.08.2011-14.12.2019 tarihleri arasında aynı sayılı Kanunun 4/1-(c) bendine tabi olarak çalıştığı, bilahare, eksik prim gün sayısının çıkması üzerine 29.07.2023-15.08.2023 tarihleri arasında (17 gün) yeniden 4/1-(a) bendine tabi sigortalı olarak çalıştığı, yaşlılık aylığı bağlanması talebine istinaden aynı Kanunun 4/1-(c) bendine tabi geçen toplam 8 yıl 3 ay 26 gün hizmeti ile 1 ay 28 gün 4/1-(b) hizmeti ve 11 yıl 6 ay 7 gün 4/1-(a) hizmetinin birleştirilmesi suretiyle 01.09.2023 tarihinden itibaren 5510 sayılı Kanunun 4/1-(c) bendi kapsamında yaşlılık aylığı bağlandığı, davalı kurum kayıtlarına 23.01.2024 tarihinde geçen aynı tarihli dilekçesi ile 5510 sayılı Kanunun 4/1-(c) bendine tabi olarak geçen hizmetlerine emekli ikramiyesi ödenmesi talebinde bulunması üzerine tarafına hitaben yazılan 15.03.2024 tarihli yazı ile 29.07.2023-15.08.2023 tarihleri arasında (17 gün) 4/1-a ya tabi çalıştığından dolayı son defa 4/1-(c) kapsamında çalışmış olma şartını taşımadığından bahisle söz konusu talebinin reddedildiği, bunun üzerine bakılan davanın açıldığı anlaşılmaktadır.
5434 sayılı Yasa'da benimsenen sistemle, farklı sosyal güvenlik kuruluşlarındaki hizmet süreleri birleştirilerek emekli olanlara yaşlılık aylığı bağlandığı halde, itiraz konusu ibareyle son defa uzun vadeli sigorta kolları açısından 5510 sayılı Kanunun 4. maddesinin birinci fıkrasının (c) bendi kapsamında çalışmakta olanlara ilişkin bir ayırım yapılarak son defa 5510 sayılı Kanunun 4. maddesinin birinci fıkrasının (c) bendi kapsamına tabi görevlerde çalışırken emekliye ayrılmayanlara, emekli ikramiyesi ödenmemesi, Anayasa'nın 10. maddesindeki eşitlik ilkesine aykırı olduğu gibi, adil sonuçlar doğurmadığından 2. maddesindeki hukuk devleti ilkesine ve 35. maddesinde düzenlenen mülkiyet hakkına aykırı sonuçlar doğurmaktadır.
Açıklanan nedenlerle, Anayasa'nın 152. maddesi ile 6216 sayılı Anayasa Mahkemesinin Kuruluşu ve Yargılama Usulleri Hakkında Kanun'un 40. maddesinin 1. fıkrasında öngörülen; bir davaya bakmakta olan mahkemenin, uygulanacak bir kanun ya da kanun hükmünde kararnamenin hükümlerini Anayasa'ya aykırı görmesi durumunda, Anayasa Mahkemesinin bu konuda vereceği karara kadar davayı geri bırakacağı kuralı gereğince; 5434 sayılı Kanun'un Ek 82. maddesinin 1. fıkrasının b bendinde y yer alan, "... olmakla birlikte, anılan Kanun hükümlerine göre aylık bağlandığı sırada son defa uzun vadeli sigorta kolları açısından 5510 sayılı Kanunun 4. maddesinin birinci fıkrasının (c) bendi kapsamında çalışmakta olanlara... " cümlesi yönünden, Anayasa'nın 2., 10. ve 35. maddelerine aykırı olduğu kanısına varılması nedeniyle, Anayasa Mahkemesine başvurulmasına; gerekçeli başvuru kararının aslı ile başvuru kararına ilişkin tutanağın onaylı örneğinin ve dava dilekçesi ile dosyada bulunan ilgili belgelerin onaylı birer örneğinin Anayasa Mahkemesi Başkanlığına gönderilmesine, 18/09/2025 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.”
