ANAYASA MAHKEMESİ KARARI
Esas Sayısı : 2021/125
Karar Sayısı : 2023/213
Karar Tarihi : 7/12/2023
R.G.Tarih-Sayı :
5/6/2024-32567
İPTAL DAVASINI AÇAN: Türkiye
Büyük Millet Meclisi üyeleri Engin ALTAY, Özgür ÖZEL, Engin ÖZKOÇ ile birlikte 135
milletvekili
İPTAL DAVASININ KONUSU: 2/7/2018 tarihli ve 703 sayılı Anayasada Yapılan
Değişikliklere Uyum Sağlanması Amacıyla Bazı Kanun ve Kanun Hükmünde
Kararnamelerde Değişiklik Yapılması Hakkında Kanun Hükmünde Kararname’nin bazı
maddelerinin iptali ve yürürlüğünün durdurulması talebidir.
I. İPTALİ İSTENEN KANUN HÜKMÜNDE KARARNAME KURALLARI
İptali talep edilen 703 sayılı Kanun Hükmünde
Kararname’nin (KHK);
A. 2. maddesi
şöyledir:
“MADDE 2- 23/7/2003 tarihli ve 4954 sayılı
Türkiye Adalet Akademisi Kanunu yürürlükten kaldırılmıştır.”
B. 49. maddesinin;
1. (b) bendiyle
1/12/2011 tarihli ve 6253 sayılı Türkiye Büyük Millet Meclisi Başkanlığı İdari
Teşkilatı Kanunu’nun 4. maddesinin:
a. “ve Milli
Saraylardan Sorumlu Genel Sekreter Yardımcısına” ibaresinin madde metninden
çıkarıldığı (1) numaralı fıkrası şöyledir:
“Teşkilat
MADDE 4- (1) Bu Kanuna ekli (I) sayılı cetvelde
gösterilen İdari Teşkilat, doğrudan TBMM Başkanına ve Genel Sekretere bağlı
birimler ile Yasama ve Denetim Hizmetlerinden Sorumlu Genel Sekreter
Yardımcısına, İdari, Mali ve Teknik Hizmetlerden Sorumlu Genel Sekreter
Yardımcısına, Bilgi ve Bilişim Hizmetlerinden Sorumlu Genel Sekreter
Yardımcısına ve Milli Saraylardan Sorumlu Genel Sekreter Yardımcısına
bağlı birimlerden meydana gelir.”
b. Yürürlükten
kaldırılan (7) numaralı fıkrası şöyledir:
“(7) Milli Saraylardan Sorumlu Genel Sekreter
Yardımcısına aşağıdaki hizmet birimleri bağlıdır:
a) Müzecilik ve Tanıtım Başkanlığı
b) Restorasyon ve Teknik Uygulamalar Başkanlığı
c) İdari ve Mali İşler Başkanlığı”
2. (d) bendiyle
6253 sayılı Kanun’un 15. maddesinin yürürlükten kaldırılan (ğ) bendi şöyledir:
“Basın, Yayın ve Halkla İlişkiler Başkanlığı
MADDE 15- (1) Basın, Yayın ve Halkla İlişkiler
Başkanlığının görevleri şunlardır:
ğ) Kurtuluş Savaşı Müzesinde (Birinci Türkiye Büyük
Millet Meclisi Binası) tüm müzecilik hizmetlerini yerine getirmek, Müzenin
ulusal ve uluslararası tanıtımını yapmak veya yaptırmak ve bu amaçla
faaliyetlerde bulunmak, ilgili kuruluşlarla kültürel alanlarda iş birliği
yapmak, Müzenin onarım, restorasyon, teşhir ve müzecilikle ilgili diğer teknik
hizmetlerini, gerektiğinde Milli Saraylardan Sorumlu Genel Sekreter
Yardımcılığına bağlı başkanlıklarla birlikte yürütmek.”
3. (e) bendiyle
6253 sayılı Kanun’un yürürlükten kaldırılan 17., 18., ve 19. maddeleri
şöyledir:
“Müzecilik ve Tanıtım Başkanlığı
MADDE 17 – (1) Müzecilik ve Tanıtım Başkanlığının
görevleri şunlardır:
a) Saray, müze, köşk ve kasırların yerli ve yabancı ziyaretçilere
açık tutulması konusunda tüm tedbirleri almak ve tüm müzecilik hizmetlerini
yerine getirmek.
b) Saray, müze, köşk ve kasırların koruma, güvenlik ve
temizlik hizmetlerini yürütmek.
c) Saray, müze, köşk ve kasırların onarım ve restorasyonu
gereken mekân ve eserlerini tespit ederek onarım ve restorasyon hizmetlerinin
gerçekleştirilmesini ilgili birimden talep etmek.
ç) Saray, müze, köşk ve kasırların ulusal ve uluslararası
tanıtımını yapmak, yaptırmak ve bu amaçla faaliyetlerde bulunmak, tanıtıma
ilişkin gerekli yayın, doküman ve malzemeyi hazırlamak, hazırlatmak, temin
etmek ve dağıtmak, kamu kurum ve kuruluşları, üniversiteler ve sivil toplum
örgütleri ile kültürel alanlarda iş birliği yapmak.
d) Tarihî arşiv ve kütüphaneleri düzenlemek ve hizmete
sunmak.
e) Tarihî mekânları kültürel ve sanatsal etkinliklere
tahsis etmek ve gerektiğinde etkinliklerin organizasyonunu yapmak.
f) Milli Saraylardan Sorumlu Genel Sekreter Yardımcısına
bağlı birimlerin bünyesindeki tarihî objelerin kayıtlarını tutmak ve zimmet
sorumlularına ait devir-teslim işlemlerini ilgili mevzuat çerçevesinde
yürütmek, tarihî mekân ve objeler hakkında araştırma yaparak mekânların
tefrişini sağlamak, objelerin sergilenmesi ile ilgili işlemleri yürütmek ve
objelerin bakım, onarım ve restorasyonlarına, ilgili birimlerle eş güdüm içinde
katkıda bulunmak.
g) Milli Saraylardan Sorumlu Genel Sekreter Yardımcısına
bağlı birimlerin bünyesindeki tüm taşınmazların kayıtlarını tutmak, iş ve
işlemlerini ilgili mevzuat çerçevesinde yerine getirmek.
ğ) Verilecek benzeri görevleri yapmak.
“Restorasyon ve Teknik Uygulamalar Başkanlığı
MADDE 18 – (1) Restorasyon ve Teknik Uygulamalar
Başkanlığının görevleri şunlardır:
a) Milli Saraylardan Sorumlu Genel Sekreter Yardımcısına
bağlı birimlerin envanterindeki tarihî mekân ve objelerin yaşatılmasına yönelik
tüm teknik faaliyetleri yürütmek.
b) Milli Saraylardan Sorumlu Genel Sekreter Yardımcısına
bağlı birimlerin bünyesindeki tüm tarihî mekânların bakımı ve restorasyonu
konularında gerekli tedbirleri almak ve uygulamak; restorasyon, rölöve ve
yeniden tasarım projelerini hazırlamak ve yürütmek; bu doğrultuda araştırma,
inceleme, tespit, değerlendirme ve planlamaya yönelik hizmetleri yapmak veya
yaptırmak.
c) Milli Saraylardan Sorumlu Genel Sekreter Yardımcısına
bağlı birimlerin bahçelerini düzenlemek ve bahçelerin bakım, temizlik ve
peyzajlarıyla ilgili tüm iş ve işlemleri yapmak veya yaptırmak.
ç) Milli Saraylardan Sorumlu Genel Sekreter Yardımcısına
bağlı birimlerin hizmetlerini yürütmek üzere ihtiyaç duyulan yeni binaların
yapımı ile mevcut yapıların bakım ve onarımlarını yapmak veya yaptırmak.
d) Milli Saraylardan Sorumlu Genel Sekreter Yardımcısına
bağlı birimlerin bilişim, haberleşme, bilgi işlem ve bilgi güvenliği ile ilgili
her türlü iş ve işlemleri yapmak veya yaptırmak.
e) Milli Saraylardan Sorumlu Genel Sekreter Yardımcısına
bağlı birimlerin tüm yapı ve mekânlarının aydınlatma ve ısıtma işleri ile diğer
tesisatın kurulum, bakım ve onarım işlerini yapmak veya yaptırmak.
f) Verilecek benzeri görevleri yapmak.”
“İdari ve Mali İşler Başkanlığı
MADDE 19 – (1) İdari ve Mali İşler Başkanlığının
görevleri şunlardır:
a) 10/12/2003 tarihli ve 5018 sayılı Kamu Malî Yönetimi
ve Kontrol Kanunu çerçevesinde Milli Saraylardan Sorumlu Genel Sekreter
Yardımcısına bağlı birimlerin kiralama, yapım ve satın alma işleri ile bu
birimlerin taşınır mal, malzeme ve demirbaşlarına ilişkin iş ve işlemleri
yürütmek.
b) Milli Saraylardan Sorumlu Genel Sekreter Yardımcısına
bağlı birimlerin bünyesindeki personelle ilgili gerekli işlemleri ve bu
birimlerin muhasebe işlemlerini, TBMM Başkanlığınca belirlenen çerçevede
yürütmek.
c) Genel evrak ve arşiv faaliyetlerini düzenlemek ve
yerine getirmek.
ç) İnsan Kaynakları Başkanlığı ile eş güdüm içinde eğitim
planını hazırlamak, hizmet öncesi ve hizmet içi eğitim programlarını düzenlemek
ve uygulamak.
d) Sivil savunma ve seferberlik hizmetlerini planlamak ve
yerine getirmek.
e) Bütçeye ilişkin iş ve işlemleri yapmak.
f) Milli Saraylardan Sorumlu Genel Sekreter Yardımcısına
bağlı birimlerin bünyesindeki tarihî fabrikaların korunması, yaşatılması, bakım
ve işletilmesine yönelik faaliyetleri yürütmek.
g) Milli Saraylardan Sorumlu Genel Sekreter Yardımcısına
bağlı birimlerin taşıma, ulaşım ve benzeri hizmetlerini yerine getirmek.
ğ) Saray, müze, köşk ve kasırlar ile TBMM’nin ihtiyacı
olan perdelik, döşemelik kumaş, halı ile çini ve porselen üretimine ilişkin
faaliyetleri yürütmek.
h) Milli Saraylardan Sorumlu Genel Sekreter Yardımcısına
bağlı birimlerin bünyesindeki tüm sosyal tesis, kafeterya ve satış reyonlarının
sevk ve idaresini yapmak, tabldot hizmetlerini ve lojman tahsis işlemlerini
yerine getirmek.
ı) Geleneksel el sanatlarının sürdürülmesine yönelik
faaliyette bulunmak.
i) Verilecek benzeri görevleri yapmak.”
4. (ğ) bendiyle
6253 sayılı Kanun’un 29. maddesinin;
a. Yürürlükten
kaldırılan (4) numaralı fıkrası şöyledir:
“(4) Milli Saraylardan Sorumlu Genel Sekreter
Yardımcısı ve bu Genel Sekreter Yardımcısına bağlı başkanlıkların Başkanlığına
atanabilmek için en az on iki yıl kamu ve/veya özel sektörde çalışmış olmak,
Başkan Yardımcılığına atanabilmek için askerlikte geçen süreler dâhil en az on
yıl kamu ve/veya özel sektörde çalışmış olmak zorunludur. Bu fıkrada belirtilen
süreler hesaplanırken altı yılı aşmamak kaydıyla yüksek lisans ve doktorada
geçen sürelerin tamamı dikkate alınır. Milli Saraylardan Sorumlu Genel Sekreter
Yardımcısı, Müzecilik ve Tanıtım Başkanlığı ile Restorasyon ve Teknik
Uygulamalar Başkanlığına Başkan olarak atanabilmek için müzecilik, restorasyon
ve tarih gibi alanlarda çalışmış veya bu alanlarda tecrübe sahibi olmak koşulu
aranır.”
b. (6) numaralı
fıkrasının yürürlükten kaldırılan (d) bendi şöyledir:
“d) Milli Saraylardan Sorumlu Genel Sekreter
Yardımcısına bağlı başkanlıkların başkan ve başkan yardımcıları”
c. (6) numaralı
fıkrasının “ve Milli Saraylardan Sorumlu Genel Sekreter yardımcıları” ibaresinin
madde metninden çıkarıldığı (b) bendi şöyledir:
“(6) İdari Teşkilatın kadrolarına aşağıda
sayılanlar ile TBMM Başkanlığı tarafından açılan sınavlar sonucuna göre
yapılacak atamalar dışında açıktan veya naklen atama yapılamaz:
…
b) İdari, Mali ve Teknik Hizmetlerden, Bilgi ve Bilişim
Hizmetlerinden ve Milli Saraylardan Sorumlu Genel Sekreter yardımcıları”
ç. (7) ve (8)
numaralı fıkralarının yürürlükten kaldırılan üçüncü cümleleri şöyledir:
“(7) Altıncı fıkrada sayılanlar hariç olmak üzere
memuriyete ilk defa İdari Teşkilat kadrolarında başlayacak olanlar, Ölçme,
Seçme ve Yerleştirme Merkezi tarafından yapılan sınavda başarılı olanlar
arasından sınavla seçilir. Bu şekilde atanacaklarda aranacak özel şartlar ve
sınavlar ile atamaya ilişkin usul ve esaslar Başkanlık Divanınca çıkarılacak
bir yönetmelikle düzenlenir. Milli Saraylardan Sorumlu Genel Sekreter Yardımcısına
bağlı birimlerde bakım, onarım ve restorasyon işlerinde zanaatkâr olarak
çalıştırılacaklarda ilgili kurumlar tarafından verilen çıraklık, kalfalık ve
ustalık belgeleri aranır, ayrıca sınav şartı aranmaz.”
“(8) İdari Teşkilatta, toplam kadro sayısının yüzde
yirmisini geçmemek üzere, 657 sayılı Kanunun 4 üncü maddesinin (B) (… fıkrasına
göre sınavla alınmak suretiyle sözleşmeli (…) personel çalıştırılabilir. Bu
şekilde çalıştırılacaklarda aranacak nitelikler, yapılacak sınavın şekli ve
konuları ile bunların çalışma usul ve esasları Başkanlık Divanınca belirlenir. Milli
Saraylardan Sorumlu Genel Sekreter Yardımcısına bağlı birimlerde bu fıkrada
belirtilen sınırlamaya tabi olmaksızın 657 sayılı Kanunun 4 üncü maddesinin (C)
fıkrasına göre restorasyon işlerinde en fazla 400 personel çalıştırılabilir.”
d. “bildirilmek
üzere Başbakanlığa” ibaresinin metinden çıkarıldığı (9) numaralı fıkrası
şöyledir:
“(9) İdari Teşkilat kadrolarındaki herhangi bir
personelin (bu Kanunun 31 ve 32 nci maddesi kapsamında bulunan personel hariç)
diğer kamu kurum ve kuruluşlarına atanmasına ihtiyaç duyulması ve Başkanlık
Divanınca bu konuda karar alınması hâlinde; atamaya ilişkin talep TBMM
Başkanlığınca, Devlet Personel Başkanlığına bildirilmek üzere Başbakanlığa
gönderilir. Devlet Personel Başkanlığı personelin atanacağı kurum ve kuruluş
ile kadro görevini tespit eder. İlgili kurum ve kuruluşlar atama işlemlerini
genel hükümlere göre yaparlar. Ancak bu personelin ataması Ankara’daki kamu
kurum ve kuruluşlarından veya talep etmeleri hâlinde talep ettikleri ildeki
kamu kurum ve kuruluşlarından birine yapılır.”
5. (ı) bendiyle
6253 sayılı Kanun’un yürürlükten kaldırılan 35. ve 36. maddeleri şöyledir:
“MADDE 35- (1) TBMM’ye bağlı saray, köşk, kasır,
müze ve fabrikalardan sağlanan her türlü gelir ile bunların bakım ve onarımı
için yapılan şartlı bağışlar ve yardımlar TBMM adına bir kamu bankasında
açılacak hesaba yatırılır. Bu hesapta toplanan tutarlar nemalandırılabilir.
Hesapta toplanan tutardan doğrudan hiçbir harcama yapılamaz. Hesapta biriken
tutardan gerekli görülen miktar Strateji Geliştirme Başkanlığı hesabına
aktarılır ve bütçeye özel gelir kaydedilir. Özel gelir kaydedilen bu tutar
TBMM’ye bağlı saray, köşk, kasır, müze ve fabrikaların bakım, onarım, muhafaza
ve işletilmesinde kullanılmak üzere TBMM bütçesinin mevcut ya da yeni açılacak
tertiplerine özel ödenek kaydedilir. Kaydedilen özel ödeneklerden kullanılmayan
kısımlar ertesi yıla devren gelir ve özel ödenek kaydedilir. Gelirleri özel
ödenek kaydedilen işletmeler kurumlar vergisinden muaftır.”
“MADDE 36- (1) TBMM Başkanlığının
sorumluluğundaki tarihî bina ve objelerin onarımları ve restorasyonları ile
çevre düzenlemesine ilişkin mal ve hizmet alımları ile münhasıran özel ihtisas
gerektiren konularda TBMM Başkanınca mütalaa ve hukuki hizmet satın alma işleri
4/1/2002 tarihli ve 4734 sayılı Kamu İhale Kanunu hükümlerine tabi olmaksızın
Başkanlık Divanınca belirlenecek usul ve esaslar çerçevesinde gerçekleştirilir.”
6. (i) bendiyle
6253 sayılı Kanun’un geçici 12. maddesinden sonra gelmek üzere eklenen geçici
13. maddesi şöyledir:
“GEÇİCİ MADDE 13- (Ek: 2/7/2018-KHK-703/49 md.)
(1) Bu maddenin yürürlüğe girdiği tarihte Milli
Saraylardan Sorumlu Genel Sekreter Yardımcılığına bağlı birimlere tahsis edilen
her türlü taşınır, taşıt, araç, gereç ve malzeme, borç ve alacaklar, hak ve
yükümlülükler, yazılı ve elektronik ortamdaki her türlü kayıtlar ve
dokümanları; bunların bu maddenin yürürlüğe girdiği tarih itibarıyla
Cumhurbaşkanlığı kararnamesi hükümlerine göre bünyesinde düzenlendiği kamu
kurum ve kuruluşuna ilgili Cumhurbaşkanlığı kararnamesinin yürürlüğe girdiği
tarih itibarıyla başka hiçbir işleme gerek kalmaksızın devredilmiş sayılır.
Mülkiyeti Hazineye ait veya Devletin hüküm ve tasarrufu altındaki taşınmazlardan
tahsis edilmiş olanlar ile fiilen kullanılanlar, hiçbir işleme gerek
kalmaksızın tahsis amacına uygun olarak kullanılmak üzere Cumhurbaşkanlığı
kararnamesi hükümlerine göre nezdinde düzenlendiği kamu kurum ve kuruluşuna
tahsis edilmiş sayılır.
(2) Milli Saraylardan Sorumlu Genel Sekreter
Yardımcısı ile buna bağlı birimlerde Başkan unvanlı kadrolarda bulunanların
görevleri, bu maddenin yürürlüğe girdiği tarihte sona erer. Bunlar, Türkiye
Büyük Millet Meclisi İdari Teşkilatında durumlarına uygun kadrolara bir ay
içinde atanırlar.
(3) Bu maddenin yürürlüğe girdiği tarihte Milli
Saraylardan Sorumlu Genel Sekreter Yardımcılığına bağlı birimlerdeki kadro veya
pozisyonlarda görev yapan personel, Türkiye Büyük Millet Meclisi İdari
Teşkilatının diğer birimlerinde durumlarına uygun kadro veya pozisyonlara bir
ay içinde atanırlar.
(4) Bu madde uyarınca atanan personelin yeni
kadrolarına atandıkları tarih itibarıyla eski kadrolarına ilişkin olarak en son
ayda aldıkları sözleşme ücreti, ücret, tazminat, aylık, ek gösterge, ikramiye
(bir aya isabet eden net tutarı), her türlü zam ve tazminatları ve benzeri
adlarla yapılan her türlü ödemelerin (ilgili mevzuatı uyarınca fiili çalışmaya
bağlı olarak yapılan ödemeler, avukatlık vekalet ücreti, fazla çalışma ücreti,
tayın bedeli ve ek ders ücreti hariç) toplam net tutarının (bu tutar sabit bir
değer olarak esas alınır); atandıkları yeni kadrolara ilişkin olarak yapılan
ücret, tazminat, aylık, ek gösterge, her türlü zam ve tazminatları, ek ödeme ve
benzeri adlarla yapılan her türlü ödemelerin (ilgili mevzuatı uyarınca fiili
çalışmaya bağlı fazla mesai ücreti ve ek ders ücreti hariç) toplam net
tutarından fazla olması halinde aradaki fark tutarı, herhangi bir vergi ve
kesintiye tabi tutulmaksızın fark kapanıncaya kadar ayrıca tazminat olarak
ödenir. Atandıkları kadro unvanlarında isteğe bağlı olarak herhangi bir
değişiklik olanlarla kendi istekleriyle başka kurumlara atananlara fark
tazminatı ödenmesine son verilir.
(5) Bu maddenin uygulanmasına ilişkin hususlarda
ortaya çıkabilecek tereddütleri giderme ve sorunları çözme yetkisi, Milli
Saraylardan Sorumlu Genel Sekreter Yardımcılığına bağlı birimlerin ve/veya
bunların görevlerinin ilgili Cumhurbaşkanlığı kararnamesi hükümlerine göre
bünyesinde yeniden düzenlendiği ilgili kurumun üst yöneticisine aittir.”
C. 51. maddesinin;
1. (a) bendiyle
21/7/1983 tarihli ve 2863 sayılı Kültür ve Tabiat Varlıklarını Koruma
Kanunu’nun 10. maddesinin ikinci fıkrasının değiştirilen birinci cümlesi
şöyledir:
“(Değişik birinci cümle: 2/7/2018 – KHK-703/51 md.)
Cumhurbaşkanlığı ve Türkiye Büyük Millet Meclisinin idare ve kontrolünde
bulunan kültür ve tabiat varlıklarının korunması, kendileri tarafından yerine
getirilir. Bu korunmanın sağlanmasında, gerektiğinde, Kültür ve Turizm
Bakanlığının teknik yardımı ve işbirliği sağlanır.”
2. (c) bendiyle
2863 sayılı Kanun’un ek 6. maddesinden sonra gelmek üzere eklenen ek 7. ve ek
8. maddeleri şöyledir:
“Ek Madde 7- (Ek: 2/7/2018-KHK-703/51 md.)
Cumhurbaşkanlığına bağlı saray, köşk, kasır ve müzelerden
sağlanan her türlü gelir ile bunların bakım ve onarımı için yapılan şartlı
bağışlar ve yardımlar Cumhurbaşkanlığı adına bir kamu bankasında açılacak
hesaba yatırılır. Bu hesapta toplanan tutarlar nemalandırılabilir. Hesapta
toplanan tutardan doğrudan hiçbir harcama yapılamaz. Hesapta biriken tutardan
gerekli görülen miktar bütçeye özel gelir kaydedilir. Özel gelir kaydedilen bu
tutar Cumhurbaşkanlığına bağlı saray, köşk, kasır ve müzelerin bakım, onarım,
muhafaza ve işletilmesinde kullanılmak üzere Cumhurbaşkanlığı bütçesinin mevcut
ya da yeni açılacak tertiplerine özel ödenek kaydedilir. Kaydedilen özel
ödeneklerden kullanılmayan kısımlar ertesi yıla devren gelir ve özel ödenek
kaydedilir. Gelirleri özel ödenek kaydedilen işletmeler kurumlar vergisinden muaftır.
Ek Madde 8- (Ek: 2/7/2018-KHK-703/51 md.)
Cumhurbaşkanlığının sorumluluğundaki tarihî bina ve
objelerin onarımları ve restorasyonları ile çevre düzenlemesine ilişkin mal ve
hizmet alımları ile münhasıran özel ihtisas gerektiren konularda Cumhurbaşkanlığınca
mütalaa ve hukuki hizmet satın alma işleri 4/1/2002 tarihli ve 4734 sayılı Kamu
İhale Kanunu hükümlerine tabi olmaksızın Cumhurbaşkanlığınca belirlenecek usul
ve esaslar çerçevesinde gerçekleştirilir.”
Ç. 61. maddesinin;
1. (b) bendiyle 14/4/1982
tarihli ve 2659 sayılı Adli Tıp Kurumu ile İlgili Bazı Düzenlemeler Hakkında
Kanun’un “Kimsesiz cesetler” şeklinde başlığı değiştirilen 17.
maddesinin yürürlükten kaldırılan birinci fıkrası şöyledir:
“Kimsesiz cesetler
Madde 17 – (Değişik: 19/2/2003-4810/16 md.)
“Morg İhtisas Dairesi, mahkemeler ile hâkimlikler
ve savcılıklar tarafından gönderilen cesetler ve ceset kısımları ile canlılara
ait doku ve biyolojik materyal üzerinde her türlü incelemeleri yapar ve
sonucunu bir rapor ile tespit eder.”
2. (d) bendiyle
2659 sayılı Kanun’un değiştirilen 32. maddesi şöyledir:
“Adalet Bakanlığı hesabına burslu öğrenci okutma ve
yurt dışında eğitim:
Madde 32– (Değişik: 2/7/2018 – KHK-703/61 md.)
Adalet Bakanlığı hesabına Adli Tıp Kurumuna adli tabip ve
uzman yetiştirmek üzere, yurt içinde ve yurt dışında burs verilmek suretiyle
yükseköğrenim yaptırılanlar Adli Tıp Kurumundaki uzmanlık ve ihtisas
imtihanlarına tabi tutulmadan asistanlık (araştırma görevlisi) kadrolarına
atanırlar. Bu personel 35 inci maddedeki mecburi hizmet yükümlülüğüne tâbidir.”
3. (f) bendi
şöyledir:
“f) 1 ila 16 ncı maddeleri, 18 ila 26 ncı
maddeleri, 36 ncı maddesi, 37 nci maddesi, geçici 1 ila geçici 4 üncü maddeleri
ve geçici 6 ncı ve geçici 7 nci maddeleri yürürlükten kaldırılmıştır.”
D. 62. maddesinin
(c) bendi şöyledir:
“MADDE 62 – 29/5/2009 tarihli ve 5902 sayılı
Afet ve Acil Durum Yönetimi Başkanlığının Teşkilat ve Görevleri Hakkında
Kanunu’nun;
…
c) 1 ila 14 üncü maddeleri, 16 ila 22. maddeleri, 24 ila
26. maddeleri, ek 1 inci maddesinin birinci, ikinci ve üçüncü fıkraları ve
geçici 1 ila geçici 7 inci maddeleri ve eki (I) sayılı cetvel yürürlükten
kaldırılmıştır.”
E. 24/3/1950
tarihli ve 5659 sayılı Atatürk Orman Çiftliği Kanunu’nun 1 ila 4., 6 ila 8., 11
ila 13., geçici 1. ve geçici 2. maddelerini yürürlükten kaldıran 63. maddesi
şöyledir:
“MADDE 63 – 24/3/1950 tarihli ve 5659 sayılı
Atatürk Orman Çiftliği Müdürlüğü Kuruluş Kanununun adı “Atatürk Orman Çiftliği
Kanunu” şeklinde değiştirilmiş, 1 ila 4 üncü maddeleri, 6 ila 8 inci
maddeleri, 11 ila 13 üncü, geçici 1 inci ve geçici 2 nci maddeleri yürürlükten
kaldırılmış ve 5 inci maddesinde yer alan “Maliye ve Tarım Bakanlıklarınca
birlikte tesbit edilerek Bakanlar Kurulunca” ibaresi “Cumhurbaşkanınca”
şeklinde değiştirilmiştir.”
F. 64. maddesinin
(b) bendi şöyledir:
“MADDE 64 – 6/8/1997 tarihli ve 4301 sayılı Ceza
İnfaz Kurumları İle Tutukevleri İşyurtları Kurumunun Kuruluş ve İdaresine
İlişkin Kanunun;
…
b) 1 ila 6 ncı maddeleri, 7 nci maddesinin birinci ila
altıncı fıkraları, 8 inci maddesinin birinci fıkrası, 9 uncu maddesi, 20 nci
maddesi, 21 inci maddesi, geçici 1 inci ve geçici 2 nci maddeleri yürürlükten
kaldırılmıştır.”
G. 65. maddesinin;
1. (a) bendi
şöyledir:
“MADDE 65 – 19/6/2014 tarihli ve 6546 sayılı
Çanakkale Savaşları Gelibolu Tarihi Alan Başkanlığı Kurulması Hakkında Kanunun;
a) Adı “Çanakkale Savaşları Gelibolu Tarihi Alanı
Hakkında Bazı Düzenlemeler Yapılmasına Dair Kanun” şeklinde değiştirilmiştir.”
2. (b) bendiyle
19/6/2014 tarihli ve 6546 sayılı Çanakkale Savaşları Gelibolu Tarihi Alanı
Hakkında Bazı Düzenlemeler Yapılmasına Dair Kanun’un değiştirilen 1. ve 2.
maddeleri şöyledir:
“Amaç
ve kapsam
MADDE 1 – (Değişik: 2/7/2018 – KHK-703/65 md.)
(1) Bu Kanunun amacı; Çanakkale deniz ve kara
savaşlarının meydana geldiği Çanakkale Savaşları Gelibolu Tarihi Alanının
tarihi, kültürel ve manevi değerleri ile doğal dokusunun korunması,
yaşatılması, geliştirilmesi, tanıtılması, gelecek kuşaklara aktarılmasına
ilişkin hususları düzenlemektir.”
“Tanımlar
MADDE 2 – (Değişik: 2/7/2018 – KHK-703/65 md.)
(1) Bu Kanunun uygulanmasında;
a) Bakanlık: Kültür ve Turizm Bakanlığını,
b) Başkanlık: Çanakkale Savaşları Gelibolu Tarihi Alan
Başkanlığını,
c) Tarihi Alan: Ekli harita ve koordinat listesinde
sınırları belirtilen ve bu Kanunla Başkanlığa tahsis edilen Çanakkale Savaşları
Gelibolu Tarihi Alanını,
ç) Tarihi Alan planları: Bu Kanun hükümlerine göre
hazırlanan, Tarihi Alanın korunması, geliştirilmesi, yönetimi, tanıtılması,
koruma esasları ve kullanma şartlarının belirlenmesi, bölgenin
sağlıklaştırılması, yenilenmesi, açık alan sistemi yaya dolaşımı, taşıt ulaşımı
ve altyapı tesislerinin tasarım esasları ile bölge halkının sosyal ve ekonomik
yapısının iyileştirilmesi konularında hedefler, stratejiler ve kararları
belirleyen ve Bakanlıkça onaylanan her tür ve ölçekteki planları,
d) (Ek:11/3/2021-7297/9 md.) Alan kılavuzu: Başkanlık
tarafından belirlenen usul ve esaslara göre Başkanlıkça düzenlenen kurs ve
sınav sonucunda başarılı olan ve yetkilendirilen, ziyaretçilere Tarihi Alan ve
Çanakkale Savaşları ile ilgili bilgi veren gerçek kişiyi,
ifade eder.”
3. (c) bendiyle
6546 sayılı Kanun’un “Bu Kanuna göre” ibaresinin madde metninden
çıkarıldığı 3. maddesi şöyledir:
“Genel esaslar
MADDE 3 – (1) Bu Kanuna göre Tarihi
Alanın korunması, iyileştirilmesi ve geliştirilmesinde uyulacak esaslar
şunlardır:
a) Tarihi Alanın doğal, tarihi ve kültürel değerleri,
harp tarihi esaslarına ve çevreye uyumlu olarak korunur ve geliştirilir. Tarihi
Alanda, tarihi alan planlarında öngörülenler dışında, yeni yapı ve tesis
yapılamaz.
b) Tarihi Alandaki 21/7/1983 tarihli ve 2863 sayılı
Kültür ve Tabiat Varlıklarını Koruma Kanununda belirtilen korunması gerekli taşınmaz
kültür ve tabiat varlıklarına yönelik yapılacak plan, proje, uygulama, iş ve
işlemler, doğal sitlerin yeniden değerlendirilmesi hariç, Bakanlıkça kurulacak
“Kültür ve Tabiat Varlıklarını Koruma Komisyonu” kararları uyarınca ve bu
kararlar doğrultusunda hazırlanacak tarihi alan planları esaslarına göre
yürütülür. Tarihi alan planları yürürlüğe konulana kadar uyulacak esaslar
Bakanlıkça belirlenir.
c) Tarihi Alandaki kıyılarda; tarihi alan planlarında
belirlenmiş düzenlemeler ve müzeler dışında yapı ve tesis yapılamaz,
belediyelerce mücavir alan tesis edilemez, kömür ve akaryakıt depoları,
tersane, sanayi ve benzeri tesisler kurulamaz, her türlü maden, taş, kum,
çakıl, mermer, kireç ocakları ve benzerleri açılamaz, entegre tesislere yer
verilemez.
ç) 26/5/1973 tarihli ve 7/6477 sayılı Bakanlar Kurulu
Kararı ile milli park olarak tefrik edilen ve bu Kanunla Tarihi Alan olarak
belirlenen alanın milli park vasfı kaldırılmıştır. Bu Alanın korunması ve
yönetilmesi bu Kanun hükümlerine tabidir. Tarihi Alan sınırları içindeki köy
yerleşim alanları ve belediye sınırları dışındaki Hazinenin özel mülkiyetindeki
veya Devletin hüküm ve tasarrufu altındaki taşınmazlar, ormanlık alanlar dâhil
tahsisli olanların tahsisleri kaldırılarak bu Kanunda belirtilen amaçlara uygun
olarak kullanılmak üzere bedelsiz olarak Başkanlığa tahsis edilmiş sayılır.
Tarihi Alanda zilyetlik, imar veya ihya yoluyla toprak kazanılamaz. Tarihi
Alanda 31/8/1956 tarihli ve 6831 sayılı Orman Kanununun 2 nci maddesinin
birinci fıkrasının (B) bendi uygulanmaz. Tarihi Alanın sınırları her ne sebeple
olursa olsun daraltılamaz.
d) Tarihi Alandaki ormanların bakımı, korunması, yangın,
hastalık ve zararlılarla mücadelesi 6831 sayılı Kanun hükümleri uyarınca Orman
ve Su İşleri Bakanlığınca yürütülür. Tarihi Alandaki yabani ağaçlık alanların
bakımı ve korunması ile yangın, hastalık ve zararlılarla mücadelede 6831 sayılı
Kanun hükümleri uyarınca Orman ve Su İşleri Bakanlığınca destek ve iş birliği
sağlanır. Tarihi Alan için özel yangın söndürme planı yapılır ve uygulanır.
e) Tarihi Alan içinde birinci derece arkeolojik sit
dışındaki özel mülkiyete konu olan tarım alanlarında, tarım ve hayvancılık
konularında, geliştirilmiş tekniklerin uygulanması ve özel ağaçlandırmalar
teşvik edilir. Bu amaçların gerçekleştirilmesinde ve Tarihi Alanda Gıda, Tarım
ve Hayvancılık Bakanlığının görevleri kapsamında yapılacak benzer uygulamalarda
adı geçen Bakanlıkça destek ve iş birliği sağlanır. Bu alanlarda yapı ve tesis
kurma esasları, tarihi alan planında belirtilir.
f) Köy yerleşim alanlarının imar planları, tarihi alan
planı esas alınmak kaydıyla imar mevzuatına göre, Başkanlığın uygun görüşü
alınarak yapılır.
g) İmar mevzuatına göre, Eceabat’ın belediye sınırları
ile mücavir alanlara ilişkin imar planının hazırlanması ve revizyonu, bu Kanun
ve tarihi alan planına aykırı olmamak üzere Başkanlığın uygun görüşü alınarak
yapılır.
ğ) Tarihi Alanın her tür ve ölçekte planlarının
hazırlanması, yenilenmesi ve değiştirilmesi işlemleri Başkanlıkça yürütülür ve
Bakanlığın onayı ile yürürlüğe girer.”
4. (ç) bendiyle
6546 sayılı Kanun’un ekleme ve değişiklik yapılan 10. maddesi şöyledir:
“MADDE 10 – (1) (Mülga: 2/7/2018 – KHK-703/65 md.)
(2) Başkanlığın gelirleri şunlardır:
a) (Mülga: 2/7/2018 – KHK-703/65 md.)
b) (Mülga: 2/7/2018 – KHK-703/65 md.)
c) (Mülga: 2/7/2018 – KHK-703/65 md.)
ç) Çanakkale İl Özel İdaresi, Çanakkale Belediyesi ve
Çanakkale Ticaret ve Sanayi Odasının bir önceki yıl kesinleşmiş bütçe
gelirlerinden en az yüzde bir oranında ayrılacak paylar (Ek cümle: 2/7/2018 –
KHK-703/65 md.) Bu oran Cumhurbaşkanınca iki katına kadar artırılabilir.
d) (Değişik: 2/7/2018 – KHK-703/65 md.) Teşkilata
ilişkin Cumhurbaşkanlığı kararnamesinde belirtilen diğer gelirler.”
5. (d) bendiyle
6546 sayılı Kanun’un ibare değişiklikleri yapılan 11. maddesi şöyledir:
“Muafiyet ve indirimler
MADDE 11 – (1) Başkanlık, bu Kanunda ve
Cumhurbaşkanlığı Kararnamesinde sayılan faaliyetleri dolayısıyla yapılan
işlemler yönünden 2/7/1964 tarihli ve 492 sayılı Harçlar Kanunu ile 26/5/1981
tarihli ve 2464 sayılı Belediye Gelirleri Kanunu gereğince alınan harçlardan ve
katılım payından, düzenlenen kâğıtlar yönünden damga vergisinden, kendisine
yapılan bağış ve yardımlar nedeniyle veraset ve intikal vergisinden, sahip
olduğu taşınmazlar dolayısıyla emlak vergisinden muaftır. Ancak, yargı
harçlarının Başkanlığın haklılığı nispetinde karşı taraftan tahsiline ilgili
merciince karar verilir.
(2) Başkanlığa yapılan her türlü nakdi ve ayni
bağış ve yardımlar ile sponsorluk harcamalarının tamamı 31/12/1960 tarihli ve 193
sayılı Gelir Vergisi Kanunu ve 13/6/2006 tarihli ve 5520 sayılı Kurumlar
Vergisi Kanunu hükümleri çerçevesinde gelir veya kurumlar vergisi matrahının
tespitinde, gelir veya kurumlar vergisi beyannamesi üzerinde ayrıca gösterilmek
şartıyla beyan edilen gelirden veya kurum kazancından indirilebilir.
(3) Başkanlığın bu Kanunda ve Cumhurbaşkanlığı
Kararnamesinde sayılan görevleriyle ilgili yaptığı faaliyetlerinden elde
ettiği gelirleri dolayısıyla iktisadi işletme oluşmuş sayılmaz.
(4) Başkanlığın, Tarihi Alanda yapılacak
Çanakkale Savaşları ile 18 Mart Şehitleri Anma Günü ve Çanakkale Zaferi
etkinliklerini düzenleme ve bu amaçla kurum ve kuruluşlarla işbirliği yapma,
restorasyon, konservasyon, rekonstrüksiyon, restitüsyon ve renovasyon yapma ve
yaptırma, Tarihi Alanın doğal, tarihi ve kültürel değerlerini, harp tarihi
esaslarına uygun ve çevreye uyumlu olarak koruma, geliştirme ve alanı yönetme,
her tür ve ölçekte planlarını hazırlama, hazırlatma ve uygulama, Tarihi Alanda
anıtsal ve mekânsal düzenlemeler yapılmasını sağlama, tanıtıma yönelik her
türlü görsel ve işitsel eserleri yapma, yaptırma, hizmete sunma ve ihtiyaç
duyulan altyapı, bina ve diğer yapıları inşa etme veya ettirme görevlerine
ilişkin mal, hizmet, danışmanlık hizmet alımları ile yapım işleri, ceza ve
ihalelere katılmaktan yasaklama hükümleri hariç olmak üzere 4/1/2002 tarihli ve
4734 sayılı Kamu İhale Kanununa tabi değildir. Bu istisna Başkanlığın Tarihi
Alana ilişkin faaliyetleri içinde olmayan, Başkanlığın idari ihtiyaçları ile
ilgili mal, hizmet alımları ve yapım işlerini kapsamaz. Bu fıkranın
uygulanmasına ilişkin usul ve esaslar Maliye Bakanlığının görüşü alınarak
Bakanlıkça çıkarılan yönetmelikle düzenlenir.
(5) Başkanlık, 10/12/2003 tarihli ve 5018 sayılı
Kamu Malî Yönetimi ve Kontrol Kanunu, 8/9/1983 tarihli ve 2886 sayılı Devlet
İhale Kanunu ve 4/4/1990 tarihli ve 3621 sayılı Kıyı Kanunu hükümlerine tabi
değildir.
(6) Tarihi Alanda yapılacak mevzi ve
siperlerin restorasyonuna ilişkin işlerde 6831 sayılı Kanundaki izinler aranmaz.”
6. (e) bendi
şöyledir:
“e) 4 ila 6 ncı maddeleri, 7 nci maddesinin
birinci, ikinci ve dördüncü ila onikinci fıkraları, 9 uncu maddesi, 10 uncu
maddesinin birinci fıkrası, ikinci fıkrasının (a) ila (c) bentleri ve (e) ila
(ğ) bentleri, üçüncü ila beşinci fıkraları ve 13 üncü maddesi yürürlükten
kaldırılmıştır.”
Ğ. 67. maddesinin
(b) bendi şöyledir:
“MADDE 67 – 8/6/1984 tarihli ve 234 Darphane ve
Damga Matbaası Genel Müdürlüğünün Kuruluş ve Görevleri Hakkında Kanun Hükmünde
Kararname’nin;
…
b) 1 ila 15 incı maddeleri, 16 ncı maddesinin birinci ila
altıncı fıkraları, sekizinci fıkrası, 17 nci maddesi, 18 inci maddesi, geçici 1
ila geçici 5 nci maddeleri yürürlükten kaldırılmıştır.”
H. 68. maddesinin
(ç) bendi şöyledir:
“MADDE 68 – 10/6/1949 tarihli ve 5441 Devlet
Tiyatrosu Kuruluşu Hakkında Kanun’un;
…
ç) 1 ila 4 üncü maddeleri, 12 nci maddesi, 15 inci
maddesi, 20 ila 22 nci maddeleri, 24 üncü maddesi, ek 7 nci maddesi ve geçici
geçici 1 ila geçici 5 nci maddeleri yürürlükten kaldırılmıştır.”
I. 80. maddesinin
(d) bendi şöyledir:
“MADDE 80 – 4/4/1988 tarihli ve 320 Milli Piyango
İdaresi Genel Müdürlüğü Kuruluş ve Görevleri Hakkında Kanun Hükmünde
Kararname’nin;
…
d) 1 ila 5 inci maddeleri, 6 ncı maddesinin birinci
fıkrasının (a) ila (ı) bentleri ve (n) ila (p) bentleri, 7 ila 24 üncü
maddeleri, 26 ila 32 nci maddeleri, 34 üncü maddesinin birinci ila üçüncü
fıkraları ile beşinci fıkrası, 35 inci maddesinin üçüncü ila beşinci fıkraları,
40 ıncı maddesinin birinci ve üçüncü fıkraları, 42 inci maddesi, 45 ila 47 nci
maddeleri, 49 uncu maddesi, 54 üncü maddesi, 55 inci maddesi, geçici 1 ila
geçici 6 ncı maddeleri ile eki cetvel yürürlükten kaldırılmıştır.”
İ. 82. maddesinin
(c) bendi şöyledir:
“MADDE 82 – 14/7/1970 tarihli ve 1309 sayılı
Devlet Opera ve Balesi Genel Müdürlüğü Kuruluşu Hakkında Kanun’un;
…
c) 1 ila 3 üncü maddeleri, 5 inci maddesi, 6 ncı maddesi,
20 ila 22 nci maddeleri, 24 üncü, 26 ncı, ek 1 inci, geçici 1 inci ve geçici 2
nci maddeleri yürürlükten kaldırılmıştır.”
J. 90. maddesinin
(a) ve (b) bentleri şöyledir:
“MADDE 90 – 29/4/1959 tarihli ve 7258 sayılı
Futbol ve Diğer Spor Müsabakalarında Bahis ve Şans Oyunları Düzenlenmesi
Hakkında Kanun’un;
a) 2 nci maddesinin ikinci ila altıncı fıkraları
yürürlükten kaldırılmış ve yedinci fıkrası aşağıdaki şekilde değiştirilmiştir:
“Bayiliklerin nerede kurulacağını ve sayısını
tespit etmek, bayi müracaatlarını değerlendirerek uygun görülen kişilerle
sözleşme işlemlerini yapmak ve ruhsatlarını düzenlemek, bayi listelerini
sürekli izleyerek bayi sayılarındaki değişiklikleri takip ve tespit etmek,
bayilik teşkilatının mevzuata uygun ve düzenli şekilde işlemesi için gerekli
olan ve yönetmelikte öngörülecek veya Teşkilat Başkanı tarafından istenecek
denetim ve kontrolleri yapmak görev ve yetkileri, 21/2/2008 tarihli ve 5738
sayılı Spor Müsabakalarına Dayalı Sabit İhtimalli ve Müşterek Bahis Oyunlarının
Özel Hukuk Tüzel Kişilerine Yaptırılması Hakkında Kanunun 3 üncü maddesi
kapsamında Teşkilat Başkanlığınca kısmen veya tamamen özel hukuk tüzel kişilerine
devredilebilir veya mal ve hizmet satın alma yoluna gidilebilir.”
b) 1 inci maddesi, 3 üncü maddesi, 4 üncü maddesi, ek 2
nci maddesi ve geçici 1 ila geçici 3 üncü maddeleri yürürlükten kaldırılmıştır.”
K. 97. maddesi
şöyledir:
“MADDE 97 – 13/8/1993 tarihli ve 497 sayılı
Türkiye Bilimler Akademisinin Kurulması Hakkında Kanun Hükmünde Kararname
yürürlükten kaldırılmıştır.”
L. 98. maddesinin;
1. (b) bendiyle
17/7/1963 tarihli ve 278 sayılı Türkiye Bilimsel ve Teknolojik Araştırma Kurumu
ile İlgili Bazı Düzenlemeler Hakkında Kanun’un değiştirilen 2. maddesi
şöyledir:
“Madde 2 – (Değişik: 2/7/2018 – KHK-703/98 md.)
TÜBİTAK, öğrenim ve öğrenim sonrasında üstün başarısıyla
kendini gösteren gençleri izleyerek onların yetişme ve gelişmelerine yardım etmek
amacıyla 3/3/2004 tarihli ve 5102 sayılı Yüksek Öğrenim Öğrencilerine Burs,
Kredi Verilmesine İlişkin Kanun hükümlerine tabi olmaksızın burslar verir.”
2. (c) bendiyle
278 sayılı Kanun’un değiştirilen 4. maddesi şöyledir:
“Madde 4 – (Mülga: 21/10/1987- KHK - 294/11 md.;
Yeniden düzenleme: 18/8/1993-KHK-498/4 md.; Değişik: 31/7/2008 - 5798/2 md.)
(Değişik: 2/7/2018 – KHK-703/98 md.)
Yönetim Kurulu, TÜBİTAK ile diğer kamu kurum ve
kuruluşları, gerçek ve tüzel kişiler arasında çıkan ihtilafların hukuki anlaşma
veya sözleşme değişikliği ile neticelendirilmesinde karar vermeye; tutarı
beşbin Türk Lirasına kadar (beşbin Türk Lirası dahil) olmak üzere, maddi veya
hukuki nedenlerle kovuşturulmasında, yüksek mahkeme ve mercilerde incelenmesini
istemekte yarar bulunmayan açılacak veya açılmış olan dava, icra ve benzeri
takiplerden vazgeçmeye, bir hakkın tanınmasına, menfaatin terkinine, uygun
ödemeye karar vermeye yetkilidir.”
3. (ç) bendiyle
278 sayılı Kanun’un değişiklik yapılan 15. maddesi şöyledir:
“Madde 15 – Kuruma yapılacak her türlü yardımlar,
bağışlar ve vasiyetler, Kurum dışına verilecek hizmetler karşılığında alınacak
olan paralardan Kurumun gelirlerine eklenen kısım, yayım gelirleri ve diğer
faaliyet gelirleri, Gelir ve Kurumlar vergileri ile bu vergiler yerine kaim
olacak diğer vergilerden, Kurumun her türlü tesis, bina ve arazisi, bina ve
arazi vergilerinden muaftır.”
4. (d) bendiyle
278 sayılı Kanun’un ibare değişiklikleri yapılan 16. ve 17. maddeleri şöyledir:
“Madde 16 – (Mülga: 21/10/1987 - KHK-294/11 md.;
Yeniden düzenleme: 31/7/2008-5798/8 md.)
Kurum tarafından yürütülen dış destekli projelere ilişkin
faturalı olarak veya ön ödeme alınması suretiyle tahsil edilen tutarlar, Kurum
bütçesine gelir ve ödenek kaydedilir. Kaydedilen bu tutarlar ile Kurum
tarafından desteklenen araştırma ve geliştirme projeleri ile diğer projeler
için tahsis edilen kaynaklardan Kurumun uygun göreceği projelere ilişkin
tutarlar, Kurum bütçesine gider kaydedilmek suretiyle proje yürütücüsü kamu
kurum ve kuruluşları (bu Kanunun 2 nci maddesinin (c) bendi gereği kurulan
merkez ve enstitüler dâhil) ile gerçek ve tüzel kişilerin hesaplarına
aktarılır. Bu şekilde kaynak aktarılan proje yürütücüsünün 10/12/2003 tarihli
ve 5018 sayılı Kamu Malî Yönetimi ve Kontrol Kanununa ekli (I) ve (II) sayılı
cetvellerde yer alan kamu idareleri ve bu idarelerde görevli kişilerden olması
halinde, aktarılan tutarlar ilgili idarelerin bütçelerine gelir
kaydedilmeksizin açılacak özel hesaplarda izlenir. Bu kapsamda yapılan
harcamalar 5018 sayılı Kanuna göre denetlenir.
Kurum tarafından desteklenen projelerde, proje süresiyle
sınırlı olmak kaydıyla proje kapsamında ve projeye ilişkin hizmetlerde görev
alan kamu kurum veya kuruluşlarının kadro veya pozisyonlarında bulunanlara,
kadro veya pozisyonlarına bağlı olarak bir ayda ödenmekte olan tutarın yüzde
75’ini geçmemek kaydıyla proje sözleşmesinde belirlenen tutarlar üzerinden
proje teşvik ikramiyesi ödenebilir. Bu ödeme, bir kişinin aynı anda birden
fazla projede yürütücü olarak görevli olması durumunda en fazla iki,
araştırmacı ve diğer personel olması durumunda ise en fazla dört proje için
yapılır ve buna ilişkin esas ve usuller Yönetim Kurulu tarafından
belirlenir. Bu projelerde görev alan diğer proje personeline ve hizmetinden
yararlanılacak diğer kişilere proje sözleşmesinde belirlenen tutarlar üzerinden
ücret ödenir.
Kurum tarafından desteklenen projeler ile Kurum
tarafından yürütülen dış destekli projeler için ön ödeme yapılabilir.
Kurum tarafından desteklenen projeler ile Kurum tarafından
yürütülen dış destekli projelerde, üzerinde proje yürütülen ve söz konusu
projenin asli unsurunu teşkil eden taşıtlar hakkında 5/1/1961 tarihli ve 237
sayılı Taşıt Kanununun 9 uncu ve 10 uncu maddeleri uygulanmaz.
Kurumun görevlerini yerine getirebilmesi amacıyla
desteklenen proje ve faaliyetler için öngörülen yılları bütçe ödeneklerinin
ilgili tertiplerinde yer alan ödenekten harcanmayan kısımları ertesi yıl
bütçesinin ilgili tertiplerine devren ödenek kaydedilir.
Bu maddenin birinci fıkrasına göre aktarılacak tutarların
harcanması, muhasebeleştirilmesi ve bu madde kapsamında yapılacak ön ödemelere
ilişkin esas ve usuller ile Kurumun bütçe ödeneklerinin kullanılması, tertipler
arasında aktarma yapılması ve diğer bütçe işlemlerinin gerçekleştirilmesinde
uygulanacak esas ve usuller, Maliye Bakanlığının görüşü doğrultusunda Kurum
tarafından belirlenir.”
“Madde 17 – (Değişik birinci fıkra:
31/7/2008-5798/9 md.) Kurumun Başkanı, danışmanları, araştırmacıları,
yöneticileri ve her türlü personeli özel hukuk hükümlerine tabi olup bu
kimseler hakkında 3/7/1939 tarihli ve 3659 sayılı Kanun ile açıkça hüküm
konulmadıkça bunun yerine geçecek kanun hükümleri uygulanmaz.
(Değişik ikinci fıkra: 31/7/2008-5798/9 md.) Kurum
ihtiyaca uygun kuruluş ve kadro statülerinin düzenlenmesinde serbesttir. Diğer
kanunlardaki düzenleme ve kısıtlamalara tabi olunmaksızın, toplu iş sözleşmesi
kapsamında bulunanlar dışındaki Kurum personeline ödenecek aylık net ücret,
toplu iş sözleşmesi kapsamındaki personele ödenen ve Yönetim Kurulu
tarafından referans olarak belirlenen göreve karşılık gelen pozisyona yapılan
ödemelerin iki katını; bu Kanunun 19 uncu maddesi uyarınca Kurumda
görevlendirilen kişilere yapılacak aylık net ödeme ise toplu iş sözleşmesi
kapsamındaki personele ödenen ve Yönetim Kurulu tarafından referans
olarak belirlenen göreve karşılık gelen pozisyona yapılan ödemeleri geçmemek
üzere Yönetim Kurulu tarafından belirlenir. Kurumda görevlendirilecek
hakem, izleyici, panelist, kurul ve komite üyeleri ile benzeri kişilere yapılacak
net ödeme tutarı ise 40.000 gösterge rakamının memur aylıklarına uygulanan
aylık katsayısı ile çarpımı sonucu elde edilecek tutarı ve bir ayda yapılacak
toplam net ödeme için 60.000 gösterge rakamının memur aylıklarına uygulanan
aylık katsayısı ile çarpımı sonucu elde edilecek tutarı geçmemek üzere, diğer
kanunlardaki düzenleme ve kısıtlamalara tabi olmaksızın Yönetim Kurulunca
belirlenir ve doğrudan ilgililerine ödenir. Yönetim Kurulu bu madde
uyarınca yapılacak ödemelere ilişkin usul ve esasları belirlemeye, ücretin bir
kısmını performansa bağlamaya yetkilidir.
(Ek fıkra: 21/10/1987- KHK 294/9 md.) Ancak,
sözleşmeli olarak çalışan personel toplu iş sözleşmesi kapsamına alınmaz ve
bunlara toplu iş sözleşmeleri ile hiçbir menfaat sağlanamaz.”
5. (f) bendi
şöyledir:
“f) 1 inci maddesi, 3 üncü maddesi, 5 inci
maddesi, 7 nci maddesinin birinci ve ikinci fıkraları, 8 ila 10 uncu maddeleri,
18 inci maddesi, 19 uncu maddesi, 21 inci maddesi, 22 nci maddesi, ek 1 inci,
ek 2 nci, ek 4 üncü maddeleri, geçici 1 ve geçici 2 nci maddeleri, geçici 7
nci, geçici 8 inci, geçici 10 ila 12 nci maddeleri yürürlükten kaldırılmıştır.”
M. 102. maddesinin
(d) bendi şöyledir:
“MADDE 102 – 20/2/2008 tarihli ve 5737 sayılı
Vakıflar Kanununun;
…
d) 35 inci maddesi, 36 ncı maddesinin birinci fıkrası,
aynı maddenin ikinci fıkrasının birinci cümlesi, 37 ila 42 nci maddeleri, 43
üncü maddesinin birinci ve üçüncü fıkraları, 44 üncü maddesi, 45 inci maddesi,
46 ncı maddesinin üçüncü fıkrası, 47 ila 51 inci maddeleri, 52. maddesinin
birinci fıkrasının (a), (b), (c), (f), (g) ve (h) bentleri, 53 ila 71 inci
maddeleri, 73 üncü maddesi, 74 üncü maddesi, geçici 1 ila geçici 4 üncü
maddeleri ile ekli (I) ve (II) sayılı cetveller yürürlükten kaldırılmıştır.”
N. 103. maddesi
şöyledir:
“MADDE 103 – 28/12/2010 tarihli ve 6093
sayılı Türkiye Yazma Eserler Kurumu Başkanlığı Kuruluş ve Görevleri Hakkında
Kanununun;
a) Adı “Türkiye Yazma Eserler Kurumu Başkanlığının
Muafiyetlerine İlişkin Kanun” şeklinde değiştirilmiştir.
b) 1 inci ila 12 nci maddeleri ve eki (I), (II), (III) ve
(IV) sayılı cetvelleri yürürlükten kaldırılmıştır.”
O. 104. maddesi
şöyledir:
“MADDE 104 – 24/3/2010 tarihli ve 5978 sayılı
Yurtdışı Türkler ve Akraba Topluluklar Başkanlığı Teşkilat ve Görevleri Hakkında
Kanunun;
a) Adı “Yurtdışı Türkler ve Akraba Topluluklar
Başkanlığına İlişkin Bazı Düzenlemeler Hakkında Kanun” şeklinde
değiştirilmiştir.
b) 27 nci maddesinde yer alan “Bu Kanun kapsamında”
ibaresi madde metninden çıkarılmıştır.
c) Mülga geçici 2 nci maddesinden sonra gelmek üzere
aşağıdaki geçici madde eklenmiştir.
“GEÇİCİ MADDE 3- (1) Bu maddenin yürürlüğe girdiği tarihte
Başkanlıkta bu Kanunun mülga 21 inci maddesinin üçüncü fıkrası kapsamında
fiilen en az 5 yıldır çalışanlar, 30 gün içerisinde başvurmaları halinde
Yurtdışı Türkler ve Akraba Topluluklar Uzmanlığı kadrosuna atanırlar. Bu
şekilde ataması yapılanlardan bir yıl içerisinde tez ve yeterlik sınavında
başarılı olamayan ve YDS’den asgari (B) düzeyinde puan aldığını belgelendiremeyenler
atandıkları unvanları kaybeder ve Başkanlıkta öğrenim durumlarına uygun memur
unvanlı kadrolara atanırlar.
(2) Birinci fıkra hükmü, Başkanlıkta bu Kanunun mülga 21
inci maddesinin üçüncü fıkrası kapsamında istihdam edilmekte iken, 657 sayılı Devlet
Memurları Kanununun geçici 41 inci maddesi çerçevesinde genel idari hizmetler
sınıfında uzman kadrosuna ataması yapılmış ve halen Başkanlıkta çalışmakta olan
personel hakkında da uygulanır.
ç) l ila 26. maddeleri, 28. maddesinin birinci ila
dördüncü fıkraları ile altıncı ve yedinci fıkraları, 29 uncu maddesi, geçici 1
inci ve geçici 2 inci maddeleri yürürlükten kaldırılmıştır.”
Ö. 105. maddesi
şöyledir:
“MADDE 105 – 30/5/1973 tarihli ve 1738 sayılı Seyir
ve Hidrografi Kanunu yürürlükten kaldırılmıştır.”
P. 106. maddesi
şöyledir:
“MADDE 106 – 16/8/1983 tarihli ve 77 sayılı Bilim
ve Teknoloji Yüksek Kurulu Kurulmasına İlişkin Kanun Hükmünde Kararname
yürürlükten kaldırılmıştır.”
R. 107. maddesi
şöyledir:
“MADDE 107 – 23/3/1950 tarihli ve 5632 sayılı
Milli Kütüphane Kuruluşu Hakkında Kanun yürürlükten kaldırılmıştır.”
S. 117. maddesi
şöyledir:
“MADDE 117 – 4/6/2003 tarihli ve 4865 sayılı Ulusal
Bor Araştırma Merkezi Kurulması Hakkında Kanununun;
a) Adı “Ulusal Bor Araştırma Enstitüsü Hakkında Mali
Hükümler ve Muafiyetlere İlişkin Kanun” şeklinde değiştirilmiştir.
b) 15 inci maddesinin başlığı “Ar-ge projeleri” şeklinde
değiştirilmiştir.
c) 18 inci maddesi başlığıyla birlikte aşağıdaki şekilde
değiştirilmiştir.
“Muafiyetler
MADDE 18- Ulusal Bor Araştırma Enstitüsünün yaptığı
faaliyetlerden elde ettiği gelirler dolayısıyla kurumlar vergisi açısından
iktisadi işletme oluşmuş sayılmaz. Enstitüye makbuz karşılığında yapılan nakdî
bağış ve yardımlar, 31/12/1960 tarihli ve 193 sayılı Gelir Vergisi Kanunu ve 13/6/2006
tarihli ve 5520 sayılı Kurumlar Vergisi Kanunu hükümleri çerçevesinde gelir
veya kurumlar vergisi matrahının tespitinde, gelir veya kurumlar vergisi
beyannamesi üzerinde ayrıca gösterilmek şartıyla beyan edilen gelirden veya
kurum kazancından indirilebilir.
Enstitünün faaliyetleri dolayısıyla yapılan işlemler
yönünden 2/7/1964 tarihli ve 492 sayılı Harçlar Kanunu ile 26/5/1981 tarihli ve
2464 sayılı Belediye Gelirleri Kanunu gereğince alınan vergi ve harçlardan ve
katılma payından, bu kapsamda düzenlenen kağıtlarla ilgili olarak damga
vergisinden, kendisine yapılan bağış ve yardımlar nedeniyle veraset ve intikal
vergisinden, sahip olduğu taşınmazları dolayısıyla emlak vergisinden muaftır.
Enstitü tarafından açılan dava ve icra takiplerinde teminat aranmaz.
Enstitünün görevlerinin ifasına ilişkin olarak; binek
araçları hariç ithal edilen her türlü makine-teçhizat, kimyasallar, ürün ve
bunların yedek parçaları ile yayının yurda girişi ve her türlü geçici depolama,
antrepo ve ardiye ücretleri katma değer vergisi ve özel tüketim vergisi hariç,
gümrük vergisinden, düzenlenen kâğıtlar damga vergisinden ve ücretten istisna
olup bunlar için ithalat sınırlaması uygulanmaz.
Enstitü, ihtiyaç duyduğu hizmetleri hizmet satın alma
sözleşmeleri ile yaptırabilir. Enstitü yapacağı araştırma ve incelemeler için
hiçbir ilmühaber, ruhsatname veya imtiyaz almak zorunda değildir.
Eti Maden İşletmeleri Genel Müdürlüğünün Enstitüye
yaptıracağı Ar-Ge projeleri kapsamında alınan patentlerin kullanımı Eti Maden
İşletmeleri Genel Müdürlüğüne ait olup bunlardan ücret alınmaz.”
ç) 20 nci maddesinden sonra gelmek üzere aşağıdaki ek
madde eklenmiştir.
“EK MADDE 1-Nadir Toprak Elementleri Araştırma
Enstitüsünün yaptığı faaliyetlerden elde ettiği gelirler dolayısıyla kurumlar
vergisi açısından iktisadi işletme oluşmuş sayılmaz. Enstitüye makbuz
karşılığında yapılan nakdî bağış ve yardımlar, 31/12/1960 tarihli ve 193 sayılı
Gelir Vergisi Kanunu ve 13/6/2006 tarihli ve 5520 sayılı Kurumlar Vergisi
Kanunu hükümleri çerçevesinde gelir veya kurumlar vergisi matrahının
tespitinde, gelir veya kurumlar vergisi beyannamesi üzerinde ayrıca gösterilmek
şartıyla beyan edilen gelirden veya kurum kazancından indirilebilir.
Enstitünün faaliyetleri dolayısıyla yapılan işlemler
yönünden 2/7/1964 tarihli ve 492 sayılı Harçlar Kanunu ile 26/5/1981 tarihli ve
2464 sayılı Belediye Gelirleri Kanunu gereğince alınan vergi ve harçlardan ve
katılma payından, bu kapsamda düzenlenen kağıtlarla ilgili olarak damga
vergisinden, kendisine yapılan bağış ve yardımlar nedeniyle veraset ve intikal
vergisinden, sahip olduğu taşınmazları dolayısıyla emlak vergisinden muaftır.
Enstitü tarafından açılan dava ve icra takiplerinde teminat aranmaz.
Enstitünün görevlerinin ifasına ilişkin olarak, binek
araçları hariç ithal edilen her türlü makine-teçhizat, kimyasallar, ürün ve
bunların yedek parçaları ile yayının yurda girişi ve her türlü geçici depolama,
antrepo ve ardiye ücretleri katma değer vergisi ve özel tüketim vergisi hariç,
gümrük vergisinden, düzenlenen kâğıtlar damga vergisinden ve ücretten istisna
olup bunlar için ithalat sınırlaması uygulanmaz.
Enstitü, ihtiyaç duyduğu hizmetleri hizmet satın alma
sözleşmeleri ile yaptırabilir. Enstitü yapacağı araştırma ve incelemeler için
hiçbir ilmühaber, ruhsatname veya imtiyaz almak zorunda değildir.
Enstitünün görevleri kapsamında desteklenen Ar-Ge
projelerine ilişkin tutarlar, Enstitü bütçesine gider kaydedilmek suretiyle
Ar-Ge projelerinin yürütüldüğü idarelere aktarılabilir. Bu şekilde aktarılan
tutarlar, ilgili idarelerin bütçelerine gelir kaydedilmeksizin açılacak özel
hesaplarda izlenir. Bu kapsamda yapılan harcamalar, 10/12/2003 tarihli ve 5018
sayılı Kamu Malî Yönetimi ve Kontrol Kanununa göre denetlenir. Enstitü
tarafından yürütülen ve desteklenen Ar-Ge projeleri kapsamında görev alan kamu
görevlilerine aylık (20.000) gösterge rakamının, memur aylık katsayısı ile
çarpımı sonucu bulunacak tutara kadar ücret ödenebilir. Enstitü tarafından
yürütülen ve desteklenen Ar-Ge projeleri kapsamında görev alan yüksek lisans ve
doktora öğrencileri ile doktora sonrası araştırmacılara diğer mevzuatta yer
alan sınırlamalara tabi olmaksızın burs verilebilir. Bu fıkranın uygulanmasına
ilişkin usul ve esaslar Hazine ve Maliye Bakanlığının görüşü alınarak Enstitü
tarafından belirlenir. Bu kapsamda Enstitü personeline ödeme yapılamaz.
Enstitü tarafından yürütülen ve desteklenen Ar-Ge
projeleri için Enstitü dışındaki kamu kurum ve kuruluşları ile özel
kuruluşlardan destek alınabilir. Bu kapsamda Enstitüye aktarılan tutarlar,
Enstitü bütçesine gelir kaydedilmeksizin ilgili Ar-Ge projesi adına açılacak
özel hesaplarda izlenebilir.
Enstitünün mal ve varlıkları Devlet malı sayılır,
haczedilemez ve rehnedilemez.”
d) Aşağıdaki geçici madde eklenmiştir.
“GEÇİCİ MADDE 2- Nadir Toprak Elementleri Araştırma
Enstitüsünün 2018 yılı harcamaları 2018 yılı Merkezi Yönetim Bütçe Kanununa
istinaden Hazine ve Maliye Bakanlığınca yeni bir düzenleme yapılıncaya kadar,
Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanlığının 2018 yılı bütçesinde yer alan
ödeneklerden karşılanır.”
e) 1 ila 14 üncü maddeleri, 15 inci maddesinin birinci,
ikinci ve üçüncü fıkraları, 17 nci maddesi, 19 uncu maddesi, 20 nci maddesi ve
geçici 1 inci maddesi yürürlükten kaldırılmıştır.”
Ş. 119. maddesi
şöyledir:
“9/7/1982 tarihli ve 2690 sayılı Türkiye Atom
Enerjisi Kurumu Kanununun;
a) Adı “Türkiye Atom Enerjisi Kurumunun Muafiyetleri Ve
Bazı Düzenlemeler Yapılması Hakkında Kanun” şeklinde değiştirilmiştir.
b) 15 inci maddesi başlığıyla birlikte aşağıdaki şekilde
değiştirilmiştir.
“Muafiyetler
Madde 15- Türkiye Atom Enerjisi Kurumu;
a) Münhasıran yolcu taşımak amacıyla kullanılan araçlar
ve binek araçları hariç her türlü aracın, Türkiye'ye sokulmasında her çeşit
ithalat sınırlamalarından, gümrük vergisi ile özel idare ve belediyelere ait
her türlü vergi, harç, fon ve zamlardan, her türlü geçici depolama, antrepo ve
ardiye ücretlerinden ve ithal esnasında alınan diğer bütün vergi, harç ve
ücretlerden,
b) Her türlü tesislerinin yapımı ve işletilmesinden
dolayı belediyeye ödenmesi gereken her türlü vergi, harç, harcamalara katılma
paylarından ve benzeri yükümlülüklerden,
c) Taraf olduğu dava, icra ve benzeri takiplerde 2/7/1964
tarihli ve 492 sayılı Harçlar Kanununda sayılan yargı harçlarından,
ç) İhaleleri, ilanları, mukaveleleri ve başka evrak ve
belgeleri Devlete ve belediyelere ait her türlü harçlardan,
d) Araştırma ve geliştirme faaliyetlerinde kullanılmak
üzere ithal edilen makine, alet, cihaz, ecza, malzeme ve yayınlar ile bağış
yoluyla yurt dışından gelen aynı cins malzemeler gümrük vergisi ile buna bağlı
vergi, resim, fon, pay ve harçlar dâhil olmak üzere her türlü vergi ve harçtan,
e) Kurumun her türlü tesis, bina ve arazisi, bina ve
arazi vergilerinden,
f) Kuruma yapılacak her türlü bağışlar, yardımlar ve
vasiyetler vergi, resim, pay ve harçlardan, muaftır.
Araştırma, geliştirme, teknoloji ve yenilik projeleri
için gerekli olan ve yurt dışından temini zorunlu bulunan malların temini ile
ilgili olarak, Bakan onayı alınarak teminat alınmaksızın yüklenme tutarına
kadar bütçe dışı ön ödeme yapılabilir.”
c) Ek 1 inci maddesinden sonra gelmek üzere aşağıdaki ek
maddeler eklenmiştir.
“EK MADDE 2- Türkiye Atom Enerjisi Kurumu
tarafından yürütülen projelerin gerçekleştirilmesi sırasında ortaya çıkan eser,
buluş, endüstriyel tasarım, faydalı model ve teknik bilgi gibi her türlü fikrî
ürün üzerindeki haklar Kuruma aittir. Kurumun taraf olduğu sözleşmelere
dayanarak yürütülen projelerin gerçekleştirilmesi sırasında ortaya çıkması
muhtemel fikrî ürünler üzerindeki haklar sözleşmeyle düzenlenir. Kurum, elde
edilen patent ve buluşlar ile ilgili olarak üretim ve satış yapabilir. Kuruma
ait fikrî hakların ekonomik olarak değerlendirilmesi sonucunda elde edilecek
gelirin en fazla yüzde ellisi yönetmelikle belirlenecek usul ve esaslar
çerçevesinde fikrî ürün sahibine verilir.
EK MADDE 3- Kurumun mal ve varlıkları Devlet malı
sayılır, haczedilemez ve rehnedilemez.
EK MADDE 4- Kurumda geçici olarak görevlendirilen mesleğe
özel yarışma sınavıyla alınanlar ile teknik hizmetler sınıfına dâhil personele
ve 2547 sayılı Kanunun 38 inci maddesinin dördüncü fıkrasındaki sınırlamalara
tabi olmaksızın öğretim üyelerine, Cumhurbaşkanınca asgari ücretin üç katını
aşmamak üzere ilave ücret ödenebilir.
Kamu kurum ve kuruluşlarında istihdam edilen personelden
Kurumun asli görevlerine ilişkin uzmanlığına ihtiyaç duyulan öğretim üyeleri,
mesleğe özel yarışma sınavıyla alınanlar ile teknik hizmetler sınıfına dâhil
personelden Türkiye Atom Enerjisi Kurumu Başkanı tarafından Kurumda
görevlendirilenlere ödenecek ilave ücretlerden damga vergisi hariç hiçbir
kesinti yapılmaz.
Kurum tarafından desteklenen projelerde, proje süresiyle
sınırlı olmak kaydıyla proje kapsamında ve projeye ilişkin hizmetlerde görev
alan proje yürütücüsü, araştırmacı ve diğer personele asgari ücretin net
tutarının dört katına kadar yılda en fazla üç kere Cumhurbaşkanınca proje
teşvik ikramiyesi ödenebilir. Teşvik ikramiyesi ödemelerinden damga vergisi
hariç herhangi bir kesinti yapılmaz. Kurum tarafından desteklenen projeler ile
Kurum tarafından yürütülen dış destekli proje harcamaları için Kurumun uygun
bulması durumunda ön ödeme yapılabilir. Desteklenen proje ve faaliyetler için
öngörülen yılları bütçe ödeneklerinin ilgili tertiplerinde yer alan ödenekten
harcanmayan kısımları ertesi yıl bütçesinin ilgili tertiplerine devren ödenek
kaydedilir. Kurumda görevlendirilecek hakem, kurul ve komite üyeleri ile
benzeri kişilere yapılacak net ödeme tutarı ise asgari ücretin net tutarının üç
katını geçmemek üzere, diğer kanunlardaki düzenleme ve kısıtlamalara tabi
olmaksızın Cumhurbaşkanınca belirlenir ve doğrudan ilgililerine ödenir. Kurumun
önerisi ile Bakan bu madde uyarınca yapılacak ödemelere ilişkin usul ve
esasları belirlemeye, ücretin bir kısmını performansa bağlamaya yetkilidir. Bu
maddeye göre aktarılacak tutarların harcanması, muhasebeleştirilmesi ve bu
madde kapsamında yapılacak ön ödemelere ilişkin usul ve esaslar ile Kurumun
bütçe ödeneklerinin kullanılması, tertipler arasında aktarma yapılması ve diğer
bütçe işlemlerinin gerçekleştirilmesinde uygulanacak usul ve esaslar ile desteklenecek
projelerin ilanına, değerlendirilmesine, seçimine ve teşvik ödemesine esas
olacak performans ölçütü, ödeme miktarı ile diğer hususlar Hazine ve Maliye
Bakanlığının görüşü alınarak Kurum tarafından yönetmelikle belirlenir.
EK MADDE 5- Türkiye Atom Enerjisi Kurumunda istihdam
edilmek üzere Türkiye Atom Enerjisi Kurumu adına ve hesabına 1416 sayılı Kanun
kapsamında yurt dışına gönderilenlerden gönderildikleri ülkede yüksek lisans
öğrenimlerini tamamladıktan sonra mecburi hizmet yükümlülüklerini ifa etmek
üzere yurda dönenler Atom Enerjisi Uzman Yardımcısı kadrolarına; doktora
öğrenimlerini tamamladıktan sonra mecburi hizmet yükümlülüklerini ifa etmek
üzere yurda dönenler ise, Atom Enerjisi Uzmanı kadrolarına atanır.
EK MADDE 6- Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanlığında
istihdam edilmek üzere Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanlığı adına ve hesabına
1416 sayılı Kanun kapsamında yurt dışına gönderilenlerden gönderildikleri
ülkede yüksek lisans öğrenimlerini tamamladıktan sonra mecburi hizmet
yükümlülüklerini ifa etmek üzere yurda dönenler Enerji ve Tabii Kaynaklar Uzman
Yardımcısı kadrolarına; doktora öğrenimlerini tamamladıktan sonra mecburi
hizmet yükümlülüklerini ifa etmek üzere yurda dönenler ise, Enerji ve Tabii
Kaynaklar Uzmanı kadrolarına atanır.
EK MADDE 7- Nükleer sektörün ihtiyaç duyacağı insan
kaynağının geliştirilmesine yönelik eğitim ve öğretim programlarının
açılmasında ve içeriğinin belirlenmesinde ilgili kamu kurum ve kuruluşları
Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanlığından görüş alır.
EK MADDE 8- Türkiye Atom Enerjisi Kurumu Yürütme Kurulu
başkanı ve üyelerine kamu iktisadi teşebbüslerindeki yönetim kurulu başkan ve
üyeleri için belirlenen ücret tutarında yürütme kurulu ücreti ödenir.”
ç) 1 ilâ 14 üncü maddeleri, 16 ila 19 uncu maddeleri, ek
1 inci maddesi ve geçici 1 ila 4 üncü maddeleri yürürlükten kaldırılmıştır.”
T. 121.
maddesinin;
1. (d) bendiyle
7/11/1985 tarihli ve 3238 sayılı Savunma Sanayii ile İlgili Bazı Düzenlemeler
Hakkında Kanun’un 14. maddesine eklenen fıkralar şöyledir:
“3. (Ek fıkra: 2/7/2018- KHK/703/121 md.) 3212
sayılı Silahlı Kuvvetler İhtiyaç Fazlası Mal ve Hizmetlerinin Satış, Hibe,
Devir ve Elden Çıkarılması; Diğer Devletler Adına Yurt Dışı ve Yurt İçi
Alımların Yapılması ve Eğitim Görecek Yabancı Personel Hakkında Kanunda Milli
Savunma Bakanına verilmiş olan yetkiler Başkanlık tarafından yürütülen
projelerdeki iş ve işlemler için Başkana aittir.
4. (Ek fıkra: 2/7/2018- KHK/703/121 md.) Başkanlık
personeli için 29/6/2004 tarihli ve 5202 sayılı Savunma Sanayii Güvenliği
Kanunu uyarınca düzenlenen Kişi Güvenlik Belgesi aranmaz.
5. (Ek fıkra: 2/7/2018- KHK/703/121 md.) Başkanlık iş
ve işlemlerinde Savunma Sanayii Müsteşarlığının Milli Savunma Bakanlığına bağlı
olduğu dönemde haiz olduğu muafiyet ve istisna hükümlerinin uygulamasına devam
olunur.”
2. (e) bendi
şöyledir:
“e) 2 nci ila 8 inci maddeleri, 10 uncu
maddesinin birinci fıkrası, 18 inci maddesi ve geçici 1 ila geçici 9 uncu
maddeleri yürürlükten kaldırılmıştır.”
3. (f) bendiyle
3238 sayılı Kanun’a eklenen geçici 10. madde şöyledir:
“Geçici Madde 10- (Ek: 2/7/2018- KHK/703/121
md.)
Bu maddenin yayımlandığı tarihte Savunma Sanayii
Müsteşarı ve Müsteşar Yardımcılarının kadro unvanı Savunma Sanayii Başkanı ve Başkan
Yardımcısı şeklinde değiştirilmiştir. Halen anılan kadrolarda bulunanlar başka
bir işleme gerek kalmaksızın Savunma Sanayii Başkanı ve Başkan Yardımcısı
kadrolarına atanmış sayılır.
Savunma Sanayii Başkanı ve Başkan Yardımcısına, sırasıyla
Savunma Sanayii Müsteşarı ve Müsteşar Yardımcısı için ilgili mevzuat
hükümlerinde kadrosuna bağlı olarak öngörülmüş mali ve sosyal hak ve yardımlar
kapsamındaki ödemeler aynı usul ve esaslar çerçevesinde yapılır. Bu ödemelerden
vergi ve diğer kesintilere tabi olmayanlar bu maddeye göre de vergi ve diğer
kesintilere tabi olmaz. Bunlar, emeklilik hakları bakımından da sırasıyla
Savunma Sanayii Müsteşarı ve Müsteşar Yardımcısına denk kabul edilir.
Diğer mevzuatta Savunma Sanayii Müsteşarına ve Müsteşar
Yardımcılarına yapılan atıflar Savunma Sanayii Başkanına ve Başkan
Yardımcılarına yapılmış sayılır.”
U. 125. maddesi
şöyledir:
“MADDE 125- 25/6/1958 tarihli ve 7163 sayılı
Türkiye ve Orta-Doğu Amme İdaresi Enstitüsü Teşkilat Kanunu yürürlükten
kaldırılmıştır.”
Ü. 206. maddesi
şöyledir:
“MADDE 206- 18/3/2010 tarihli ve 5977 sayılı
Biyogüvenlik Kanununun;
a) 8 inci maddesinin birinci fıkrasının (a) bendi ile 9
uncu ve 10 uncu maddeleri yürürlükten kaldırılmıştır.
b) 16 ncı maddesinden sonra gelmek üzere aşağıdaki ek
madde eklenmiştir.
“EK MADDE 1- (1) Mevzuatta Biyogüvenlik Kuruluna
yapılmış olan atıflar, Cumhurbaşkanınca belirlenen kurul veya mercie yapılmış
sayılır.”
V. 207.
maddesinin;
1. (a) bendi
şöyledir:
“MADDE 207- 13/10/2010 tarihli ve 6015 sayılı
Devlet Desteklerinin İzlenmesi ve Denetlenmesi Hakkında Kanunun;
“a) 4 üncü maddesi yürürlükten kaldırılmıştır.”
2. (c) bendiyle
13/10/2010 tarihli ve 6015 sayılı Devlet Desteklerinin İzlenmesi ve
Denetlenmesi Hakkında Kanun’un ek 1. maddesinden sonra gelmek üzere eklenen ek
2. maddesi şöyledir:
“EK MADDE 2- (Ek: 2/7/2018-KHK-703/207 md.)
(1) Mevzuatta Devlet Desteklerini İzleme ve
Denetleme Kuruluna yapılmış olan atıflar, Cumhurbaşkanınca belirlenen kurul
veya mercie yapılmış sayılır.”
Y. 210.
maddesinin;
1. (b) bendiyle
20/6/2012 tarihli ve 6331 sayılı İş Sağlığı ve Güvenliği Kanunu’nun 21.
maddesinin yürürlükten kaldırılan (2), (3), (4), (5), (6) ve (7) numaralı
fıkraları şöyledir:
“(2) Konsey, Bakanlık Müsteşarının başkanlığında
aşağıda belirtilen üyelerden oluşur:
a) Bakanlık İş Sağlığı ve Güvenliği Genel Müdürü, Çalışma
Genel Müdürü, İş Teftiş Kurulu Başkanı ve Sosyal Güvenlik Kurumu Başkanlığından
bir genel müdür.
b) Bilim, Sanayi ve Teknoloji, Çevre ve Şehircilik,
Enerji ve Tabii Kaynaklar, Gıda, Tarım ve Hayvancılık, Kalkınma, Millî Eğitim
ile Sağlık bakanlıklarından ilgili birer genel müdür.
c) Yükseköğretim Kurulu Başkanlığından bir yürütme kurulu
üyesi, Devlet Personel Başkanlığından bir başkan yardımcısı.
ç) İşveren, işçi ve kamu görevlileri sendikaları üst
kuruluşlarının en fazla üyeye sahip ilk üçünden, Türkiye Odalar ve Borsalar
Birliğinden, Türkiye Esnaf ve Sanatkârları Konfederasyonundan, Türk Tabipleri
Birliğinden, Türk Mühendis ve Mimar Odaları Birliğinden ve Türkiye Ziraat
Odaları Birliğinden konuyla ilgili veya görevli birer yönetim kurulu üyesi.
d) İhtiyaç duyulması hâlinde İş Sağlığı ve Güvenliği
Genel Müdürünün teklifi ve Konseyin kararı ile belirlenen, iş sağlığı ve
güvenliği konusunda faaliyet gösteren kurum veya kuruluşlardan en fazla iki
temsilci.
“(3) İkinci fıkranın (d) bendi kapsamında
belirlenen Konsey üyeleri, iki yıl için seçilir ve üst üste iki olağan
toplantıya katılmaz ise ilgili kurum veya kuruluşun üyeliği sona erer.”
“(4) Konseyin sekretaryası, İş Sağlığı ve Güvenliği
Genel Müdürlüğünce yürütülür.”
“(5) Konsey, toplantıya katılanların salt çoğunluğu
ile karar verir. Oyların eşitliği hâlinde başkanın oyu kararı belirler.
Çekimser oy kullanılamaz.”
“(6) Konsey yılda iki defa olağan toplanır.
Başkanın veya üyelerin üçte birinin teklifi ile olağanüstü olarak da
toplanabilir.”
“(7) Konseyin çalışma usul ve esasları Bakanlık
tarafından belirlenir.”
2. (c) bendiyle
6331 sayılı Kanun’un 37. maddesinden sonra gelmek üzere eklenen ek 1. maddesi
şöyledir:
“EK MADDE 1 – (Ek: 2/7/2018-KHK-703/210 md.)
(1) Mevzuatta Ulusal İş Sağlığı ve Güvenliği
Konseyine yapılmış olan atıflar, Cumhurbaşkanınca belirlenen kurul veya mercie
yapılmış sayılır.”
Z. Geçici 5.
maddesi şöyledir
“Türkiye ve Orta-Doğu Amme İdaresi Enstitüsünün
devri
GEÇİCİ MADDE 5- (1) Bu maddenin yürürlüğe girdiği tarihte
kapatılan Türkiye ve Orta-Doğu Amme İdaresi Enstitüsünün teşkilatı, ilgili yılı
bütçe ödenekleri, bütçedeki ödeneklerin tahakkuka bağlanma yetkisi, her türlü
araç ve gereci, her türlü taşınır ve taşınmazlarıyla birlikte mal varlığı, her
türlü alacak ve hakları ile borç ve yükümlülükleri, belge ve evrakı
Yükseköğretim Kuruluna devredilmiş sayılır. Yükseköğretim Kurulu, bunları
belirleyeceği bir yükseköğretim kurumuna üç ay içinde devreder.
(2) Yükseköğretim Kurulu Başkanlığı, Türkiye ve
Orta-Doğu Amme İdaresi Enstitüsü personelinden akademik kadroda bulunanlar
hakkında, durumlarına uygun akademik unvanlı kadrolara atanmak üzere tespit
edeceği yükseköğretim kurumlarına bu maddenin yürürlüğe girdiği tarihten
itibaren iki ay içinde atama teklifi yapar ve bu teklifi izleyen bir ay içinde
atama işlemleri tamamlanır. Bu fıkra kapsamında yükseköğretim kurumlarına
ataması yapılan akademik personelin kadroları, başka bir işleme gerek
kalmaksızın atama işleminin tamamlandığı tarih itibarıyla ihdas edilerek genel
kadro usulü hakkında ilgili Cumhurbaşkanlığı kararnamesine ekli cetvellerin
ilgili yükseköğretim kurumlarına ait bölümlerine eklenmiş sayılır. Bu fıkra
kapsamında bulunanların mali ve sosyal hakları, atama işlemleri tamamlanıncaya
kadar atanmadan önce tabi oldukları hükümlere göre ödenir.
(3) Devlet Personel Başkanlığı, Türkiye ve
Orta-Doğu Amme İdaresi Enstitüsü personelinden idari kadrolarda bulunanlar
hakkında, kazanılmış hak aylık ve derecelerine uygun bir kadroya atanmak üzere,
tespit edeceği kurum ve kuruluşlara bu maddenin yayımlandığı tarihten itibaren
iki ay içinde atama teklifi yapar ve bu teklifi izleyen bir ay içinde atama işlemleri tamamlanır. Bu fıkra kapsamında kamu
kurum ve kuruluşlarına ataması yapılan idari personelin kadroları, başka bir
işleme gerek kalmaksızın atama işleminin tamamlandığı tarih itibarıyla ihdas
edilerek genel kadro ve usulüne ilişkin Cumhurbaşkanlığı kararnamesinin eki
cetvellerin ilgili kamu kurum ve kuruluşuna ait bölümüne eklenmiş sayılır. Bu
fıkra kapsamında bulunanların mali ve sosyal hakları, atama işlemleri
tamamlanıncaya kadar atanmadan önce tabi oldukları hükümlere göre ödenir.
(4) Kapatılan Türkiye ve Orta-Doğu Amme İdaresi
Enstitüsünde bu maddenin yürürlüğe girdiği tarih itibarıyla öğrenim görmekte
olan öğrenciler, Yükseköğretim Kurulu taratindan iki ay içinde öğrenim
gördükleri alanla ilgili bir yükseköğretim kurumuna yerleştirilir. Bu şekilde
yerleştirilen öğrenciler, mezun oluncaya kadar Türkiye ve Orta-Doğu Amme
idaresi Enstitüsüne ödemeleri gereken ücretleri ilgili üniversiteye ödemeye
devam ederler.
(5) Birinci, ikinci ve dördüncü fıkraların
uygulanması ile ilgili olarak usul ve esasları belirlemeye, uygulamayı
yönlendirmeye, her türlü tedbiri almaya ve ortaya çıkabilecek tereddütleri
gidermeye Yükseköğretim Kurulu görevli ve yetkilidir. Anılan görev ve yetki,
üçüncü fıkra bakımından Devlet Personel Başkanlığına aittir.”
AA. Geçici 6.
maddesi şöyledir:
“TÜBİTAK başkan yardımcıları
GEÇİCİ MADDE 6- (1) Bu maddenin yürürlüğe girdiği tarihte
TÜBİTAK başkan yardımcıları ile Bilim Kurulu üyelerinin görevleri sona erer.”
BB. Geçici 12.
maddesi şöyledir:
“GEÇİCİ
MADDE 12- (1) Bu Kanun Hükmünde Kararnamenin yürürlüğe girdiği tarihte
Türkiye Adalet Akademisinde; Başkan, Başkan Yardımcıları, Daire Başkanları,
Genel Kurul, Yönetim Kurulu ve Denetim Kumlu üyeleri, Eğitim Merkezi Müdürü ve
müdür yardımcıları, mülga 4954 sayılı Kanunun 23 üncü maddesi uyarınca
görevlendirilen hâkim ve savcılar ile diğer personelin görevleri sona erer.
Başkan ve Başkan Yardımcısı kadrosunda bulunanlardan kamu kurum ve
kuruluşlarından atananlar bu Kanun Hükmünde Kararnamenin yayımı tarihinde
hiçbir işleme gerek olmaksızın kadrolarının bulunduğu yerlerde göreve
başlarlar. Kadrosu Akademide bulunan hâkim ve savcılar, Hâkimler ve Savcılar
Kurulu tarafından; diğer
personel ise Adalet Bakanlığı tarafından görevlerinin sona erdiği tarihten
itibaren on beş gün içinde durumlarına uygun kazanılmış hak aylık
derecelerindeki başka bir göreve atanırlar. Geçici olarak görevlendirilen hâkim
ve savcılar ile diğer personel, bu Kanun Hükmünde Kararnamenin yayımı tarihinde
hiçbir işleme gerek olmaksızın kadrolarının bulunduğu yerlerde göreve
başlarlar.
(2) Bu Kanun Hükmünde Kararnamenin yürürlüğe
girdiği tarihten önce adli veya idari yargıda hâkim ve savcı adaylığına
atananlardan meslek öncesi eğitimlerini tamamlayan adayların yazılı ve sözlü
sınavlarının yapılması hariç; Hâkim ve Savcı Eğitim Merkezi organları
oluşturuluncaya kadar Akademi tarafından yapılması gereken görev ve hizmetler,
Adalet Bakanlığı Eğitim Dairesi Başkanlığı tarafından yürütülür.