ANAYASA MAHKEMESİ KARARI
Esas Sayısı:2025/213
Karar Sayısı:2025/193
Karar Tarihi:8/10/2025
R.G. Tarih-Sayı:Tebliğ edildi.
İTİRAZ YOLUNA BAŞVURAN: Ankara 19. İdare Mahkemesi
İTİRAZIN KONUSU: 8/6/1949 tarihli ve 5434 sayılı Türkiye Cumhuriyeti Emekli Sandığı Kanunu’na 17/4/2008 tarihli ve 5754 sayılı Kanun’un 75. maddesiyle eklenen ek 82. maddenin (1) numaralı fıkrasının (b) bendinin “…olmakla birlikte, anılan Kanun hükümlerine göre aylık bağlandığı sırada son defa uzun vadeli sigorta kolları açısından 5510 sayılı Kanunun 4 üncü maddesinin birinci fıkrasının (c) bendi kapsamında çalışmakta olanlara,” bölümünün Anayasa’nın 2., 10. ve 35. maddelerine aykırılığı ileri sürülerek iptaline karar verilmesi talebidir.
OLAY: Emekli ikramiyesi ödenmesine ilişkin başvurunun reddine yönelik işlemin iptali talebiyle açılan davada itiraz konusu kuralın Anayasa’ya aykırı olduğu kanısına varan Mahkeme, iptali için başvurmuştur.
I. İPTALİ İSTENEN KANUN HÜKMÜ
Kanun’un itiraz konusu kuralın da yer aldığı ek 82. maddesinin ilgili kısmı şöyledir:
“Ek Madde 82- (Ek: 17/4/2008-5754/75 md.)
1) 31/5/2006 tarihli ve 5510 sayılı Kanunun yürürlüğe girdiği tarihten sonra ilk defa 4 üncü maddesinin birinci fıkrasının (c) bendi kapsamında sigortalı olarak çalışmaya başlayanlardan;
…
b) 5510 sayılı Kanunun 4 üncü maddesinin birinci fıkrasının (a), (b) ve (c) bentlerinde belirtilen sigortalılık hallerinin birden fazlasına tabi olarak çalışmış olmakla birlikte, anılan Kanun hükümlerine göre aylık bağlandığı sırada son defa uzun vadeli sigorta kolları açısından 5510 sayılı Kanunun 4 üncü maddesinin birinci fıkrasının (c) bendi kapsamında çalışmakta olanlara,
Sosyal Güvenlik Kurumu tarafından, 5510 sayılı Kanunun 3 üncü maddesinin birinci fıkrasının (21) numaralı bendinde belirtilen kamu idarelerinde aynı Kanunun 4 üncü maddesinin birinci fıkrasının (a) ve (c) bentleri kapsamında geçen uzun vadeli sigorta kolları bakımından sigortalılık süreleri esas alınarak emekli ikramiyesi; anılan Kanunun geçici 4 üncü maddesine göre aylığa veya toptan ödemeye hak kazanan sigortalıların emeklilik ikramiyesine ilişkin azami süre, hesap yöntemi, emekli ikramiyesinin hesabında kullanılan ödeme unsurları ile bu ödeme unsurlarına hak kazanma şartlarına ilişkin esas ve usûller, ödeme unsurlarının ikramiye hesabına esas alınan oran ve/veya miktarları dikkate alınarak ödenir. Ancak, 5510 sayılı Kanunun 4 üncü maddesinin birinci fıkrasının (a) bendi kapsamında geçen uzun vadeli sigorta kolları bakımından sigortalılık süreleri esas alınarak emekli ikramiyesi ödenebilmesi için; iş kanunlarına tabi olarak çalışmış olanların iş sözleşmelerinin kıdem tazminatı ödenmesini gerektirecek şekilde sona ermiş olması, sözleşmeli personel statüsünde çalışmış olanların ise hizmet sözleşmelerinin ilgili mevzuatına göre iş sonu tazminatı veya aynı mahiyette olmakla birlikte başka bir adla ödenen tazminata hak kazanılmasını gerektirecek şekilde sona ermiş olması şarttır. Ayrıca, bu kişilerin, her ne suretle olursa olsun evvelce iş sonu tazminatı veya bu mahiyette olmakla birlikte başka bir adla tazminat ödenen süreleri ile kıdem tazminatı ya da emekli ikramiyesi ödenmiş olan süreleri, emekli ikramiyesinin hesabında dikkate alınmaz.