(3) Bu Kanun Hükmünde Kararnamenin yürürlüğe
girdiği tarih itibarıyla yürürlükte bulunan Başkanlık, Yönetim Kurulu ve Genel
Kurul kararlan ile yönetmeliklerin bu yönde yeni bir karar alınıncaya veya
düzenleme yapılıncaya kadar bu kararnameye aykırı olmayan hükümlerinin
uygulanmasına devam olunur.
(4) Bu Kanun Hükmünde Kararnameyle kapatılan
Türkiye Adalet Akademisine ait her türlü taşınır, taşıt, araç, gereç ve
malzeme, her türlü borç ve alacaklar, hak ve yükümlülükler, yazılı ve
elektronik ortamdaki her türlü kayıtlar ve dokümanlar bu Kanun Hükmünde
Kararnamenin yürürlüğe girdiği tarihte hiçbir işleme gerek kalmaksızın Adalet
Bakanlığına devredilmiş sayılır. Mülkiyeti Hazineye ait veya Devletin hüküm ve
tasarrufu altında olup bu Kanun Hükmünde Kararname ile kapatılan Akademiye
tahsis edilmiş taşınmazlar hiçbir işleme gerek kalmaksızın tahsis amacında
kullanılmak üzere Adalet Bakanlığına tahsis edilmiş sayılır.
(5) Bu Kanun Hükmünde Kararname ile kapatılan
Akademi tarafından yapılmış olan sözleşmelere, Adalet Bakanlığı halef olur.
Akademinin leh ve aleyhine açılmış davalar ve icra takiplerinde Adalet Bakanlığı
kendiliğinden taraf sıfatını kazanır.
(6) 7066 sayılı 2018 Yılı Merkezi Yönetim Bütçe
Kanununa istinaden Adalet Akademisine tahsis edilen ödeneklerin kullanılmayan
kısmı bu Kanun Hükmünde Kararnamenin yürürlüğe girdiği tarihte hiçbir işleme
gerek kalmaksızın Adalet Bakanlığına devredilmiş sayılır. Akademinin elinde
bulunan nakit ve benzeri değerler aynı tarih itibarıyla genel bütçeye gelir
kaydedilmek üzere Adalet Bakanlığı merkez muhasebe birimi hesabına aktarılır.
(7) Bu Kararnamenin yürürlüğe girdiği tarihten önce
adli veya idari yargıda hakim ve savcı adaylığına atananlardan meslek öncesi
eğitimlerini tamamlayan adayların yazılı ve sözlü sınavları, Bakanlık Teftiş
Kumlu Başkanı, Ceza İşleri, Hukuk ve Mevzuat ile Personel genel müdürleri ve Eğitim
Dairesi Başkanından oluşan sınav kurulu tarafından yapılır. Sözlü sınavda
Kurula; Adalet Bakanının uygun gördüğü kurul üyesi başkanlık eder.
(8) Yedinci fıkra uyarınca yapılacak yazılı ve
sözlü sınavlarla ilgili iş ve işlemler Bakanlık Personel Genel Müdürlüğü
tarafından yürütülür.
(9) Türkiye Adalet Akademisinin kapatılması ve
Adalet Bakanlığının teşkilatlanması sebebiyle gerçekleştirilen, kapatma, devir,
personel geçişi ve nakli, diğer geçiş işlemleri ile kadro, demirbaş devri ve
benzeri hususlara ilişkin olarak ortaya çıkabilecek tereddütleri gidermeye
Adalet Bakanı yetkilidir.”
II. ESASIN İNCELENMESİ
1. Dava dilekçesi
ve ekleri, Raportörler Fatih ŞAHİN ve Gülbin AYNUR tarafından hazırlanan işin
esasına ilişkin rapor, dava konusu KHK kuralları ile dayanılan ve ilgili
görülen Anayasa kuralları ile bunların gerekçeleri okunup incelendikten sonra
gereği görüşülüp düşünüldü:
A. KHK’ların Yargısal
Denetimi ile 6771 Sayılı Kanun’la Yapılan Anayasa Değişikliğinin
Yargısal Denetime Etkileri Hakkında Genel Açıklama
2. Türkiye Büyük Millet Meclisinin (TBMM) daha önceki
hükûmet sisteminde yer alan Bakanlar Kuruluna KHK çıkarma yetkisi
verebileceğini hükme bağlayan ve KHK’ların hukuksal rejimini düzenleyen
Anayasa’nın 91. maddesi 21/1/2017 tarihli ve 6771 sayılı Türkiye Cumhuriyeti
Anayasasında Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun’un 9/7/2018 tarihinde yürürlüğe
giren 16. maddesiyle yürürlükten kaldırılmış böylece KHK çıkarılabilme imkânına
anayasal olarak son verilmiştir.
3. Buna karşılık 6771 sayılı Kanun’la Anayasa’ya eklenen
geçici 21. maddenin (F) fıkrasının birinci cümlesinde “Bu Kanunun yürürlüğe
girdiği tarihte yürürlükte bulunan kanun hükmünde kararnameler, tüzükler,
Başbakanlık ve Bakanlar Kurulu tarafından çıkarılan yönetmelikler ile diğer
düzenleyici işlemler yürürlükten kaldırılmadıkça geçerliliğini sürdürür.” denilmek
suretiyle Anayasa’nın 91. maddesinin yürürlükten kaldırılma tarihine kadar
çıkarılmış ve yürürlükte bulunan KHK’ların geçerliliklerini sürdürmeye devam
edeceği hükme bağlanmıştır.
4. Anılan fıkranın ikinci cümlesinde ise “Yürürlükte
bulunan kanun hükmünde kararnameler hakkında 152 nci ve 153 üncü maddelerin
uygulanmasına devam olunur.” hükmüne yer verilmiştir. Söz konusu cümlede
Anayasa’nın KHK’ların iptal davası yoluyla Anayasa’ya aykırılığının ileri
sürülebilmesine ilişkin 150. ve 151. maddelerine açıkça yer verilmemiş ise de
anılan hükmü yorumlayan Anayasa Mahkemesi iptal davası yönünden de olağan
KHK’lara ilişkin yargısal denetim yetkisinin devam ettiğini kabul etmiştir
(AYM, E.2018/114, K.2018/91, 25/9/2018, §§ 8, 9).
5. Anayasa’nın 148. maddesinin birinci
fıkrasının 6771 sayılı Kanun’la değiştirilmeden önceki hâlinde, Anayasa
Mahkemesinin KHK’ların Anayasa’ya şekil ve esas bakımlarından uygunluğunu
denetleyeceği hükme bağlanmış ve 2017 yılında yapılan söz konusu Anayasa
değişikliği ile KHK rejimine son verilmeden önce Anayasa Mahkemesi, Anayasa’nın
mülga 91. maddesini ölçü norm alarak bu madde uyarınca KHK’ları yetki kanununa
dayanıp dayanmadığı, yetki kanununun kapsamında olup olmadığı ve yasak alan
içinde kalıp kalmadığı hususlarında denetime tabi tutmuştur. Anayasa’nın geçici
21. maddesinin (F) fıkrasının ikinci cümlesinde KHK’larla ilgili denetim
yetkisinin devamı öngörülmekle birlikte söz konusu denetimde mülga normların
ölçü norm olarak dikkate alınıp alınamayacağı hususunda bir hükme yer
verilmemiştir.
6. Bu bağlamda mülga
normların niteliklerini dikkate alan Anayasa Mahkemesi mevcut KHK’ların
Anayasa’ya uygunluk denetiminde Anayasa’nın mülga 91. maddesinin ölçü norm
olarak dikkate alınmaya devam edilmesi gerektiğine karar vermiştir. Kararda
içerik bakımından Anayasa’ya uygunluk denetiminde Anayasa’nın üstünlüğü ve
bağlayıcılığı ilkesi gereğince kural olarak denetimin yapıldığı tarihte
yürürlükte bulunan normların ölçü norm olarak dikkate alınacağı ancak anayasa
yargısı denetimine tabi bir norm, oluşturulduğu süreçte geçerli olan yetki
kuralları esas alınarak vücut bulduğundan bu unsura ilişkin denetimin
-yürürlükten kalkmış olsa dahi- o tarihteki kurallar esas alınarak yapılması
gerektiği ifade edilmiştir. Geçerliliğini sürdüren ve yetki unsuru bakımından
da anayasal denetime tabi olan KHK’ların çıkarılması sırasındaki anayasal
yetkinin kaynağını ilga edilmiş olsa da Anayasa’nın 91. maddesinin teşkil
ettiği bu itibarla KHK çıkarma yetkisinin Anayasa’ya uygun olarak kullanılıp
kullanılmadığı yönünden yapılacak denetimin ancak söz konusu anayasal yetkinin
tanımlandığı konu yönünden kapsam ve sınırlarının çizildiği normun ölçü
alınması suretiyle gerçekleştirilecek bir inceleme ile mümkün olabileceği
belirtilmiştir (AYM, E.2018/122, K.2020/14, 19/2/2020, §§ 11, 12). Bu
itibarla mevcut KHK’ların Anayasa’nın mülga 91. maddesine uygunluğunun
denetlenmesi gerekir.
7. Anayasa’nın mülga 91. maddesinde düzenlenen KHK’lar
işlevsel yönden yasama işlemi niteliğinde olduğundan bu kuralların yargısal
denetimlerini yapma görev ve yetkisi Anayasa Mahkemesine verilmiştir. Anılan
maddede KHK’ların Anayasa’ya şekil ve esas bakımından uygunluğunun denetlenmesinden
söz edilmekte olup Anayasa’ya uygunluk denetiminin kapsamına KHK’nın yetki
kanunu kapsamında olup olmadığı hususu da girmektedir. Çünkü Anayasa’nın mülga
91. maddesinde Bakanlar Kuruluna ancak yetki kanununda belirtilen sınırlar
içinde KHK çıkarma yetkisinin verilmesi öngörülmüştür. Söz konusu yetkinin
dışına çıkılması, KHK’yı Anayasa’ya aykırı duruma getirir. Dolayısıyla yargısal denetimde KHK’nın yetki kanunu
kapsamında olup olmadığı sorununun da çözümlenmesi gerekir.
8. Dayanaklarını doğrudan doğruya Anayasa’dan alan
olağanüstü hâl KHK’larından farklı olarak olağan dönemlerdeki KHK’ların bir
yetki kanununa dayanması zorunludur. Bu nedenle KHK’lar ile dayandıkları yetki
kanunu arasında çok sıkı bir bağ vardır. KHK’nın yetki kanunu ile olan bağı KHK’yı
aynen ya da değiştirerek kabul eden kanun ile kesilir. KHK’nın Anayasa’ya uygun
bir yetki kanununa dayanması Anayasa’ya uygunluğunun ön koşuludur. Bir yetki
kanununa dayanmadan çıkarılan veya dayandığı yetki kanunu iptal edilen
KHK’ların içeriği Anayasa’ya aykırılık oluşturmasa bile bunların Anayasa’ya
uygunluğundan söz edilemez.
9. KHK’ların Anayasa’ya uygunluk denetimi kanunların
denetiminden farklıdır. Anayasa’nın 11. maddesinde “Kanunlar Anayasaya
aykırı olamaz.” denilmektedir. Bu nedenle kanunların denetiminde, bunların
yalnızca Anayasa’ya uygun olup olmadığı tespit edilir. KHK’lar ise konu, amaç,
kapsam ve ilkeleri yönünden hem dayandıkları yetki kanununa hem de Anayasa’ya
uygun olmak zorundadır.
10. Anayasa’nın mülga 91. maddesinde kimi konuların KHK’larla
düzenlenmesi yasaklanmıştır. Anılan maddenin birinci fıkrasında “...sıkıyönetim
ve olağanüstü haller saklı kalmak üzere, Anayasanın ikinci kısmının birinci ve
ikinci bölümlerinde yer alan temel haklar, kişi hakları ve ödevleri ile
dördüncü bölümde yer alan siyasî haklar ve ödevler kanun hükmünde
kararnamelerle düzenlenemez.” denilmiştir. Keza Anayasa’nın mülga 163.
maddesinde de Bakanlar Kuruluna KHK ile bütçede değişiklik yapmak yetkisi
verilemeyeceği belirtilmiştir. Bu kurallar uyarınca TBMM, Bakanlar Kuruluna
ancak KHK ile düzenlenmesi yasaklanmış alana girmeyen konularda KHK çıkarma
yetkisi verebilir.
11. Bu itibarla Anayasa’ya uygunluk denetimi yapılırken
konu, amaç, kapsam ve ilkeler yönünden dayandıkları yetki kanununa uygun
olmadığı ya da yasak alana giren bir konuda düzenleme yaptığı tespit edilen bir
KHK kuralının Anayasa’nın mülga 91. maddesi uyarınca iptali gerekecektir.
Belirtmek gerekir ki KHK kuralının Anayasa’nın mülga 91. maddesi yönünden
denetimi yapılırken yukarıda belirtilen hususlar bakımından öncelik sonralık
ilişkisi bulunmamaktadır. Belirtilen hususlardan herhangi biri yönünden
aykırılığın tespit edilmesi KHK kuralını Anayasa’ya aykırı kılacaktır.
12. Anayasa’nın herhangi bir maddesinde kanunla
düzenleneceği öngörülen bir konunun Anayasa’nın mülga 91. maddesinin birinci
fıkrasının açıkça yasakladığı hükümler ile ilgisi bulunmadıkça ya da
Anayasa’nın mülga 163. maddesinde olduğu gibi KHK çıkarılamayacağı açıkça
belirtilmedikçe KHK ile düzenlenmesi Anayasa’ya aykırılık oluşturmaz.
13. 6216 sayılı Kanun’un 43. maddesinin (3) numaralı
fıkrasında “Mahkemenin, kanunların, Cumhurbaşkanlığı kararnamelerinin ve
Türkiye Büyük Millet Meclisi İçtüzüğünün Anayasaya aykırılığı hususunda ileri
sürülen gerekçelere dayanma zorunluluğu yoktur. Mahkeme, taleple bağlı kalmak
şartıyla başka gerekçeyle de Anayasaya aykırılık kararı verebilir.”
denilmiştir. Buna göre Mahkeme iptal ve itiraz davalarında yapacağı incelemede
taleple bağlı bulunmaktadır. Dava dilekçesinde KHK’nın tümü ile bazı
maddelerinin iptali talep edilmiştir. Bunun dışında KHK kurallarının her
birinin ayrı ayrı Anayasa’ya aykırılığını ileri süren bir talebe yer
verilmemiştir. Buna göre ayrıca dava konusu kurallar dışında KHK tümü yönünden
incelenmiş; KHK’da düzenlenen her bir kurala ilişkin ayrıca bir inceleme
yapılmamıştır. Dolayısıyla KHK’nın tümü yönünden ulaşılacak sonucun her bir KHK
kuralı yönünden yapılacak inceleme neticesi verilecek kararın sonuçlarını
doğurmayacağının vurgulanması gerekir.
14. Öte yandan, yargısal denetimde bir KHK’nın mülga 91.
maddedeki ölçütler yönünden Anayasa’ya uygun bulunması onun anayasallık
denetiminin tamamlanması için yeterli değildir. Başka bir ifadeyle mülga 91.
maddedeki ölçütler yönünden Anayasa’ya uygun bulunan KHK’ların aynı denetimde
içerik itibarıyla da Anayasa’ya uygun olup olmadığının ayrıca saptanması
gerekir. İleri sürülen gerekçeyle bağlı olmayan Anayasa Mahkemesinin kuralı
içerik yönünden denetlemesi için bu hususta bir Anayasa’ya aykırılık iddiasında
bulunulmuş olması da zorunlu değildir (aynı yöndeki değerlendirme için bkz.
AYM, E.2020/1, K.2020/63, 22/10/2020, §
35).
B. KHK’nın 2. Maddesiyle 4954 Sayılı Kanun’un Yürürlükten
Kaldırılmasının İncelenmesi
1. Genel Açıklama
15. 6771 sayılı Kanun’la Anayasa’nın bazı maddelerinde
değişiklik yapılmıştır. Yapılan değişikliklerle yeni bir hükûmet sistemine
geçilmiş ve buna bağlı olarak Cumhurbaşkanı’nın görev ve yetkileri yeniden
düzenlenmiştir.
16. Anayasa’nın 8. maddesinde, yürütme yetkisi ve
görevinin Cumhurbaşkanı ve Bakanlar Kuruluna ait olduğu ifade edilmekteyken
maddede yapılan değişiklikle Başbakan ve bakanlardan oluşan Bakanlar Kurulu
kaldırılarak yürütme yetkisi ve görevi tek başına Cumhurbaşkanı’na verilmiştir.
Anayasa’da Bakanlar Kuruluna verilen görev ve yetkilere ilişkin maddelerde de
aynı doğrultuda değişiklik yapılarak daha önce Bakanlar Kuruluna ait olan görev
ve yetkilerin Cumhurbaşkanı tarafından yerine getirilmesi öngörülmüştür.
17. Cumhurbaşkanı’nın görev ve yetkilerini yeniden
düzenleyen Anayasa’nın 104. maddesinin birinci fıkrasında yürütme yetkisinin
Cumhurbaşkanı’na ait olduğu ifade edildikten sonra on yedinci fıkrasının
birinci cümlesinde yürütme yetkisine ilişkin konularda Cumhurbaşkanlığı
Kararnamesi (CBK) çıkarma hususunda Cumhurbaşkanı’na genel bir yetki verilmiştir.
Ayrıca Anayasa’nın 104. maddesinin dokuzuncu fıkrasında üst kademe kamu
yöneticilerinin atanmalarına ilişkin usul ve esasların; 106. maddesinin on
birinci fıkrasında bakanlıkların kurulması, kaldırılması, görevleri ve
yetkileri, teşkilat yapısı ile merkez ve taşra teşkilatlarının kurulmasının;
108. maddesinin dördüncü fıkrasında Devlet Denetleme Kurulunun işleyişi,
üyelerinin görev süresi ve diğer özlük işlerinin; 118. maddesinin altıncı
fıkrasında da Millî Güvenlik Kurulu Genel Sekreterliğinin teşkilatı ve
görevlerinin CBK’larla düzenleneceği hüküm altına alınmıştır.
18. Anayasa’nın 123. maddesinin üçüncü fıkrasında kamu
tüzel kişiliğinin ancak kanunla veya kanunun açıkça verdiği yetkiye dayanılarak
kurulması öngörülmekteyken fıkrada yapılan değişiklikle CBK ile de kamu tüzel
kişiliğinin kurulması imkânı getirilmiştir.
19. 6771 sayılı Kanun’la Anayasa’da yapılan değişiklik
kapsamında ayrıca askerî yargı kaldırılarak askerî yargı mercileri kapatılmıştır.
Anılan Kanun’un 16. maddesiyle Anayasa’nın askerî yargıyı düzenleyen 145.
maddesi ile Askerî Yargıtayı ve Askerî Yüksek İdare Mahkemesini düzenleyen 156.
ve 157. maddeleri yürürlükten kaldırılmıştır.
20. Askerî yargının kaldırılmasıyla Anayasa Mahkemesinin
üye yapısı da değişmiş, Anayasa’nın 146. maddesinin birinci fıkrasında Anayasa
Mahkemesinin on yedi üyeden kurulacağı hüküm altına alınmakta iken 6771 sayılı
Kanun’un 16. maddesiyle anılan fıkrada yapılan değişiklikle üye sayısı on beşe düşürülmüştür.
CBK’ların hukuk sistemine girmesini öngören ilgili Anayasa değişikliklerine
koşut olarak Anayasa’nın Anayasa Mahkemesinin görev ve yetkilerini düzenleyen
148. maddesinin birinci fıkrasında da değişikliğe gidilerek CBK’ların şekil ve
esas bakımından Anayasa’ya uygunluğunun denetim görev ve yetkisi de Anayasa
Mahkemesine verilmiştir.
21. 6771 sayılı Kanun’un 17. maddesiyle Anayasa’ya
eklenen geçici 21. maddenin (B) fıkrasında Anayasa’da yapılan değişikliklerin
gerektirdiği kanuni düzenlemelerin TBMM tarafından en geç altı ay içinde
yapılması, CBK’yla düzenleneceği belirtilen değişikliklerin ise
Cumhurbaşkanı’nın göreve başlama tarihinden itibaren en geç altı ay içinde
Cumhurbaşkanı tarafından düzenlenmesi öngörülmüştür.
22. Bu kapsamda 10/5/2018 tarihli ve 7142 sayılı 6771
Sayılı Kanunla Türkiye Cumhuriyeti Anayasasında Yapılan Değişikliklere Uyum
Sağlanması Amacıyla Çeşitli Kanun ve Kanun Hükmünde Kararnamelerde Değişiklik
Yapılması Konusunda Yetki Kanunu’nun “Amaç ve Kapsam” başlıklı 1.
maddesinin (1) numaralı fıkrasına göre 6771 sayılı Kanun’la Anayasa’da yapılan
değişikliklere uyum sağlamak amacıyla belli konularda aynı maddenin (2)
numaralı fıkrasında belirtilen kapsam dâhilinde çeşitli kanun ve KHK’larda
değişiklik yapılması hususunda Bakanlar Kuruluna KHK çıkarma yetkisi
verilmiştir.
23. Anılan Kanun’un 1. maddesinin (1) numaralı
fıkrasının; (a) bendinde kamu kurum ve kuruluşlarının kuruluş, teşkilat, görev
ve yetkilerinin düzenlenmesi, (b) bendinde kanunlar ve KHK’larda yer alan
tüzük, Bakanlar Kurulu, İcra Vekilleri Heyeti, İcra Vekilleri Heyeti kararı,
Bakanlar Kurulu kararı, Bakanlar Kurulu yönetmeliği, hükûmet, başbakan,
başvekil, başbakanlık, başvekâlet, sıkıyönetim, nizamname, kanun tasarısı gibi
bazı ibarelerin değiştirilmesi, yürürlükten kaldırılması veya bu çerçevede
kanunlar ve KHK’larda yer alan ilgili hükümlerin yeniden düzenlenmesi, (c)
bendinde mevcut bağlı, ilgili ve ilişkili kuruluşların bağlılık ve ilgilerinin
yeniden belirlenmesi, (ç) bendinde uygulama imkânı kalmayan kanun ve KHK’ların
yürürlükten kaldırılması, (d) bendinde ise kanun ve KHK’larda yer alan
bakanlıkların, kamu kurum ve kuruluşlarının kurulması, kaldırılması, görevleri,
yetkileri, personeli ve teşkilat yapısı ile merkez ve taşra teşkilatlarının
kurulması ve üst kademe kamu yöneticilerinin atanmaları ile görevlerine son
verilmesine ilişkin usul ve esasların düzenlenmesinin sağlanması,
Cumhurbaşkanı’nın yürütme yetkisine ilişkin hususlara dair hükümlerin
düzenlenmesi ile bu bent kapsamındaki ilgili hükümlerin değiştirilmesi veya
yürürlükten kaldırılması için çeşitli kanun ve KHK’larda değişiklik yapılması
hususunda düzenlemelerde bulunulmak üzere KHK çıkarılması öngörülmüştür.
24. Yetki Kanunu’nun genel gerekçesinde, Anayasa’da
yapılan değişiklikle parlamenter hükûmet sistemi yerine Cumhurbaşkanlığı
hükûmet sistemine geçildiğinden yeni hükûmet sistemine geçiş için yapılan
değişikliklerin ilgili kanunlarda bazı düzenlemelerin yapılmasını gerekli hâle
getirdiği belirtilmiş, bu kapsamda çıkarılacak KHK ile Cumhurbaşkanlığı hükûmet
sisteminin gerektirdiği düzenlemelerin yapılmasının öngörüldüğü ifade
edilmiştir.
25. Bu çerçevede, Anayasa’da yapılan değişikliklere uyum
sağlanması amacıyla bazı kanun ve KHK’larda değişiklik yapılması için dava
konusu 703 sayılı KHK çıkarılmıştır.
26. KHK’nın genel gerekçesinde, Anayasa’da
gerçekleştirilen yeni hükûmet sistemine geçiş için ilgili kanunlarda birtakım
düzenlemelerin yapılmasının zorunlu hâle geldiği ifade edilerek bu KHK ile;
- Yeni hükûmet sisteminde uygulaması kalmayacak olan
tüzük, Bakanlar Kurulu, Başbakan, Başbakanlık, kanun tasarısı gibi ibarelerin
kanun ve KHK metinlerinden çıkarılması,
- Kamu kurum ve kuruluşlarının kurulması, teşkilatlanması
ve üst düzey kamu görevlilerinin atanması hususları CBK ile düzenleneceğinden bu
konulara ilişkin kanun ve KHK’larda yer alan hükümlerin yürürlükten
kaldırılması,
- Başbakanlığın kapatılması ile personel ve varlıklarının
tasfiyesinin düzenlenmesi,
gibi yeni sistemin işleyişinde zorunlu olan hususlarda
Anayasa’ya ve getirdiği yeni hükûmet sistemine terim yönünden ve teknik olarak
uyumun sağlanması amacıyla çeşitli kanun ve KHK’larda değişiklik yapılmasının
amaçlandığı belirtilmiştir.
2. İptal Talebinin Gerekçesi
27. Dava dilekçesinde özetle; Yetki Kanunu ile Anayasa
değişikliklerine uyum sağlama amacına yönelik olarak Bakanlar Kuruluna KHK ile
düzenleme yapma yetkisi tanındığı, dava konusu kuralın Anayasa değişikliklerine
uyum sağlama amacının bulunmadığı bu nedenle Yetki Kanunu kapsamına girmediği
belirtilerek kuralın Anayasa’nın mülga 91. maddesine aykırı olduğu ileri
sürülmüştür.
3. Anayasa’ya Aykırılık Sorunu
28. 23/7/2003 tarihli ve 4954 sayılı Türkiye Adalet
Akademisi Kanunu’nda Türkiye Adalet Akademisinin kuruluşu, görevleri,
organları ve personeline ilişkin hususlar düzenlenmekte iken anılan Kanun dava
konusu kuralla yürürlükten kaldırılmıştır.
29. Yürürlükten kaldırılan Kanun’da, Akademide ders
verecek öğretim elemanlarının alacağı ücret ve Akademide görev yapacak
personelin mali haklarına ilişkin düzenlemeler de yer almaktadır. Bu bağlamda
Kanun’un dava konusu kuralla yürürlükten kaldırılan 22. maddesinin birinci
fıkrasının (b) bendinde Akademide görev yapan öğretim elemanlarına aynı
Kanun’un 38. maddesi hükümlerine göre ders ücreti ödenmesi öngörülmüş, 23.
maddesinin dördüncü fıkrasında da Akademide görevlendirilen personelin aylık,
ek gösterge, tazminat ve diğer mali ve sosyal hak ve yardımlarının kendi kurum,
kuruluş ve kurullarınca ödeneceği düzenlenmiştir.
30. Anayasa’nın mülga 91. maddesinin birinci fıkrasında,
sıkıyönetim ve olağanüstü hâller saklı kalmak üzere Anayasa’nın İkinci
Kısmı’nın Birinci ve İkinci Bölümlerinde yer alan temel haklar, kişi hakları ve
ödevleri ile Dördüncü Bölümü’nde yer alan siyasi haklar ve ödevlerin KHK’larla
düzenlenemeyeceği belirtilmiştir. Buna göre anılan hak ve ödevlerle ilgili bir
kuralın KHK ile düzenlenmesi veya yürürlükten kaldırılması mümkün değildir.
31. Anayasa'nın 35. maddesinin birinci fıkrasında "Herkes,
mülkiyet ve miras haklarına sahiptir." denilmek suretiyle mülkiyet hakkı
güvenceye bağlanmıştır. Anayasa'nın anılan maddesinde güvenceye bağlanan
mülkiyet hakkı, ekonomik değer ifade eden ve parayla değerlendirilebilen her
türlü mal varlığı hakkını kapsamaktadır (AYM, E.2015/39, K.2015/62, 1/7/2015, §
20). Bu bağlamda mülk olarak değerlendirilmesi gerektiğinde kuşku bulunmayan
menkul ve gayrimenkul mallar ile bunların üzerinde tesis edilen sınırlı ayni
haklar ve fikrî hakların yanı sıra icrası kabil olan her türlü alacak da
mülkiyet hakkının kapsamına dâhildir (Mahmut Duran ve diğerleri, B. No:
2014/11441, 1/2/2017, § 60).
32. Anayasa Mahkemesinin norm denetimi ve bireysel
başvuruya ilişkin kararlarında da kişilere ödenmesi öngörülen ücret, maaş,
yaşlılık aylığı, emeklilik ikramiyesi ve kıdem tazminatı gibi ödemeler mülkiyet
hakkı kapsamında değerlendirilmektedir (norm denetimine konu karar için bkz.
AYM, E.2019/50, K. 2019/96, 25/12/2019, § 13; bireysel başvuruya konu kararlar
için bkz. Ayten Yeğenoğlu, B. No: 2015/1685, 23/5/2018, § 32; Naci
Altınbulduk, B. No: 2017/38608, 11/12/2019, § 19; Muzaffer Peker, B.
No: 2016/7192, 7/11/2019, § 30).
33. Buna göre Akademide ders verecek öğretim
elemanlarının ders ücretine ve personelin mali haklarına yönelik düzenlemeler
Anayasa’nın İkinci Kısmı’nın İkinci Bölümü’nde yer alan mülkiyet hakkı
kapsamında yer almaktadır. Dolayısıyla söz konusu düzenlemelerin yer aldığı
4954 sayılı Kanun’un yürürlükten kaldırılmasını öngören kuralın da mülkiyet
hakkına müdahalede bulunduğu açıktır.
34. Bu itibarla kural, Anayasa’nın mülga 91. maddesi uyarınca
KHK ile düzenlenemeyecek yasak alanda kalmaktadır.
35. Açıklanan nedenlerle kural, Anayasa’nın mülga 91.
maddesine aykırıdır. İptali gerekir.
C. KHK’nın 49. Maddesinin;
-(b) Bendiyle 6253 Kanun’un 4. Maddesinin (1) Numaralı
Fıkrasında Yer Alan “ve Milli Saraylardan Sorumlu Genel Sekreter
Yardımcısına” İbaresinin Madde Metninden Çıkarılmasının ve (7) Numaralı
Fıkrasının Yürürlükten Kaldırılmasının,
-(d) Bendiyle 6253 Sayılı Kanun’un 15. Maddesinin (ğ)
Bendinin Yürürlükten Kaldırılmasının,
-(e) Bendiyle 6253 Sayılı Kanun’un 17., 18., ve 19.
Maddelerinin Yürürlükten Kaldırılmasının,
-(ğ) Bendiyle 6253 Sayılı Kanun’un 29. Maddesinin (4)
Numaralı Fıkrasının Yürürlükten Kaldırılmasının,
-(ğ) Bendiyle 6253 Sayılı Kanun’un 29. Maddesinin (6) Numaralı
Fıkrasının (d) Bendinin Yürürlükten Kaldırılmasının ve (b) Bendinde Yer Alan “ve
Milli Saraylardan Sorumlu Genel Sekreter yardımcıları” İbaresinin Madde
Metninden Çıkarılmasının,
-(ğ) Bendiyle 6253 Sayılı Kanun’un 29. Maddesinin (7) ve
(8) Numaralı Fıkralarının Üçüncü Cümleleri ile (9) Numaralı Fıkrasında Yer Alan
“bildirilmek üzere Başbakanlığa” ibaresinin Madde Metninden
Çıkarılmasının,
-(ı) Bendiyle 6253 Sayılı Kanun’un 35. ve 36.
Maddelerinin Yürürlükten Kaldırılmasının,
-(i) Bendiyle 6253 Sayılı Kanun’a Eklenen Geçici 13.
Maddenin,
İncelenmesi
1. İptal Taleplerinin Gerekçesi
36. Dava dilekçesinde özetle; kuralların Anayasa
değişikliklerine uyum sağlama amacıyla herhangi bir ilgisi bulunmadığından
Yetki Kanunu kapsamına girmediği, saltanatın kaldırılarak padişahlık
saraylarının mülkiyetinin millete geçirilmesinin aynı zamanda Cumhuriyet’in
temeli olan ulusal egemenlik ilkesini de temsil ettiği, bu değerlerin korunması
görevini ulus adına ulusal egemenliğin somutlaşma mekânı olan TBMM’nin üstlenmesinin
devletin Cumhuriyet olma niteliğine vurgu yaparak onu sembolize ettiği, dava
konusu kurallarla millî sarayların TBMM bünyesinden alınarak Cumhurbaşkanlığına
bağlanmasının bu sembolik değerin yok sayılması anlamına geldiği, bu durumun
devletin Cumhuriyet olma niteliğine aykırılık oluşturduğu belirtilerek
kuralların Anayasa’nın 1., 6. ve mülga 91. maddelerine aykırı olduğu ileri
sürülmüştür.
2. Anayasa’ya Aykırılık Sorunu
37. 6253 sayılı Kanun TBMM idari teşkilatının kuruluşunu,
görev ve yetkilerini düzenlemektedir.
38. Kanun’un 3. maddesinin (1) numaralı fıkrasının (h)
bendinde, “TBMM yönetiminde bulunan saray, köşk ve kasırlar ile bunlara
bağlı taşınır ve taşınmaz kültür varlıklarının tespitini, tasnifini, periyodik
bakımını, muhafazasını, restorasyonunu ve tanıtımını yapmak.” TBMM idari
teşkilatının görevleri arasında sayılmış ve bu görevleri yerine getirmek üzere
TBMM idari teşkilatında Millî Saraylardan Sorumlu Genel Sekreter Yardımcılığı
birimi oluşturulmuştur.
39. 703 sayılı KHK ile TBMM’nin millî saraylarla ilgili
görev ve yetkileri kaldırılmıştır. Buna koşut olarak dava konusu kurallarla
6253 sayılı Kanun’un TBMM’nin millî saraylarla ilgili görev ve yetkilerini
yerine getiren hizmet birimi olan Millî Saraylardan Sorumlu Genel Sekreter
Yardımcılığını düzenleyen hükümleri yürürlükten kaldırılmıştır.
40. Bu çerçevede dava konusu kurallarla;
- Millî Saraylardan Sorumlu Genel Sekreter Yardımcısı
kadrosu kaldırılmış, adı geçen Genel Sekreter Yardımcısına bağlı birimler olan
Müzecilik ve Tanıtım Başkanlığı, Restorasyon ve Teknik Uygulamalar Başkanlığı
ile İdari ve Mali İşler Başkanlığı da lağvedilmiştir.
- Adı geçen Başkanlıkların görevlerini düzenleyen 6253
sayılı Kanun’un 17., 18. ve 19. maddeleri yürürlükten kaldırılmıştır.
- Millî Saraylardan Sorumlu Genel Sekreter Yardımcılığı
ile Genel Sekreter Yardımcısına bağlı birimlerin başkanlıklarına atanma
kriterlerini düzenleyen hükümler yürürlükten kaldırılmıştır.
- Millî Saraylarla ilgili restorasyon ve onarımların 4734
sayılı Kanun hükümlerine tabi olmayacağına yönelik hüküm yürürlükten
kaldırılmıştır.
- Millî Saraylardan Sorumlu Genel Sekreter Yardımcısına
bağlı birimlerde çalışacak kişilere yönelik düzenlemeler yürürlükten
kaldırılmıştır.
- Kanun’un 15. maddesinin (1) numaralı
fıkrasının (ğ) bendinde Kurtuluş Savaşı Müzesinde tüm müzecilik hizmetlerini
yerine getirmek, Müzenin ulusal ve uluslararası tanıtımını yapmak veya
yaptırmak ve bu amaçla faaliyetlerde bulunmak, ilgili kuruluşlarla kültürel
alanlarda iş birliği yapmak, Müzenin onarım, restorasyon, teşhir ve müzecilikle
ilgili diğer teknik hizmetlerini gerektiğinde Millî Saraylardan Sorumlu Genel
Sekreter Yardımcılığına bağlı başkanlıklarla birlikte yürütmek Basın, Yayın ve
Halkla İlişkiler Başkanlığının görevleri arasında sayılmaktayken dava konusu
kuralla anılan bent yürürlükten kaldırılmıştır.
- Kanun’un 35. maddesinde TBMM’ye bağlı saray, köşk,
kasır, müze ve fabrikalardan sağlanan her türlü gelir ile bunların bakım ve
onarımı için yapılan şartlı bağışlar ve yardımların muhasebeleştirilmesi ve harcanmasına
ilişkin usul ve esaslar düzenlenmekte iken dava konusu kuralla anılan madde
yürürlükten kaldırılmıştır.
41. Kanun’a dava konusu kuralla eklenen geçici 13.
maddenin (1) numaralı fıkrasında maddenin yürürlüğe girdiği tarihte Millî
Saraylardan Sorumlu Genel Sekreter Yardımcılığına bağlı birimlere tahsis edilen
her türlü taşınır, taşıt, araç, gereç ve malzeme, borç ve alacaklar, hak ve
yükümlülüklerin bu maddenin yürürlüğe girdiği tarih itibarıyla CBK hükümlerine
göre bünyesinde düzenlendiği kamu kurum ve kuruluşuna ilgili CBK’nın yürürlüğe
girdiği tarih itibarıyla başka hiçbir işleme gerek kalmaksızın devredilmiş
sayılacağı belirtilmiş ve buna ilişkin esaslar düzenlenmiştir. Maddenin (2) ve
(3) numaralı fıkralarında Millî Saraylardan Sorumlu Genel Sekreter Yardımcısı
ile buna bağlı birimlerde başkan ünvanlı kadrolarda bulunanlar ile diğer
personelin görevlerinin bu maddenin yürürlüğe girdiği tarihte sona ereceği, söz
konusu personelin TBMM idari teşkilatında durumlarına uygun kadrolara bir ay
içinde atanacakları ifade edilmiştir. Maddenin (4) numaralı fıkrasında bu madde
uyarınca atanan personelin özlük ve mali hakları düzenlenmiş, (5) numaralı
fıkrasında da maddenin uygulanmasına ilişkin hususlarda ortaya çıkabilecek
tereddütleri giderme ve sorunları çözme yetkisinin Millî Saraylardan Sorumlu
Genel Sekreter Yardımcılığına bağlı birimlerin ve/veya bunların görevlerinin
ilgili CBK hükümlerine göre bünyesinde yeniden düzenlendiği ilgili kurumun üst
yöneticisine ait olduğu hüküm altına alınmıştır.
42. Daha önce de ifade edildiği üzere 703 sayılı KHK’nın
dayanağı olan 7142 sayılı Kanun’un “Amaç ve Kapsam” başlıklı 1.
maddesinin (1) numaralı fıkrasına göre 6771 sayılı Kanun’la Anayasa’da yapılan
değişikliklere uyum sağlamak amacıyla aynı maddenin (2) numaralı fıkrasında
belirtilen kapsam dâhilinde çeşitli kanun ve KHK’larda değişiklik yapılması
hususunda Bakanlar Kuruluna KHK çıkarma yetkisi verilmiştir.
43. Anılan Kanun’un 1. maddesinin (1) numaralı
fıkrasının; (a) bendinde kamu kurum ve kuruluşlarının kuruluş, teşkilat, görev
ve yetkilerinin düzenlenmesi için çeşitli kanun ve KHK’larda değişiklik
yapılması hususunda düzenlemelerde bulunulmak üzere KHK çıkarılması
öngörülmüştür. Bu açıdan bakıldığında TBMM’nin millî saraylarla ilgili görev ve
yetkilerini yerine getiren hizmet birimi olan Millî Saraylardan Sorumlu Genel
Sekreter Yardımcılığını düzenleyen hükümleri yürürlükten kaldıran kuralların
7142 sayılı Kanun’un (1) numaralı fıkrasının (a) bendi uyarınca “kamu kurum
ve kuruluşlarının kuruluş, teşkilat, görev ve yetkilerinin düzenlenmesi,”
kapsamında olduğu anlaşılmaktadır.
44. Ancak söz konusu kuralın Yetki Kanunu kapsamında
olduğunun söylenebilmesi için aynı zamanda Anayasa değişikliklerine uyum
sağlama amacına da yönelik olması gerekmektedir (benzer yöndeki
değerlendirme için bkz. AYM, E.2018/115, K.2020/81, 30/12/2020, § 21).
45. Yukarıda ayrıntılı şekilde açıklandığı üzere 6771
sayılı Kanun’la Anayasa’nın bazı maddelerinde değişiklik yapılarak yeni bir
hükûmet sistemine geçilmiş ve buna bağlı olarak Cumhurbaşkanı’nın görev ve
yetkileri yeniden düzenlenmiştir. Bu kapsamda Cumhurbaşkanı’na yürütme
yetkisine ilişkin konularda, üst kademe kamu yöneticilerinin atanmalarına
ilişkin usul ve esasların belirlenmesinde, bakanlıkların kurulması,
kaldırılması, görevleri ve yetkileri, teşkilat yapısı ile merkez ve taşra
teşkilatlarının kurulmasına ilişkin hususlarda CBK ile düzenleme yapma yetkisi
tanınmıştır. Ayrıca kamu tüzel kişiliğinin CBK ile de kurulması mümkün
kılınmıştır.
46. Bu açıdan bakıldığında 6253 sayılı Kanun’un TBMM’nin
millî saraylarla ilgili görev ve yetkilerini yerine getiren hizmet birimi olan
Millî Saraylardan Sorumlu Genel Sekreter Yardımcılığını düzenleyen hükümlerini
yürürlükten kaldıran kuralların bir önceki başlık altında sayılan 6771 sayılı
Kanun ile Anayasa’da yapılan değişikliklerle ilgisi kurulamamıştır. Başka bir
ifadeyle dava konusu kuralların 7142 sayılı Kanun’un 1. maddesinin (1) numaralı
fıkrasında belirtilen Anayasa’da yapılan değişikliklere uyum sağlamak amacı
kapsamında olmadığı görülmektedir. Dolayısıyla Anayasa değişikliklerine uyum
sağlama amacıyla ilgisi bulunmayan kural Yetki Kanunu kapsamında değildir.
47. Açıklanan nedenlerle kurallar, Anayasa’nın mülga 91.
maddesine aykırıdır. İptalleri gerekir.
Kurallar Anayasa’nın mülga 91. maddesine aykırı görülerek
iptal edildiğinden Anayasa’nın 1. ve 6. maddeleri yönünden ayrıca
incelenmemiştir.
Ç. KHK’nın 51. Maddesinin;
1. (a) Bendiyle 2863 Sayılı Kanun’un 10. Maddesinin İkinci
Fıkrasının Değiştirilen Birinci Cümlesinin İncelenmesi
a. İptal Talebinin Gerekçesi
48. Dava dilekçesinde özetle; kuralın Anayasa
değişikliklerine uyum sağlama amacıyla herhangi bir ilgisi bulunmadığından
Yetki Kanunu kapsamına girmediği, kuralla Cumhurbaşkanlığı ve TBMM’nin idare ve
kontrolündeki kültür ve tabiat varlıklarının koruma kurullarının yetki
alanından çıkarıldığı, düzenlemenin kamu yararı amacıyla değil bu varlıklar
üzerinde koruma kurulu denetimi olmadan tasarrufta bulunulabilmesi amacıyla
ihdas edildiği belirtilerek kuralın Anayasa’nın 63. ve mülga 91. maddelerine
aykırı olduğu ileri sürülmüştür.
b. Anayasa’ya Aykırılık Sorunu
49. 2863 sayılı Kanun’un 10. maddesi koruma altına
alınması gereken kültür ve tabiat varlıklarının korunmasıyla ilgili yetkili
olan birimleri ve koruma yöntemlerine ilişkin hususları düzenlemektedir.
50. Maddenin birinci fıkrasında kimin mülkiyetinde veya
idaresinde olursa olsun, taşınmaz kültür ve tabiat varlıklarının korunmasını
sağlamak için gerekli tedbirleri almak, aldırmak ve bunların her türlü
denetimini yapmak veya kamu kurum ve kuruluşları ile belediyeler ve valiliklere
yaptırmak görevinin Kültür ve Turizm Bakanlığına ait olduğu belirtilmiştir.
Maddenin devamı fıkralarında da kamu kurum ve kuruluşlarının kontrolünde
bulunan kültür ve tabiat varlıklarının korunmasına ilişkin usul ve esaslar
düzenlenmiştir.
51. Maddenin ikinci fıkrasının birinci cümlesinde
TBMM’nin idare ve kontrolünde bulunan kültür ve tabiat varlıklarının
korunmasının kendileri tarafından yerine getirileceği hükmü yer almakta iken
anılan cümle dava konusu kuralla “Cumhurbaşkanlığı ve Türkiye Büyük Millet
Meclisinin idare ve kontrolünde bulunan kültür ve tabiat varlıklarının
korunması, kendileri tarafından yerine getirilir.” şeklinde değiştirilmiştir.
52. Kuralın 7142 sayılı Kanun’un (1) numaralı fıkrasının
(a) bendi uyarınca “kamu kurum ve kuruluşlarının kuruluş, teşkilat, görev ve
yetkilerinin düzenlenmesi,” kapsamında olduğu anlaşılmaktadır. Ancak
kuralın 6771 sayılı Kanun ile Anayasa’da yapılan değişikliklerle ilgisi
kurulamamıştır. Dolayısıyla kural 7142 sayılı Kanun’un 1. maddesinin (1)
numaralı fıkrasında belirtilen Anayasa’da yapılan değişikliklere uyum sağlamak
amacı taşımadığından Anayasa’nın mülga 91. maddesi uyarınca verilen KHK çıkarma
yetkisinin amaç ve kapsamı içinde değerlendirilmemektedir.
53. Açıklanan nedenlerle kural, Anayasa’nın mülga 91.
maddesine aykırıdır. İptali gerekir.
Kural Anayasa’nın mülga 91. maddesine aykırı görülerek
iptal edildiğinden Anayasa’nın 63. maddesi yönünden ayrıca incelenmemiştir.
2. (c) Bendiyle 2863 Sayılı Kanun’a Eklenen;
a. Ek 7. Maddenin İncelenmesi
i. İptal Talebinin Gerekçesi
54. Dava dilekçesinde, kuralın Anayasa değişikliklerine
uyum sağlama amacıyla herhangi bir ilgisi bulunmadığından Yetki Kanunu
kapsamına girmediği belirtilerek Anayasa’nın mülga 91. maddesine aykırı olduğu
ileri sürülmüştür.
ii. Anayasa’ya Aykırılık Sorunu
55. 2863 sayılı Kanun’a dava konusu kuralla eklenen ek 7.
maddede Cumhurbaşkanlığına bağlı saray, köşk, kasır ve müzelerden sağlanan her
türlü gelir ile bunların bakım ve onarımı için yapılan şartlı bağışlar ve
yardımların muhasebeleştirilmesi ve kullanımına ilişkin usul ve esaslar
düzenlenmiştir.
56. Maddenin birinci cümlesinde Cumhurbaşkanlığına bağlı
saray, köşk, kasır ve müzelerden sağlanan her türlü gelir ile bunların bakım ve
onarımı için yapılan şartlı bağışların Cumhurbaşkanlığı adına bir kamu
bankasında açılacak hesaba yatırılacağı belirtilmiş, ikinci ve üçüncü
cümlelerinde bu hesapta toplanan tutarların nemalandırılabileceği, hesapta
toplanan tutardan doğrudan hiçbir harcama yapılamayacağı ifade edilmiştir.
57. Maddenin dördüncü, beşinci ve altıncı cümlelerinde
hesapta biriken tutarların muhasebeleştirilmesine ilişkin hususlar
düzenlenmiştir. Anılan cümlelere göre, hesapta biriken tutardan gerekli görülen
miktar bütçeye özel gelir kaydedilecektir. Özel gelir kaydedilen bu tutar
Cumhurbaşkanlığına bağlı saray, köşk, kasır ve müzelerin bakım, onarım,
muhafaza ve işletilmesinde kullanılmak üzere Cumhurbaşkanlığı bütçesinin mevcut
ya da yeni açılacak tertiplerine özel ödenek kaydedilecek, kaydedilen özel
ödeneklerden kullanılmayan kısımlar ertesi yıla devren gelir ve özel ödenek
kaydedilecektir.
58. Maddenin yedinci cümlesinde ise gelirleri özel ödenek
kaydedilen işletmeler kurumlar vergisinden muaf tutulmuştur.
59. Kuralla, 7142 sayılı Kanun’da belirtildiği şekilde
bakanlıkların, kamu kurum ve kuruluşlarının kuruluş, teşkilat, görev ve
yetkileri ile personeline ilişkin usul ve esasların ya da Cumhurbaşkanı’nın
yürütme yetkisine ilişkin hususların düzenlenmesine veya bu çerçevede kanunlar
ve KHK’larda yer alan ilgili hükümlerin değiştirilmesine, yürürlükten
kaldırılmasına ilişkin bir düzenleme öngörülmemektedir. Kural, kanunlar ve
KHK’larda yer alan ve yeni sistemle uyumlu olmayan tüzük, Bakanlar Kurulu,
başbakan gibi bazı ibarelerin değiştirilmesi, yürürlükten kaldırılması veya bu
çerçevede kanunlar ve KHK’larda yer alan ilgili hükümlerin yeniden
düzenlenmesine ilişkin de değildir.
60. Bu itibarla Millî Saraylar İdaresi Başkanlığının özel
gelirlerini düzenleyen ve bu gelirlerin genel bütçeye özel gelir olarak
kaydedilerek harcanmasını öngören kural, 7142 sayılı Kanun’un 1. maddesinin (1)
numaralı fıkrasının (a) ila (d) bentlerinde belirtilen konulara yönelik bir düzenleme
içermediğinden Yetki Kanunu kapsamında değildir.
61. Açıklanan nedenlerle kural, Anayasa’nın mülga 91.
maddesine aykırıdır. İptali gerekir.
b. Ek 8. Maddenin İncelenmesi
i. İptal Talebinin Gerekçesi
62. Dava dilekçesinde özetle; kuralın Anayasa değişikliklerine
uyum sağlama amacıyla herhangi bir ilgisi bulunmadığından Yetki Kanunu
kapsamına girmediği, Cumhurbaşkanlığının kendi sorumluluk alanındaki tarihî
bina ve objelerin onarım, restorasyon ve çevre düzenlemeleri konusunda yapacağı
tüm mal ve hizmet alımlarının dava konusu kuralla 4734 sayılı Kanun kapsamından
çıkarılarak ihalelerin hangi esaslara göre yapılacağının yine Cumhurbaşkanınca
belirlenmesinin keyfîliğe sebebiyet vereceği belirtilerek kuralın Anayasa’nın
2. ve mülga 91. maddelerine aykırı olduğu ileri sürülmüştür.
ii. Anayasa’ya Aykırılık Sorunu
63. 2863 sayılı Kanun’a dava konusu kuralla eklenen ek 8.
maddede Cumhurbaşkanlığının sorumluluğundaki tarihî bina ve objelerin
onarımları ve restorasyonları ile çevre düzenlemesine ilişkin mal ve hizmet
alımları ile münhasıran özel ihtisas gerektiren konularda Cumhurbaşkanlığınca
mütalaa ve hukuki hizmet satın alma işlerinin 4734 sayılı Kanun hükümlerine
tabi olmaksızın Cumhurbaşkanlığınca belirlenecek usul ve esaslar çerçevesinde
gerçekleştirileceği hüküm altına alınmıştır.
64. KHK’nın 51. maddesinin (c) bendiyle 2863 sayılı
Kanun’a eklenen ek 7. maddeye ilişkin gerekçeler dava konusu kural bakımından
da geçerlidir.
65. Bu itibarla Millî sarayların Cumhurbaşkanlığına devredilmesine
koşut olarak, devredilen tarihî bina ve objelerin onarımları ve restorasyonları
ile çevre düzenlemesine ilişkin mal ve hizmet alımları ile münhasıran özel
ihtisas gerektiren konularda Cumhurbaşkanlığınca mütalaa ve hukuki hizmet satın
alma işlerinin 4734 sayılı Kanun kapsamı dışına çıkarılmasını öngören kural,
7142 sayılı Kanun’un 1. maddesinin (1) numaralı fıkrasının (a) ila (d)
bentlerinde belirtilen konulara yönelik bir düzenleme içermediğinden Yetki
Kanunu kapsamında değildir.
66. Açıklanan nedenlerle kural, Anayasa’nın mülga 91.
maddesine aykırıdır. İptali gerekir.
Kural, Anayasa’nın mülga 91. maddesine aykırı görülerek
iptal edildiğinden Anayasa’nın 2. maddesi yönünden ayrıca incelenmemiştir.
D. KHK’nın 61. Maddesinin;
1. (b) Bendiyle;
a. 2659 Sayılı Kanun’un 17. Maddesinin “Morg İhtisas
Dairesinin Görevleri” Şeklindeki Başlığının “Kimsesiz cesetler”
Olarak Değiştirilmesinin İncelenmesi
67. 2659 sayılı Kanun’un 17. maddesinin başlığı “Morg
İhtisas Dairesinin Görevleri” şeklinde iken dava konusu kuralla “Kimsesiz
Cesetler” şeklinde değiştirilmiştir.
68. Anayasa Mahkemesinin norm denetimi yetkisinin
kapsamına Anayasa değişikliği, kanun, KHK, CBK ve TBMM İçtüzüğü adı verilen
normlar (kurallar) girmektedir. Söz konusu düzenlemeler, Anayasa'nın yetkili
kıldığı organlar tarafından yazılı bir şekilde ve bu adlar altında tespit
edilmiş bulunan genel, sürekli ve soyut hukuk normlarıdır. Norm ise insan
davranışını yönlendirmek amacıyla belirli bir şeyin yapılmasını yasaklayan ya
da belirli bir şeyin yapılmasına izin veya yetki veren ve cebirle desteklenmiş
irade açıklamalarıdır. Dolayısıyla hukuk normları daima emir, yasak, izin veya
yetki içeren önermelerden oluşur. İnsan davranışını yönlendirmeyi hedeflemeyen
yani emir vermeyen, yasak koymayan, izin veya yetki vermeyen bir önerme,
normatif nitelikte olmadığından hukuk kuralı sayılmaz.
69. Bu itibarla madde başlıkları da başlı başına bir
yargı ifade etmediğinden denetlenebilir norm niteliğinde değildir. Anılan
niteliği sebebiyle madde başlıklarının iptal davasına konu edilmesi mümkün
değildir.
70. Açıklanan nedenlerle Kanun’un 17. maddesinin “Morg
İhtisas Dairesinin Görevleri” şeklindeki başlığının “Kimsesiz Cesetler”
olarak değiştirilmesine yönelik iptal talebi hakkında karar verilmesine yer
olmadığına karar vermek gerekir.
b. 2659 Sayılı Kanun’un 17. Maddesinin Birinci Fıkrasının
Yürürlükten Kaldırılmasının İncelenmesi
i. İptal Talebinin Gerekçesi
71. Dava dilekçesinde, kuralın Anayasa değişikliklerine
uyum sağlama amacıyla herhangi bir ilgisi bulunmadığından Yetki Kanunu
kapsamına girmediği belirtilerek Anayasa’nın mülga 91. maddesine aykırı olduğu
ileri sürülmüştür.
ii. Anayasa’ya Aykırılık Sorunu
(1) Kuralın Anayasa’nın Mülga 91. Maddesi Yönünden
İncelenmesi
72. Kanun’un 17. maddesinin birinci fıkrasında Adli Tıp
Kurumuna bağlı Morg İhtisas Dairesinin görevleri düzenlenmekte iken anılan
fıkra dava konusu kuralla yürürlükten kaldırılmıştır.
73. Kuralın Yetki Kanunu’nun (1) numaralı fıkrasının (a)
bendi uyarınca “kamu kurum ve kuruluşlarının kuruluş, teşkilat, görev ve
yetkilerinin düzenlenmesi,” kapsamında olduğu anlaşılmaktadır.
74. Cumhurbaşkanlığı hükûmet sistemine göre oluşturulan
idari teşkilat yapısına geçiş sürecinde 703 sayılı KHK ile bazı kamu kurum ve
kuruluşları ile bakanlıkların kuruluş kanunları ya da kuruluş kanunlarında yer
alan teşkilat, görev ve yetki ile bunlarla bağlantılı diğer hususları
düzenleyen hükümler yürürlükten kaldırılmıştır. Yeni hükûmet sistemine
geçilmesiyle birlikte bakanlıkların teşkilat yapısı (1) numaralı CBK’da;
bakanlıklara bağlı, ilgili, ilişkili kurum ve kuruluşlar ile diğer kurum ve
kuruluşların teşkilatı da (4) numaralı CBK’da yeniden düzenlenmiştir. Nitekim
Morg İhtisas Dairesinin de içinde yer aldığı Adli Tıp Kurumu 15/7/2018 tarihli
ve 30479 sayılı Resmî Gazete’de yayımlanan (4) numaralı Bakanlıklara Bağlı,
İlgili, İlişkili Kurum ve Kuruluşlar ile Diğer Kurum ve Kuruluşların Teşkilatı
Hakkında Cumhurbaşkanlığı Kararnamesi’nde yeniden düzenlenmiştir.
75. Dolayısıyla, Morg İhtisas Dairesinin görevlerini
düzenleyen hükmün yürürlükten kaldırılmasının idari teşkilatın Cumhurbaşkanlığı
hükûmet sistemi çerçevesinde yeniden yapılandırılmasıyla ilgisi bulunduğundan
kuralın Anayasa değişikliklerine uyum sağlama amacı bulunmadığı söylenemez.
76. Kural, Anayasa’da KHK ile düzenlenmesi yasaklanmış
alanlara ilişkin herhangi bir düzenleme de içermemektedir.
77. Açıklanan nedenlerle kural, Anayasa’nın mülga 91.
maddesine aykırı değildir. İptal talebinin reddi gerekir.
(2) Kuralın İçerik Yönünden İncelenmesi
78. 6216 sayılı Kanun’un 43. maddesi uyarınca kurallar
ilgisi nedeniyle Anayasa’nın 2. maddesi yönünden de incelenmiştir.
79. Anayasa’nın 2. maddesinde güvence altına alınan hukuk
devleti ilkesi gereği kanunlar ve KHK’lar kamu yararı amacıyla çıkarılır. Anayasa
Mahkemesinin içtihadına göre kamu yararı genel bir ifadeyle bireysel, özel
çıkarlardan ayrı ve bunlara üstün olan toplumsal yararı ifade etmektedir.
KHK’nın amaç ögesi bakımından Anayasa’ya uygun sayılabilmesi için
çıkarılmasında kamu yararı dışında bir amacın gözetilmemiş olması gerekir.
KHK’nın kamu yararı dışında bir amaçla çıkarılmış olduğu açıkça
anlaşılabiliyorsa amaç unsuru bakımından Anayasa’ya aykırılık söz konusu
olabilecektir.
80. Anayasa’ya uygunluk denetiminde kuralın
öngörülmesindeki kamu yararı anlayışının isabetli olup olmadığı değil incelenen
kuralın kamu yararı dışında belli bireylerin ya da grupların çıkarları
gözetilerek yasalaştırılmış olup olmadığı incelenir. Diğer bir anlatımla bir
kuralın Anayasa’ya aykırılık sorunu çözümlenirken kamu yararı konusunda Anayasa
Mahkemesinin yapacağı inceleme yalnızca kuralın kamu yararı amacıyla çıkarılıp
çıkarılmadığının denetimiyle sınırlıdır.
81. Bir önceki başlık altında ifade edildiği üzere Morg
İhtisas Dairesinin görevlerini düzenleyen hükmün yürürlükten kaldırılmasının
Anayasa değişikliklerine uyum sağlamak üzere bakanlıklar ile kamu kurum ve
kuruluşlarının Cumhurbaşkanlığı hükûmet sistemi çerçevesinde yeniden
yapılandırılmasıyla doğrudan ilgisi bulunmaktadır. Bu itibarla Anayasa
değişikliklerine uyum sağlama amacıyla ihdas edilen kuralın kamu yararı dışında
bir amaç gözettiği söylenemez. Bu nedenle kuralda hukuk devleti ilkesine aykırı
bir yön bulunmamaktadır.
82. Açıklanan nedenlerle kural, Anayasa’nın 2. maddesine
aykırı değildir. İptal talebinin reddi gerekir.
2. (d) Bendiyle 2659 Sayılı Kanun’un Değiştirilen 32.
Maddesinin İncelenmesi
a. İptal Talebinin Gerekçesi
83. Dava dilekçesinde özetle; kuralın Anayasa
değişikliklerine uyum sağlama amacıyla herhangi bir ilgisi bulunmadığından Yetki
Kanunu kapsamına girmediği, yurt içinde ve yurt dışında burs verilmek suretiyle
yükseköğrenim yaptırılanların Adli Tıp Kurumundaki uzmanlık ve ihtisas
imtihanlarına tabi tutulmadan asistanlık kadrolarına atanmasına imkân
tanınmasının kamu hizmetine girme hakkı kapsamında olduğundan kuralla yasak
alanda düzenleme yapıldığı, içerik yönünden ise kamu görevlilerinin
atanmalarının Anayasa’da kanunla düzenlenmesi öngörülen konulardan olduğu hâlde
bu hususta KHK ile düzenleme yapıldığı belirtilerek kuralın Anayasa’nın mülga
91. ve 128. maddelerine aykırı olduğu ileri sürülmüştür.
b. Anayasa’ya Aykırılık Sorunu
84. 2659 sayılı Kanun’un dava konusu kuralla değişik 32.
maddesinin birinci fıkrasının birinci cümlesinde Adalet Bakanlığı hesabına Adli
Tıp Kurumuna adli tabip ve uzman yetiştirmek üzere yurt içinde ve yurt dışında
burs verilmek suretiyle yükseköğrenim yaptırılanların Adli Tıp Kurumundaki
uzmanlık ve ihtisas imtihanlarına tabi tutulmadan asistanlık (araştırma
görevlisi) kadrolarına atanacakları belirtilmiş, ikinci cümlesinde de bu
personelin Kanun’un 35. maddesindeki mecburi hizmet yükümlülüğüne tabi olduğu
hüküm altına alınmıştır.
85. Anayasa’nın İkinci Kısmı’nın “Siyasî Haklar ve
Ödevler” başlıklı Dördüncü Bölüm’ünde yer alan “Hizmete girme”
başlıklı 70. maddesinin birinci fıkrasında her vatandaşın kamu hizmetlerine
girme hakkına sahip olduğu belirtildikten sonra ikinci fıkrasında hizmete
alınmada görevin gerektirdiği niteliklerden başka hiçbir ayrım gözetilemeyeceği
kurala bağlanmıştır. Buna göre Anayasa’nın İkinci Kısmı’nın Dördüncü Bölümü’nde
yer alan ve 70. maddesinde güvence altına alınan kamu hizmetine girme hakkına
ilişkin olarak KHK ile düzenleme yapılması mümkün değildir.
86. Kural yurt içi veya yurt dışında burs verilmek
suretiyle yükseköğrenim yaptırılanların uzmanlık ve ihtisas imtihanlarına tabi
tutulmadan doğrudan asistanlık kadrolarına atanmalarına imkân tanımaktadır.
Kuralda burs verilecek kişilerin daha önce kamu görevlisi olup olmayacağına
ilişkin herhangi bir ayrım yapılmamıştır. Bu nedenle Adalet Bakanlığı hesabına
burslu olarak yükseköğrenim yaptırılanlar kural uyarınca imtihana tabi
tutulmadan kamu hizmetine girebilecektir.
87. Dolayısıyla kural kamu hizmetlerine girme hakkına
dair bir düzenleme niteliği taşıdığından Anayasa’nın mülga 91. maddesi uyarınca
KHK ile düzenlenemeyecek yasak alan içinde kalmaktadır.
88. Açıklanan nedenlerle kural, Anayasa’nın mülga 91.
maddesine aykırıdır. İptali gerekir.
89. Kural Anayasa’nın mülga 91. maddesine
aykırı görülerek iptal edildiğinden Anayasa’nın 128. maddesi yönünden ayrıca
incelenmemiştir.
3. (f) Bendiyle 2659 Sayılı Kanun’un 1 ila 16., 18 ila
26., 36., 37., Geçici 1 ila Geçici 4., Geçici 6. ve Geçici 7. Maddelerinin
Yürürlükten Kaldırılmasının İncelenmesi
a. İptal Talebinin Gerekçesi
90. Dava dilekçesinde, kuralın Anayasa değişikliklerine
uyum sağlama amacıyla herhangi bir ilgisi bulunmadığından Yetki Kanunu
kapsamına girmediği belirtilerek Anayasa’nın mülga 91. maddesine aykırı olduğu
ileri sürülmüştür.
b. Anayasa’ya Aykırılık Sorunu
91. 2659 sayılı Kanun’da Adli Tıp Kurumunun kuruluş ve
görevleri ile teşkilat yapısı düzenlenmektedir. Dava konusu kuralla Kanun’un 1
ila 16., 18 ila 26., 36., 37., geçici 1 ila geçici 4., geçici 6. ve geçici 7.
maddeleri yürürlükten kaldırılmıştır.
92. 2659 sayılı Kanun’un dava konusu kuralla yürürlükten
kaldırılan 26. maddesinde Adli Tıp Kurumu Başkanı, başkan yardımcıları, adli
tıp ihtisas kurulları başkan ve üyelerinin, Adalet Bakanının inhası üzerine
uzman elemanlar veya üniversitelerin ilgili fakülte öğretim üyeleri veya
yardımcıları arasından müşterek kararnameyle atanacağı, Adli Tıp Kurumu 1.
Hukuk Müşaviri, hukuk müşavirleri, adli tıp ihtisas dairesi başkanları, adli
tıp grup başkanları, adli tıp şube müdürleri, şube müdürleri, adli tıp
uzmanları, uzmanlar, trafik uzmanları, sosyal hizmet uzmanları, raportörler,
mühendisler, kimyagerler, fizikçiler, programcılar, psikologlar, pedagoglar,
antropologlar, astronomlar, asistanlar, eczacılar, biyologlar, diş hekimleri,
balistik, adli belge inceleme ve silah muayene uzmanlarının da Adli Tıp Kurumu
Başkanının teklifi üzerine Adalet Bakanlığınca atanacağı belirtilmiştir.
93. KHK’nın 61. maddesinin (d) bendiyle 2659 sayılı
Kanun’un değiştirilen 32. maddesine yönelik gerekçeler dava konusu kural
bakımından da geçerlidir.
94. Bu itibarla Adli Tıp Kurumu Başkanı, başkan
yardımcıları ve diğer personelin atanma şartlarına yönelik düzenleme kamu
hizmetine girme hakkı kapsamında yer almaktadır. Bu nedenle söz konusu düzenlemenin
yürürlükten kaldırılmasını öngören kural Anayasa’nın İkinci Kısmı’nın Dördüncü
Bölümü’nde yer alan kamu hizmetlerine girme hakkına ilişkin düzenleme
içerdiğinden Anayasa’nın mülga 91. maddesi uyarınca KHK ile düzenlenemeyecek
yasak alanda kalmaktadır.
95. Açıklanan nedenlerle kural, Anayasa’nın mülga 91.
maddesine aykırıdır. İptali gerekir.
E. KHK’nın 62. Maddesinin (c) Bendiyle 5902 Sayılı
Kanun’un 1 ila 14., 16 ila 22., 24 ila 26. Maddelerinin, Ek 1. Maddesinin (1),
(2) ve (3) Numaralı Fıkralarının ve Geçici 1 ila Geçici 7. Maddelerinin ve Eki
(I) Sayılı Cetvel’in Yürürlükten Kaldırılmasının İncelenmesi
1. İptal Talebinin Gerekçesi
96. Dava dilekçesinde, kuralın Anayasa değişikliklerine
uyum sağlama amacıyla herhangi bir ilgisi bulunmadığından Yetki Kanunu
kapsamına girmediği belirtilerek Anayasa’nın mülga 91. maddesine aykırı olduğu
ileri sürülmüştür.
2. Anayasa’ya Aykırılık Sorunu
97. 5902 sayılı Kanun’da Afet ve Acil Durum Yönetimi
Başkanlığının kuruluşu, teşkilat yapısı ve görevlerine ilişkin hususlar
düzenlenmekte iken dava konusu kuralla anılan Kanun’un 1 ila 14., 16 ila 22.,
24 ila 26. maddeleri, ek 1. maddesinin (1), (2) ve (3) numaralı fıkraları,
geçici 1 ila geçici 7. maddeleri ve eki (I) Sayılı Cetvel’i yürürlükten
kaldırılmıştır.
98. Kanun’un dava konusu kuralla yürürlükten kaldırılan
20. maddesinde Afet ve Acil Durum Yönetimi Başkanı, Başkan Yardımcısı, Daire
Başkanı ve I. Hukuk Müşaviri kadrolarına atanabilmek için, bu kadrolara
atanacaklarda aranan genel şartlara ek olarak; en az dört yıllık yükseköğretim
kurumlarından mezun olmak, kamu sektöründe veya özel sektörde atanacağı görev
alanıyla ilgili en az beş yıllık iş tecrübesine sahip olmak gerektiği hüküm
altına alınmıştır.
99. KHK’nın 61. maddesinin (d) bendiyle 2659 sayılı
Kanun’un değiştirilen 32. maddesine yönelik gerekçeler dava konusu kural
bakımından da geçerlidir.
100. Bu itibarla Afet ve Acil Durum Yönetimi Başkanı,
Başkan Yardımcısı, Daire Başkanı ve I. Hukuk Müşavirinin atanma şartlarına
yönelik düzenleme kamu hizmetine girme hakkı kapsamında yer almaktadır. Bu
nedenle söz konusu düzenlemenin yürürlükten kaldırılmasını öngören kural
Anayasa’nın İkinci Kısmı’nın Dördüncü Bölümü’nde yer alan kamu hizmetlerine
girme hakkına ilişkin düzenleme içerdiğinden Anayasa’nın mülga 91. maddesi
uyarınca KHK ile düzenlenemeyecek yasak alanda kalmaktadır.
101. Açıklanan nedenlerle kural, Anayasa’nın mülga 91.
maddesine aykırıdır. İptali gerekir.
F. KHK’nın 63. Maddesiyle 5659 Sayılı Kanun’un 1 ila 4.,
6 ila 8., 11 ila 13., Geçici 1. ve Geçici 2. Maddelerinin Yürürlükten
Kaldırılmasının İncelenmesi
1. İptal Talebinin Gerekçesi
102. Dava dilekçesinde, kuralın Anayasa değişikliklerine
uyum sağlama amacıyla herhangi bir ilgisi bulunmadığından Yetki Kanunu kapsamına
girmediği belirtilerek Anayasa’nın mülga 91. maddesine aykırı olduğu ileri
sürülmüştür.
2. Anayasa’ya Aykırılık Sorunu
103. 5659 sayılı Kanun’da yer alan Atatürk Orman
Çiftliği’nin (AOÇ) kuruluşu ve teşkilatına ilişkin hususlar düzenlenmekte iken
dava konusu kuralla Kanun’un 1 ila 4., 6 ila 8., 11 ila 13., geçici 1. ve
geçici 2. maddeleri yürürlükten kaldırılmıştır.
104. Kanun’un dava konusu kuralla yürürlükten kaldırılan
13. maddesinde AOÇ’de çalışan ve 22/5/2003 tarihli ve 4857 sayılı İş Kanunu’na
tabi olmayan sürekli işçilerin işten doğma hastalıkları hâlinde bunların iki ay
müddetle ücretleri yarım verilmek ve tedavi giderleri ve yol paraları idare
tarafından ödenmek suretiyle tedavi ettirileceği hükme bağlanmıştır.
105. KHK’nın 2. maddesiyle 4954 sayılı Kanun’un
yürürlükten kaldırılmasına yönelik gerekçeler dava konusu kural bakımından da
geçerlidir.
106. Bu itibarla AOÇ’de 4857 sayılı Kanun’a tabi olmayan
sürekli işçilerin mali haklarına yönelik düzenleme Anayasa’nın İkinci Kısmı’nın
İkinci Bölümü’nde yer alan mülkiyet hakkı kapsamında yer almaktadır.
Dolayısıyla söz konusu düzenlemenin yürürlükten kaldırılmasını öngören kuralla
mülkiyet hakkına müdahalede bulunulduğu açıktır. Bu nedenle kural Anayasa’nın
mülga 91. maddesi uyarınca KHK ile düzenlenemeyecek yasak alanda kalmaktadır.
107. Açıklanan nedenlerle kural, Anayasa’nın mülga 91.
maddesine aykırıdır. İptali gerekir.
G. KHK’nın 64. Maddesinin (b) Bendiyle 4301 Sayılı
Kanun’un 1 ila 6. Maddelerinin, 7. Maddesinin Birinci ila Altıncı Fıkralarının,
8. Maddesinin Birinci Fıkrasının, 9., 20., 21., Geçici 1. ve Geçici 2.
Maddelerinin Yürürlükten Kaldırılmasının İncelenmesi
1. İptal Talebinin Gerekçesi
108. Dava dilekçesinde, kuralın Anayasa değişikliklerine
uyum sağlama amacıyla herhangi bir ilgisi bulunmadığından Yetki Kanunu
kapsamına girmediği belirtilerek Anayasa’nın mülga 91. maddesine aykırı olduğu
ileri sürülmüştür.
2. Anayasa’ya Aykırılık Sorunu
109. 6/8/1997 tarihli ve 4301 sayılı Ceza İnfaz Kurumları
ile Tutukevleri İşyurtları Kurumuna İlişkin Bazı Mali Hükümlerin Düzenlenmesi
Hakkında Kanun’da Ceza İnfaz Kurumları ve Tutukevleri İşyurtları Kurumunun
kuruluşu ve teşkilatına ilişkin hususlar düzenlenmekte iken dava konusu kuralla
Kanun’un 1 ila 6. maddeleri, 7. maddesinin birinci ila altıncı fıkraları, 8.
maddesinin birinci fıkrası, 9., 20., 21. maddeleri ile geçici 1. ve geçici 2.
maddeleri yürürlükten kaldırılmıştır.
110. Kanun’un dava konusu kuralla yürürlükten kaldırılan
4. maddesinde, işçilerin çalıştırılması ve ücretlerinin belirlenmesi konusunda
İşyurtları Yüksek Kurulunun yetkili olduğu ifade edilmiştir.
111. KHK’nın 2. maddesiyle 4954 sayılı Kanun’un
yürürlükten kaldırılmasına yönelik gerekçeler dava konusu kural bakımından da
geçerlidir.
112. Bu itibarla işyurtlarında çalışacak işçilerin
ücretlerinin belirlenmesine yönelik düzenleme Anayasa’nın İkinci Kısmı’nın
İkinci Bölümü’nde yer alan mülkiyet hakkı kapsamında yer almaktadır.
Dolayısıyla söz konusu düzenlemenin yürürlükten kaldırılmasını öngören kuralla
mülkiyet hakkına müdahalede bulunulduğu açıktır. Bu nedenle kural Anayasa’nın
mülga 91. maddesi uyarınca KHK ile düzenlenemeyecek yasak alanda kalmaktadır.
113. Açıklanan nedenlerle kural, Anayasa’nın mülga 91.
maddesine aykırıdır. İptali gerekir.
Ğ. KHK’nın 65. Maddesinin (a), (b), (c), (ç), (d) ve (e)
Bentleriyle 6546 Sayılı Kanun’da Yapılan Değişikliklerin İncelenmesi
1. İptal Talebinin Gerekçesi
114. Dava dilekçesinde, kuralın Anayasa değişikliklerine
uyum sağlama amacıyla herhangi bir ilgisi bulunmadığından Yetki Kanunu kapsamına
girmediği belirtilerek Anayasa’nın mülga 91. maddesine aykırı olduğu ileri
sürülmüştür.
2. Anayasa’ya Aykırılık Sorunu
a. (a) Bendiyle 6546 Sayılı Kanun’un Adının
Değiştirilmesi
115. 6546 sayılı Kanun’un adı “Çanakkale Savaşları Gelibolu
Tarihi Alan Başkanlığı Kurulması Hakkında Kanun” iken dava konusu kuralla “Çanakkale
Savaşları Gelibolu Tarihi Alanı Hakkında Bazı Düzenlemeler Yapılmasına Dair
Kanun” şeklinde değiştirilmiştir.
116. KHK’nın 61. maddesinin (b) bendiyle 2659 sayılı
Kanun’un 17. maddesinin başlığının değiştirilmesine yönelik gerekçeler dava
konusu kural bakımından da geçerlidir.
117. Açıklanan nedenlerle 6546 sayılı Kanun’un adının “Çanakkale
Savaşları Gelibolu Tarihi Alanı Hakkında Bazı Düzenlemeler Yapılmasına Dair
Kanun” şeklinde değiştirilmesine yönelik iptal talebi hakkında karar
verilmesine yer olmadığına karar vermek gerekir.
b. (b) Bendiyle
6546 Sayılı Kanun’un Değiştirilen 1. ve 2. Maddeleri
i. Kuralların Anayasa’nın Mülga 91. Maddesi Yönünden
İncelenmesi
118. 6546 sayılı Kanun’un 1. maddesi “Bu Kanunun
amacı; Çanakkale deniz ve kara savaşlarının meydana geldiği Çanakkale Savaşları
Gelibolu Tarihi Alanının tarihi, kültürel ve manevi değerleri ile doğal
dokusunun korunması, yaşatılması, geliştirilmesi, tanıtılması, gelecek
kuşaklara aktarılması ve yönetimini sağlamak üzere Çanakkale Savaşları Gelibolu
Tarihi Alan Başkanlığının kurulması ile görev ve yetkilerini düzenlemektir.” şeklinde
iken dava konusu kuralla “Bu Kanunun amacı; Çanakkale deniz ve kara savaşlarının
meydana geldiği Çanakkale Savaşları Gelibolu Tarihi Alanının tarihi, kültürel
ve manevi değerleri ile doğal dokusunun korunması, yaşatılması, geliştirilmesi,
tanıtılması, gelecek kuşaklara aktarılmasına ilişkin hususları düzenlemektir.” şeklinde
değiştirilmiştir. Yapılan değişiklikle maddenin Çanakkale Savaşları Gelibolu
Tarihî Alan Başkanlığının (Başkanlık) kuruluşu, görev ve yetkilerini düzenleyen
hükümleri yürürlükten kaldırılmıştır.
119. Başkanlığın teşkilat ve görevlerinin Kanun’dan çıkarılmasına
koşut olarak Kanun’un 2. maddesinde yer alan tanımlarda da değişikliğe gidilmiş
Başkanlığın teşkilatına ilişkin tanımlar kaldırılarak anılan kısım yeniden
düzenlenmiştir.
120. Yeni hükûmet sistemine geçilmesiyle birlikte anılan
Başkanlığın kuruluşu, görevleri ve teşkilat yapısı (4) numaralı CBK’nın 93 ila
103. maddelerinde yeniden düzenlenmiştir.
121. KHK’nın 61. maddesinin (b) bendiyle 2659 sayılı
Kanun’un 17. maddesinin birinci fıkrasının yürürlükten kaldırılmasına yönelik
gerekçeler dava konusu kural bakımından da geçerlidir.
122. Kuralların 7142 sayılı Kanun’un (1) numaralı
fıkrasının (a) bendi uyarınca “kamu kurum ve kuruluşlarının kuruluş,
teşkilat, görev ve yetkilerinin düzenlenmesi,” kapsamında olduğu
anlaşılmaktadır. Çanakkale Savaşları Gelibolu Tarihî Alan Başkanlığının
Cumhurbaşkanlığı hükûmet sistemi çerçevesinde yeniden yapılandırılmasına
yönelik olarak kural kapsamında 6546 sayılı Kanun’da yer alan Başkanlığın
kuruluşu, görev ve yetkilerini düzenleyen hükümlerin yürürlükten kaldırılmasının
Anayasa değişikliklerine uyum sağlama amacı taşımadığı söylenemez.
123. Bu itibarla kurallar Yetki Kanunu kapsamında olup
Anayasa’da KHK ile düzenlenmesi yasaklanmış alanlara ilişkin herhangi bir
düzenleme de içermemektedir.
124. Açıklanan nedenlerle kurallar, Anayasa’nın mülga 91.
maddesine aykırı değildir. İptal talebinin reddi gerekir.
ii. Kuralların İçerik Yönünden İncelenmesi
125. 6216 sayılı Kanun’un 43. maddesi uyarınca kurallar
ilgisi nedeniyle Anayasa’nın 2. maddesi yönünden incelenmiştir.
126. KHK’nın 61. maddesinin (b) bendiyle 2659 sayılı
Kanun’un 17. maddesinin birinci fıkrasının yürürlükten kaldırılmasına yönelik
gerekçeler dava konusu kurallar bakımından da geçerlidir.
127. Açıklanan nedenlerle kurallar, Anayasa’nın 2.
maddesine aykırı değildir. İptal talebinin reddi gerekir.
c. (c) Bendiyle 6546 Sayılı Kanun’un 3. Maddesinde Yer
Alan “Bu Kanuna göre…” İbaresinin Madde Metninden Çıkarılması
i. Kuralın Anayasa’nın Mülga 91. Maddesi Yönünden
İncelenmesi
128. 6546 sayılı Kanun’un Tarihî Alanın korunmasına
ilişkin esasları düzenleyen 3. maddesinin “Bu Kanuna göre Tarihi Alanın
korunması, iyileştirilmesi ve geliştirilmesinde uyulacak esaslar şunlardır:”
bölümünde yer alan “Bu Kanuna göre…” ibaresi dava konusu kuralla madde
metninden çıkarılmıştır.
129. Cumhurbaşkanlığı hükûmet sisteminde Başkanlığın
görev ve yetkileri CBK ile de düzenlenebileceğinden Kanun’un 3. maddesinde yer
alan “Bu Kanuna göre…” ibaresinin dava konusu kuralla madde metninden
çıkarıldığı anlaşılmaktadır. Nitekim Çanakkale Savaşları Gelibolu Tarihî Alan
Başkanlığının kuruluşu, teşkilat yapısı, görev ve yetkileri 6546 sayılı
Kanun’da düzenlenmekte iken bu hükümler 703 sayılı KHK ile yürürlükten
kaldırılmış ve adı geçen Başkanlığın kuruluş, görev ve yetkileri (4) numaralı
CBK’da düzenlenmiştir. Dolayısıyla, Tarihî Alanın korunması, iyileştirilmesi ve
geliştirilmesine ilişkin hususlar da CBK ile düzenlenebilecektir.
130. KHK’nın 61. maddesinin (b) bendiyle 2659 sayılı
Kanun’un 17. maddesinin birinci fıkrasının yürürlükten kaldırılmasına yönelik
gerekçeler dava konusu kural bakımından da geçerlidir.
131. Kuralın 7142 sayılı Kanun’un (1) numaralı fıkrasının
(a) bendi uyarınca “kamu kurum ve kuruluşlarının kuruluş, teşkilat, görev ve
yetkilerinin düzenlenmesi,” kapsamında olduğu ve Anayasa değişikliklerine
uyum sağlama amacıyla ihdas edildiği anlaşılmaktadır. Bu itibarla kural Yetki
Kanunu kapsamındadır.
132. Kural Anayasa’da KHK ile düzenlenmesi yasaklanmış
alanlara ilişkin herhangi bir düzenleme de içermemektedir.
133. Açıklanan nedenlerle kural, Anayasa’nın mülga 91.
maddesine aykırı değildir. İptal talebinin reddi gerekir.
ii. Kuralın İçerik Yönünden İncelenmesi
134. 6216 sayılı Kanun’un 43. maddesi uyarınca kural
ilgisi nedeniyle Anayasa’nın 2. maddesi yönünden incelenmiştir.
135. KHK’nın 61. maddesinin (b) bendiyle 2659 sayılı
Kanun’un 17. maddesinin birinci fıkrasının yürürlükten kaldırılmasına yönelik
gerekçeler dava konusu kural bakımından da geçerlidir.
136. Açıklanan nedenlerle kural, Anayasa’nın 2. maddesine
aykırı değildir. İptal talebinin reddi gerekir.
ç. (ç) Bendiyle 6546 Sayılı Kanun’un 10. Maddesinin (2)
Numaralı Fıkrasının;
i. (ç) Bendine Eklenen Cümle
137. 6546 sayılı Kanun’un 10. maddesinin (2) numaralı
fıkrasının (ç) bendinde “Çanakkale İl Özel İdaresi, Çanakkale Belediyesi ve
Çanakkale Ticaret ve Sanayi Odasının bir önceki yıl kesinleşmiş bütçe
gelirlerinden en az yüzde bir oranında ayrılacak paylar” Başkanlığın
gelirleri arasında sayılmakta iken dava konusu kuralla anılan bende “Bu oran
Cumhurbaşkanınca iki katına kadar artırılabilir.” cümlesi eklenmiştir.
Kuralla Cumhurbaşkanı’na, Başkanlığın gelirleri arasında sayılan; Çanakkale İl
Özel İdaresi, Çanakkale Belediyesi ve Çanakkale Ticaret ve Sanayi Odasının bir
önceki yıl kesinleşmiş bütçe gelirlerinden en az yüzde bir oranında ayrılacak
payları iki katına kadar artırma yetkisi tanınmaktadır.
138. Kuralın 7142 sayılı Kanun’un (1) numaralı fıkrasının
(d) bendi uyarınca “…Cumhurbaşkanının yürütme yetkisine ilişkin hususlara
dair hükümlerin düzenlenmesi…” kapsamında olduğu anlaşılmaktadır.
Ancak kuralın 6771 sayılı Kanun ile Anayasa’da yapılan değişikliklerle ilgisi
kurulamamıştır. Dolayısıyla kural 7142 sayılı Kanun’un 1. maddesinin (1)
numaralı fıkrasında belirtilen Anayasa’da yapılan değişikliklere uyum sağlamak
amacı taşımadığından Anayasa’nın mülga 91. maddesi uyarınca verilen KHK çıkarma
yetkisinin amaç ve kapsamı içinde değerlendirilmemektedir.
139. Açıklanan nedenlerle kural, Anayasa’nın mülga 91.
maddesine aykırıdır. İptali gerekir.
ii. Değiştirilen (d) Bendi
140. 6546 sayılı Kanun’un 10. maddesinin (2) numaralı
fıkrasının (d) bendinde “Tarihi Alan işletme ve faaliyet gelirleri” Başkanlık
gelirleri arasında sayılmakta iken dava konusu kuralla anılan bent “Teşkilata
ilişkin Cumhurbaşkanlığı kararnamesinde belirtilen diğer gelirler.”
şeklinde değiştirilmiştir. “Tarihi Alan işletme ve faaliyet gelirleri”
de (4) numaralı CBK’nın 102. maddesinin (2) numaralı fıkrasının (ç) bendinde
yeniden düzenlenerek Başkanlığın gelirleri arasında sayılmıştır.
141. KHK’nın 51. maddesinin (c) bendiyle 2863 sayılı
Kanun’a eklenen ek 7. maddeye yönelik gerekçeler dava konusu kural bakımından
da geçerlidir.
142. Kuralla, 7142 sayılı Kanun’da belirtildiği şekilde
bakanlıkların, kamu kurum ve kuruluşlarının kuruluş, teşkilat, görev ve
yetkileri ile personeline ilişkin usul ve esasların ya da Cumhurbaşkanı’nın
yürütme yetkisine ilişkin hususların düzenlenmesine veya bu çerçevede kanunlar
ve KHK’larda yer alan ilgili hükümlerin değiştirilmesine ve yürürlükten
kaldırılmasına ilişkin bir düzenleme öngörülmemektedir.
143. Bu itibarla Başkanlığın gelirlerine yönelik
düzenleme öngören kural 7142 sayılı Kanun’un 1. maddesinin (1) numaralı
fıkrasının (a) ila (d) bentlerinde belirtilen konularla ilgili olmadığından
Yetki Kanunu kapsamında değildir.
144. Açıklanan nedenlerle kural, Anayasa’nın mülga 91.
maddesine aykırıdır. İptali gerekir.
d. (d) Bendiyle 6546 Sayılı Kanun’un 11. Maddesinin; (1)
ve (3) Numaralı Fıkralarına “Bu Kanunda” İbarelerinden Sonra Gelmek
Üzere Eklenen “ve Cumhurbaşkanlığı Kararnamesinde” İbareleri ile (4)
Numaralı Fıkrasında Yer Alan “bu Kanunun 4 üncü maddesinin sekizinci
fıkrasının (a) ila (f) bentlerinde sayılan” ibaresinin “Tarihi Alanda
yapılacak Çanakkale Savaşları ile 18 Mart Şehitleri Anma Günü ve Çanakkale
Zaferi etkinliklerini düzenleme ve bu amaçla kurum ve kuruluşlarla işbirliği
yapma, restorasyon, konservasyon, rekonstrüksiyon, restitüsyon ve renovasyon
yapma ve yaptırma, Tarihi Alanın doğal, tarihi ve kültürel değerlerini, harp
tarihi esaslarına uygun ve çevreye uyumlu olarak koruma, geliştirme ve alanı
yönetme, her tür ve ölçekte planlarını hazırlama, hazırlatma ve uygulama,
Tarihi Alanda anıtsal ve mekânsal düzenlemeler yapılmasını sağlama, tanıtıma
yönelik her türlü görsel ve işitsel eserleri yapma, yaptırma, hizmete sunma ve
ihtiyaç duyulan altyapı, bina ve diğer yapıları inşa etme veya ettirme”
Şeklinde Değiştirilmesinin ve (6) Numaralı Fıkrasında Yer Alan “Bu Kanunun 4
üncü maddesinin sekizinci fıkrasının (b) bendi kapsamında” İbaresinin “Tarihi
Alanda” Şeklinde Değiştirilmesi
145. 6546 sayılı Kanun’un 11. maddesinde Başkanlığa
tanınan muafiyet ve indirimler düzenlenmiştir.
146. Maddenin (1) numaralı fıkrasında Başkanlığın “Bu
kanunda” sayılan faaliyetleri dolayısıyla yapılan işlemler yönünden
2/7/1964 tarihli ve 492 sayılı Harçlar Kanunu ile 26/5/1981 tarihli ve 2464
sayılı Belediye Gelirleri Kanunu gereğince alınan harçlardan ve katılım
payından, düzenlenen kâğıtlar yönünden damga vergisinden, kendisine yapılan bağış
ve yardımlar nedeniyle veraset ve intikal vergisinden, sahip olduğu taşınmazlar
dolayısıyla emlak vergisinden muaf olduğu yargı harçlarının Başkanlığın
haklılığı nispetinde karşı taraftan tahsiline ilgili merciince karar verileceği
hüküm altına alınmakta iken dava konusu kuralla “Bu kanunda” ibaresinden
sonra gelmek üzere “ve Cumhurbaşkanlığı Kararnamesinde” ibaresi
eklenmiştir. Böylece Başkanlık yalnızca Kanun’da sayılan faaliyetlerinden değil
CBK’da sayılan faaliyetlerinden dolayı da belirtilen harç ve vergilerden muaf
olacaktır.