…”
II. İLK İNCELEME
1. Anayasa Mahkemesi İçtüzüğü hükümleri uyarınca yapılan ilk inceleme toplantısında başvuru kararı ve ekleri, Raportör Onur MERCAN tarafından hazırlanan ilk inceleme raporu ve itiraz konusu kanun hükmü okunup incelendikten sonra gereği görüşülüp düşünüldü:
2. Anayasa’nın 152. ile 30/3/2011 tarihli ve 6216 sayılı Anayasa Mahkemesinin Kuruluşu ve Yargılama Usulleri Hakkında Kanun’un 40. maddelerine göre bir davaya bakmakta olan mahkeme, bu davada uygulanacak bir kanunun veya Cumhurbaşkanlığı kararnamesinin hükümlerini Anayasa’ya aykırı görmesi veya taraflardan birinin ileri sürdüğü aykırılık iddiasının ciddi olduğu kanısına varması durumunda bu hükümlerin iptali için Anayasa Mahkemesine başvurmaya yetkilidir. Ancak anılan maddeler uyarınca bir mahkemenin Anayasa Mahkemesine başvurabilmesi için elinde yöntemince açılmış ve mahkemenin görevine giren bir davanın bulunması gerekir.
3. 5434 sayılı Kanun’un ek 82. maddesinin (1) numaralı fıkrasının (b) bendinde; 31/5/2006 tarihli ve 5510 sayılı Kanun’un yürürlüğe girdiği tarihten sonra ilk defa anılan Kanun’un 4. maddesinin birinci fıkrasının (c) bendi kapsamında sigortalı olarak çalışmaya başlayanlardan söz konusu maddenin birinci fıkrasının (a), (b) ve (c) bentlerinde belirtilen sigortalılık hâllerinin birden fazlasına tabi olarak çalışmış olmakla birlikte Kanun hükümlerine göre aylık bağlandığı sırada son defa uzun vadeli sigorta kolları açısından anılan (c) bendi kapsamında çalışmakta olanlara Sosyal Güvenlik Kurumu (SGK) tarafından, 3. maddenin birinci fıkrasının (21) numaralı bendinde belirtilen kamu idarelerinde 4. maddenin birinci fıkrasının (a) ve (c) bentleri kapsamında geçen uzun vadeli sigorta kolları bakımından sigortalılık süreleri esas alınarak emekli ikramiyesinin, geçici 4. maddeye göre aylığa veya toptan ödemeye hak kazanan sigortalıların emeklilik ikramiyesine ilişkin azami süre, hesap yöntemi, emekli ikramiyesinin hesabında kullanılan ödeme unsurları ile bu ödeme unsurlarına hak kazanma şartlarına ilişkin esas ve usullerin, ödeme unsurlarının ikramiye hesabına esas alınan oran ve/veya miktarlarının dikkate alınarak ödeneceği hükme bağlanmıştır.
4. 5434 sayılı Kanun’un ek 82. maddesinin (1) numaralı fıkrasının söz konusu (b) bendinin “…olmakla birlikte, anılan Kanun hükümlerine göre aylık bağlandığı sırada son defa uzun vadeli sigorta kolları açısından 5510 sayılı Kanunun 4 üncü maddesinin birinci fıkrasının (c) bendi kapsamında çalışmakta olanlara,” bölümü itiraz konusu kuralı oluşturmaktadır. Bu itibarla kural 5510 sayılı Kanun’un yürürlüğe girdiği tarihten sonra ilk defa anılan Kanun’un 4. maddesinin birinci fıkrasının (c) bendi kapsamında çalışmaya başlayanlara emekli ikramiyesi ödenmesine ilişkin bir şartı düzenlemektedir.