147. Maddenin (3) numaralı fıkrasında Başkanlığın “Bu
Kanunda” sayılan görevleriyle ilgili yaptığı faaliyetlerinden elde ettiği
gelirleri dolayısıyla iktisadi işletme oluşmuş sayılmayacağı düzenlenmekte iken
dava konusu kuralla “Bu kanunda” ibaresinden sonra gelmek üzere “ve
Cumhurbaşkanlığı Kararnamesinde” ibaresi eklenmiştir. Böylece Başkanlık
yalnızca Kanun’da sayılan faaliyetlerinden değil CBK’da sayılan
faaliyetlerinden dolayı da iktisadi işletme sayılamayacaktır.
148. 6546 sayılı Kanun’un 11. maddesinin (4) numaralı
fıkrasında ise Başkanlığın “bu Kanunun 4 üncü maddesinin sekizinci
fıkrasının (a) ila (f) bentlerinde sayılan” görevlerine ilişkin mal,
hizmet, danışmanlık hizmet alımları ile yapım işleri, ceza ve ihalelere
katılmaktan yasaklama hükümleri hariç olmak üzere 4734 sayılı Kanun’a tabi
olmadığı hüküm altına alınmakta iken fıkrada yer alan “bu Kanunun 4 üncü
maddesinin sekizinci fıkrasının (a) ila (f) bentlerinde sayılan” ibaresi
dava konusu kuralla “Tarihi Alanda yapılacak Çanakkale Savaşları ile 18 Mart
Şehitleri Anma Günü ve Çanakkale Zaferi etkinliklerini düzenleme ve bu amaçla
kurum ve kuruluşlarla işbirliği yapma, restorasyon, konservasyon,
rekonstrüksiyon, restitüsyon ve renovasyon yapma ve yaptırma, Tarihi Alanın
doğal, tarihi ve kültürel değerlerini, harp tarihi esaslarına uygun ve çevreye
uyumlu olarak koruma, geliştirme ve alanı yönetme, her tür ve ölçekte
planlarını hazırlama, hazırlatma ve uygulama, Tarihi Alanda anıtsal ve mekânsal
düzenlemeler yapılmasını sağlama, tanıtıma yönelik her türlü görsel ve işitsel
eserleri yapma, yaptırma, hizmete sunma ve ihtiyaç duyulan altyapı, bina ve
diğer yapıları inşa etme veya ettirme” şeklinde değiştirilmiştir.
149. 6546 sayılı Kanun’un 11. maddesinin (6) numaralı fıkrasında
ise “Bu Kanunun 4 üncü maddesinin sekizinci fıkrasının (b) bendi kapsamında”
yapılacak mevzi ve siperlerin restorasyonuna ilişkin işlerde 31/8/1956
tarihli ve 6831 sayılı Orman Kanunu’ndaki izinlerin aranmayacağı hüküm altına
alınmakta iken fıkrada yer alan “Bu Kanunun 4 üncü maddesinin sekizinci
fıkrasının (b) bendi kapsamında” ibaresi dava konusu kuralla “Tarihi
alanda” şeklinde değiştirilmiştir. Kanun’un mülga 4. maddesinin sekizinci
fıkrasının (b) bendinde “Tarihi Alanda restorasyon, konservasyon,
rekonstrüksiyon, restitüsyon ve renovasyon yapmak, yaptırmak” Başkanlığın
görevleri arasında sayılmakta idi. Dolayısıyla daha önce Kanun’un 4. maddesinin
sekizinci fıkrasının (b) bendi kapsamında Tarihi Alanda restorasyon,
konservasyon, rekonstrüksiyon, restitüsyon ve renovasyon yapmak 6831 sayılı
Kanun’a tabi değilken yapılan değişiklikle birlikte Tarihî Alanda yapılacak
mevzi ve siperlerin restorasyonuna ilişkin işlerde 6831 sayılı Kanun’daki
izinlerin aranmaması söz konusu olacaktır.
150. KHK’nın 51. maddesinin birinci fıkrasının (c)
bendiyle 2863 sayılı Kanun’a eklenen ek 7. maddeye yönelik gerekçeler dava
konusu kural bakımından da geçerlidir.
151. Kurallarda, 7142 sayılı Kanun’da belirtildiği
şekilde bakanlıkların, kamu kurum ve kuruluşlarının kuruluş, teşkilat, görev ve
yetkileri ile personeline ilişkin usul ve esasların ya da Cumhurbaşkanı’nın
yürütme yetkisine ilişkin hususların düzenlenmesine veya bu çerçevede kanunlar
ve KHK’larda yer alan ilgili hükümlerin değiştirilmesine, yürürlükten kaldırılmasına
ilişkin bir düzenleme öngörülmemektedir. Kurallar, kanunlar ve KHK’larda yer
alan ve yeni sistemle uyumlu olmayan tüzük, Bakanlar Kurulu, başbakan gibi bazı
ibarelerin değiştirilmesi, yürürlükten kaldırılması veya bu çerçevede kanunlar
ve KHK’larda yer alan ilgili hükümlerin yeniden düzenlenmesine ilişkin de
değildir.
152. Bu itibarla Gelibolu Tarihî Alan Başkanlığına
birtakım muafiyetler getirilmesini öngören kurallar 7142 sayılı Kanun’un 1.
maddesinin (1) numaralı fıkrasının (a) ila (d) bentlerinde belirtilen konulara
yönelik bir düzenleme içermediğinden Yetki Kanunu kapsamında değildir.
153. Açıklanan nedenlerle kurallar, Anayasa’nın mülga 91.
maddesine aykırıdır. İptalleri gerekir.
e. (e) Bendiyle 6546 Sayılı Kanun’un 4 ila 6. Maddeleri, 7.
Maddesinin (1), (2) ve (4) ila (12) Numaralı Fıkraları, 9. Maddesi, 10.
Maddesinin (1) Numaralı Fıkrası, (2) Numaralı Fıkrasının (a) ila (c) Bentleri
ve (e) ila (ğ) Bentleri, (3) ila (5) Numaralı Fıkraları ve 13. Maddesinin
Yürürlükten Kaldırılması
154. Kanun’un; 4 ila 6. maddeleri, 7. maddesinin (1), (2)
ve (4) ila (12) numaralı fıkraları, 9. maddesi, 10. maddesinin (1) numaralı
fıkrası, (2) numaralı fıkrasının (a) ila (c) bentleri ve (e) ila (ğ) bentleri,
(3) ila (5) numaralı fıkraları ve 13. maddesi dava konusu kuralla yürürlükten
kaldırılmıştır.
155. Kanun’un dava konusu kuralla yürürlükten kaldırılan
4. maddesinde Gelibolu Tarihi Alan Başkanının, en az dört yıllık eğitim veren
yükseköğretim kurumlarından veya bunlara denkliği Yükseköğretim Kurulu tarafından
kabul edilen yurt dışındaki yükseköğretim kurumlarından mezun olan, mesleki
açıdan yeterli bilgi ve deneyime sahip mesleği ile ilgili olarak kamuda veya
özel sektörde en az beş yıl çalışmış olanlar arasından müşterek kararname ile
atanacağı belirtilmektedir.
156. Gelibolu Tarihî Alan Başkanlığına atanma şartlarına
yönelik düzenleme kamu hizmetine girme hakkı kapsamında yer almaktadır. Bu
nedenle söz konusu düzenlemenin yürürlükten kaldırılmasını öngören kural
Anayasa’nın İkinci Kısmı’nın Dördüncü Bölümü’nde yer alan kamu hizmetlerine
girme hakkına ilişkin düzenleme içerdiğinden Anayasa’nın mülga 91. maddesi
uyarınca KHK ile düzenlenemeyecek yasak alanda kalmaktadır.
157. Açıklanan nedenlerle kural, Anayasa’nın mülga 91.
maddesine aykırıdır. İptali gerekir.
H. KHK’nın 67. Maddesinin (b) Bendiyle 234 Sayılı KHK’nın
1 ila 15. Maddelerinin, 16. Maddesinin Birinci ila Altıncı Fıkralarının,
Sekizinci Fıkrasının, 17., 18., Geçici 1 ila Geçici 5. Maddelerinin Yürürlükten
Kaldırılmalarının İncelenmesi
1. İptal Talebinin Gerekçesi
158. Dava dilekçesinde, kuralın Anayasa değişikliklerine
uyum sağlama amacıyla herhangi bir ilgisi bulunmadığından Yetki Kanunu
kapsamına girmediği belirtilerek Anayasa’nın mülga 91. maddesine aykırı olduğu
ileri sürülmüştür.
2. Anayasa’ya Aykırılık Sorunu
159. 8/6/1984 tarihli ve 234 sayılı Darphane ve Damga
Matbaası Genel Müdürlüğüne Dair Bazı Düzenlemeler Hakkında KHK’da yer alan
Darphane ve Damga Matbaası Genel Müdürlüğünün kuruluş ve teşkilatı ile
görevlerine ilişkin hususlar düzenlenmekte iken dava konusu kuralla anılan
KHK’nın 1 ila 15. maddeleri, 16. maddesinin birinci ila altıncı fıkraları ile
sekizinci fıkrası, 17. ve 18. maddeleri ile geçici 1 ila geçici 5. maddeleri
yürürlükten kaldırılmıştır.
160. 234 sayılı KHK’nın dava konusu kuralla yürürlükten
kaldırılan geçici 2. maddesinde Genel Müdürlükte çalışmakta iken kadro ve görev
unvanları değişenlerin veya kaldırılanların yeni bir kadroya atanıncaya kadar
durumlarına uygun işlerde görevlendirileceği ve eski kadrolarına ait aylık, ek
gösterge ve her türlü haklarının yeni görevlerinde kaldıkları sürece
şahıslarına bağlı olarak saklı tutulacağı belirtilmiştir.
161. KHK’nın 2. maddesiyle 4954 sayılı Kanun’un
yürürlükten kaldırılmasına yönelik gerekçeler dava konusu kural bakımından da
geçerlidir.
162. Genel Müdürlükte görev yapanların mali haklarına
yönelik düzenleme Anayasa’nın İkinci Kısmı’nın İkinci Bölümü’nde yer alan
mülkiyet hakkı kapsamında yer almaktadır. Dolayısıyla söz konusu düzenlemenin
yürürlükten kaldırılmasını öngören kuralla mülkiyet hakkına müdahalede
bulunulduğu açıktır.
163. Bu itibarla kural Anayasa’nın mülga 91. maddesi
uyarınca KHK ile düzenlenemeyecek yasak alanda kalmaktadır.
164. Açıklanan nedenlerle kural, Anayasa’nın mülga 91. maddesine
aykırıdır. İptali gerekir.
I. KHK’nın 68. Maddesinin (ç) Bendiyle 5441 Sayılı
Kanun’un 1 ila 4. Maddelerinin, 12., 15., 20 ila 22., 24., Ek 7. ve Geçici 1
ila Geçici 5. Maddelerinin Yürürlükten Kaldırılmasının İncelenmesi
1. İptal Talebinin Gerekçesi
165. Dava dilekçesinde, kuralın Anayasa değişikliklerine
uyum sağlama amacıyla herhangi bir ilgisi bulunmadığından Yetki Kanunu
kapsamına girmediği belirtilerek Anayasa’nın mülga 91. maddesine aykırı olduğu
ileri sürülmüştür.
2. Anayasa’ya Aykırılık Sorunu
166. 10/6/1949 tarihli ve 5441 sayılı Devlet Tiyatroları
Personeli Hakkında Kanun’da Devlet Tiyatroları Genel Müdürlüğünün kuruluş ve
teşkilatı ile görevlerine ilişkin hususlar düzenlenmekte iken dava konusu
kuralla anılan Kanun’un 1 ila 4., 12., 15., 20 ila 22., 24., ek 7. ve geçici 1
ila geçici 5. maddeleri yürürlükten kaldırılmıştır.
167. Kanun’un dava konusu kuralla yürürlükten kaldırılan
4. maddesinde Devlet Tiyatroları Genel Müdürünün Kültür ve Turizm Bakanının
teklifi üzerine yükseköğretim kurumlarının birinden mezun, özel veya kamu
kuruluşlarında veya bunların her ikisinde en az 15 yıl hizmet görmüş, sahne
hayatında başarılarıyla tanınmış sanatçılar, tiyatro yazarları, eleştirmenleri,
temayüz etmiş tiyatro yönetmenleri ile üniversitelerde tiyatro sanatı dalında
görev yapan öğretim elemanları arasından müşterek kararname ile 14/7/1965
tarihli ve 657 sayılı Devlet Memurları Kanunu’nun değişik 59. maddesi hükmüne
göre atanacağı hükme bağlanmıştır.
168. KHK’nın 61. maddesinin (d) bendiyle 2659 sayılı
Kanun’un değiştirilen 32. maddesine yönelik gerekçeler dava konusu kural
bakımından da geçerlidir.
169. Bu itibarla Devlet Tiyatroları Genel Müdürlüğüne
atanma şartlarına yönelik düzenleme kamu hizmetine girme hakkı kapsamında yer
almaktadır. Bu nedenle söz konusu düzenlemenin yürürlükten kaldırılmasını
öngören kural Anayasa’nın İkinci Kısmı’nın Dördüncü Bölümü’nde yer alan kamu
hizmetlerine girme hakkına ilişkin düzenleme içerdiğinden Anayasa’nın mülga 91.
maddesi uyarınca KHK ile düzenlenemeyecek yasak alanda kalmaktadır.
170. Açıklanan nedenlerle kural, Anayasa’nın mülga 91.
maddesine aykırıdır. İptali gerekir.
İ. KHK’nın 80. Maddesinin (d) Bendiyle 320 Sayılı KHK’nın
1 ila 5. Maddelerinin, 6. Maddesinin Birinci Fıkrasının (a) ila (ı) Bentleri ve
(n) ila (p) Bentlerinin, 7 ila 24., 26 ila 32. Maddelerinin, 34. Maddesinin
Birinci ila Üçüncü Fıkraları ile Beşinci Fıkrasının, 35. Maddesinin Üçüncü ila
Beşinci Fıkralarının, 40. Maddesinin Birinci ve Üçüncü Fıkralarının, 42., 45
ila 47., 49., 54., 55., Geçici 1 ila Geçici 6. Maddeleri ile Eki Cetvelin
Yürürlükten Kaldırılmasının İncelenmesi
1. İptal Talebinin Gerekçesi
171. Dava dilekçesinde, kuralın Anayasa değişikliklerine
uyum sağlama amacıyla herhangi bir ilgisi bulunmadığından Yetki Kanunu
kapsamına girmediği belirtilerek Anayasa’nın mülga 91. maddesine aykırı olduğu
ileri sürülmüştür.
2. Anayasa’ya Aykırılık Sorunu
172. 4/4/1988 tarihli ve 320 sayılı Millî Piyango
Hakkında KHK’da Millî Piyango İdaresi Genel Müdürlüğünün kuruluş ve teşkilatı
ile görevleri düzenlenmekte iken dava konusu kuralla KHK’nın 1 ila 5.
maddeleri, 6. maddesinin birinci fıkrasının (a) ila (ı) bentleri ve (n) ila (p)
bentleri, 7 ila 24., 26 ila 32. maddeleri, 34. maddesinin birinci ila üçüncü
fıkraları ile beşinci fıkrası, 35. maddesinin üçüncü ila beşinci fıkraları, 40.
maddesinin birinci ve üçüncü fıkraları, 42., 45 ila 47., 49., 54., 55., geçici
1 ila geçici 6. maddeleri ile eki cetveli yürürlükten kaldırılmıştır.
173. 320 sayılı KHK’nın yürürlükten kaldırılan 5.
maddesinde Millî Piyango Yönetim Kurulu üyeliğine atanabilmek için en az lisans
düzeyinde yüksek öğrenim görmüş olma şartı getirilmiştir.
174. KHK’nın 61. maddesinin (d) bendiyle 2659 sayılı
Kanun’un değiştirilen 32. maddesine yönelik gerekçeler dava konusu kural bakımından
da geçerlidir.
175. Bu itibarla Millî Piyango Yönetim Kurulu üyeliğine
atanma şartlarına yönelik düzenleme kamu hizmetine girme hakkı kapsamında yer
almaktadır. Bu nedenle söz konusu düzenlemenin yürürlükten kaldırılmasını
öngören kural Anayasa’nın İkinci Kısmı’nın Dördüncü Bölümü’nde yer alan kamu
hizmetlerine girme hakkına ilişkin düzenleme içerdiğinden Anayasa’nın mülga 91.
maddesi uyarınca KHK ile düzenlenemeyecek yasak alanda kalmaktadır.
176. Açıklanan nedenlerle kural, Anayasa’nın mülga 91.
maddesine aykırıdır. İptali gerekir.
J. KHK’nın 82. Maddesinin (c) Bendiyle 1309 Sayılı
Kanun’un 1 ila 3., 5., 6., 20 ila 22., 24., 26., Ek 1., Geçici 1 ve Geçici 2.
Maddelerinin Yürürlükten Kaldırılmasının İncelenmesi
1. İptal Talebinin Gerekçesi
177. Dava dilekçesinde, kuralın Anayasa değişikliklerine
uyum sağlama amacıyla herhangi bir ilgisi bulunmadığından Yetki Kanunu
kapsamına girmediği belirtilerek Anayasa’nın mülga 91. maddesine aykırı olduğu
ileri sürülmüştür.
2. Anayasa’ya Aykırılık Sorunu
178. 14/7/1970 tarihli ve 1309 sayılı Devlet Opera ve
Balesi Personeli Hakkında Kanun’da Devlet Opera ve Balesi Genel Müdürlüğünün
kuruluş ve teşkilatı ile görevleri düzenlenmekte iken dava konusu kuralla
anılan Kanun’un 1 ila 3., 5., 6., 20 ila 22., 24., 26., ek l., geçici 1 ve
geçici 2. maddeleri yürürlükten kaldırılmıştır.
179. Kanun’un yürürlükten kaldırılan 5. maddesinde Devlet
Opera ve Balesi Genel Müdürünün Kültür ve Turizm Bakanının teklifi üzerine,
yükseköğretim kurumlarının birinden mezun özel veya kamu kuruluşlarından veya
bunların her ikisinde en az 15 yıl hizmet görmüş, opera, bale, müzik
alanlarından birinde başarılarıyla tanınmış sanatçılar, bu alanlarda eserler
veren besteci veya yazarlar, temayüz etmiş opera veya bale yönetmenleri ile,
üniversitelerde bu sanat dallarının birinde görev yapan öğretim elemanları
arasından müşterek kararname ile 657 sayılı Kanun’un değişik 59. maddesi
hükmüne göre görevlendirileceği belirtilmiştir.
180. KHK’nın 61. maddesinin (d) bendiyle 2659 sayılı
Kanun’un değiştirilen 32. maddesine yönelik gerekçeler dava konusu kural
bakımından da geçerlidir.
181. Bu itibarla Devlet Opera ve Balesi Genel Müdürlüğüne
görevlendirme şartlarına yönelik düzenleme kamu hizmetine girme hakkı
kapsamında yer almaktadır. Bu nedenle söz konusu düzenlemenin yürürlükten
kaldırılmasını öngören kural Anayasa’nın İkinci Kısmı’nın Dördüncü Bölümü’nde
yer alan kamu hizmetlerine girme hakkına ilişkin düzenleme içerdiğinden
Anayasa’nın mülga 91. maddesi uyarınca KHK ile düzenlenemeyecek yasak alanda kalmaktadır.
182. Açıklanan nedenlerle kural, Anayasa’nın mülga 91.
maddesine aykırıdır. İptali gerekir.
K. KHK’nın 90. Maddesinin;
1. -(a) Bendiyle 7258 Sayılı Kanun’un 2. Maddesinin
İkinci ila Altıncı Fıkralarının Yürürlükten Kaldırılmasının,
-(b) Bendiyle 7258 Sayılı Kanun’un 1., 3., 4., Ek 2. ve
Geçici 1 ila Geçici 3. Maddelerinin Yürürlükten Kaldırılmasının,
İncelenmesi
a. İptal Taleplerinin Gerekçesi
183. Dava dilekçesinde, kuralların Anayasa
değişikliklerine uyum sağlama amacıyla herhangi bir ilgisi bulunmadığından
Yetki Kanunu kapsamına girmediği belirtilerek Anayasa’nın mülga 91. maddesine
aykırı olduğu ileri sürülmüştür.
b. Anayasa’ya Aykırılık Sorunu
184. 29/4/1959 tarihli ve 7258 sayılı Futbol ve Diğer
Spor Müsabakalarında Bahis ve Şans Oyunları Düzenlenmesi Hakkında Kanun’un 2.
maddesinin ikinci ila altıncı fıkraları ile 1., 3., 4. ek 2. ve geçici 1 ila
geçici 3. maddelerinde Spor Toto Teşkilat Başkanlığının kuruluşu, hizmet
birimleri, personeli, gelirleri ve müşterek bahislere ilişkin hususlar
düzenlenmekte iken anılan hükümler dava konusu kurallarla yürürlükten
kaldırılmıştır.
185. Kanun’un 2. maddesinin dava konusu kurallarla
yürürlükten kaldırılan altıncı fıkrasında Spor Toto Teşkilat Başkanı, Başkan
Yardımcısı ve Teşkilat Müdürlüğü görevlerine 65 yaşını dolduranların atamasının
yapılamayacağı düzenlenmiştir.
186. Spor Toto Teşkilat Başkanlığına, Başkan
Yardımcılığına ve Teşkilat Müdürlüğüne atanma şartlarına yönelik düzenleme kamu
hizmetine girme hakkı kapsamında yer almaktadır. Bu nedenle söz konusu
düzenlemenin yürürlükten kaldırılmasını öngören kural Anayasa’nın İkinci
Kısmı’nın Dördüncü Bölümü’nde yer alan kamu hizmetlerine girme hakkına ilişkin
düzenleme içerdiğinden Anayasa’nın mülga 91. maddesi uyarınca KHK ile
düzenlenemeyecek yasak alanda kalmaktadır.
187. Öte yandan Kanun’un dava konusu kuralla yürürlükten
kaldırılan 3. maddesinde müşterek bahis hâsılatının iştirakçilerin kolon başına
ödeyecekleri iştirak bedellerinin toplamından oluşacağı, bu hasılattan zaruri
masraf karşılıkları çıktıktan sonra kalan bakiyenin hangi miktarlarının kazanan
bilet sahipleri ile Spor Genel Müdürlüğüne ait olacağının bir yönetmelikle
tespit olunacağı belirtilmiştir.
188. Müşterek bahis hasılatının bilet sahiplerine ait
olacak miktara ilişkin hususların yönetmelikle belirlenmesini öngören hüküm
Anayasa’nın İkinci Kısmı’nın İkinci Bölümü’nde yer alan mülkiyet hakkına
ilişkin düzenleme içermektedir. Dolayısıyla söz konusu düzenlemenin yürürlükten
kaldırılmasını öngören kuralla mülkiyet hakkına müdahalede bulunulduğu açıktır.
189. Bu itibarla kurallar, Anayasa’nın mülga 91. maddesi
uyarınca KHK ile düzenlenemeyecek yasak alanda kalmaktadır.
190. Açıklanan nedenlerle kurallar, Anayasa’nın mülga 91.
maddesine aykırıdır. İptalleri gerekir.
2. (a) bendiyle
7258 Sayılı Kanun’un 2. Maddesinin Değiştirilen Yedinci Fıkrasının İncelenmesi
a. İptal Talebinin Gerekçesi
191. Dava dilekçesinde, kuralların Anayasa
değişikliklerine uyum sağlama amacıyla herhangi bir ilgisi bulunmadığından
Yetki Kanunu kapsamına girmediği belirtilerek Anayasa’nın mülga 91. maddesine
aykırı olduğu ileri sürülmüştür.
b. Anayasa’ya Aykırılık Sorunu
192. Kanun’un 2. maddesinin yedinci fıkrasında Spor Toto
Teşkilat Başkanı, başkan yardımcıları ve birim amirlerinin atanma usulleri
düzenlenmekte iken dava konusu kuralla yapılan değişiklikle bayiliklerin nerede
kurulacağını ve sayısını tespit etmek, bayi müracaatlarını değerlendirerek
uygun görülen kişilerle sözleşme işlemlerini yapmak ve ruhsatlarını düzenlemek,
bayi listelerini sürekli izleyerek bayi sayılarındaki değişiklikleri takip ve
tespit etmek, bayilik teşkilatının mevzuata uygun ve düzenli şekilde işlemesi
için gerekli olan ve yönetmelikte öngörülecek veya Teşkilat Başkanı tarafından
istenecek denetim ve kontrolleri yapmak görev ve yetkilerinin 21/2/2008 tarihli
ve 5738 sayılı Spor Müsabakalarına Dayalı Sabit İhtimalli ve Müşterek Bahis
Oyunlarının Özel Hukuk Tüzel Kişilerine Yaptırılması Hakkında Kanun’un 3.
maddesi kapsamında Teşkilat Başkanlığınca kısmen veya tamamen özel hukuk tüzel
kişilerine devredilebileceği veya mal ve hizmet satın alma yoluna
gidilebileceği hüküm altına alınmıştır.
193. Anayasa Mahkemesi önceki kararlarında ekonomik bir
faaliyete izin verilmesini ifade eden ruhsat, lisans, imtiyaz ve tahsis gibi
işlemlerin mülk teşkil ettiğini kabul ederek söz konusu hususları Anayasa’nın
35. maddesinin birinci fıkrasında güvenceye bağlanan mülkiyet hakkı kapsamında
değerlendirmiştir (pek çok karar arasından bkz. Turkcell İletişim Hizmetleri
A.Ş. [GK], B. No: 2017/36186, 28/12/2022, § 76).
194. Bu itibarla Spor Toto Teşkilat Başkanlığının bayi
müracaatlarını değerlendirerek uygun görülen kişilerle sözleşme işlemlerini
yapma ve ruhsatlarını düzenlemeye yönelik görev ve yetkilerinin kısmen veya
tamamen özel hukuk tüzel kişilerine devredilebilmesini öngören hüküm
Anayasa’nın İkinci Kısmı’nın İkinci Bölümü’nde yer alan mülkiyet hakkına
yönelik düzenleme niteliğindedir. Bu nedenle anılan hüküm KHK ile
düzenlenemeyecek yasak alanda kalmaktadır.
195. Açıklanan nedenlerle kural, Anayasa’nın mülga 91.
maddesine aykırıdır. İptali gerekir.
L. KHK’nın 97. Maddesiyle 497 Sayılı KHK’nın Yürürlükten
Kaldırılmasının İncelenmesi
1. İptal Talebinin Gerekçesi
196. Dava dilekçesinde, kuralın Anayasa değişikliklerine
uyum sağlama amacıyla herhangi bir ilgisi bulunmadığından Yetki Kanunu
kapsamına girmediği belirtilerek Anayasa’nın mülga 91. maddesine aykırı olduğu
ileri sürülmüştür.
2. Anayasa’ya Aykırılık Sorunu
197. 13/8/1993 tarihli ve 497 sayılı Türkiye Bilimler
Akademisinin Kurulması Hakkında KHK’da Türkiye Bilimler Akademisinin kuruluş,
teşkilat, görev ve yetkilerine ilişkin hususlar düzenlenmekte iken anılan Kanun
dava konusu kuralla yürürlükten kaldırılmıştır.
198. Kanun’un dava konusu kuralla yürürlükten kaldırılan
13. maddesinde Akademi üyelerine ulusal ve uluslararası araştırma ve geliştirme
faaliyetlerini sürdürebilmeleri için yılda, 657 sayılı Kanun’a göre en yüksek
devlet memuru brüt aylığının yıllık tutarının üç katına kadar araştırma desteği
sağlanabileceği belirtilmiştir.
199. KHK’nın 2. maddesiyle 4954 sayılı Kanun’un
yürürlükten kaldırılmasına yönelik gerekçeler dava konusu kural bakımından da
geçerlidir.
200. Buna göre Akademi üyelerine araştırma desteği
sağlanmasını öngören düzenleme Anayasa’nın İkinci Kısmı’nın İkinci Bölümü’nde
yer alan mülkiyet hakkı kapsamında yer almaktadır. Dolayısıyla söz konusu
düzenlemenin de yer aldığı 497 sayılı KHK’nın yürürlükten kaldırılmasını
öngören kuralla mülkiyet hakkına müdahalede bulunulduğu açıktır.
201. Bu itibarla kural, Anayasa’nın mülga 91. maddesi
uyarınca KHK ile düzenlenemeyecek yasak alanda kalmaktadır.
202. Açıklanan nedenlerle kural, Anayasa’nın mülga 91.
maddesine aykırıdır. İptali gerekir.
M. KHK’nın 98. Maddesinin (b), (c), (ç), (d) ve (f)
Bentleriyle 278 Sayılı Kanun’da Yapılan Değişikliklerin İncelenmesi
1. İptal Talebinin Gerekçesi
203. Dava dilekçesinde, kuralın Anayasa değişikliklerine
uyum sağlama amacıyla herhangi bir ilgisi bulunmadığından Yetki Kanunu
kapsamına girmediği belirtilerek Anayasa’nın mülga 91. maddesine aykırı olduğu
ileri sürülmüştür.
2. Anayasa’ya Aykırılık Sorunu
a. (b) Bendiyle 278 sayılı Kanun’un Değiştirilen 2.
Maddesi
204. Dava konusu kuralda, Türkiye Bilimsel ve Teknolojik
Araştırma Kurumunun (TÜBİTAK) öğrenim ve öğrenim sonrasında üstün başarısıyla
kendini gösteren gençleri izleyerek onların yetişme ve gelişmelerine yardım
etmek amacıyla 3/3/2004 tarihli ve 5102 sayılı Yüksek Öğrenim Öğrencilerine
Burs, Kredi Verilmesine İlişkin Kanun hükümlerine tabi olmaksızın burslar
vereceği hüküm altına alınmıştır.
205. TÜBİTAK tarafından yüksek öğrenim öğrencilerine burs
verilmesine ilişkin usul ve esasları belirleyen kural mülkiyet hakkına ilişkin
düzenleme içerdiğinden Anayasa’nın mülga 91. maddesi uyarınca KHK ile
düzenlenemeyecek yasak alanda kalmaktadır.
206. Açıklanan nedenlerle kural, Anayasa’nın mülga 91.
maddesine aykırıdır. İptali gerekir.
b. (c) Bendiyle 278 Sayılı Kanun’un Değiştirilen 4.
Maddesi
207. Dava konusu kuralda, TÜBİTAK Yönetim Kurulunun,
Kurum ile diğer kamu kurum ve kuruluşları, gerçek ve tüzel kişiler arasında
çıkan ihtilafların hukuki anlaşma veya sözleşme değişikliği ile
neticelendirilmesinde karar vermeye; tutarı beş bin Türk lirasına kadar (beş
bin Türk lirası dâhil) olmak üzere maddi veya hukuki nedenlerle
kovuşturulmasında yüksek mahkeme ve mercilerde incelenmesini istemekte yarar
bulunmayan açılacak veya açılmış olan dava, icra ve benzeri takiplerden
vazgeçmeye, bir hakkın tanınmasına, menfaatin terkinine, uygun ödemeye karar
vermeye yetkili olduğu hüküm altına alınmıştır.
208. Kuralın 7142 sayılı Kanun’un (1) numaralı fıkrasının
(a) bendi uyarınca “kamu kurum ve kuruluşlarının kuruluş, teşkilat, görev ve
yetkilerinin düzenlenmesi,” kapsamında olduğu anlaşılmaktadır. Ancak
kuralın 6771 sayılı Kanun ile Anayasa’da yapılan değişiklikleriyle ilgisi
kurulamamıştır. Dolayısıyla kuralın 7142 sayılı Kanun’un 1. maddesinin (1)
numaralı fıkrasında belirtilen Anayasa’da yapılan değişikliklere uyum sağlama
amacıyla ihdas edildiği söylenemez. Bu yönüyle kural Anayasa’nın mülga 91.
maddesi uyarınca verilen KHK çıkarma yetkisinin amaç ve kapsamı içinde yer
almamaktadır.
209. Açıklanan nedenlerle kural, Anayasa’nın mülga 91.
maddesine aykırıdır. İptali gerekir.
c. (ç) Bendiyle 278 Sayılı Kanun’un 15. Maddesinde Yer
Alan “9 uncu maddenin b, c, d fıkralarındaki Gelirler” İbaresinin “Kuruma
yapılacak her türlü yardımlar, bağışlar ve vasiyetler, Kurum dışına verilecek
hizmetler karşılığında alınacak olan paralardan Kurumun gelirlerine eklenen
kısım, yayım gelirleri ve diğer faaliyet gelirleri” Şeklinde Değiştirilmesi
210. 278 sayılı Kanun’un 15. maddesi, “9. maddenin b,
c, d fıkralarındaki Gelirler, Gelir ve Kurumlar vergileri ile bu vergiler yerine
kaim olacak diğer vergilerden, Kurumun her türlü tesis, bina ve arazisi, bina
ve arazi vergilerinden muaftır.” şeklinde iken KHK’nın 98. maddesinin
birinci fıkrasının dava konusu (ç) bendiyle maddede yer alan “9. maddenin b,
c, d fıkralarındaki gelirler” ibaresi “Kuruma yapılacak her türlü
yardımlar, bağışlar ve vasiyetler, Kurum dışına verilecek hizmetler
karşılığında alınacak olan paralardan Kurumun gelirlerine eklenen kısım, yayım
gelirleri ve diğer faaliyet gelirleri” şeklinde değiştirilmiştir.
211. KHK’nın 51. maddesinin (c) bendiyle 2863 sayılı
Kanun’a eklenen ek 7. maddeye yönelik gerekçeler dava konusu kural bakımından
da geçerlidir.
212. TÜBİTAK’ın Kuruma yapılacak her türlü yardımlara,
bağış ve vasiyetlere, Kurum dışına verilecek hizmetler karşılığında alınacak
olan paralardan Kurumun gelirlerine eklenen kısma yayım gelirleri ve diğer
faaliyet gelirlerine vergi muafiyeti öngören kuralla, 7142 sayılı Kanun’da
belirtildiği şekilde bakanlıkların, kamu kurum ve kuruluşlarının kuruluş,
teşkilat, görev ve yetkileri ile personeline ilişkin usul ve esasların ya da
Cumhurbaşkanı’nın yürütme yetkisine ilişkin hususların düzenlenmesine veya bu
çerçevede kanunlar ve KHK’larda yer alan ilgili hükümlerin değiştirilmesine,
yürürlükten kaldırılmasına ilişkin bir düzenleme öngörülmemektedir.
213. Kuralın kanunlar ve KHK’larda yer alan ve yeni
sistemle uyumlu olmayan tüzük, Bakanlar Kurulu, başbakan gibi bazı ibarelerin
değiştirilmesi, yürürlükten kaldırılması veya bu çerçevede kanunlar ve
KHK’larda yer alan ilgili hükümlerin yeniden düzenlenmesine yönelik olduğu da
söylenemez.
214. Bu itibarla TÜBİTAK’a birtakım muafiyetler öngören
kural, 7142 sayılı Kanun’un 1. maddesinin (1) numaralı fıkrasının (a) ila (d)
bentlerinde belirtilen konulara yönelik bir düzenleme içermediğinden Yetki
Kanunu kapsamında değildir.
215. Açıklanan nedenlerle kural, Anayasa’nın mülga 91.
maddesine aykırıdır. İptali gerekir.
ç. (d) Bendiyle 278 Sayılı Kanun’un 16. ve 17.
Maddelerinde Yer Alan “Bilim Kurulu” İbarelerinin “Yönetim Kurulu”
Şeklinde Değiştirilmesi
216. Kanun’un 16. maddesinin ikinci fıkrasında Kurum
tarafından desteklenen projelerde görev alanlara ödenecek proje teşvik
ikramiyesi düzenlenmektedir. Fıkranın ikinci cümlesinde proje teşvik
ödemesinin, bir kişinin aynı anda birden fazla projede yürütücü olarak görevli
olması durumunda en fazla iki, araştırmacı ve diğer personel olması durumunda
ise en fazla dört proje için yapılacağı ve buna ilişkin esas ve usullerin Bilim
Kurulu tarafından belirleneceği hüküm altına alınmakta iken cümlede yer alan “Bilim
Kurulu” ibaresi dava konusu kuralla “Yönetim Kurulu” şeklinde
değiştirilmiştir.
217. Kanun’un 17. maddesinin ikinci fıkrasının birinci
cümlesinde Kurumun ihtiyaca uygun kuruluş ve kadro statülerinin düzenlenmesinde
serbest olduğu belirtilmiştir. Fıkranın ikinci cümlesinde diğer kanunlardaki
düzenleme ve kısıtlamalara tabi olunmaksızın, toplu iş sözleşmesi kapsamında
bulunanlar dışındaki Kurum personeline ödenecek aylık net ücretin, toplu iş
sözleşmesi kapsamındaki personele ödenen ve Bilim Kurulu tarafından referans
olarak belirlenen göreve karşılık gelen pozisyona yapılan ödemelerin iki
katını; bu Kanun’un 19. maddesi uyarınca Kurumda görevlendirilen kişilere
yapılacak aylık net ödemenin ise toplu iş sözleşmesi kapsamındaki personele
ödenen ve Bilim Kurulu tarafından referans olarak belirlenen göreve karşılık
gelen pozisyona yapılan ödemeleri geçmemek üzere Bilim Kurulu tarafından
belirleneceği ifade edilmiştir.
218. Fıkranın üçüncü cümlesinde kurumda görevlendirilecek
hakem, izleyici, panelist, kurul ve komite üyeleri ile benzeri kişilere
yapılacak net ödeme tutarının ise 40.000 gösterge rakamının memur aylıklarına
uygulanan aylık katsayısı ile çarpımı sonucu elde edilecek tutarı ve bir ayda
yapılacak toplam net ödeme için 60.000 gösterge rakamının memur aylıklarına
uygulanan aylık katsayısı ile çarpımı sonucu elde edilecek tutarı geçmemek
üzere, diğer kanunlardaki düzenleme ve kısıtlamalara tabi olmaksızın Bilim
Kurulunca belirleneceği ve doğrudan ilgililerine ödeneceği belirtilmiştir.
Fıkranın dördüncü cümlesinde ise Bilim Kurulunun bu madde uyarınca yapılacak
ödemelere ilişkin usul ve esasları belirlemeye, ücretin bir kısmını performansa
bağlamaya yetkili olduğu hüküm altına alınmıştır. Fıkrada yer alan “Bilim
Kurulu” ibareleri dava konusu kuralla “Yönetim Kurulu” şeklinde
değiştirilmiştir.
219. TÜBİTAK tarafından desteklenen projelerde görev
alanlara ödenecek proje teşvik ikramiyesi ödenmesine ilişkin usul ve esasların ve
Kurumda görevlendirilecek personelin mali haklarının Yönetim Kurulu tarafından
belirlenmesini öngören kurallar Anayasa’nın İkinci Kısmı’nın İkinci Bölümü’nde
yer alan mülkiyet hakkına ilişkin düzenleme içerdiğinden Anayasa’nın mülga 91.
maddesi uyarınca KHK ile düzenlenemeyecek yasak alanda kalmaktadır.
220. Açıklanan nedenlerle kurallar, Anayasa’nın mülga 91.
maddesine aykırıdır. İptalleri gerekir.
d. (f) Bendiyle 278 Sayılı Kanun’un 1., 3. ve 5.
Maddelerinin, 7. Maddesinin Birinci ve İkinci Fıkralarının, 8 ila 10., 18.,
19., 21., 22., Ek 1., Ek 2., Ek 4., Geçici 1., Geçici 2., Geçici 7., Geçici 8.,
Geçici 10 ila 12. Maddelerinin Yürürlükten Kaldırılması
221. 278 sayılı Kanun’un 1., 3., 5., 8 ila 10., 18., 19.,
21., 22., ek 1., ek 2., ek. 4., geçici 1., geçici 2., geçici 7., geçici 8.,
geçici 10., geçici 11., geçici 12. maddeleri ile 7. maddesinin birinci ve
ikinci fıkralarında TÜBİTAK’ın kuruluş amacı, organları, Başkanlık teşkilatı,
gelir kaynakları, sermayedarı olduğu şirketlerin denetimi, personel kadroları,
Bilim Kurulunun mali hakları, araştırıcı ve danışman kadroları, fikrî hakları,
yükseköğretim kurumlarıyla ilişkileri gibi hususlar düzenlenmekte iken anılan
hükümler dava konusu kuralla yürürlükten kaldırılmıştır.
222. Kanun’un dava konusu kuralla yürürlükten kaldırılan
5. maddesinde Kurum Genel Sekreterinin, Kurumun idari ve mali işleri ile diğer
destek hizmetlerinin yürütülmesiyle görevli olmak üzere memuriyete atanabilme
genel şartlarına sahip, en az dört yıllık lisans eğitimi veren yükseköğretim
kurumlarından veya bunlara denkliği Yükseköğretim Kurulu tarafından kabul
edilen yurt dışındaki yükseköğretim kurumlarından mezun olmuş ve en az on yıl
kamu görevi yapmış kişiler arasından Başkanın teklifi üzerine Bakan tarafından
atanacağı belirtilmiştir.
223. KHK’nın 61. maddesinin (d) bendiyle 2659 sayılı
Kanun’un değiştirilen 32. maddesine yönelik gerekçeler dava konusu kural
bakımından da geçerlidir.
224. TÜBİTAK Genel Sekreterliğine atanma şartlarına
yönelik düzenleme kamu hizmetine girme hakkı kapsamında yer almaktadır. Bu
nedenle söz konusu düzenlemenin yürürlükten kaldırılmasını öngören kural
Anayasa’nın İkinci Kısmı’nın Dördüncü Bölümü’nde yer alan kamu hizmetlerine
girme hakkına ilişkin düzenleme içerdiğinden Anayasa’nın mülga 91. maddesi uyarınca
KHK ile düzenlenemeyecek yasak alanda kalmaktadır.
225. Açıklanan nedenlerle kural, Anayasa’nın mülga 91.
maddesine aykırıdır. İptali gerekir.
N. KHK’nın 102.
Maddesinin (d) Bendiyle 5737 Sayılı Kanun’un 35. Maddesinin, 36. Maddesinin
Birinci Fıkrası ile İkinci Fıkrasının Birinci Cümlesinin, 37 ila 42.
Maddelerinin, 43. Maddesinin Birinci ve Üçüncü Fıkralarının, 44. ve 45.
Maddelerinin, 46. Maddesinin Üçüncü Fıkrasının, 47 ila 51. Maddelerinin, 52.
Maddesinin Birinci Fıkrasının (a), (b), (c), (f), (g) ve (h) Bentlerinin, 53
ila 71., 73., 74., Geçici 1 ila Geçici 4. Maddeleri ile Ekli (I) ve (II) Sayılı
Cetvellerinin Yürürlükten Kaldırılmasının İncelenmesi
1. İptal Talebinin Gerekçesi
226. Dava dilekçesinde, kuralın Anayasa değişikliklerine
uyum sağlama amacıyla herhangi bir ilgisi bulunmadığından Yetki Kanunu
kapsamına girmediği belirtilerek Anayasa’nın mülga 91. maddesine aykırı olduğu
ileri sürülmüştür.
2. Anayasa’ya Aykırılık Sorunu
227. 20/2/2008 tarihli ve 5737 sayılı Vakıflar Kanunu’nda
Vakıflar Genel Müdürlüğünün kuruluş ve teşkilatı ile görev ve yetkileri
düzenlenmekte iken dava konusu kuralla Kanun’un 35. maddesi, 36. maddesinin
birinci fıkrası ile ikinci fıkrasının birinci cümlesi, 37 ila 42. maddeleri,
43. maddesinin birinci ve üçüncü fıkraları, 44. ve 45. maddeleri, 46.
maddesinin üçüncü fıkrası, 47 ila 51. maddeleri, 52. maddesinin birinci
fıkrasının (a), (b), (c), (f), (g) ve (h) bentleri, 53 ila 71., 73., 74.,
geçici 1 ila geçici 4. maddeleri ile ekli (I) ve (II) Sayılı Cetvelleri yürürlükten
kaldırılmıştır.
228. Anılan Kanun’un dava konusu kuralla yürürlükten
kaldırılan 43. maddesinde Vakıflar Meclisine atanacak üyelerin 657 sayılı Kanun
ile belirlenen devlet memuru olma şartlarını taşıması, ortak kararnameyle
atanacak üyelerden; en az üçünün kamu kurum ve kuruluşlarında on yıldan fazla
süreyle görev yapmış olması gerektiği belirtilmiştir.
229. Vakıflar Meclisi üyeliğine atanma şartlarına yönelik
düzenleme kamu hizmetine girme hakkı kapsamında yer almaktadır. Bu nedenle söz
konusu düzenlemenin yürürlükten kaldırılmasını öngören kural Anayasa’nın İkinci
Kısmı’nın Dördüncü Bölümü’nde yer alan kamu hizmetlerine girme hakkına ilişkin
düzenleme içermektedir. Bu nedenle kural Anayasa’nın mülga 91. maddesi uyarınca
KHK ile düzenlenemeyecek yasak alanda kalmaktadır.
230. Açıklanan nedenlerle kural, Anayasa’nın mülga 91.
maddesine aykırıdır. İptali gerekir.
O. KHK’nın 103. Maddesinin;
1. (a) Bendiyle 6093 Sayılı Kanun’un Değiştirilen Adının
İncelenmesi
231. 28/12/2010 tarihli ve 6093 sayılı Kanun’un adı “Türkiye
Yazma Eserler Kurumu Başkanlığı Kuruluş ve Görevleri Hakkında Kanun”
şeklinde iken dava konusu kuralla “Türkiye Yazma Eserler Kurumu
Başkanlığının Muafiyetlerine İlişkin Kanun” şeklinde değiştirilmiştir.
232. KHK’nın 61. maddesinin (b) bendiyle 2659 sayılı
Kanun’un 17. maddesinin başlığının değiştirilmesine yönelik gerekçeler dava
konusu kural bakımından da geçerlidir.
233. Açıklanan nedenlerle 6093 sayılı Kanun’un adının “Türkiye
Yazma Eserler Kurumu Başkanlığının Muafiyetlerine İlişkin Kanun” şeklinde
değiştirilmesine yönelik iptal talebi hakkında karar verilmesine yer olmadığına
karar verilmek gerekir.
2. (b) Bendiyle 6093 Sayılı Kanun’un 1 ila 12. Maddeleri
ve Eki (I), (II), (III) ve (IV) Sayılı Cetvellerinin Yürürlükten Kaldırılmasının
İncelenmesi
a. İptal Talebinin Gerekçesi
234. Dava dilekçesinde, kuralın Anayasa değişikliklerine
uyum sağlama amacıyla herhangi bir ilgisi bulunmadığından Yetki Kanunu
kapsamına girmediği belirtilerek Anayasa’nın mülga 91. maddesine aykırı olduğu
ileri sürülmüştür.
b. Anayasa’ya Aykırılık Sorunu
235. 6093 Sayılı Kanun’un 1. ila 12. maddeleri ve eki
(I), (II), (III) ve (IV) Sayılı Cetvellerde Türkiye Yazma Eserler Kurumu
Başkanlığının kuruluş ve teşkilatı ile görevlerine ilişkin hususlar düzenlenmekte
iken söz konusu madde ve cetveller dava konusu kuralla yürürlükten
kaldırılmıştır.
236. Kanun’un dava konusu kuralla yürürlükten kaldırılan
5. maddesinde Kurum bünyesindeki sürekli kurullardan olan Danışma Kurulu
üyelerinden Kurum dışından katılanlara, yılda iki toplantıdan fazla olmamak
üzere toplantı başına (5.000); Eser Sağlama Kuruluna Kurum dışından katılan
üyelere de yılda altı toplantıdan fazla olmamak üzere toplantı başına (3.000)
gösterge rakamının memur aylık katsayısı ile çarpılması sonucu bulunacak
tutarda huzur hakkı ödenmesi öngörülmüştür.
237. Danışma Kurulu üyelerine huzur hakkı ödenmesini
öngören düzenleme Anayasa’nın İkinci Kısmı’nın İkinci Bölümü’nde yer alan
mülkiyet hakkı kapsamında yer almaktadır. Dolayısıyla söz konusu düzenlemenin
yürürlükten kaldırılmasını öngören kuralla mülkiyet hakkına müdahalede
bulunulduğu açıktır.
238. Bu itibarla kural, Anayasa’nın mülga 91. maddesi
uyarınca KHK ile düzenlenemeyecek yasak alanda kalmaktadır.
239. Açıklanan nedenlerle kural, Anayasa’nın mülga 91.
maddesine aykırıdır. İptali gerekir.
Ö. KHK’nın 104. Maddesinin;
1. (a) Bendiyle 5978 Sayılı Kanun’un Değiştirilen Adının
İncelenmesi
240. 24/3/2010 tarihli ve 5978 sayılı Kanun’un adı “Yurtdışı
Türkler ve Akraba Topluluklar Başkanlığı Teşkilat ve Görevleri Hakkında Kanun”
iken dava konusu kuralla “Yurtdışı Türkler ve Akraba Topluluklar
Başkanlığına İlişkin Bazı Düzenlemeler Hakkında Kanun” şeklinde
değiştirilmiştir.
241. KHK’nın 61. maddesinin (b) bendiyle 2659 sayılı
Kanun’un 17. maddesinin başlığının değiştirilmesine yönelik gerekçeler dava
konusu kural bakımından da geçerlidir.
242. Açıklanan nedenlerle 5978 sayılı Kanun’un adının “Yurtdışı
Türkler ve Akraba Topluluklar Başkanlığına İlişkin Bazı Düzenlemeler Hakkında
Kanun” şeklinde değiştirilmesine yönelik iptal talebi hakkında karar
verilmesine yer olmadığına karar vermek gerekir.
2. (b) Bendiyle 5978 Sayılı Kanun’un 27. Maddesinde Yer
Alan “Bu Kanun kapsamında…” İbaresinin Madde Metninden Çıkarılmasının
İncelenmesi
a. İptal Talebinin Gerekçesi
243. Dava dilekçesinde, kuralın Anayasa değişikliklerine
uyum sağlama amacıyla herhangi bir ilgisi bulunmadığından Yetki Kanunu
kapsamına girmediği belirtilerek Anayasa’nın mülga 91. maddesine aykırı olduğu
ileri sürülmüştür.
b. Anayasa’ya Aykırılık Sorunu
i. Kuralın Anayasa’nın Mülga 91. Maddesi Yönünden
İncelenmesi
244. Kanun’un 27. maddesi “Bu Kanun kapsamında
Başkanlığa verilen görevlerden yurtdışında veya doğrudan yurtdışındaki
faaliyetlere yönelik olarak kullanılmak üzere tefrik edilen ödeneklerden Bakan
tarafından belirlenecek olan kısımlar Başkanlık bütçesine gider kaydedilmek
suretiyle özel hesaba aktarılır. Aktarılan bu tutarların harcanması,
muhasebeleştirilmesi ve denetlenmesine ilişkin usûl ve esaslar Maliye Bakanlığı
ile Başkanlıkça müştereken belirlenir.” şeklinde iken dava konusu kuralla
maddede yer alan “Bu Kanun kapsamında” ibaresi madde metninden
çıkarılmıştır.
245. Kuralın 7142 sayılı Kanun’un 1. maddesinin (1)
numaralı fıkrasının (d) bendinin “Kanun ve kanun hükmünde kararnamelerde yer
alan bakanlıkların, kamu kurum ve kuruluşlarının kurulması, kaldırılması,
görevleri, yetkileri[ne] ilişkin usul ve esasların düzenlenmesinin
sağlanması … ile bu bent kapsamındaki ilgili hükümlerin değiştirilmesi veya
yürürlükten kaldırılması…” hükmü kapsamında olduğu anlaşılmaktadır
246. Cumhurbaşkanlığı hükûmet sisteminde Yurtdışı Türkler
ve Akraba Topluluklar Başkanlığının (Başkanlık) görev ve yetkileri CBK ile de
düzenlenebileceğinden Kanun’un 27. maddesinde yer alan “Bu Kanun kapsamında”
ibaresinin madde metninden çıkarıldığı anlaşılmaktadır. Nitekim Başkanlığın
görev ve yetkileri 5978 sayılı Kanun’da düzenlenmekte iken bu hükümler aynı
zamanda dava konusu olan 703 sayılı KHK’nın 104. maddesinin (ç) bendi ile
yürürlükten kaldırılmış ve adı geçen Başkanlığın kuruluş, görev ve yetkileri
(4) numaralı CBK’da düzenlenmiştir. Dolayısıyla kuralın Anayasa
değişikliklerine uyum sağlama amacı taşımadığı söylenemez.
247. Bu itibarla kural, Yetki Kanunu kapsamında olup
Anayasa’da KHK ile düzenlenmesi yasaklanmış alanlara ilişkin herhangi bir
düzenleme de içermemektedir.
248. Açıklanan nedenlerle kural, Anayasa’nın mülga 91.
maddesine aykırı değildir. İptal talebinin reddi gerekir.
ii. Kuralın İçerik Yönünden İncelenmesi
249. 6216 sayılı Kanun’un 43. maddesi uyarınca kural
ilgisi nedeniyle Anayasa’nın 2. maddesi yönünden incelenmiştir.
250. KHK’nın 61. maddesinin (b) bendiyle 2659 sayılı
Kanun’un 17. maddesinin birinci fıkrasının yürürlükten kaldırılmasına yönelik
gerekçeler dava konusu kural bakımından da geçerlidir.
251. Açıklanan nedenlerle kural, Anayasa’nın 2. maddesine
aykırı değildir. İptal talebinin reddi gerekir.
3. (c) Bendiyle 5978 Sayılı Kanun’un Mülga Geçici 2.
Maddesinden Sonra Gelmek Üzere Eklenen Geçici 3. Maddesinin İncelenmesi
a. Anlam ve Kapsam
252. 5978 sayılı Kanun’a dava konusu kuralla eklenen
geçici 3. maddede Başkanlıkta sözleşmeli uzman olarak görev yapanlarla genel
idari hizmetler sınıfında uzman kadrosunda görev yapan personelin Yurtdışı
Türkler ve Akraba Topluluklar Uzmanlığı kadrosuna atanmasına ilişkin usul ve
esaslar düzenlenmektedir.
253. Cumhurbaşkanlığı hükûmet sistemine geçmeden önce
Başkanlıkta görev yapacak personelin nitelikleri ve özlük hakları 5978 sayılı
Kanun’un mülga 21. maddesinde düzenlenmiştir. Anılan maddenin (1) numaralı
fıkrasında Başkanlık personelinin 657 sayılı Kanun’a tabi olduğu belirtildikten
sonra (2) numaralı fıkrasında Başkanlıkta; Başkan, Başkan Yardımcısı, Başkanlık
Müşaviri, Basın Müşaviri, Hukuk Müşaviri, Daire Başkanı, Yurtdışı Türkler ve
Akraba Topluluklar Uzman ve Uzman Yardımcılarının kadroları karşılık
gösterilmek kaydıyla 657 sayılı Kanun ve diğer kanunların sözleşmeli personel
çalıştırılması hakkındaki hükümlerine bağlı olmaksızın sözleşmeli olarak çalıştırılabileceği;
(3) numaralı fıkrasında da Başkanlıkta 657 sayılı Kanun ve diğer mevzuat
hükümlerine bağlı kalmaksızın sözleşme ile yerli veya yabancı uzman istihdam
edilebileceği hüküm altına alınmıştır.
254. Dolayısıyla teşkilat yapısındaki değişiklikten önce
Başkanlıkta Yurtdışı Türkler ve Akraba Topluluklar Uzmanlığı ve sözleşmeli
uzman olmak üzere iki ayrı tür uzmanlık kadrosu bulunmaktadır.
255. Cumhurbaşkanlığı hükûmet sistemine göre oluşturulan
idari teşkilat yapısına geçiş sürecinde 5978 sayılı Kanun’un Başkanlıktaki
personel rejimini düzenleyen 21. maddesi 703 sayılı KHK ile yürürlükten
kaldırılmış; yeni sisteme geçilmesiyle birlikte Başkanlık personel rejimi (4)
numaralı CBK’nın 748. maddesinde yeniden düzenlenmiştir.
256. Dava konusu kuralla 5978 sayılı Kanun’a eklenen
geçici 3. madde ile 5978 sayılı Kanun’un (mülga) 21. maddesi çerçevesinde
Başkanlıkta sözleşmeli uzman kadrosunda görev yapanlarla genel idari
hizmetler sınıfında uzman kadrosunda görev yapanların Yurtdışı Türkler ve Akraba
Topluluklar Uzmanı kadrolarına atanmalarına imkân tanınmaktadır.
257. Geçici 3. maddenin (1) numaralı fıkrasında, bu
maddenin yürürlüğe girdiği tarihte Başkanlıkta bu Kanun’un (mülga) 21. maddesinin
üçüncü fıkrası kapsamında fiilen en az 5 yıldır sözleşmeli uzman olarak görev
yapan personelin 30 gün içerisinde başvurmaları hâlinde Yurtdışı Türkler ve
Akraba Topluluklar Uzmanlığı kadrosuna atanacakları belirtilmiş, bu şekilde
ataması yapılanlardan bir yıl içerisinde tez ve yeterlik sınavında başarılı
olamayan ve Yabancı Dil Bilgisi Seviye Tespit Sınavından (YDS) asgari (B)
düzeyinde puan aldığını belgelendiremeyenlerin atandıkları unvanları
kaybedeceği ve Başkanlıkta öğrenim durumlarına uygun memur unvanlı kadrolara
atanacakları hüküm altına alınmıştır.
258. Maddenin (2) numaralı fıkrasında da Başkanlıkta bu
Kanun’un mülga 21. maddesinin üçüncü fıkrası kapsamında sözleşmeli uzman olarak
istihdam edilmekte iken 657 sayılı Kanun’un geçici 41. maddesi çerçevesinde
genel idari hizmetler sınıfında uzman kadrosuna ataması yapılmış ve hâlen
Başkanlıkta çalışmakta olan personel hakkında da (1) numaralı fıkranın
uygulanacağı belirtilmiştir.
259. Kurala göre Başkanlıkta daha önce sözleşmeli uzman
kadrosunda ya da genel idari hizmetler kadrosunda uzman olarak görev yapanların
Yurtdışı Türkler ve Akraba Topluluklar Uzmanı olarak atanabilmeleri için uzman
kadrosunda fiilen en az 5 yıl çalışmış olmaları gerekmektedir. Belirtilen şartı
taşıyan uzmanlar 30 gün içinde başvurmaları hâlinde doğrudan Yurtdışı Türkler
ve Akraba Topluluklar Uzmanlığı kadrosuna atanacaktır. Bu şekilde ataması
yapılanlar bir yıl içerisinde tez hazırlayacak ve yeterlik sınavına girecektir.
Tez ve yeterlik sınavında başarılı olamayan ve YDS’den asgari (B) düzeyinde
puan aldığını belgelendiremeyenler atandıkları unvanları kaybedecek ve
Başkanlıkta öğrenim durumlarına uygun memur ünvanlı kadrolara atanacaklardır.
b. İptal Talebinin Gerekçesi
260. Dava dilekçesinde özetle; kuralın Anayasa değişikliklerine
uyum sağlama amacıyla herhangi bir ilgisi bulunmadığından Yetki Kanunu
kapsamına girmediği, Anayasa’nın 70. maddesine göre kamu görevine atanmak için
öncelikle o görevin gerektirdiği niteliklere sahip olmak gerektiği, dava konusu
kuralda ise Başkanlıkta en az beş yıl fiilen uzman kadrosunda çalışanların
başvurmaları hâlinde doğrudan Yurtdışı Türkler ve Akraba Topluluklar Uzmanlığı
kadrosuna atanmalarının ancak bir yıl içinde tez ve yabancı dil
yükümlülüklerini yerine getirmeleri şartına bağlandığı, söz konusu şartın
yerine getirilmemesi durumunda bu kişilerin memur kadrolarına atanmalarının
öngörüldüğü, görevin gerektirdiği niteliklere sahip olup olmadığına bakılmadan
kişilerin bir göreve atanıp daha sonra gerekli niteliklere sahip olmadıkları
gerekçesiyle daha düşük konumdaki memur kadrosuna atanmalarının istihdam
politikasının temel mantığına aykırı olduğu, bu durumun kazanılmış hakları da
ortadan kaldıracağı belirtilerek kuralın Anayasa’nın 2. ve mülga 91.
maddelerine aykırı olduğu ileri sürülmüştür.
c. Anayasa’ya Aykırılık Sorunu
i. Kuralın Anayasa’nın Mülga 91. Maddesi Yönünden
İncelenmesi
261. Başkanlıkta sözleşmeli uzman ya da sözleşmeli
personel iken genel idari hizmetler sınıfında uzman kadrosuna geçen personelin
Yurtdışı Türkler ve Akraba Topluluklar Uzmanlığı kadrosuna geçmelerine imkân
tanıyan kuralın 7142 sayılı Kanun’un (1) numaralı fıkrasının (d) bendinin “Kanun
ve kanun hükmünde kararnamelerde yer alan bakanlıkların, kamu kurum ve
kuruluşlarının … personeli[ne] ilişkin usul ve esasların düzenlenmesinin
sağlanması …” hükmü kapsamında olduğu anlaşılmaktadır. Başkanlığın yeni
hükümet sisteminde yeniden yapılandırılması çerçevesinde geçiş sürecini
düzenleyen kuralın Anayasa değişikliklerine uyum sağlama amacı taşımadığı
söylenemez.
262. Bu itibarla kural Yetki Kanunu kapsamında olup
Anayasa’da KHK ile düzenlenmesi yasaklanan alanlarla ilgili herhangi bir
düzenleme de içermemektedir.
263. Açıklanan nedenlerle kural, Anayasa’nın mülga 91.
maddesine aykırı değildir. İptal talebinin reddi gerekir.
ii. Kuralın İçerik Yönünden İncelenmesi
264. 6216 sayılı Kanun’un 43. maddesi uyarınca kural
ilgisi nedeniyle Anayasa’nın 128. maddesi yönünden de incelenmiştir.
265. Anayasa'nın 128. maddesinin ikinci fıkrasının
birinci cümlesinde memurların ve diğer kamu görevlilerinin nitelikleri,
atanmaları, görev ve yetkileri, hakları ve yükümlülükleri, aylık ve ödenekleri
ve diğer özlük işlerinin kanunla düzenleneceği belirtilmiştir.
266. Kamu görevlileri ile kamu yönetimleri arasındaki
hizmet ilişkileri kural tasarruflarla düzenlenmektedir. Kamu personeli belirli
bir statüde, nesnel kurallara göre hizmet yürütmekte o statünün sağladığı
aylık, ücret, atanma, yükselme, nakil gibi kimi öznel haklara sahip olmaktadır.
Kamu görevlilerinin görev ve unvan değişikliklerinin koşulları, statü hukukunun
gereği olarak kanunla ya da kanunun verdiği yetkiye dayanılarak KHK ile
belirlenmektedir. Devlet, statüleri kanunlarla belirlenen ve bu statü
kurallarına göre mesleğe alınan kamu görevlilerine atama, yükselme, aylık, ödül,
nakil ve sınav gibi hak veya yükümlülükler getirebilir. Kişilerin ise bu
statüye girip girmeme konusunda tercihte bulunma hakları vardır. Kamu
görevlileri göreve başlarken içinde bulunduğu statüden kaynaklanan durumu
bilerek kamu görevine başlamaktadır.
267. Daha önce de ifade edildiği gibi Anayasa'nın 2.
maddesinde yer alan hukuk devleti ilkesinin temel gereklerinden birisi
kazanılmış haklara saygı gösterilmesidir. Kazanılmış haklara saygı, hukuk
güvenliği ilkesinin bir sonucudur.
268. Bakanlıklar ile diğer kamu kurum ve kuruluşlarında
uzman ve uzman yardımcısı istihdamına ilişkin usul ve esaslar 657 sayılı
Kanun’un ek 41. maddesinde düzenlenmiştir. Maddede uzman yardımcısı olabilmek
için maddede sayılan fakültelerden mezun olma ve yapılacak yazılı ve sözlü
sınavda başarılı olma şartı aranmıştır. Uzman yardımcılığına atananların uzman
kadrosuna atanabilmesi için ise uzman yardımcısı olarak en az üç yıl çalışmak,
istihdam edildikleri birimlerce belirlenecek konularda uzmanlık tezi hazırlamak
ve yapılacak yeterlik sınavında başarılı olmak koşulları öngörülmüştür.
269. Anılan maddeye göre kamu kurum ve kuruluşlarında
uzman olmak için kural olarak öncelikle belli bir süre uzman yardımcısı olarak
çalışmak, sonrasında tez hazırlamak ve yapılacak sınavda başarılı olmak
gerekmektedir.
270. Dava konusu kuralda ise Başkanlıkta görev yapan
sözleşmeli uzmanlar ile genel idari hizmetler sınıfında görev yapan uzmanların
Yurtdışı Türkler ve Akraba Topluluklar Uzmanlığına atanmalarında genel kuraldan
farklı bir yol benimsenmiştir. Kurala göre adı geçen uzmanlar gerekli şartları
taşımaları durumunda kendi istekleri üzerine doğrudan Yurtdışı Türkler ve
Akraba Topluluklar Uzmanlığına atanacak, atandıktan sonra bir yıl içinde
hazırlayacakları uzmanlık tezi ve yeterlik sınavında başarılı olmaları ve
YDS’den asgari (B) düzeyinde puan almaları durumunda uzman kadrosunda görev
yapmaya devam edeceklerdir. Belirtilen şartları yerine getirmeyenler ise
durumlarına uygun memur kadrosuna atanacaktır.
271. Görüldüğü üzere Başkanlıkta sözleşmeli uzman ya da
genel idari hizmetler sınıfında uzman olarak görev yapanlar genel kuralın
aksine önce Yurtdışı Türkler ve Akraba Topluluklar Uzmanlığına atanacak,
atandıktan sonra tez hazırlayacak ve yeterlik sınavına girecektir.
272. Kamu kurum ve kuruluşlarının uzman kadrolarına
atanma koşullarını düzenleyen bir Anayasa hükmü bulunmamaktadır. Bu konuda
yetki tamamen kanun koyucuya aittir. Kanun koyucu bu yetkisini Yetki Kanunu ile
Bakanlar Kuruluna devredebilir. Bu bağlamda Başkanlıkta sözleşmeli uzman ya da
genel idari hizmetler sınıfında uzman olarak görev yapanların önce Yurtdışı
Türkler ve Akraba Topluluklar Uzmanlığına atanması, atandıktan sonra tez ve
yeterlik sınavında başarılı olma şartı getiren kuralda Anayasa’ya aykırı bir
husus bulunmamaktadır. Bu şekilde atamanın kamu yararını gerçekleştirip
gerçekleştirmeyeceği ise subjektif bir husus olup anayasallık denetiminin
kapsamı dışında kalmaktadır.
273. Kamu görevlilerinin kazanılmış hakları, istihdam
türüne bağlı olarak tahakkuk etmiş ve kendisi yönünden kesinleşmiş ve kişisel
alacak niteliğine dönüşmüş haklardır. Bir statüye bağlı olarak ileriye dönük,
beklenen haklar ise bu nitelikte değildir. Diğer bir ifadeyle, bir kamu
görevlisinin daha önce görev yaptığı unvana bağlı olarak elde ettiği mali
haklar, ileriye dönük kazanılmış hak şeklinde değerlendirilemez. Bu nedenle,
uzman kadrosuna atandıktan sonra tez ve yeterlik sınavında başarılı olamayan ve
YDS’den asgari (B) düzeyinde puan aldığını belgelendiremeyenlerin uzman
unvanını kaybetmeleri nedeniyle uğradıkları kayıpların kazanılmış hak olarak
değerlendirilmesine imkân bulunmamaktadır.
274. Kaldı ki kuralla Yurtdışı Türkler ve Akraba
Topluluklar Başkanlığı Uzmanlığına atanma konusunda şartları taşıyanlara
seçimlik bir hak tanınmıştır. Kurala göre uzman kadrosunda fiilen en az 5 yıl
çalışmış olanlar 30 gün içinde başvurmaları hâlinde doğrudan Yurtdışı Türkler
ve Akraba Topluluklar Uzmanlığı kadrosuna atanacaktır. Dolayısıyla başvuruda
bulunmayanlar yönünden atama yapılması söz konusu değildir.
275. Açıklanan nedenlerle kural, Anayasa’nın 2. ve 128.
maddelerine aykırı değildir. İptal talebinin reddi gerekir.
4. (ç) Bendiyle 5978 Sayılı Kanun’un 1 ila 26.
Maddelerinin, 28. Maddesinin (1) ila (4) Numaralı Fıkraları ile (6) ve (7)
Numaralı Fıkralarının, 29. Maddesinin, Geçici 1. ve Geçici 2. Maddelerinin
Yürürlükten Kaldırılmasının İncelenmesi
a. İptal Talebinin Gerekçesi
276. Dava dilekçesinde, kuralın Anayasa değişikliklerine
uyum sağlama amacıyla herhangi bir ilgisi bulunmadığından Yetki Kanunu
kapsamına girmediği belirtilerek Anayasa’nın mülga 91. maddesine aykırı olduğu
ileri sürülmüştür.
b. Anayasa’ya Aykırılık Sorunu
277. 5978 Sayılı Kanun’da Başkanlığın kuruluşu, teşkilat
yapısı, yöneticilerinin yetki ve sorumlulukları, hizmet birimleri, personel
rejimi, gelirleri gibi hususları düzenlenmekte iken Kanun’un l. ila 26.
maddeleri, 28. maddesinin (1) ila (4) numaralı fıkraları ile (6) ve (7)
numaralı fıkraları, 29., geçici 1. ve geçici 2. maddeleri dava konusu kuralla
yürürlükten kaldırılmıştır.
278. Anılan Kanun’un dava konusu kuralla yürürlükten
kaldırılan 21. maddesinde Başkanlıkta; Başkan, Başkan Yardımcısı, Başkanlık
Müşaviri, Basın Müşaviri, Hukuk Müşaviri, Daire Başkanı, Yurtdışı Türkler ve Akraba
Topluluklar Uzman ve Uzman Yardımcılarının kadroları karşılık gösterilmek
kaydıyla 657 sayılı Kanun ve diğer kanunların sözleşmeli personel
çalıştırılması hakkındaki hükümlerine bağlı olmaksızın sözleşmeli olarak
çalıştırılabileceği bu suretle çalıştırılacak personele atandığı kadronun unvan
ve derecesine göre ekli (1) Sayılı Cetvel’de yer alan taban ve tavan ücretleri
arasında kalmak üzere Başbakan onayıyla belirlenecek tutarda aylık brüt
sözleşme ücreti ödeneceği belirtilmiştir.
279. Başkanlıkta sözleşmeli olarak görev yapacak
personelin mali haklarına yönelik düzenleme Anayasa’nın İkinci Kısmı’nın İkinci
Bölümü’nde yer alan mülkiyet hakkı kapsamında yer almaktadır. Dolayısıyla söz
konusu düzenlemenin yürürlükten kaldırılmasını öngören kuralla mülkiyet hakkına
müdahalede bulunulduğu açıktır.
280. Bu itibarla kural, Anayasa’nın mülga 91. maddesi
uyarınca KHK ile düzenlenemeyecek yasak alanda kalmaktadır.
281. Açıklanan nedenlerle kural, Anayasa’nın mülga 91.
maddesine aykırıdır. İptali gerekir.
P. KHK’nın 105. Maddesiyle 1738 Sayılı Kanun’un
Yürürlükten Kaldırılmasının İncelenmesi
1. İptal Talebinin Gerekçesi
282. Dava dilekçesinde, kuralın Anayasa değişikliklerine
uyum sağlama amacıyla herhangi bir ilgisi bulunmadığından Yetki Kanunu
kapsamına girmediği belirtilerek Anayasa’nın mülga 91. maddesine aykırı olduğu
ileri sürülmüştür.
2. Anayasa’ya Aykırılık Sorunu
a. Kuralın Anayasa’nın Mülga 91. Maddesi Yönünden
İncelenmesi
283. 30/5/1973 tarihli ve 1738 sayılı Seyir ve Hidrografi
Hizmetleri Kanunu’nda Deniz Kuvvetleri Komutanlığına bağlı Seyir ve Hidrografi
Daire Başkanlığının görevleri ile seyir ve hidrografi hizmetlerinin
yönetilmesine ilişkin usul ve esaslar düzenlenmektedir. Anılan Kanun dava
konusu kuralla yürürlükten kaldırılmıştır.
284. Kuralın 7142 sayılı Kanun’un 1. maddesinin (1)
numaralı fıkrasının (c) bendinde yer alan “Uygulama imkânı kalmayan kanun ve
kanun hükmünde kararnamelerin yürürlükten kaldırılması” kapsamında olduğu
anlaşılmaktadır
285. Cumhurbaşkanlığı hükûmet sisteminde Seyir ve Hidrografi
Daire Başkanlığının görevleri CBK ile de düzenlenebileceğinden anılan Kanun’un
yürürlükten kaldırıldığı anlaşılmaktadır. Dolayısıyla söz konusu Kanun’u
yürürlükten kaldıran kuralın Anayasa değişikliklerine uyum sağlama amacı
taşımadığı söylenemez.
286. Bu itibarla kural, Yetki Kanunu kapsamında olup
Anayasa’da KHK ile düzenlenmesi yasaklanmış alanlara ilişkin herhangi bir
düzenleme de içermemektedir.
287. Açıklanan nedenlerle kural, Anayasa’nın mülga 91. maddesine
aykırı değildir. İptal talebinin reddi gerekir.
b. Kuralın İçerik Yönünden İncelenmesi
288. 6216 sayılı Kanun’un 43. maddesi uyarınca kural
ilgisi nedeniyle Anayasa’nın 2. maddesi yönünden incelenmiştir.
289. KHK’nın 61. maddesinin (b) bendiyle 2659 sayılı
Kanun’un 17. maddesinin birinci fıkrasının yürürlükten kaldırılmasına yönelik
gerekçeler dava konusu kural bakımından da geçerlidir.
290. Açıklanan nedenlerle kural, Anayasa’nın 2. maddesine
aykırı değildir. İptal talebinin reddi gerekir.
R. KHK’nın 106. Maddesiyle 77 Sayılı KHK’nın Yürürlükten
Kaldırılmasının İncelenmesi
1. İptal Talebinin Gerekçesi
291. Dava dilekçesinde, kuralın Anayasa değişikliklerine
uyum sağlama amacıyla herhangi bir ilgisi bulunmadığından Yetki Kanunu
kapsamına girmediği belirtilerek Anayasa’nın mülga 91. maddesine aykırı olduğu
ileri sürülmüştür.
2. Anayasa’ya Aykırılık Sorunu
292. 16/8/1983 tarihli ve 77 sayılı Bilim ve Teknoloji
Yüksek Kurulu Kurulmasına İlişkin KHK’da Bilim ve Teknoloji Yüksek Kurulunun
kuruluşu, çalışma usulü ve görevleri düzenlenmekte iken anılan KHK dava konusu
kuralla yürürlükten kaldırılmıştır.
293. Anılan KHK’nın dava konusu kuralla yürürlükten
kaldırılan 3. maddesinde Bilim ve Teknoloji Yüksek Kurulunun, Başbakan'ın
başkanlığında, ilgili Devlet Bakanı, Millî Savunma Bakanı, Maliye ve Gümrük
Bakanı, Millî Eğitim Bakanı, Sağlık Bakanı, Tarım Orman ve Köyişleri Bakanı,
Sanayi ve Ticaret Bakanı, Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanı, YÖK Başkanı, Devlet
Planlama Teşkilatı Müsteşarı, Hazine ve Dış Ticaret Müsteşarı, TÜBİTAK Başkanı
ile bir yardımcısı, TAEK Başkanı, Türkiye Sağlık Enstitüleri Başkanı, TRT Genel
Müdürü, TOBB Başkanı ve YÖK'ün belirleyeceği konu ile ilgili gelişmiş bir
üniversitenin seçeceği bir üyeden oluşacağı belirtilmiştir.
294. KHK’nın 61. maddesinin (d) bendiyle 2659 sayılı
Kanun’un değiştirilen 32. maddesine yönelik gerekçeler dava konusu kural
bakımından da geçerlidir.
295. Bilim ve Teknoloji Yüksek Kurulu üyeliğine atanma
şartlarına yönelik düzenleme kamu hizmetine girme hakkı kapsamında yer
almaktadır. Bu nedenle söz konusu düzenlemenin de yer aldığı 77 sayılı KHK’nın
yürürlükten kaldırılmasını öngören kural Anayasa’nın İkinci Kısmı’nın Dördüncü
Bölümü’nde yer alan kamu hizmetlerine girme hakkına ilişkin düzenleme
içerdiğinden Anayasa’nın mülga 91. maddesi uyarınca KHK ile düzenlenemeyecek
yasak alanda kalmaktadır.
296. Açıklanan nedenlerle kural, Anayasa’nın mülga 91.
maddesine aykırıdır. İptali gerekir.
S. KHK’nın 107. Maddesiyle 5632 Sayılı Kanun’un
Yürürlükten Kaldırılmasının İncelenmesi
1. İptal Talebinin Gerekçesi
297. Dava dilekçesinde, kuralın Anayasa değişikliklerine
uyum sağlama amacıyla herhangi bir ilgisi bulunmadığından Yetki Kanunu
kapsamına girmediği belirtilerek Anayasa’nın mülga 91. maddesine aykırı olduğu ileri
sürülmüştür.
2. Anayasa’ya Aykırılık Sorunu
a. Kuralın Anayasa’nın Mülga 91. Maddesi Yönünden
İncelenmesi
298. Millî Kütüphanenin kuruluşu, görevleri ve
personeline ilişkin hususları düzenleyen 23/3/1950 tarihli ve 5632 sayılı Millî
Kütüphane Kuruluşu Hakkında Kanun dava konusu kuralla yürürlükten
kaldırılmıştır.
299. Kuralın 7142 sayılı Kanun’un 1. maddesinin (1)
numaralı fıkrasının (c) bendinde yer alan “Uygulama imkânı kalmayan kanun ve
kanun hükmünde kararnamelerin yürürlükten kaldırılması” kapsamında olduğu
anlaşılmaktadır
300. Cumhurbaşkanlığı hükûmet sisteminde Millî
Kütüphaneye ilişkin hususlar CBK ile de düzenlenebileceğinden kuralla anılan
Kanun’un yürürlükten kaldırıldığı anlaşılmaktadır. Dolayısıyla söz konusu
Kanun’u yürürlükten kaldıran kuralın Anayasa değişikliklerine uyum sağlama
amacıyla ihdas edildiği sonucuna varılmıştır.
301. Bu itibarla kural, Yetki Kanunu kapsamında olup
Anayasa’da KHK ile öngörülmesi yasaklanan alanlara ilişkin herhangi bir
düzenleme de içermemektedir.
302. Açıklanan nedenlerle kural, Anayasa’nın mülga 91.
maddesine aykırı değildir. İptal talebinin reddi gerekir.
b. Kuralın İçerik Yönünden İncelenmesi
303. 6216 sayılı Kanun’un 43. maddesi uyarınca kural,
ilgisi nedeniyle Anayasa’nın 2. maddesi yönünden incelenmiştir.
304. KHK’nın 61. maddesinin (b) bendiyle 2659 sayılı
Kanun’un 17. maddesinin birinci fıkrasının yürürlükten kaldırılmasına yönelik
gerekçeler dava konusu kural bakımından da geçerlidir.
305. Açıklanan nedenlerle kural, Anayasa’nın 2. maddesine
aykırı değildir. İptal talebinin reddi gerekir.
Ş. KHK’nın 117. Maddesinin;
1. (a) Bendiyle 4865 Sayılı Kanun’un Değiştirilen Adının
İncelenmesi
306. 4/6/2003 tarihli ve 4865 sayılı Kanun’un adı “Ulusal
Bor Araştırma Merkezi Kurulması Hakkında Kanun” iken dava konusu kuralla “Ulusal
Bor Araştırma Enstitüsü Hakkında Mali Hükümler ve Muafiyetlere İlişkin Kanun”
şeklinde değiştirilmiştir.
307. KHK’nın 61. maddesinin (b) bendiyle 2659 sayılı
Kanun’un 17. maddesinin başlığının değiştirilmesine yönelik gerekçeler dava
konusu kural bakımından da geçerlidir.
308. Açıklanan nedenlerle 4865 sayılı Kanun’un adının “Ulusal
Bor Araştırma Enstitüsü Hakkında Mali Hükümler ve Muafiyetlere İlişkin Kanun”
şeklinde değiştirilmesine yönelik iptal talebi hakkında karar verilmesine yer
olmadığına karar vermek gerekir.
2. (b) Bendiyle 4865 Sayılı Kanun’un 15. Maddesinin
Değiştirilen Başlığının İncelenmesi
309. 4865 sayılı Kanun’un 15. maddesinin başlığı “Gelirler
ve Bütçe” iken dava konusu kuralla “Ar-ge projeleri” şeklinde
değiştirilmiştir.
310. KHK’nın 61. maddesinin (b) bendiyle 2659 sayılı
Kanun’un 17. maddesinin başlığının değiştirilmesine yönelik gerekçeler dava
konusu kural bakımından da geçerlidir.
311. Açıklanan nedenlerle Kanun’un 15. maddesinin
başlığının “Ar-ge projeleri” şeklinde değiştirilmesine yönelik iptal
talebi hakkında karar verilmesine yer olmadığına karar vermek gerekir.
3. (c) Bendiyle 4865 Sayılı Kanun’un Başlığıyla Birlikte
Değiştirilen 18. Maddesinin İncelenmesi
a. İptal Talebinin Gerekçesi
312. Dava dilekçesinde, kuralın Anayasa değişikliklerine
uyum sağlama amacıyla herhangi bir ilgisi bulunmadığından Yetki Kanunu
kapsamına girmediği belirtilerek Anayasa’nın mülga 91. maddesine aykırı olduğu
ileri sürülmüştür.
b. Anayasa’ya Aykırılık Sorunu
313. Kanun’un dava konusu kuralla değişik 18. maddesinde
Ulusal Bor Araştırma Enstitüsü’ne (BOREN) tanınan muafiyetler düzenlenmiştir.
314. Maddenin birinci fıkrasında BOREN’in
faaliyetlerinden elde ettiği gelirler dolayısıyla kurumlar vergisi açısından iktisadi
işletme oluşmuş sayılmayacağı, Enstitüye makbuz karşılığında yapılan nakdî
bağış ve yardımların 31/12/1960 tarihli ve 193 sayılı Gelir Vergisi Kanunu ve
13/6/2006 tarihli ve 5520 sayılı Kurumlar Vergisi Kanunu hükümleri çerçevesinde
gelir veya kurumlar vergisi matrahının tespitinde gelir veya kurumlar vergisi
beyannamesi üzerinde ayrıca gösterilmek şartıyla beyan edilen gelirden veya
kurum kazancından indirilebileceği belirtilmiştir.
315. Maddenin ikinci fıkrasında Enstitünün, faaliyetleri dolayısıyla
yapılan işlemler yönünden 492 sayılı Kanun ile 2464 sayılı Kanun gereğince
alınan vergi ve harçlardan ve katılma payından, bu kapsamda düzenlenen
kâğıtlarla ilgili olarak damga vergisinden, kendisine yapılan bağış ve
yardımlar nedeniyle veraset ve intikal vergisinden, sahip olduğu taşınmazları
dolayısıyla emlak vergisinden muaf olduğu, Enstitü tarafından açılan dava ve
icra takiplerinde teminat aranmayacağı düzenlenmiştir.
316. Maddenin üçüncü fıkrasında Enstitünün görevlerinin
ifasına ilişkin olarak; binek araçları hariç ithal edilen her türlü
makine-teçhizat, kimyasallar, ürün ve bunların yedek parçaları ile yayının
yurda girişi ve her türlü geçici depolama, antrepo ve ardiye ücretleri katma
değer vergisi ve özel tüketim vergisi hariç gümrük vergisinden, düzenlenen
kâğıtlar damga vergisinden ve ücretten istisna tutulduğu, bunlar için ithalat
sınırlaması uygulanmayacağı kural altına alınmıştır.
317. Maddenin dördüncü fıkrasında Enstitünün ihtiyaç
duyduğu hizmetleri hizmet satın alma sözleşmeleri ile yaptırabileceği yapacağı
araştırma ve incelemeler için hiçbir ilmühaber, ruhsatname veya imtiyaz almak
zorunda olmadığı belirtilmiştir.
318. Maddenin beşinci fıkrasında ise Eti Maden
İşletmeleri Genel Müdürlüğünün BOREN’e yaptıracağı Ar-Ge projeleri kapsamında
alınan patentlerin kullanımının Eti Maden İşletmeleri Genel Müdürlüğüne ait
olduğu ve bunlardan ücret alınmayacağı hüküm altına alınmıştır.
319. Bu arada 27/3/2020
tarihli ve (57) numaralı Bazı Cumhurbaşkanlığı Kararnamelerinde Değişiklik Yapılmasına
Dair Cumhurbaşkanlığı Kararnamesi’nin14. maddesiyle (4) numaralı CBK’nın 690.
maddesi başlığıyla birlikte değiştirilerek Ulusal Bor Araştırma
Enstitüsü başkaca bir işleme gerek kalmaksızın
kapatılmış, mevzuatta Enstitüye yapılan atıfların Türkiye Enerji,
Nükleer ve Maden Araştırma Kurumu’na (TENMAK) yapılmış sayılacağı hükme
bağlanmıştır.
320. KHK’nın 51. maddesinin (c) bendiyle 2863 sayılı
Kanun’a eklenen ek 7. maddeye yönelik gerekçeler dava konusu kural bakımından
da geçerlidir.
321. Kuralla, 7142 sayılı Kanun’da belirtildiği şekilde
bakanlıkların, kamu kurum ve kuruluşlarının kuruluş, teşkilat, görev ve
yetkileri ile personeline ilişkin usul ve esasların ya da Cumhurbaşkanı’nın
yürütme yetkisine ilişkin hususların düzenlenmesine veya bu çerçevede kanunlar
ve KHK’larda yer alan ilgili hükümlerin değiştirilmesine, yürürlükten
kaldırılmasına ilişkin bir düzenleme öngörülmemektedir. Kuralın, kanunlar ve
KHK’larda yer alan ve yeni sistemle uyumlu olmayan tüzük, Bakanlar Kurulu,
başbakan gibi bazı ibarelerin değiştirilmesi, yürürlükten kaldırılması veya bu
çerçevede kanunlar ve KHK’larda yer alan ilgili hükümlerin yeniden
düzenlenmesine yönelik olduğu da söylenemez.
322. Bu itibarla BOREN’e birtakım muafiyetler öngören
kural, 7142 sayılı Kanun’un 1. maddesinin (1) numaralı fıkrasının (a) ila (d)
bentlerinde belirtilen konulara yönelik bir düzenleme içermediğinden Yetki
Kanunu kapsamında değildir.
323. Açıklanan nedenlerle kural, Anayasa’nın mülga 91.
maddesine aykırıdır. İptali gerekir.
4. (ç) Bendiyle 4865 Sayılı Kanun’un 20. Maddesinden
Sonra Gelmek Üzere Eklenen Ek 1. Maddesinin İncelenmesi
a. İptal Talebinin Gerekçesi
324. Dava dilekçesinde, kuralın Anayasa değişikliklerine
uyum sağlama amacıyla herhangi bir ilgisi bulunmadığından Yetki Kanunu kapsamına
girmediği belirtilerek Anayasa’nın mülga 91. maddesine aykırı olduğu ileri
sürülmüştür.
b. Anayasa’ya Aykırılık Sorunu
325. 4865 sayılı Kanun’a dava konusu kurallarla eklenen
ek 1. maddede Nadir Toprak Elementleri Araştırma Enstitüsüne (NATEN) tanınan
vergi, ithalat muafiyet ve indirimler, açılan dava ve icra takiplerinde teminat
aranmaması, NATEN’in gelirleri, öğrencilere burs verilmesi, projelerin
desteklenmesi gibi hususlar düzenlenmiştir.
326. Maddenin birinci fıkrasında, NATEN’in yaptığı faaliyetlerden
elde ettiği gelirler dolayısıyla kurumlar vergisi açısından iktisadi işletme
oluşmuş sayılmayacağı, Enstitüye makbuz karşılığında yapılan nakdî bağış ve
yardımların 193 sayılı Kanun ve 5520 sayılı Kanun hükümleri çerçevesinde gelir
veya kurumlar vergisi matrahının tespitinde gelir veya kurumlar vergisi
beyannamesi üzerinde ayrıca gösterilmek şartıyla beyan edilen gelirden veya
kurum kazancından indirilebileceği belirtilmiştir.
327. Maddenin ikinci fıkrasında Enstitünün faaliyetleri
dolayısıyla yapılan işlemler yönünden 492 sayılı Kanun ile 2464 sayılı Kanun
gereğince alınan vergi ve harçlardan ve katılma payından bu kapsamda düzenlenen
kağıtlarla ilgili olarak damga vergisinden, kendisine yapılan bağış ve
yardımlar nedeniyle veraset ve intikal vergisinden, sahip olduğu taşınmazları
dolayısıyla emlak vergisinden muaf olduğu, Enstitü tarafından açılan dava ve
icra takiplerinde teminat aranmayacağı ifade edilmiştir.
328. Maddenin üçüncü fıkrasında, Enstitünün görevlerinin
ifasına ilişkin olarak binek araçları hariç ithal edilen her türlü
makine-teçhizat, kimyasallar, ürün ve bunların yedek parçaları ile yayının
yurda girişi ve her türlü geçici depolama, antrepo ve ardiye ücretlerinin katma
değer vergisi ve özel tüketim vergisi hariç, gümrük vergisinden, düzenlenen
kâğıtlar damga vergisinden ve ücretten istisna olduğu, bunlar için ithalat
sınırlaması uygulanmayacağı öngörülmüş, dördüncü fıkrasında Enstitünün ihtiyaç
duyduğu hizmetleri hizmet satın alma sözleşmeleri ile yaptırabileceği,
Enstitünün yapacağı araştırma ve incelemeler için hiçbir ilmühaber, ruhsatname
veya imtiyaz almak zorunda olmadığı belirtilmiştir.
329. Maddenin beşinci fıkrasında, Enstitünün görevleri
kapsamında desteklenen Ar-Ge projelerine ilişkin tutarların Enstitü bütçesine
gider kaydedilmek suretiyle Ar-Ge projelerinin yürütüldüğü idarelere
aktarılabileceği, bu şekilde aktarılan tutarların, ilgili idarelerin
bütçelerine gelir kaydedilmeksizin açılacak özel hesaplarda izleneceği, bu
kapsamda yapılan harcamaların 10/12/2003 tarihli ve 5018 sayılı Kamu Malî
Yönetimi ve Kontrol Kanunu’na göre denetleneceği, Enstitü tarafından yürütülen
ve desteklenen Ar-Ge projeleri kapsamında görev alan kamu görevlilerine aylık
(20.000) gösterge rakamının, memur aylık katsayısı ile çarpımı sonucu bulunacak
tutara kadar ücret ödenebileceği, Enstitü tarafından yürütülen ve desteklenen
Ar-Ge projeleri kapsamında görev alan yüksek lisans ve doktora öğrencileri ile
doktora sonrası araştırmacılara diğer mevzuatta yer alan sınırlamalara tabi
olmaksızın burs verilebileceği ifade edilmiş, bu fıkranın uygulanmasına ilişkin
usul ve esasların Hazine ve Maliye Bakanlığının görüşü alınarak Enstitü
tarafından belirleneceği, bu kapsamda Enstitü personeline ödeme yapılamayacağı
ifade edilmiştir.