5. 12/10/2017 tarihli ve 7036 sayılı İş Mahkemeleri Kanunu’nun 5. maddesinin (1) numaralı fıkrasının (b) bendinde idari para cezalarına itirazlar ile 5510 sayılı Kanun’un geçici 4. maddesi kapsamındaki uyuşmazlıklar hariç olmak üzere SGK’nın taraf olduğu sosyal güvenlik mevzuatından kaynaklanan uyuşmazlıklara ilişkin davalar iş mahkemelerinin görevli olduğu davalar arasında sayılmıştır.
6. Anılan maddede 5434 sayılı Kanun’a ilişkin geçiş hükümleri düzenlenmiştir. Bu bağlamda maddede esas itibarıyla Türkiye Cumhuriyeti Emekli Sandığı iştirakçileri ile bunların hak sahiplerine ilişkin hükümlere yer verilmiştir.
7. Bakılmakta olan davanın konusu davacının emekli ikramiyesi ödenmesine ilişkin başvurusunun reddine yönelik SGK işleminin iptali talebine ilişkindir.
8. Yapılan incelemede davacının 5510 sayılı Kanun’un 4. maddesinin birinci fıkrasının (c) bendi kapsamında ilk defa 2011 yılında çalışmaya başladığı anlaşılmıştır. Dolayısıyla Türkiye Cumhuriyeti Emekli Sandığı iştirakçiliği bulunmayan davacının emekli ikramiyesi ödenmesine ilişkin başvurusunun kural gereğince reddine yönelik SGK işleminden kaynaklanan uyuşmazlık anılan Kanun’un geçici 4. maddesi kapsamında yer almamaktadır.
9. Buna göre bakılmakta olan davanın 7036 sayılı Kanun’un 5. maddesinin (1) numaralı fıkrasının (b) bendinde belirtilen idari para cezalarına itirazlar ile 5510 sayılı Kanun’un geçici 4. maddesi kapsamındaki uyuşmazlıklar hariç olmak üzere SGK’nın taraf olduğu sosyal güvenlik mevzuatından kaynaklanan uyuşmazlıklara ilişkin davalar kapsamında bulunduğu anlaşılmaktadır.
10. Bu itibarla itiraz başvurusunda bulunan Mahkemenin 7036 sayılı Kanun’un 5. maddesi uyarınca bakılmakta olan davada görevli olmadığı sonucuna ulaşılmıştır.
11. Açıklanan nedenle başvurunun Mahkemenin yetkisizliği nedeniyle reddi gerekir.
III. HÜKÜM
8/6/1949 tarihli ve 5434 sayılı Türkiye Cumhuriyeti Emekli Sandığı Kanunu’na 17/4/2008 tarihli ve 5754 sayılı Kanun’un 75. maddesiyle eklenen ek 82. maddenin (1) numaralı fıkrasının (b) bendinin “…olmakla birlikte, anılan Kanun hükümlerine göre aylık bağlandığı sırada son defa uzun vadeli sigorta kolları açısından 5510 sayılı Kanunun 4 üncü maddesinin birinci fıkrasının (c) bendi kapsamında çalışmakta olanlara,” bölümünün iptaline karar verilmesi talebiyle yapılan itiraz başvurusunun Mahkemenin yetkisizliği nedeniyle REDDİNE 8/10/2025 tarihinde OYBİRLİĞİYLE karar verildi.
Başkan
Kadir ÖZKAYA
Başkanvekili
Basri BAĞCI
Üye
Engin YILDIRIM
Rıdvan GÜLEÇ
Recai AKYEL
Yusuf Şevki HAKYEMEZ
Yıldız SEFERİNOĞLU
Selahaddin MENTEŞ
İrfan FİDAN
Kenan YAŞAR
Muhterem İNCE
Yılmaz AKÇİL
Ömer ÇINAR
Metin KIRATLI