330. Maddenin altıncı fıkrasında Enstitü tarafından
yürütülen ve desteklenen Ar-Ge projeleri için Enstitü dışındaki kamu kurum ve
kuruluşları ile özel kuruluşlardan destek alınabileceği, bu kapsamda Enstitüye
aktarılan tutarların Enstitü bütçesine gelir kaydedilmeksizin ilgili Ar-Ge
projesi adına açılacak özel hesaplarda izlenebileceği belirtilmiş, yedinci
fıkrasında da Enstitünün mal ve varlıklarının devlet malı sayılarak
haczedilemeyeceği ve rehin edilemeyeceği hüküm altına alınmıştır.
331. Bu arada (57)
numaralı CBK’nın 14. maddesiyle (4) numaralı CBK’nın 690. maddesi başlığıyla
birlikte değiştirilerek Nadir Toprak Elementleri Araştırma Enstitüsüne başkaca bir işleme gerek kalmaksızın kapatılmış,
mevzuatta Enstitüye yapılan atıfların TENMAK’a yapılmış sayılacağı hükme
bağlanmıştır.
332. KHK’nın 51. maddesinin (c) bendiyle 2863 sayılı
Kanun’a eklenen ek 7. maddeye yönelik gerekçeler dava konusu kural bakımından
da geçerlidir.
333. Kuralla, 7142 sayılı Kanun’da belirtildiği şekilde
bakanlıkların, kamu kurum ve kuruluşlarının kuruluş, teşkilat, görev ve
yetkileri ile personeline ilişkin usul ve esasların ya da Cumhurbaşkanı’nın
yürütme yetkisine ilişkin hususların düzenlenmesine veya bu çerçevede kanunlar
ve KHK’larda yer alan ilgili hükümlerin değiştirilmesine, yürürlükten kaldırılmasına
ilişkin bir düzenleme öngörülmemektedir. Kuralın, kanunlar ve KHK’larda yer
alan ve yeni sistemle uyumlu olmayan tüzük, Bakanlar Kurulu, başbakan gibi bazı
ibarelerin değiştirilmesi, yürürlükten kaldırılması veya bu çerçevede kanunlar
ve KHK’larda yer alan ilgili hükümlerin yeniden düzenlenmesine yönelik olduğu
da söylenemez.
334. Bu itibarla NATEN’e birtakım vergi, ithalat muafiyet
ve indirimler tanıyan kural, 7142 sayılı Kanun’un 1. maddesinin (1) numaralı
fıkrasının (a) ila (d) bentlerinde belirtilen konulara yönelik bir düzenleme
içermediğinden Yetki Kanunu kapsamında değildir.
335. Açıklanan nedenlerle kural, Anayasa’nın mülga 91.
maddesine aykırıdır. İptali gerekir.
5. (d) Bendiyle 4865 Sayılı Kanun’a Eklenen Geçici 2.
Maddenin İncelenmesi
a. İptal Talebinin Gerekçesi
336. Dava dilekçesinde, kuralın Anayasa değişikliklerine
uyum sağlama amacıyla herhangi bir ilgisi bulunmadığından Yetki Kanunu
kapsamına girmediği belirtilerek Anayasa’nın mülga 91. maddesine aykırı olduğu
ileri sürülmüştür.
b. Anayasa’ya Aykırılık Sorunu
337. 6216 sayılı Kanun’un 43. maddesi uyarınca kural
ilgisi nedeniyle Anayasa’nın mülga 163. maddesi yönünden incelenmiştir.
338. 4865 sayılı Kanun’un dava konusu geçici 2. maddesinde
NATEN’in 2018 yılı harcamalarının 2018 yılı Merkezî Yönetim Bütçe Kanunu’na
istinaden Hazine ve Maliye Bakanlığınca yeni bir düzenleme yapılıncaya kadar
Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanlığının 2018 yılı bütçesinde yer alan
ödeneklerden karşılanacağı hüküm altına alınmıştır.
339. Anayasa’nın 161. maddesinin birinci fıkrasında kamu
idarelerinin ve kamu iktisadi teşebbüsleri dışındaki kamu tüzel kişilerinin
harcamalarının yıllık bütçelerle yapılacağı belirtilmiştir. Anayasa'nın (mülga)
163. maddesinde ise Bakanlar Kuruluna KHK ile bütçede değişiklik yapmak yetkisi
verilemeyeceği belirtilmiştir. Buna göre, bütçede değişiklik sonucunu doğuran
düzenlemelerin KHK ile yapılması mümkün değildir.
340. Kural kapsamında NATEN’in 2018 yılı harcamalarının
Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanlığının 2018 yılı bütçesinde yer alan
ödeneklerden karşılanması, bütçe kanununda değişiklik yapılması sonucunu
doğurmaktadır. Bu itibarla kural KHK ile bütçede değişiklik yapma yetkisi
verilemeyeceğine yönelik anayasal ilkeyle bağdaşmamaktadır.
341. Açıklanan nedenlerle kural, Anayasa’nın mülga 163.
maddesine aykırıdır. İptali gerekir.
Kural, Anayasa’nın mülga 163. maddesine aykırı görülerek
iptal edildiğinden Anayasa’nın mülga 91. maddesi yönünden ayrıca
incelenmemiştir.
6. (e) Bendiyle 4865 Sayılı Kanun’un 1 ila 14.
Maddelerinin, 15. Maddesinin Birinci, İkinci ve Üçüncü Fıkralarının, 17., 19.,
20. ve Geçici 1. Maddelerinin Yürürlükten Kaldırılmasının İncelenmesi
a. İptal Talebinin Gerekçesi
342. Dava dilekçesinde özetle; kuralın Anayasa
değişikliklerine uyum sağlama amacıyla herhangi bir ilgisi bulunmadığından
Yetki Kanunu kapsamına girmediği, Anayasa’nın 123. maddesi gereğince idarenin
kanunla düzenlenmesi gerekirken bu hususun CBK’lar aracılığıyla
Cumhurbaşkanı’na bırakılmasının yasama yetkisinin devri anlamına geldiği
belirtilerek kuralın Anayasa’nın 7., mülga 91. ve 123. maddelerine aykırı
olduğu ileri sürülmüştür.
b. Anayasa’ya Aykırılık Sorunu
343. 4865 sayılı Kanun’un BOREN’in kuruluşu, görevleri, organları,
teşkilat yapısı, personel rejimi, denetimi, bütçesi ve gelirleri gibi hususları
düzenleyen 1 ila 14. maddeleri, 15. maddesinin birinci, ikinci ve üçüncü
fıkraları, 17., 19., 20. ve geçici 1. maddeleri dava konusu kuralla yürürlükten
kaldırılmıştır.
344. Kanun’un dava konusu kuralla yürürlükten kaldırılan
5. maddesinde, BOREN Yönetim Kurulu üyelerinin; hukuk, siyasal bilgiler, idarî
bilimler ve mühendislik dallarında eğitim veren en az dört yıllık yüksek
öğrenim kurumlarından mezun olmuş, kamu kurum ve kuruluşlarında ve/veya özel
sektörde toplam en az on yıl deneyim sahibi ve Enstitünün amacına uygun
birikimi olan ve mesleğinde temayüz etmiş kişiler arasından Başbakan tarafından
atanacağı belirtilmiştir.
345. KHK’nın 61. maddesinin (d) bendiyle 2659 sayılı
Kanun’un değiştirilen 32. maddesine yönelik gerekçeler dava konusu kural
bakımından da geçerlidir.
346. BOREN Yönetim Kurulu üyeliğine atanma şartlarına
yönelik düzenleme kamu hizmetine girme hakkı kapsamında yer almaktadır. Bu
nedenle söz konusu düzenlemenin yürürlükten kaldırılmasını öngören kural,
Anayasa’nın İkinci Kısmı’nın Dördüncü Bölümü’nde yer alan kamu hizmetlerine
girme hakkına ilişkin düzenleme içerdiğinden Anayasa’nın mülga 91. maddesi
uyarınca KHK ile düzenlenemeyecek yasak alanda kalmaktadır.
347. Açıklanan nedenlerle kural, Anayasa’nın mülga 91.
maddesine aykırıdır. İptali gerekir.
348. Kural, Anayasa’nın mülga 91. maddesine aykırı
görülerek iptal edildiğinden Anayasa’nın 7. ve 123. maddeleri yönünden ayrıca
incelenmemiştir.
T. KHK’nın 119. Maddesinin (a), (b), (c) ve (ç)
Bentleriyle 2690 Sayılı Kanun’da Yapılan Değişikliklerin İncelenmesi
1. İptal Talebinin Gerekçesi
349. Dava dilekçesinde özetle; kuralın Anayasa
değişikliklerine uyum sağlama amacıyla herhangi bir ilgisi bulunmadığından
Yetki Kanunu kapsamına girmediği, Anayasa’nın 123. maddesi gereğince idarenin
kanunla düzenlenmesi gerekirken bu hususun Cumhurbaşkanı’na bırakılmasının
yasama yetkisinin devri anlamına geldiği belirtilerek kuralın Anayasa’nın 7.,
mülga 91. ve 123. maddelerine aykırı olduğu ileri sürülmüştür.
2. Anayasa’ya Aykırılık Sorunu
a. (a) Bendiyle 2690 Sayılı Kanun’un Adının
Değiştirilmesi
350. 9/7/1982 tarihli ve 2690 sayılı Kanun’un adı
“Türkiye Atom Enerjisi Kurumu Kanunu” iken dava konusu kuralla “Türkiye
Atom Enerjisi Kurumunun Muafiyetleri Ve Bazı Düzenlemeler Yapılması Hakkında
Kanun” şeklinde değiştirilmiştir.
351. KHK’nın 61. maddesinin (b) bendiyle 2659 sayılı
Kanun’un 17. maddesinin başlığının değiştirilmesine yönelik gerekçeler dava
konusu kural bakımından da geçerlidir.
352. Açıklanan nedenlerle 2690 sayılı Kanun’un adının “Türkiye
Atom Enerjisi Kurumunun Muafiyetleri Ve Bazı Düzenlemeler Yapılması Hakkında
Kanun” şeklinde değiştirilmesine yönelik iptal talebi hakkında karar
verilmesine yer olmadığına karar vermek gerekir.
b. (b) Bendiyle 2690 Sayılı Kanun’un Başlığıyla Birlikte
Değiştirilen 15. Maddesi
353. 2960 sayılı Kanun’un dava konusu kuralla değişik 15.
maddesinde Türkiye Atom Enerjisi Kurumuna (TAEK) tanınan muafiyetler
düzenlenmiştir.
354. Maddeye göre TAEK;
- Münhasıran yolcu taşımak amacıyla kullanılan araçlar ve
binek araçları hariç her türlü aracın Türkiye'ye sokulmasında her çeşit ithalat
sınırlamalarından, gümrük vergisi ile özel idare ve belediyelere ait her türlü
vergi, harç, fon ve zamlardan, her türlü geçici depolama, antrepo ve ardiye
ücretlerinden ve ithal esnasında alınan diğer bütün vergi, harç ve ücretlerden,
- Her türlü tesislerinin yapımı ve işletilmesinden dolayı
belediyeye ödenmesi gereken her türlü vergi, harç, harcamalara katılma
paylarından ve benzeri yükümlülüklerden,
- Taraf olduğu dava, icra ve benzeri takiplerde 492
sayılı Kanun’da sayılan yargı harçlarından,
- İhaleleri, ilanları, mukaveleleri ve başka evrak ve
belgeleri devlete ve belediyelere ait her türlü harçlardan,
- Araştırma ve geliştirme faaliyetlerinde kullanılmak
üzere ithal edilen makine, alet, cihaz, ecza, malzeme ve yayınlar ile bağış
yoluyla yurt dışından gelen aynı cins malzemeler gümrük vergisi ile buna bağlı
vergi, resim, fon, pay ve harçlar dâhil olmak üzere her türlü vergi ve harçtan,
- Kurumun her türlü tesis, bina ve arazisi, bina ve arazi
vergilerinden,
- Kuruma yapılacak her türlü bağışlar, yardımlar ve
vasiyetler vergi, resim, pay ve harçlardan,
muaf tutulmuştur.
355. Maddenin son fıkrasında da araştırma, geliştirme,
teknoloji ve yenilik projeleri için gerekli olan ve yurt dışından temini
zorunlu bulunan malların temini ile ilgili olarak, Bakan onayı alınarak teminat
alınmaksızın yüklenme tutarına kadar bütçe dışı ön ödeme yapılabileceği hüküm
altına alınmıştır.
356. Bu arada (57)
numaralı CBK’nın 14. maddesiyle (4) numaralı CBK’nın 690. maddesi başlığıyla
birlikte değiştirilerek Türkiye Atom Enerjisi Kurumu başkaca bir işleme gerek kalmaksızın kapatılmış,
mevzuatta Enstitüye yapılan atıfların TENMAK’a yapılmış sayılacağı hükme
bağlanmıştır.
357. KHK’nın 51. maddesinin (c) bendiyle 2863 sayılı
Kanun’a eklenen ek 7. maddeye yönelik gerekçeler dava konusu kural bakımından
da geçerlidir.
358. Kuralla, 7142 sayılı Kanun’da belirtildiği şekilde
bakanlıkların, kamu kurum ve kuruluşlarının kuruluş, teşkilat, görev ve
yetkileri ile personeline ilişkin usul ve esasların ya da Cumhurbaşkanı’nın
yürütme yetkisine ilişkin hususların düzenlenmesine veya bu çerçevede kanunlar
ve KHK’larda yer alan ilgili hükümlerin değiştirilmesine, yürürlükten
kaldırılmasına ilişkin bir düzenleme öngörülmemektedir. Kuralın, kanunlar ve
KHK’larda yer alan ve yeni sistemle uyumlu olmayan tüzük, Bakanlar Kurulu, başbakan
gibi bazı ibarelerin değiştirilmesi, yürürlükten kaldırılması veya bu çerçevede
kanunlar ve KHK’larda yer alan ilgili hükümlerin yeniden düzenlenmesine yönelik
olduğu da söylenemez.
359. Bu itibarla TAEK’e birtakım vergi, ithalat muafiyet
ve indirimler tanıyan kural, 7142 sayılı Kanun’un 1. maddesinin (1) numaralı
fıkrasının (a) ila (d) bentlerinde belirtilen konulara yönelik bir düzenleme
içermediğinden Yetki Kanunu kapsamında değildir.
360. Açıklanan nedenlerle kural, Anayasa’nın mülga 91.
maddesine aykırıdır. İptali gerekir.
Kural, Anayasa’nın mülga 91. maddesine aykırı görülerek
iptal edildiğinden Anayasa’nın 7. ve 123. maddeleri yönünden ayrıca
incelenmemiştir.
c. (c) Bendiyle 2690 Sayılı Kanun’a Eklenen;
i. Ek 2. Madde
361. Kanun’a dava konusu kuralla eklenen ek 2. maddede
TAEK tarafından yürütülen projelerin gerçekleştirilmesi sırasında ortaya çıkan
eser, buluş, endüstriyel tasarım, faydalı model ve teknik bilgi gibi her türlü
fikrî ürün üzerindeki hakların Kuruma ait olduğu, Kurumun taraf olduğu
sözleşmelere dayanarak yürütülen projelerin gerçekleştirilmesi sırasında ortaya
çıkması muhtemel fikrî ürünler üzerindeki hakların sözleşmeyle düzenleneceği,
Kurumun, elde edilen patent ve buluşlar ile ilgili olarak üretim ve satış
yapabileceği, Kuruma ait fikrî hakların ekonomik olarak değerlendirilmesi
sonucunda elde edilecek gelirin en fazla yüzde ellisinin yönetmelikle
belirlenecek usul ve esaslar çerçevesinde fikrî ürün sahibine verileceği hüküm
altına alınmıştır.
362. Anayasa’nın 35. maddesinin birinci fıkrasında
güvenceye bağlanan mülkiyet hakkının ekonomik değer ifade eden fikrî ürünlere
bağlı mali hakları da kapsamına aldığı hususunda tereddüt bulunmamaktadır (AYM,
E.2014/177, K.2015/49, 14/5/2015).
363. Buna göre TAEK tarafından yürütülen projelerin
gerçekleştirilmesi sırasında ortaya çıkan eser, buluş, endüstriyel tasarım,
faydalı model ve teknik bilgi gibi her türlü fikrî üründen elde edilecek
gelirin en fazla yüzde ellisinin yönetmelikle belirlenecek usul ve esaslar
çerçevesinde fikrî ürün sahibine verilmesini öngören kural Anayasa’nın İkinci
Kısmı’nın İkinci Bölümü’nde yer alan mülkiyet hakkına ilişkin düzenleme
içerdiğinden KHK ile düzenlenemeyecek yasak alanda kalmaktadır.
364. Açıklanan nedenlerle kural Anayasa’nın mülga 91. maddesine
aykırıdır. İptali gerekir.
Kural Anayasa’nın mülga 91. maddesine aykırı görülerek
iptal edildiğinden Anayasa’nın 7. ve 123. maddeleri yönünden ayrıca
incelenmemiştir.
ii. Ek 3. Madde
365. Kuralda TAEK’in mal ve varlıklarının devlet malı
sayılarak hacze ve rehine konu edilemeyeceği hüküm altına alınmıştır.
366. KHK’nın 51. maddesinin (c) bendiyle 2863 sayılı
Kanun’a eklenen ek 7. maddeye yönelik gerekçeler dava konusu kural bakımından
da geçerlidir.
367. Kuralla, 7142 sayılı Kanun’nda belirtildiği şekilde
bakanlıkların, kamu kurum ve kuruluşlarının kuruluş, teşkilat, görev ve
yetkileri ile personeline ilişkin usul ve esasların ya da Cumhurbaşkanı’nın
yürütme yetkisine ilişkin hususların düzenlenmesine veya bu çerçevede kanunlar
ve KHK’larda yer alan ilgili hükümlerin değiştirilmesine, yürürlükten
kaldırılmasına ilişkin bir düzenleme öngörülmemektedir. Kuralın, kanunlar ve
KHK’larda yer alan ve yeni sistemle uyumlu olmayan tüzük, Bakanlar Kurulu,
başbakan gibi bazı ibarelerin değiştirilmesi, yürürlükten kaldırılması veya bu
çerçevede kanunlar ve KHK’larda yer alan ilgili hükümlerin yeniden
düzenlenmesine yönelik olduğu da söylenemez.
368. Bu itibarla kural, 7142 sayılı Kanun’un 1.
maddesinin (1) numaralı fıkrasının (a) ila (d) bentlerinde belirtilen konulara
yönelik bir düzenleme içermediğinden Yetki Kanunu kapsamında değildir.
369. Açıklanan nedenlerle kural Anayasa’nın mülga 91.
maddesine aykırıdır. İptali gerekir.
Kural Anayasa’nın mülga 91. maddesine aykırı görülerek
iptal edildiğinden Anayasa’nın 7. ve 123. maddeleri yönünden ayrıca
incelenmemiştir.
iii. Ek 4. Madde
370. Kanun’un dava konusu ek 4. maddesinin birinci
fıkrasında TAEK’de geçici olarak görevlendirilen mesleğe özel yarışma sınavıyla
alınanlar ile teknik hizmetler sınıfına dâhil personele ve 4/11/1981 tarihli ve
2547 sayılı Yükseköğretim Kanunu’nun 38. maddesinin dördüncü fıkrasındaki
sınırlamalara tabi olmaksızın öğretim üyelerine, Cumhurbaşkanınca asgari
ücretin üç katını aşmamak üzere ilave ücret ödenebileceği belirtilmiş ikinci
fıkrasında kamu kurum ve kuruluşlarında istihdam edilen personelden Kurumun
asli görevlerine ilişkin uzmanlığına ihtiyaç duyulan öğretim üyelerinin mesleğe
özel yarışma sınavıyla alınanlar ile teknik hizmetler sınıfına dâhil
personelden TAEK Başkanı tarafından Kurumda görevlendirilenlere ödenecek ilave
ücretlerden damga vergisi hariç hiçbir kesinti yapılmayacağı düzenlenmiştir.
371. Maddenin üçüncü fıkrasında, Kurum tarafından
desteklenen projelerde, proje süresiyle sınırlı olmak kaydıyla proje kapsamında
ve projeye ilişkin hizmetlerde görev alan proje yürütücüsü, araştırmacı ve
diğer personele asgari ücretin net tutarının dört katına kadar yılda en fazla
üç kere Cumhurbaşkanınca proje teşvik ikramiyesi ödenebileceği, teşvik
ikramiyesi ödemelerinden damga vergisi hariç herhangi bir kesinti
yapılmayacağı, Kurum tarafından desteklenen projeler ile Kurum tarafından
yürütülen dış destekli proje harcamaları için Kurumun uygun bulması durumunda
ön ödeme yapılabileceği, desteklenen proje ve faaliyetler için öngörülen
yılları bütçe ödeneklerinin ilgili tertiplerinde yer alan ödenekten harcanmayan
kısımların ertesi yıl bütçesinin ilgili tertiplerine devren ödenek
kaydedileceği, Kurumda görevlendirilecek hakem, kurul ve komite üyeleri ile
benzeri kişilere yapılacak net ödeme tutarının ise asgari ücretin net tutarının
üç katını geçmemek üzere diğer kanunlardaki düzenleme ve kısıtlamalara tabi
olmaksızın Cumhurbaşkanınca belirleneceği ve doğrudan ilgililerine ödeneceği
belirtilmiştir. Fıkraya göre Kurumun önerisi ile Bakan bu madde uyarınca
yapılacak ödemelere ilişkin usul ve esasları belirlemeye, ücretin bir kısmını
performansa bağlamaya yetkilidir. Bu maddeye göre aktarılacak tutarların
harcanması, muhasebeleştirilmesi ve bu madde kapsamında yapılacak ön ödemelere
ilişkin usul ve esaslar ile Kurumun bütçe ödeneklerinin kullanılması, tertipler
arasında aktarma yapılması ve diğer bütçe işlemlerinin gerçekleştirilmesinde
uygulanacak usul ve esaslar ile desteklenecek projelerin ilanına,
değerlendirilmesine, seçimine ve teşvik ödemesine esas olacak performans
ölçütü, ödeme miktarı ile diğer hususlar Hazine ve Maliye Bakanlığının görüşü
alınarak Kurum tarafından yönetmelikle belirlenecektir.
372. Kurumda görevlendirilecek personele ilave ücret
ödenmesi ile Kurum tarafından desteklenen projelere katılan görevlilere teşvik
ikramiyesi ödenmesini öngören kural Anayasa’nın İkinci Kısmı’nın İkinci
Bölümü’nde yer alan mülkiyet hakkına ilişkin düzenleme içerdiğinden KHK ile
düzenlenemeyecek yasak alanda kalmaktadır.
373. Açıklanan nedenlerle kural, Anayasa’nın mülga 91.
maddesine aykırıdır. İptali gerekir.
Kural Anayasa’nın mülga 91. maddesine aykırı görülerek
iptal edildiğinden Anayasa’nın 7. ve 123. maddeleri yönünden ayrıca
incelenmemiştir.
iv. Ek 5. ve Ek. 6. Maddeler
374. Kanun’un dava konusu ek 5. maddesinde TAEK’te
istihdam edilmek üzere 8/4/1929 tarihli ve 1416 sayılı Ecnebi Memleketlere
Gönderilecek Talebe Hakkında Kanun kapsamında yurt dışına gönderilenlerden
gönderildikleri ülkede yüksek lisans öğrenimlerini tamamladıktan sonra mecburi
hizmet yükümlülüklerini ifa etmek üzere yurda dönenlerin Atom Enerjisi Uzman
Yardımcısı kadrolarına; doktora öğrenimlerini tamamladıktan sonra mecburi
hizmet yükümlülüklerini ifa etmek üzere yurda dönenlerin ise Atom Enerjisi
Uzmanı kadrolarına atanacağı belirtilmiştir.
375. Dava konusu ek 6. maddede ise Enerji ve Tabii
Kaynaklar Bakanlığında istihdam edilmek üzere Enerji ve Tabii Kaynaklar
Bakanlığı adına ve hesabına 1416 sayılı Kanun kapsamında yurt dışına
gönderilenlerden gönderildikleri ülkede yüksek lisans öğrenimlerini
tamamladıktan sonra mecburi hizmet yükümlülüklerini ifa etmek üzere yurda
dönenlerin Enerji ve Tabii Kaynaklar Uzman Yardımcısı kadrolarına; doktora
öğrenimlerini tamamladıktan sonra mecburi hizmet yükümlülüklerini ifa etmek
üzere yurda dönenlerin ise, Enerji ve Tabii Kaynaklar Uzmanı kadrolarına
atanacağı düzenlenmiştir.
376. Atom enerjisi uzmanı ve uzman yardımcılığı ile
Enerji ve Tabii Kaynaklar Uzmanı ve uzman yardımcılığına atanma şartlarını
düzenleyen kurallar Anayasa’nın İkinci Kısmı’nın Dördüncü Bölümü’nde yer alan
kamu hizmetine girme hakkına ilişkin düzenleme içerdiğinden Anayasa’nın mülga
91. maddesi uyarınca KHK ile düzenlenemeyecek yasak alanda kalmaktadır.
377. Açıklanan nedenlerle kurallar, Anayasa’nın mülga 91.
maddesine aykırıdır. İptalleri gerekir.
Kurallar Anayasa’nın mülga 91. maddesine aykırı görülerek
iptal edildiğinden Anayasa’nın 7. ve 123. maddeleri yönünden ayrıca
incelenmemiştir.
v. Ek 7. Madde
378. Kanun’a dava konusu kuralla eklenen ek 7. maddede
nükleer sektörün ihtiyaç duyacağı insan kaynağının geliştirilmesine yönelik
eğitim ve öğretim programlarının açılmasında ve içeriğinin belirlenmesinde
ilgili kamu kurum ve kuruluşlarının Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanlığından
görüş alması öngörülmüştür.
379. Kuralın, 7142 sayılı Kanun’un (1) numaralı
fıkrasının (a) bendi uyarınca “kamu kurum ve kuruluşlarının kuruluş,
teşkilat, görev ve yetkilerinin düzenlenmesi,” kapsamında olduğu
anlaşılmaktadır. Ancak kuralın 6771 sayılı Kanun ile yapılan Anayasa
değişiklikleriyle ilgisi kurulamamıştır. Dolayısıyla kural 7142 sayılı Kanun’un
1. maddesinin (1) numaralı fıkrasında belirtilen Anayasa’da yapılan
değişikliklere uyum sağlamak amacı taşımadığından Anayasa’nın mülga 91. maddesi
uyarınca verilen KHK çıkarma yetkisinin amaç ve kapsamı içinde
değerlendirilmemektedir.
380. Açıklanan nedenlerle kural, Anayasa’nın mülga 91.
maddesine aykırıdır. İptali gerekir.
Kural Anayasa’nın mülga 91. maddesine aykırı görülerek
iptal edildiğinden Anayasa’nın 7. ve 123. maddeleri yönünden ayrıca
incelenmemiştir.
vi. Ek 8. Madde
381. Kuralda TAEK Yürütme Kurulu başkanı ve üyelerine
kamu iktisadi teşebbüslerindeki yönetim kurulu başkan ve üyeleri için
belirlenen ücret tutarında yürütme kurulu ücreti ödenmesi öngörülmüştür.
382. TAEK Yürütme Kurulu başkanı ve üyelerinin parasal
haklarını düzenleyen kural Anayasa’nın İkinci Kısmı’nın İkinci Bölümü’nde yer
alan mülkiyet hakkına ilişkin düzenleme içerdiğinden KHK ile düzenlenemeyecek
yasak alanda kalmaktadır.
383. Açıklanan nedenlerle kural, Anayasa’nın mülga 91.
maddesine aykırıdır. İptali gerekir.
Kural Anayasa’nın mülga 91. maddesine aykırı görülerek
iptal edildiğinden Anayasa’nın 7. ve 123. maddeleri yönünden ayrıca
incelenmemiştir.
ç. (ç) Bendiyle 2690 Sayılı Kanun’un 1 ila 14., 16 ila
19., Ek 1. ve Geçici 1 ila 4. Maddelerinin Yürürlükten Kaldırılması
384. 2960 sayılı Kanun’un TAEK’in kuruluşu, görev, yetki
ve sorumlulukları, teşkilatı, personel rejimi, gelirleri, denetimi, bütçesi,
nükleer tesislerin korunması gibi hususları düzenleyen hükümleri dava konusu
kuralla yürürlükten kaldırılmıştır.
385. Kanun’un dava konusu kuralla yürürlükten kaldırılan
5. maddesinde, TAEK Başkanının konusunda bilgi ve ihtisas sahibi kişiler
arasından Başbakan tarafından seçileceği ve müşterek kararname ile atanacağı
belirtilmiştir.
386. TAEK Başkanlığına atanma şartlarına yönelik
düzenleme kamu hizmetine girme hakkı kapsamında yer almaktadır. Bu nedenle söz
konusu düzenlemenin yürürlükten kaldırılmasını öngören kural Anayasa’nın İkinci
Kısmı’nın Dördüncü Bölümü’nde yer alan kamu hizmetlerine girme hakkına ilişkin
düzenleme içerdiğinden Anayasa’nın mülga 91. maddesi uyarınca KHK ile
düzenlenemeyecek yasak alanda kalmaktadır.
387. Açıklanan nedenlerle kural, Anayasa’nın mülga 91.
maddesine aykırıdır. İptali gerekir.
Kural Anayasa’nın mülga 91. maddesine aykırı görülerek
iptal edildiğinden Anayasa’nın 7. ve 123. maddeleri yönünden ayrıca
incelenmemiştir.
U. KHK’nın 121. Maddesinin;
-(d) Bendiyle 3238 Sayılı Kanun’un 14. Maddesine Eklenen
Fıkraların,
-(e) Bendiyle 3238 Sayılı Kanun’un; 2 ila 8.
Maddelerinin, 10. Maddesinin Birinci Fıkrasının, 18. ve Geçici 1 ila Geçici 9.
Maddelerinin Yürürlükten Kaldırılmasının,
-(f) Bendiyle 3238 Sayılı Kanun’a Eklenen Geçici 10.
Maddenin,
İncelenmesi
1. İptal Taleplerinin Gerekçesi
388. Dava dilekçesinde özetle; kuralların Anayasa
değişikliklerine uyum sağlama amacıyla herhangi bir ilgisi bulunmadığından
Yetki Kanunu kapsamına girmediği, Anayasa’nın 123. maddesi gereğince idarenin
kanunla düzenlenmesi gerekirken bu hususun Cumhurbaşkanı’na bırakılmasının
yasama yetkisinin devri anlamına geldiği belirtilerek kuralların Anayasa’nın
7., mülga 91. ve 123. maddelerine aykırı olduğu ileri sürülmüştür.
2. Anayasa’ya Aykırılık Sorunu
a. (d) Bendiyle 3238 Sayılı Kanun’un 14. Maddesine
Eklenen;
i. (3) ve (4) Numaralı Fıkralar
389. Kanun’un 14. maddesine dava konusu kuralla eklenen (3)
numaralı fıkrada 30/5/1985 tarihli ve 3212 sayılı Silahlı Kuvvetler İhtiyaç
Fazlası Mal ve Hizmetlerinin Satış, Hibe, Devir ve Elden Çıkarılması; Diğer
Devletler Adına Yurt Dışı ve Yurt İçi Alımların Yapılması ve Eğitim Görecek
Yabancı Personel Hakkında Kanun’da Millî Savunma Bakanına verilmiş olan
yetkilerin Savunma Sanayii Başkanlığı (Başkanlık) tarafından yürütülen
projelerdeki iş ve işlemler için Savunma Sanayii Başkanına (Başkan) ait olduğu
hüküm altına alınmıştır.
390. Kanun’un 14. maddesine dava konusu kuralla eklenen
(4) numaralı fıkrada Başkanlıkta görev yapan personel için 29/6/2004 tarihli ve
5202 sayılı Savunma Sanayii Güvenliği Kanunu uyarınca düzenlenen Kişi Güvenlik
Belgesinin aranmayacağı belirtilmiştir.
391. Kuralların 7142 sayılı Kanun’un (1) numaralı
fıkrasının (a) bendinin “kamu kurum ve kuruluşlarının kuruluş, teşkilat,
görev ve yetkilerinin düzenlenmesi,” ve (d) bendinin “Kanun ve kanun
hükmünde kararnamelerde yer alan bakanlıkların, kamu kurum ve kuruluşlarının …
personeli[ne] ilişkin usul ve esasların düzenlenmesinin sağlanması …”
hükmü kapsamında olduğu anlaşılmaktadır. Ancak kuralların 6771 sayılı Kanun ile
Anayasa’da yapılan değişikliklerle ilgisi kurulamamıştır. Dolayısıyla kurallar
7142 sayılı Kanun’un 1. maddesinin (1) numaralı fıkrasında belirtilen
Anayasa’da yapılan değişikliklere uyum sağlamak amacı taşımadığından
Anayasa’nın mülga 91. maddesi uyarınca verilen KHK çıkarma yetkisinin amaç ve
kapsamı içinde değerlendirilmemektedir.
392. Açıklanan nedenlerle kurallar, Anayasa’nın mülga 91.
maddesine aykırıdır. İptalleri gerekir.
Muammer TOPAL, Basri BAĞCI, İrfan FİDAN ve Muhterem İNCE
bu görüşe katılmamışlardır.
Kurallar Anayasa’nın mülga 91. maddesine aykırı görülerek
iptal edildiğinden Anayasa’nın 7. ve 123. maddeleri yönünden ayrıca
incelenmemiştir.
ii. (5) Numaralı Fıkra
393. Kanun’un 14. maddesine dava konusu kuralla eklenen
(5) numaralı fıkrada Başkanlığın iş ve işlemlerinde Savunma Sanayii
Müsteşarlığının Millî Savunma Bakanlığına bağlı olduğu dönemde haiz olduğu
muafiyet ve istisna hükümlerinin uygulanmasına devam olunacağı hüküm altına
alınmıştır.
394. KHK’nın 51. maddesinin (c) bendiyle 2863 sayılı
Kanun’a eklenen ek 7. maddeye yönelik gerekçeler dava konusu kural bakımından
da geçerlidir.
395. Kuralla, 7142 sayılı Kanun’da belirtildiği şekilde
bakanlıkların, kamu kurum ve kuruluşlarının kuruluş, teşkilat, görev ve
yetkileri ile personeline ilişkin usul ve esasların ya da Cumhurbaşkanı’nın
yürütme yetkisine ilişkin hususların düzenlenmesine veya bu çerçevede kanunlar
ve KHK’larda yer alan ilgili hükümlerin değiştirilmesine, yürürlükten
kaldırılmasına ilişkin bir düzenleme öngörülmemektedir. Kuralın, kanunlar ve
KHK’larda yer alan ve yeni sistemle uyumlu olmayan tüzük, Bakanlar Kurulu,
başbakan gibi bazı ibarelerin değiştirilmesi, yürürlükten kaldırılması veya bu
çerçevede kanunlar ve KHK’larda yer alan ilgili hükümlerin yeniden
düzenlenmesine yönelik olduğu da söylenemez.
396. Bu itibarla Başkanlığa birtakım muafiyetler öngören
kural, 7142 sayılı Yetki Kanunu’nun 1. maddesinin (1) numaralı fıkrasının (a)
ila (d) bentlerinde belirtilen konulara yönelik bir düzenleme içermediğinden
Yetki Kanunu kapsamında değildir.
397. Açıklanan nedenlerle kural, Anayasa’nın mülga 91.
maddesine aykırıdır. İptali gerekir.
Kural Anayasa’nın mülga 91. maddesine aykırı görülerek
iptal edildiğinden Anayasa’nın 7. ve 123. maddeleri yönünden ayrıca
incelenmemiştir.
b. (e) Bendiyle 3238 Sayılı Kanun’un 2 ila 8.
Maddelerinin, 10. Maddesinin Birinci Fıkrasının, 18. ve Geçici 1 ila Geçici 9.
Maddelerinin Yürürlükten Kaldırılması
398. Kanun’un Savunma Sanayii Yüksek Koordinasyon Kurulu,
İcra Komitesi ve Savunma Sanayii Müsteşarlığının görevleri, personel rejimi
gibi hususları düzenleyen 2 ila 8. maddeleri, 10. maddesinin birinci fıkrası,
18. ve geçici 1 ila geçici 9. maddeleri dava konusu kuralla yürürlükten
kaldırılmıştır.
399. Kanun’un dava konusu kuralla yürürlükten kaldırılan
2. maddesinde Savunma Sanayii Müsteşarlığında 657 sayılı Kanun ile diğer
kanunların sözleşmeli personel çalıştırılmasına dair hükümlerine bağlı
kalınmaksızın özel bilgi ve ihtisas gerektiren konularda sözleşmeli personel
çalıştırılabileceği, bu fıkra hükmüne göre çalıştırılacak olanlar sosyal
güvenlik açısından T.C. Emekli Sandığı ile ilgilendirileceği belirtilmiş,
üçüncü fıkraya göre çalıştırılacakların adedi, ücretlerinin taban ve tavanı ile
diğer mali hakların Bakanlar Kurulu’nca çıkarılacak hizmet sözleşmesi
esaslarına göre tespit edileceği düzenlenmiştir.
400. Savunma Sanayii Müsteşarlığında istihdam edilecek
sözleşmeli personelin parasal haklarına yönelik düzenleme Anayasa’nın İkinci
Kısmı’nın İkinci Bölümü’nde yer alan mülkiyet hakkı kapsamında yer almaktadır.
Dolayısıyla söz konusu düzenlemenin yürürlükten kaldırılmasını öngören kuralla
mülkiyet hakkına müdahalede bulunulduğu açıktır.
401. Açıklanan nedenlerle kural, Anayasa’nın mülga 91.
maddesine aykırıdır. İptali gerekir.
Kural Anayasa’nın mülga 91. maddesine aykırı görülerek
iptal edildiğinden Anayasa’nın 7. ve 123. maddeleri yönünden ayrıca
incelenmemiştir.
c. (f) Bendiyle 3238 Sayılı Kanun’a Eklenen Geçici 10.
Maddenin;
i. Birinci ve Üçüncü Fıkraları
(1) Kuralların Anayasa’nın Mülga 91. Maddesi
Yönünden İncelenmesi
402. Kanun’a dava konusu kuralla eklenen geçici 10.
maddenin birinci fıkrasında, maddenin yayımlandığı tarihte Savunma Sanayii
Müsteşarı ve Müsteşar Yardımcılarının kadro unvanının Savunma Sanayii Başkanı
ve Başkan Yardımcısı şeklinde değiştirildiği, hâlen anılan kadrolarda
bulunanların başka bir işleme gerek kalmaksızın Savunma Sanayii Başkanı ve
Başkan Yardımcısı kadrolarına atanmış sayılacağı belirtilmiş, üçüncü fıkrasında
da diğer mevzuatta Savunma Sanayii Müsteşarına ve Müsteşar Yardımcılarına
yapılan atıfların Savunma Sanayii Başkanına ve Başkan Yardımcılarına yapılmış
sayılacağı hükme bağlanmıştır.
403. Kuralların 7142 sayılı Kanun’un (1) numaralı
fıkrasının (d) bendinin “Kanun ve kanun hükmünde kararnamelerde yer alan
bakanlıkların, kamu kurum ve kuruluşlarının … personeli[ne] ilişkin usul
ve esasların düzenlenmesinin sağlanması …” hükmü kapsamında olduğu
anlaşılmaktadır. Müsteşarlığın yeni hükümet sisteminde yeniden yapılandırılması
çerçevesinde geçiş sürecini düzenleyen kuralların Anayasa değişikliklerine uyum
sağlama amacı taşımadığı söylenemez.
404. Bu itibarla kurallar Yetki Kanunu kapsamında olup
Anayasa’da KHK ile düzenlenmesi yasaklanan alanlarla herhangi bir ilgisi
bulunmamaktadır.
405. Açıklanan nedenlerle kurallar, Anayasa’nın mülga 91.
maddesine aykırı değildir. İptal talebinin reddi gerekir.
(2) Kuralların İçerik Yönünden İncelenmesi
406. 6216 sayılı Kanun’un 43. maddesi uyarınca kurallar
ilgisi nedeniyle Anayasa’nın 2. maddesi yönünden incelenmiştir.
407. KHK’nın 61. maddesinin (b) bendiyle 2659 sayılı
Kanun’un 17. maddesinin birinci fıkrasının yürürlükten kaldırılmasına yönelik
gerekçeler dava konusu kurallar bakımından da geçerlidir. Dolayısıyla Anayasa
değişikliklerine uyum sağlama amacıyla ihdas edildiği anlaşılan kuralların kamu
yararı dışında bir amaç gözettiği söylenemez. Bu nedenle kuralların hukuk
devleti ilkesine aykırı bir yönü bulunmamaktadır.
408. Öte yandan Anayasa Mahkemesinin önceki kararlarında
da belirtildiği üzere Anayasa’nın herhangi bir maddesindeki kanunla düzenlenme
şartı kural olarak o konuda KHK çıkarılmasına engel teşkil etmemektedir. Başka
bir ifadeyle, KHK’larla düzenlenemeyeceği açıkça belirtilen yasak alanlar
dışında kalmak kaydıyla kanunla düzenleneceği belirtilen konularda KHK
çıkarılmasına engel bir durum bulunmamaktadır (AYM, E.1989/4, K.1989/23,
16/5/1989; E.2011/60, K.2011/147, 27/10/2011).
409. Açıklanan nedenlerle kurallar, Anayasa’nın 2., 7. ve
123. maddelerine aykırı değildir. İptal talebinin reddi gerekir.
ii. İkinci Fıkrası
410. Kuralda Savunma Sanayii Başkanı ve Başkan
Yardımcısına, sırasıyla Savunma Sanayii Müsteşarı ve Müsteşar Yardımcısı için
ilgili mevzuat hükümlerinde kadrosuna bağlı olarak öngörülmüş mali ve sosyal
hak ve yardımlar kapsamındaki ödemelerin aynı usul ve esaslar çerçevesinde
yapılacağı, bu ödemelerden vergi ve diğer kesintilere tabi olmayanların bu
maddeye göre de vergi ve diğer kesintilere tabi olmayacağı, bunların emeklilik
hakları bakımından da sırasıyla Savunma Sanayii Müsteşarı ve Müsteşar
Yardımcısına denk kabul edileceği hüküm altına alınmıştır.
411. Savunma Sanayii Başkan ve Başkan Yardımcısının mali
haklarına yönelik düzenleme Anayasa’nın İkinci Kısmı’nın İkinci Bölümü’nde yer
alan mülkiyet hakkı kapsamında yer almaktadır. Dolayısıyla söz konusu
düzenlemenin yürürlükten kaldırılmasını öngören kuralla da mülkiyet hakkına
müdahalede bulunulduğu açıktır.
412. Açıklanan nedenlerle kural, Anayasa’nın mülga 91.
maddesine aykırıdır. İptali gerekir.
Ü. KHK’nın 125.
Maddesiyle 7163 Sayılı Kanun’un Yürürlükten Kaldırılmasının İncelenmesi
1. İptal Talebinin Gerekçesi
413. Dava dilekçesinde, kuralın Anayasa değişikliklerine
uyum sağlama amacıyla herhangi bir ilgisi bulunmadığından Yetki Kanunu
kapsamına girmediği belirtilerek Anayasa’nın mülga 91. maddesine aykırı olduğu
ileri sürülmüştür.
2. Anayasa’ya Aykırılık Sorunu
414. 25/6/1958 tarihli ve 7163 sayılı Türkiye ve
Orta-Doğu Amme İdaresi Enstitüsü Teşkilat Kanunu’nda Türkiye ve Orta-Doğu Amme
İdaresi Enstitüsü’nün (TODAİE) kuruluş ve görevlerini düzenlenmekte iken anılan
Kanun dava konusu kuralla yürürlükten kaldırılmıştır.
415. Kanun’un yürürlükten kaldırılan 17. maddesinde
Enstitünün; 2. maddede yazılı görevlerini başarabilmek için; umumi, mülhak ve
hususi bütçe ile idare olunan daire ve müesseselerde çalışanlar arasından
tecrübe ve eserleriyle amme idaresi alanında tanınmış olup İdare Heyetince
seçilecek olan kimseleri çalıştıkları daire ve müesseselerin muvafakatlarını
almak şartıyla Enstitü öğretim, araştırma veya sair faaliyetlerinde en çok 3
yıl müddetle görevlendirebileceği, bu suretle görevlendirilmiş olanların
çalıştıkları daire ve müesseselerdeki kadro, unvan ve her türlü haklarını
muhafaza edeceği ve Enstitüdeki çalıştıkları müddetin terfi ve kıdemlerine
sayılacağı belirtilmiş, Enstitüce bu suretle görevlendirilmiş olanlara muhafaza
ettikleri kadrolarından almaya devam edecekleri ve bu Kanun ile saklı tutulan
her türlü maaş ve sair malî haklardan başka ayda 250-300 TL tazminat ödeneceği
düzenlenmiştir.
416. Enstitüde görevlendirme suretiyle istihdam edilecek
personelin mali haklarına yönelik düzenleme Anayasa’nın İkinci Kısmı’nın İkinci
Bölümü’nde yer alan mülkiyet hakkı kapsamında yer almaktadır. Dolayısıyla söz
konusu düzenlemenin de yer aldığı 7163 sayılı Kanun’un yürürlükten
kaldırılmasını öngören kuralla mülkiyet hakkına müdahalede bulunulduğu açıktır.
417. Açıklanan nedenlerle kural, Anayasa’nın mülga 91.
maddesine aykırıdır. İptali gerekir.
V. KHK’nın 206. Maddesinin;
1. (a) Bendiyle 5977 Sayılı Kanun’un 8. Maddesinin (1)
Numaralı Fıkrasının (a) Bendi ile 9. ve 10. Maddelerinin Yürürlükten
Kaldırılmasının İncelenmesi
a. İptal Talebinin Gerekçesi
418. Dava dilekçesinde, kuralın Anayasa değişikliklerine
uyum sağlama amacıyla herhangi bir ilgisi bulunmadığından Yetki Kanunu
kapsamına girmediği belirtilerek Anayasa’nın mülga 91. maddesine aykırı olduğu
ileri sürülmüştür.
b. Anayasa’ya Aykırılık Sorunu
419. 18/3/2010 tarihli ve 5977 sayılı Biyogüvenlik
Kanunu’nda biyogüvenlik sisteminin kurulması ve uygulanması, bu faaliyetlerin
denetlenmesi, düzenlenmesi ve izlenmesi ile ilgili usul ve esaslar
düzenlenmekte iken Kanun’un 8. maddesinin (1) numaralı fıkrasının (a) bendi ile
9. ve 10. maddeleri yürürlükten kaldırılmıştır.
420. Kanun’un dava konusu kuralla yürürlükten kaldırılan
9. maddesinin (5) numaralı fıkrasında Biyogüvenlik Kurulu üyesi olabilmek için
en az lisans düzeyinde yükseköğrenim görmüş olmak ve 657 sayılı Kanun’un 48
inci maddesinin (A) bendinin (1), (4), (5), (6) ve (7) numaralı alt bentlerinde
belirtilen şartları taşımak ve Kurul üyelerinin bu Kanun kapsamına giren
konularda en az beş yıllık tecrübeye sahip olması şartı aranacağı
belirtilmiştir.
421. Biyogüvenlik Kurulu üyeliğine atanma şartlarına
yönelik düzenleme kamu hizmetine girme hakkı kapsamında yer almaktadır. Bu
nedenle söz konusu düzenlemenin yürürlükten kaldırılmasını öngören kural
Anayasa’nın İkinci Kısmı’nın Dördüncü Bölümü’nde yer alan kamu hizmetlerine
girme hakkına ilişkin düzenleme içerdiğinden Anayasa’nın mülga 91. maddesi
uyarınca KHK ile düzenlenemeyecek yasak alanda kalmaktadır.
422. Açıklanan nedenlerle kural, Anayasa’nın mülga 91.
maddesine aykırıdır. İptali gerekir.
2. (b) Bendiyle 5977 Sayılı Kanun’un 16. Maddesinden
Sonra Gelmek Üzere Eklenen Ek 1. Maddesinin İncelenmesi
423. 5977 sayılı Kanun’un 8. maddesinin (1) numaralı
fıkrasının (a) bendi ile 9. ve 10. maddelerinin yürürlükten kaldırılmasının
iptali nedeniyle anılan Kanun’a eklenen ek 1. maddenin de uygulanma imkânı kalmamıştır.
424. Bu nedenle söz konusu madde 6216
sayılı Kanun’un 43. maddesinin (4) numaralı fıkrası kapsamında değerlendirilmiş
ve bu kural yönünden Anayasa’ya uygunluk denetiminin yapılmasına gerek
görülmemiştir.
Y. KHK’nın 207. Maddesinin;
1. (a) Bendiyle 6015 Sayılı Kanun’un 4. Maddesinin
Yürürlükten Kaldırılmasının İncelenmesi
a. İptal Talebinin Gerekçesi
425. Dava dilekçesinde, kuralın Anayasa değişikliklerine
uyum sağlama amacıyla herhangi bir ilgisi bulunmadığından Yetki Kanunu
kapsamına girmediği belirtilerek Anayasa’nın mülga 91. maddesine aykırı olduğu
ileri sürülmüştür.
b. Anayasa’ya Aykırılık Sorunu
426. 6015 sayılı Kanun’un 4. maddesinde Devlet Desteklerini
İzleme ve Denetleme Kurulunun (DDİDK) kuruluşu, görevleri, harcamaları,
üyelerinin nitelikleri, atanması, görev süresi ve mali hakları, Kurulun
toplantı karar yetersayısı gibi hususlar düzenlenmekte iken anılan madde dava
konusu kuralla yürürlükten kaldırılmıştır.
427. Kanun’un dava konusu kuralla yürürlükten kaldırılan
4. maddesinin (3) numaralı fıkrasında Kurul üyeliğine atanacak adayların
yükseköğretim kurumlarının en az dört yıllık eğitim veren bölümlerinden mezun
olmaları, en az beş yılı bu Kanun kapsamındaki konularda olmak üzere asgari on
yıl kamu hizmeti yapmış bulunmaları gerektiği düzenlenmiştir.
428. DDİDK üyeliğine atanma şartlarına yönelik düzenleme
kamu hizmetine girme hakkı kapsamında yer almaktadır. Bu nedenle söz konusu
düzenlemenin yürürlükten kaldırılmasını öngören kural Anayasa’nın İkinci
Kısmı’nın Dördüncü Bölümü’nde yer alan kamu hizmetlerine girme hakkına ilişkin
düzenleme içerdiğinden Anayasa’nın mülga 91. maddesi uyarınca KHK ile
düzenlenemeyecek yasak alanda kalmaktadır.
429. Açıklanan nedenlerle kural, Anayasa’nın mülga 91.
maddesine aykırıdır. İptali gerekir.
2. (c) Bendiyle 6015 Sayılı Kanun’un Ek 1. Maddesinden
Sonra Gelmek Üzere Eklenen Ek 2. Maddesinin İncelenmesi
430. 6015 sayılı Kanun’un 4. maddesinin yürürlükten
kaldırılmasının iptali nedeniyle anılan Kanun’a eklenen ek 2. maddenin de
uygulanma imkânı kalmamıştır.
431. Bu nedenle söz konusu madde 6216 sayılı Kanun’un 43.
maddesinin (4) numaralı fıkrası kapsamında değerlendirilmiş ve bu kural
yönünden Anayasa’ya uygunluk denetiminin yapılmasına gerek görülmemiştir.
Z. KHK’nın 210. Maddesinin;
1. (b) Bendiyle 6331 Sayılı Kanun’un 21. Maddesinin (2),
(3), (4), (5), (6) ve (7) Numaralı Fıkralarının Yürürlükten Kaldırılmasının
İncelenmesi
a. İptal Talebinin Gerekçesi
432. Dava dilekçesinde, kuralın Anayasa değişikliklerine
uyum sağlama amacıyla herhangi bir ilgisi bulunmadığından Yetki Kanunu
kapsamına girmediği belirtilerek Anayasa’nın mülga 91. maddesine aykırı olduğu
ileri sürülmüştür.
b. Anayasa’ya Aykırılık Sorunu
433. 6331 sayılı Kanun’da işyerlerinde iş sağlığı ve
güvenliğinin sağlanması için işveren ve çalışanların görev ve yetkileri
düzenlenmiştir. Kanun’un 21. maddesinin (2), (3), (4), (5), (6) ve (7) numaralı
fıkralarında Ulusal İş Sağlığı ve Güvenliği Konseyinin üyelerinin seçimi,
üyelerin görev süresi, toplantı yetersayısı çalışma usul ve esasları gibi
hususlar düzenlenmekte iken anılan fıkralar dava konusu kuralla yürürlükten
kaldırılmıştır.
434. Anılan maddenin dava konusu kuralla yürürlükten
kaldırılan (2) numaralı fıkrasında Konsey üyelerinin; Bakanlık Müsteşarının
başkanlığında Bakanlık İş Sağlığı ve Güvenliği Genel Müdürü, Çalışma Genel
Müdürü, İş Teftiş Kurulu Başkanı ve Sosyal Güvenlik Kurumu Başkanlığından bir
genel müdür, Bilim, Sanayi ve Teknoloji, Çevre ve Şehircilik, Enerji ve Tabii
Kaynaklar, Gıda, Tarım ve Hayvancılık, Kalkınma, Millî Eğitim ile Sağlık
Bakanlıklarından ilgili birer genel müdür, Yükseköğretim Kurulu Başkanlığından
bir yürütme kurulu üyesi, Devlet Personel Başkanlığından bir başkan yardımcısı,
işveren, işçi ve kamu görevlileri sendikaları üst kuruluşlarının en fazla üyeye
sahip ilk üçünden, Türkiye Odalar ve Borsalar Birliğinden, Türkiye Esnaf ve
Sanatkârları Konfederasyonundan, Türk Tabipleri Birliğinden, Türk Mühendis ve
Mimar Odaları Birliğinden ve Türkiye Ziraat Odaları Birliğinden konuyla ilgili
veya görevli birer yönetim kurulu üyesi ve ihtiyaç duyulması hâlinde İş Sağlığı
ve Güvenliği Genel Müdürünün teklifi ve Konseyin kararı ile belirlenen iş
sağlığı ve güvenliği konusunda faaliyet gösteren kurum veya kuruluşlardan en
fazla iki temsilciden oluşması öngörülmüştür.
435. Konsey üyeliğine işveren, işçi ve kamu görevlileri
sendikaları üst kuruluşlarının en fazla üyeye sahip ilk üçünden, Türkiye Odalar
ve Borsalar Birliğinden, Türkiye Esnaf ve Sanatkârları Konfederasyonundan, Türk
Tabipleri Birliğinden, Türk Mühendis ve Mimar Odaları Birliğinden ve Türkiye
Ziraat Odaları Birliğinden konuyla ilgili veya görevli birer yönetim kurulu
üyesinin de atanmasına yönelik düzenleme kamu hizmetine girme hakkı kapsamında
yer almaktadır.
436. Bu nedenle söz konusu düzenlemenin yürürlükten
kaldırılmasını öngören kural Anayasa’nın İkinci Kısmı’nın Dördüncü Bölümü’nde
yer alan kamu hizmetlerine girme hakkına ilişkin düzenleme içerdiğinden
Anayasa’nın mülga 91. maddesi uyarınca KHK ile düzenlenemeyecek yasak alanda
kalmaktadır.
437. Açıklanan nedenlerle kural, Anayasa’nın mülga 91.
maddesine aykırıdır. İptali gerekir.
2. (c) Bendiyle 6331 Sayılı Kanun’un 37. Maddesinden Sonra
Gelmek Üzere Eklenen Ek 1. Maddesinin İncelenmesi
438. 6331 sayılı Kanun’un 21. maddesinin (2), (3), (4),
(5), (6) ve (7) numaralı fıkralarının yürürlükten kaldırılmasının iptali
nedeniyle anılan Kanun’a eklenen ek 1. maddenin de uygulanma imkânı kalmamıştır.
439. Bu nedenle söz konusu madde 6216 sayılı Kanun’un 43.
maddesinin (4) numaralı fıkrası kapsamında değerlendirilmiş ve bu kural
yönünden Anayasa’ya uygunluk denetiminin yapılmasına gerek görülmemiştir.
AA. KHK’nın Geçici 5. Maddesinin İncelenmesi
1. İptal Talebinin Gerekçesi
440. Dava dilekçesinde, kuralın Anayasa değişikliklerine
uyum sağlama amacıyla herhangi bir ilgisi bulunmadığından Yetki Kanunu
kapsamına girmediği belirtilerek Anayasa’nın mülga 91. maddesine aykırı olduğu
ileri sürülmüştür.
2. Anayasa’ya Aykırılık Sorunu
441. KHK’nın dava konusu geçici 5. maddesinde kapatılan
TODAİE’nin YÖK’e devrine ilişkin geçiş hükümleri düzenlenmektedir.
442. Maddenin (1) numaralı fıkrasında, maddenin yürürlüğe
girdiği tarihte kapatılan TODAİE’nin teşkilatı, ilgili yılı bütçe ödenekleri,
bütçedeki ödeneklerin tahakkuka bağlanma yetkisi, her türlü araç ve gereci, her
türlü taşınır ve taşınmazlarıyla birlikte mal varlığı, her türlü alacak ve
hakları ile borç ve yükümlülüklerinin, belge ve evrakının YÖK’e devredilmiş
sayılacağı YÖK’ün bunları belirleyeceği bir yükseköğretim kurumuna üç ay içinde
devredeceği belirtilmiştir.
443. (2) numaralı fıkrada YÖK’ün TODAİE personelinden
akademik kadroda bulunanlar hakkında durumlarına uygun akademik ünvanlı
kadrolara atanmak üzere tespit edeceği yükseköğretim kurumlarına bu maddenin
yürürlüğe girdiği tarihten itibaren iki ay içinde atama teklifi yapacağı ve bu
teklifi izleyen bir ay içinde atama işlemlerinin tamamlanacağı, ataması yapılan
akademik personelin kadrolarının, başka bir işleme gerek kalmaksızın atama
işleminin tamamlandığı tarih itibarıyla ihdas edilerek genel kadro usulü
hakkında ilgili CBK’ya ekli cetvellerin ilgili yükseköğretim kurumlarına ait
bölümlerine eklenmiş sayılacağı, bunların mali ve sosyal haklarının, atama
işlemleri tamamlanıncaya kadar atanmadan önce tabi oldukları hükümlere göre
ödeneceği hükme bağlanmıştır.
444. (3) numaralı fıkrada Devlet Personel Başkanlığının,
TODAİE personelinden idari kadrolarda bulunanlar hakkında kazanılmış hak aylık
ve derecelerine uygun bir kadroya atanmak üzere tespit edeceği kurum ve
kuruluşlara bu maddenin yayımlandığı tarihten itibaren iki ay içinde atama
teklifi yapacağı ve bu teklifi izleyen bir ay içinde atama işlemlerinin
tamamlanacağı, idari personelin kadrolarının başka bir işleme gerek kalmaksızın
atama işleminin tamamlandığı tarih itibarıyla ihdas edilerek genel kadro ve
usulüne ilişkin CBK’nın eki cetvellerinin ilgili kamu kurum ve kuruluşuna ait
bölümüne eklenmiş sayılacağı, bunların mali ve sosyal haklarının atama
işlemleri tamamlanıncaya kadar atanmadan önce tabi oldukları hükümlere göre
ödeneceği düzenlenmiştir.
445. (4) numaralı fıkrada kapatılan TODAİE’de bu maddenin
yürürlüğe girdiği tarih itibarıyla öğrenim görmekte olan öğrencilerin YÖK
tarafından iki ay içinde öğrenim gördükleri alanla ilgili bir yükseköğretim
kurumuna yerleştirileceği, bu şekilde yerleştirilen öğrencilerin mezun oluncaya
kadar TODAİE’ye ödemeleri gereken ücretleri ilgili üniversiteye ödemeye devam
edecekleri belirtilmiştir.
446. (5) numaralı fıkrada ise (1), (2) ve (4) numaralı
fıkraların uygulanması ile ilgili olarak usul ve esasları belirlemeye,
uygulamayı yönlendirmeye, her türlü tedbiri almaya ve ortaya çıkabilecek
tereddütleri gidermeye YÖK’ün görevli ve yetkili olduğu, bu görev ve yetkinin
(3) numaralı fıkra bakımından Devlet Personel Başkanlığına ait olduğu ifade
edilmiştir.
447. Kapatılan TODAİE personelinin mali haklarına yönelik
hükümler öngören kural Anayasa’nın İkinci Kısmı’nın İkinci Bölümü’nde yer alan
mülkiyet hakkına ilişkin düzenleme içerdiğinden KHK ile düzenlenemeyecek yasak
alanda kalmaktadır.
448. Açıklanan nedenlerle kural, Anayasa’nın mülga 91.
maddesine aykırıdır. İptali gerekir.
BB. KHK’nın Geçici 6. Maddesinin İncelenmesi
449. KHK’nın dava konusu geçici 6. maddesinde, maddenin
yürürlüğe girdiği tarihte TÜBİTAK başkan yardımcıları ile Bilim Kurulu
üyelerinin görevlerinin sona ereceği hüküm altına alınmıştır.
450. TÜBİTAK’ın kuruluş amacı, organları, Başkanlık teşkilatı
ve personel kadroları gibi hususları düzenleyen 278 sayılı Kanun’un 1., 3., 5.,
8 ila 10., 18., 19., 21., 22., ek 1., ek 2., ek. 4., geçici 1., geçici 2.,
geçici 7., geçici 8., geçici 10., geçici 11., geçici 12. maddeleri ile 7.
maddesinin birinci ve ikinci fıkralarının yürürlükten kaldırılmasının iptal
edilmesi nedeniyle KHK’nın dava konusu geçici 6. maddesinin de uygulanma imkânı
kalmamıştır.
451. Bu nedenle söz konusu madde 6216 sayılı Kanun’un 43.
maddesinin (4) numaralı fıkrası kapsamında değerlendirilmiş ve bu kural
yönünden Anayasa’ya uygunluk denetiminin yapılmasına gerek görülmemiştir.
CC. KHK’nın Geçici 12. Maddesinin İncelenmesi
452. KHK’nın dava konusu geçici 12. maddesinde kapatılan
Türkiye Adalet Akademisi’nde görev alan personelin nakli, mal varlığının Adalet
Bakanlığına devredilmesi gibi hususlar düzenlenmiştir.
453. Türkiye Adalet Akademisinin kuruluşu, görevleri,
organları ve personeline ilişkin hususları düzenleyen 4954 sayılı Kanun’un
yürürlükten kaldırılmasını düzenleyen KHK’nın 2. maddesinin iptal edilmesi
nedeniyle KHK’nın dava konusu geçici 12. maddesinin de uygulanma imkânı
kalmamıştır.
454. Bu nedenle söz konusu madde 6216 sayılı Kanun’un 43.
maddesinin (4) numaralı fıkrası kapsamında değerlendirilmiş ve bu kural
yönünden Anayasa’ya uygunluk denetiminin yapılmasına gerek görülmemiştir.
III. İPTALİN DİĞER KURALLARA ETKİSİ
455. 6216 sayılı Kanun’un 43. maddesinin (4) numaralı
fıkrasında kanunun, Cumhurbaşkanlığı kararnamesinin veya Türkiye Büyük Millet
Meclisi İçtüzüğü’nün belirli kurallarının iptali, diğer bazı hükümlerinin veya
tamamının uygulanmaması sonucunu doğuruyorsa bunların da Anayasa Mahkemesince
iptaline karar verilebileceği öngörülmektedir.
456. 6216 sayılı Kanun’un 43. maddesinin (4) numaralı fıkrasının
önceki hâlinde KHK’lara da yer verilmiş iken 703 sayılı KHK’nın 209. maddesiyle
fıkrada yer alan “…kanun hükmünde kararnamenin…” ibareleri “…Cumhurbaşkanlığı
kararnamesinin…” şeklinde değiştirilmiştir.
457. Anayasa Mahkemesi 19/2/2020 tarihli ve E.2018/122,
K.2020/14 sayılı kararında söz konusu ibare değişikliği sebebiyle KHK’lara
ilişkin anılan fıkra kapsamındaki görev ve yetkisinde herhangi bir değişiklik
olmadığı sonucuna ulaşmıştır (aynı kararda bkz. §§
46, 47). Buna göre KHK’nın belirli kurallarının iptali, diğer bazı
hükümlerinin veya tamamının uygulanmaması sonucunu doğuruyorsa Anayasa
Mahkemesince bunların da iptaline karar verilebilecektir.
458. Bu kapsamda;
- 2863 sayılı Kanun’un 10. maddesinin ikinci fıkrasının
değiştirilen birinci cümlesinin iptal edilmesi nedeniyle aynı fıkranın ikinci
cümlesinin uygulanma kabiliyeti kalmamaktadır. Bu nedenle, uygulanma kabiliyeti
kalmayan söz konusu cümlenin 6216 sayılı Kanun’un 43. maddesinin (4) numaralı
fıkrası gereğince iptali gerekir.
- 6546 sayılı Kanun’un 11. maddesinin (4) numaralı
fıkrasının birinci cümlesinin “Tarihi Alanda yapılacak Çanakkale Savaşları
ile 18 Mart Şehitleri Anma Günü ve Çanakkale Zaferi etkinliklerini düzenleme ve
bu amaçla kurum ve kuruluşlarla işbirliği yapma, restorasyon, konservasyon,
rekonstrüksiyon, restitüsyon ve renovasyon yapma ve yaptırma, Tarihi Alanın
doğal, tarihi ve kültürel değerlerini, harp tarihi esaslarına uygun ve çevreye
uyumlu olarak koruma, geliştirme ve alanı yönetme, her tür ve ölçekte
planlarını hazırlama, hazırlatma ve uygulama, Tarihi Alanda anıtsal ve mekansal
düzenlemeler yapılmasını sağlama, tanıtıma yönelik her türlü görsel ve işitsel
eserleri yapma, yaptırma, hizmete sunma ve ihtiyaç duyulan altyapı, bina ve
diğer yapıları inşa etme veya ettirme” bölümünün iptal edilmesi nedeniyle
fıkranın kalan kısmının uygulanma kabiliyeti kalmamaktadır. Bu nedenle,
uygulanma kabiliyeti kalmayan söz konusu kısmın 6216 sayılı Kanun’un 43.
maddesinin (4) numaralı fıkrası gereğince iptali gerekir.
- 6546 sayılı Kanun’un 11. maddesinin (6) numaralı
fıkrasında yer alan “Tarihi Alanda” ibaresinin iptal edilmesi nedeniyle
fıkranın kalan kısmının uygulanma kabiliyeti kalmamaktadır. Bu nedenle,
uygulanma kabiliyeti kalmayan söz konusu kısmın 6216 sayılı Kanun’un 43. maddesinin
(4) numaralı fıkrası gereğince iptali gerekir.
- 278 sayılı Kanun’un 15. maddesinin “Kuruma yapılacak
her türlü yardımlar, bağışlar ve vasiyetler, Kurum dışına verilecek hizmetler
karşılığında alınacak olan paralardan Kurumun gelirlerine eklenen kısım, yayım
gelirleri ve diğer faaliyet gelirleri” bölümünün iptal edilmesi nedeniyle
fıkranın kalan kısmının uygulanma kabiliyeti kalmamaktadır. Bu nedenle,
uygulanma kabiliyeti kalmayan söz konusu kısmın 6216 sayılı Kanun’un 43.
maddesinin (4) numaralı fıkrası gereğince iptali gerekir.
- 278 sayılı Kanun’un 16. maddesinin ikinci fıkrasının
ikinci cümlesinde yer alan “Yönetim Kurulu” ibaresinin iptal edilmesi
nedeniyle cümlede yer alan “…ve buna ilişkin esas ve usuller… tarafından
belirlenir.” ibaresinin de uygulanma kabiliyeti kalmamaktadır. Bu nedenle,
uygulanma kabiliyeti kalmayan söz konusu ibarenin 6216 sayılı Kanun’un 43.
maddesinin (4) numaralı fıkrası gereğince iptali gerekir.
- 278 sayılı Kanun’un 17. maddesinin ikinci fıkrasının
ikinci, üçüncü ve dördüncü cümlelerinde yer alan “Yönetim Kurulu”
ibarelerinin iptal edilmesi nedeniyle anılan cümlelerin kalan kısımlarının
uygulanma kabiliyeti kalmamaktadır. Bu nedenle, uygulanma kabiliyeti kalmayan
söz konusu kısımların 6216 sayılı Kanun’un 43. maddesinin (4) numaralı fıkrası
gereğince iptali gerekir.
- 5977 sayılı Kanun’un 8. maddesinin (1) numaralı
fıkrasının (a) bendi ile 9. ve 10. maddeleri yürürlükten kaldırılmasının iptali
nedeniyle anılan Kanun’a eklenen ek 1. maddenin de uygulanma imkânı kalmamıştır.
Bu nedenle, uygulanma kabiliyeti kalmayan söz konusu maddenin 6216 sayılı
Kanun’un 43. maddesinin (4) numaralı fıkrası gereğince iptali gerekir.
- 6015 sayılı Kanun’un 4. maddesinin yürürlükten
kaldırılmasının iptali nedeniyle anılan Kanun’a eklenen ek 2. maddenin de
uygulanma imkânı kalmamıştır. Bu nedenle, uygulanma kabiliyeti kalmayan söz
konusu maddenin 6216 sayılı Kanun’un 43. maddesinin (4) numaralı fıkrası
gereğince iptali gerekir.
- 6331 sayılı Kanun’un 21. maddesinin (2), (3), (4), (5),
(6) ve (7) numaralı fıkralarının yürürlükten kaldırılmasının iptali nedeniyle
anılan Kanun’a eklenen ek 1. maddenin de uygulanma imkânı kalmamıştır. Bu
nedenle, uygulanma kabiliyeti kalmayan söz konusu maddenin 6216 sayılı Kanun’un
43. maddesinin (4) numaralı fıkrası gereğince iptali gerekir.
- 278 sayılı Kanun’un 1., 3., 5., 8 ila 10., 18., 19.,
21., 22., ek 1., ek 2., ek. 4., geçici 1., geçici 2., geçici 7., geçici 8.,
geçici 10., geçici 11., geçici 12. maddeleri ile 7. maddesinin birinci ve
ikinci fıkralarının yürürlükten kaldırılmasının iptali nedeniyle KHK’nın dava
konusu geçici 6. maddesinin de uygulanma imkânı kalmamıştır. Bu nedenle,
uygulanma kabiliyeti kalmayan söz konusu maddenin 6216 sayılı Kanun’un 43.
maddesinin (4) numaralı fıkrası gereğince iptali gerekir.
- 4954 sayılı Kanun’un yürürlükten kaldırılmasının iptali
nedeniyle KHK’nın dava konusu geçici 12. maddesinin de uygulanma imkânı
kalmamıştır. Bu nedenle, uygulanma kabiliyeti kalmayan söz konusu maddenin 6216
sayılı Kanun’un 43. maddesinin (4) numaralı fıkrası gereğince iptali gerekir.
IV. İPTAL KARARININ YÜRÜRLÜĞE GİRECEĞİ
GÜN SORUNU
459. Anayasa’nın 153. maddesinin üçüncü fıkrasında “Kanun,
Cumhurbaşkanlığı kararnamesi veya Türkiye Büyük Millet Meclisi İçtüzüğü ya da bunların
hükümleri, iptal kararlarının Resmî Gazetede yayımlandığı tarihte yürürlükten
kalkar. Gereken hallerde Anayasa Mahkemesi iptal hükmünün yürürlüğe gireceği
tarihi ayrıca kararlaştırabilir. Bu tarih kararın Resmî Gazetede yayımlandığı
günden başlayarak bir yılı geçemez.” denilmekte, 6216 sayılı Kanun’un 66.
maddesinin (3) numaralı fıkrasında da bu kural tekrarlanarak Mahkemenin gerekli
gördüğü hâllerde Resmî Gazete’de yayımlandığı günden başlayarak iptal kararının
yürürlüğe gireceği tarihi bir yılı geçmemek üzere ayrıca kararlaştırabileceği
belirtilmektedir.
Bu kapsamda 703 sayılı KHK’nın;
- 49. maddesinin (i) bendiyle 6253 sayılı Kanun’un geçici
12. maddesinden sonra gelmek üzere eklenen geçici 13. maddesinin,
- 51. maddesinin (a) ve (c) bentleriyle 2863 sayılı
Kanun’un 10. maddesinin ikinci fıkrasının değiştirilen birinci cümlesi ile
ikinci cümlesinin ve ek 6. maddesinden sonra gelmek üzere eklenen ek 7. ve ek
8. maddelerinin,
- 61. maddesinin (d) bendiyle 2659 sayılı Kanun’un
değiştirilen 32. maddesinin,
- 65. maddesinin (ç) bendiyle 6546 sayılı Kanun’un 10.
maddesinin (2) numaralı fıkrasının (ç) bendine eklenen cümlenin ve aynı
fıkranın değiştirilen (d) bendinin,
- 65. maddesinin (d) bendiyle 6546 sayılı Kanun’un 11.
maddesinin (1) ve (3) numaralı fıkralarında yer alan “Bu Kanunda”
ibarelerinden sonra gelmek üzere eklenen “ve Cumhurbaşkanlığı Kararnamesinde”
ibarelerinin,
- 65. maddesinin (d) bendiyle ibare değişikliği yapılan
(4) ve (6) numaralı fıkralarının,
- 90. maddesinin (a) bendiyle 7258 sayılı Kanun’un 2.
maddesinin değiştirilen yedinci fıkrasının,
- 98. maddesinin (b), (c) ve (ç) bentleriyle 278 sayılı
Kanun’un değiştirilen 2. ve 4. maddeleri ile ibare değişikliği yapılan 15.
maddesinin,
- 98. maddesinin (d) bendiyle 278 sayılı Kanun’un 16.
maddesinin ikinci cümlesinde yer alan “…ve buna ilişkin esas ve usuller
Yönetim Kurulu tarafından belirlenir.” ibaresinin,
- 98. maddesinin (d) bendiyle 278 sayılı Kanun’un 17.
maddesinin ibare değişikliği yapılan ikinci, üçüncü ve dördüncü cümlelerinin,
- 117. maddesinin (c) bendiyle 4865 sayılı Kanun’un
başlığıyla birlikte değiştirilen 18. maddesinin,
- 119. maddesinin (c) bendiyle 2690 sayılı Kanun’un ek 1.
maddesinden sonra gelmek üzere eklenen ek 2, ek 3., ek 5. ve ek 6.
maddelerinin,
- 121. maddesinin (d) bendiyle 3238 sayılı Kanun’un 14.
maddesine eklenen (3), (4) ve (5) numaralı fıkraların,
- 121. maddesinin (f) bendiyle 3238 sayılı Kanun’a
eklenen geçici 10. maddenin ikinci fıkrasının,
- 206. maddesinin (b) bendiyle 5977 sayılı Kanun’un 16.
maddesinden sonra gelmek üzere eklenen ek 1. maddesinin,
- 207. maddesinin (c) bendiyle 6015 sayılı Kanun’un ek 1.
maddesinden sonra gelmek üzere eklenen ek 2. maddesinin,
- 210. maddesinin (c) bendiyle 6331 sayılı Kanun’un 37.
maddesinden sonra gelmek üzere eklenen ek 1. maddesinin,
- KHK’nın geçici 5. ve geçici 12. maddelerinin,
iptal edilmesi nedeniyle doğacak hukuksal boşluk kamu
yararını ihlal edecek nitelikte görüldüğünden iptal
kararının ortaya çıkardığı hukuki boşluğun doldurulabilmesi amacıyla TBMM
tarafından gerekli düzenlemelerin yapılması için Anayasa’nın 153.
maddesinin üçüncü fıkrasıyla 6216 sayılı Kanun’un 66. maddesinin (3) numaralı
fıkrası gereğince bu maddelere, fıkralara, bende, cümlelere ve ibarelere
ilişkin iptal hükmünün kararın Resmî Gazete’de yayımlanmasından başlayarak on
iki ay sonra yürürlüğe girmesi uygun görülmüştür.
V. YÜRÜRLÜĞÜN DURDURULMASI TALEBİ
460. Dava dilekçesinde özetle; dava konusu kuralların
uygulanması hâlinde telafisi güç veya imkânsız zararların doğabileceği
belirtilerek yürürlüklerinin durdurulmasına karar verilmesi talep edilmiştir.
2/7/2018 tarihli ve 703 sayılı Anayasada Yapılan
Değişikliklere Uyum Sağlanması Amacıyla Bazı Kanun ve Kanun Hükmünde
Kararnamelerde Değişiklik Yapılması Hakkında Kanun Hükmünde Kararname’nin;
A. 1. 2.
maddesiyle 23/7/2003 tarihli ve 4954 sayılı Türkiye Adalet Akademisi Kanunu’nun
yürürlükten kaldırılmasına,
2. 49. maddesinin;
a. (b) bendiyle
1/12/2011 tarihli ve 6253 sayılı Türkiye Büyük Millet Meclisi Başkanlığı İdari
Teşkilatı Kanunu’nun 4. maddesinin (1) numaralı fıkrasında yer alan “ve
Milli Saraylardan Sorumlu Genel Sekreter Yardımcısına” ibaresinin madde
metninden çıkarılmasına ve (7) numaralı fıkrasının yürürlükten kaldırılmasına,
b. (d) bendiyle
6253 sayılı Kanun’un 15. maddesinin (ğ) bendinin yürürlükten kaldırılmasına,
c. (e) bendiyle
6253 sayılı Kanun’un 17., 18. ve 19. maddelerinin yürürlükten kaldırılmasına,
ç. (ğ) bendiyle
6253 sayılı Kanun’un 29. maddesinin;
i. (4) numaralı
fıkrasının yürürlükten kaldırılmasına,
ii. (6) numaralı
fıkrasının (d) bendinin yürürlükten kaldırılmasına ve (b) bendinde yer alan “ve
Milli Saraylardan Sorumlu Genel Sekreter yardımcıları” ibaresinin madde
metninden çıkarılmasına,
iii. (7) ve (8)
numaralı fıkralarının üçüncü cümleleri ile (9) numaralı fıkrasında yer alan “bildirilmek
üzere Başbakanlığa” ibaresinin madde metninden çıkarılmasına,
d. (ı) bendiyle
6253 sayılı Kanun’un 35. ve 36. maddelerinin yürürlükten kaldırılmasına,
3. 61. maddesinin
(f) bendiyle 2659 sayılı Kanun’un 1 ila 16. maddelerinin, 18 ila 26.
maddelerinin, 36., 37., geçici 1 ila geçici 4. maddelerinin ve geçici 6. ve
geçici 7. maddelerinin yürürlükten kaldırılmalarına,
4. 62. maddesinin
(c) bendiyle 29/5/2009 tarihli ve 5902 sayılı sayılı Afet ve Acil Durum
Yönetimi Başkanlığı ile İlgili Bazı Düzenlemeler Hakkında Kanun’un 1 ila 14.,
16 ila 22., 24 ila 26. maddelerinin, ek 1. maddesinin (1), (2) ve (3) numaralı
fıkralarının ve geçici 1 ila geçici 7. maddelerinin ve eki (I) Sayılı Cetvel’in
yürürlükten kaldırılmalarına,
5. 63. maddesiyle
24/3/1950 tarihli ve 5659 sayılı Atatürk Orman Çiftliği Kanunu’nun 1 ila 4., 6
ila 8., 11 ila 13., geçici 1. ve geçici 2. maddelerinin yürürlükten
kaldırılmalarına,
6. 64. maddesinin
(b) bendiyle 6/8/1997 tarihli ve 4301 sayılı Ceza İnfaz Kurumları ile
Tutukevleri İşyurtları Kurumuna İlişkin Bazı Mali Hükümlerin Düzenlenmesi
Hakkında Kanun’un 1 ila 6. maddelerinin, 7. maddesinin birinci ila altıncı
fıkralarının, 8. maddesinin birinci fıkrasının, 9., 20., 21., geçici 1. ve
geçici 2. maddelerinin yürürlükten kaldırılmalarına,
7. 65. maddesinin
(e) bendiyle 19/6/2014 tarihli ve 6546 sayılı Çanakkale Savaşları Gelibolu
Tarihi Alanı Hakkında Bazı Düzenlemeler Yapılmasına Dair Kanun’un 4 ila 6.
maddelerinin, 7. maddesinin (1) ve (2) numaralı fıkraları ile (4) ila (12)
numaralı fıkralarının, 9. maddesinin, 10. maddesinin (1) numaralı fıkrası ile
(2) numaralı fıkrasının (a) ila (c) ve (e) ila (ğ) bentlerinin, (3) ila (5)
numaralı fıkralarının ve 13. maddesinin yürürlükten kaldırılmalarına,
8. 67. maddesinin
(b) bendiyle 8/6/1984 tarihli ve 234 sayılı Darphane ve Damga Matbaası Genel
Müdürlüğüne Dair Bazı Düzenlemeler Hakkında Kanun Hükmünde Kararname’nin 1 ila
15. maddelerinin, 16. maddesinin birinci ila altıncı fıkralarının, sekizinci
fıkrasının, 17., 18., geçici 1 ila geçici 5. maddelerinin yürürlükten
kaldırılmalarına,
9. 68. maddesinin
(ç) bendiyle 10/6/1949 tarihli ve 5441 sayılı Devlet Tiyatroları Personeli
Hakkında Kanun’un 1 ila 4., 12., 15., 20 ila 22., 24., ek 7. ve geçici 1 ila
geçici 5. maddelerinin yürürlükten kaldırılmalarına,
10. 80. maddesinin
(d) bendiyle 4/4/1988 tarihli ve 320 sayılı Milli Piyango Hakkında Kanun
Hükmünde Kararname’nin 1 ila 5. maddelerinin, 6. maddesinin (a) ila (ı) bentleri
ve (n) ila (p) bentlerinin, 7 ila 24., 26 ila 32. maddelerinin, 34. maddesinin
birinci ila üçüncü fıkraları ile beşinci fıkrasının, 35. maddesinin üçüncü ila
beşinci fıkralarının, 40. maddesinin birinci ve üçüncü fıkralarının, 42., 45
ila 47., 49., 54., 55., geçici 1 ila geçici 6. maddeleri ile eki cetvelin
yürürlükten kaldırılmalarına,
11. 82. maddesinin
(c) bendiyle 14/7/1970 tarihli ve 1309 sayılı Devlet Opera ve Balesi Personeli
Hakkında Kanun’un 1 ila 3., 5., 6., 20 ila 22., 24., 26., ek l., geçici 1 ve
geçici 2. maddelerinin yürürlükten kaldırılmalarına,
12. 90.
maddesinin;
a. (a) bendiyle
29/4/1959 tarihli ve 7258 sayılı Futbol ve Diğer Spor Müsabakalarında Bahis ve
Şans Oyunları Düzenlenmesi Hakkında Kanun’un 2. maddesinin ikinci ila altıncı
fıkralarının yürürlükten kaldırılmalarına,
b. (b) bendiyle
7258 sayılı Kanun’un 1., 3., 4., ek 2. ve geçici 1 ila geçici 3. maddelerinin
yürürlükten kaldırılmalarına,
13. 97. maddesiyle
13/8/1993 tarihli ve 497 sayılı Türkiye Bilimler Akademisinin Kurulması
Hakkında Kanun Hükmünde Kararname’nin yürürlükten kaldırılmasına,
14. 98. maddesinin
(f) bendiyle 278 sayılı Kanun’un 1., 3. ve 5. maddelerinin, 7. maddesinin
birinci ve ikinci fıkralarının, 8 ila 10., 18., 19., 21., 22., ek 1., ek 2., ek
4., geçici 1., geçici 2., geçici 7., geçici 8., geçici 10 ila geçici 12.
maddelerinin yürürlükten kaldırılmalarına,
15. 102.
maddesinin (d) bendiyle 20/2/2008 tarihli ve 5737 sayılı Vakıflar Kanunu’nun
35. maddesinin, 36. maddesinin birinci fıkrası ile ikinci fıkrasının birinci
cümlesinin, 37 ila 42. maddelerinin, 43. maddesinin birinci ve üçüncü
fıkralarının, 44. ve 45. maddelerinin, 46. maddesinin üçüncü fıkrasının, 47 ila
51. maddelerinin, 52. maddesinin (a), (b), (c), (f), (g) ve (h) bentlerinin, 53
ila 71., 73., 74., geçici 1 ila geçici 4. maddeleri ile ekli (I) ve (II) sayılı
cetvellerinin yürürlükten kaldırılmalarına,
16. 103.
maddesinin (b) bendiyle 28/12/2010 tarihli ve 6093 sayılı Türkiye Yazma Eserler
Kurumu Başkanlığının Muafiyetlerine İlişkin Kanun’un 1 ila 12. maddeleri ve eki
(I), (II), (III) ve (IV) sayılı cetvellerinin yürürlükten kaldırılmalarına,
17. 104.
maddesinin (ç) bendiyle 24/3/2010 tarihli ve 5978 sayılı Yurtdışı Türkler ve
Akraba Topluluklar Başkanlığına İlişkin Bazı Düzenlemeler Hakkında Kanun’un l
ila 26. maddelerinin, 28. maddesinin (1) ila (4) numaralı fıkraları ile (6) ve
(7) numaralı fıkralarının, 29., geçici 1. ve geçici 2. maddelerinin yürürlükten
kaldırılmalarına,
18. 106.
maddesiyle 16/8/1983 tarihli ve 77 sayılı Bilim ve Teknoloji Yüksek Kurulu
Kurulmasına İlişkin Kanun Hükmünde Kararname’nin yürürlükten kaldırılmasına,
19. 117.
maddesinin;
a. (ç) bendiyle
4865 sayılı Kanun’a eklenen ek 1. maddeye,
b. (d) bendiyle
4865 sayılı Kanun’a eklenen geçici 2. maddeye,
c. (e) bendiyle
4865 sayılı Kanun’un 1 ila 14. maddelerinin, 15. maddesinin birinci, ikinci ve
üçüncü fıkralarının, 17., 19., 20. ve geçici 1. maddelerinin yürürlükten
kaldırılmalarına,
20. 119.
maddesinin;
a. (b) bendiyle
9/7/1982 tarihli ve 2690 sayılı Türkiye Atom Enerjisi Kurumunun Muafiyetleri ve
Bazı Düzenlemeler Yapılması Hakkında Kanun’un başlığıyla birlikte değiştirilen
15. maddesine,
b. (c) bendiyle
2690 sayılı Kanun’a eklenen ek 4., ek 7. ve ek 8. maddelerine,
c. (ç) bendiyle 2690
sayılı Kanun’un 1 ila 14., 16 ila 19., ek 1. ve geçici 1 ila geçici 4.
maddelerinin yürürlükten kaldırılmalarına,
21. 121.
maddesinin; (e) bendiyle 3238 sayılı Kanun’un 2 ila 8. maddelerinin, 10.
maddesinin birinci fıkrasının, 18. ve geçici 1 ila geçici 9. maddelerinin
yürürlükten kaldırılmalarına,
22. 125.
maddesiyle 25/6/1958 tarihli ve 7163 sayılı Türkiye ve Orta-Doğu Amme İdaresi
Enstitüsü Teşkilat Kanunu’nun yürürlükten kaldırılmasına,
23. 206.
maddesinin (a) bendiyle 18/3/2010 tarihli ve 5977 sayılı Biyogüvenlik
Kanunu’nun 8. maddesinin (1) numaralı fıkrasının (a) bendi ile 9. ve 10.
maddelerinin yürürlükten kaldırılmalarına,
24. 207.
maddesinin (a) bendiyle 13/10/2010 tarihli ve 6015 sayılı Devlet Desteklerinin
İzlenmesi ve Denetlenmesi Hakkında Kanun’un 4. maddesinin yürürlükten
kaldırılmasına,
25. 210.
maddesinin (b) bendiyle 20/6/2012 tarihli ve 6331 sayılı İş Sağlığı ve
Güvenliği Kanunu’nun 21. maddesinin (2), (3), (4), (5), (6) ve (7) numaralı
fıkralarının yürürlükten kaldırılmalarına,
26. Geçici 6.
maddesine,
yönelik yürürlüğün durdurulması taleplerinin, koşulları
oluşmadığından bu maddelere, fıkralara, değişikliklere, madde metninden
çıkarılmalara ve yürürlükten kaldırılmalara ilişkin yürürlüğün durdurulması
taleplerinin REDDİNE,
B. 1. 49. maddesinin
(i) bendiyle 6253 sayılı Kanun’a eklenen geçici 13. maddeye,
2. 51. maddesinin;
a. (a) bendiyle
21/7/1983 tarihli ve 2863 sayılı Kültür ve Tabiat Varlıklarını Koruma
Kanunu’nun 10. maddesinin ikinci fıkrasının değiştirilen birinci cümlesine,
b. (c) bendiyle
2863 sayılı Kanun’a eklenen ek 7. ve ek 8. maddelere,
3. 61. maddesinin
(d) bendiyle 14/4/1982 tarihli ve 2659 sayılı Adli Tıp Kurumu ile İlgili Bazı
Düzenlemeler Hakkında Kanun’un değiştirilen 32. maddesine,
4. 65. maddesinin;
a. (ç) bendiyle
6546 sayılı Kanun’un 10. maddesinin (2) numaralı fıkrasının (ç) bendine eklenen
cümleye ve aynı fıkranın değiştirilen (d) bendine,
b. (d) bendiyle
6546 sayılı Kanun’un 11. maddesinin (1) ve (3) numaralı fıkralarına eklenen “ve
Cumhurbaşkanlığı Kararnamesinde” ibarelerine, (4) numaralı fıkrasında yer
alan “bu Kanunun 4 üncü maddesinin sekizinci fıkrasının (a) ila (f)
bentlerinde sayılan” ibaresinin “Tarihi Alanda yapılacak Çanakkale
Savaşları ile 18 Mart Şehitleri Anma Günü ve Çanakkale Zaferi etkinliklerini
düzenleme ve bu amaçla kurum ve kuruluşlarla işbirliği yapma, restorasyon,
konservasyon, rekonstrüksiyon, restitüsyon ve renovasyon yapma ve yaptırma,
Tarihi Alanın doğal, tarihi ve kültürel değerlerini, harp tarihi esaslarına
uygun ve çevreye uyumlu olarak koruma, geliştirme ve alanı yönetme, her tür ve
ölçekte planlarını hazırlama, hazırlatma ve uygulama, Tarihi Alanda anıtsal ve
mekansal düzenlemeler yapılmasını sağlama, tanıtıma yönelik her türlü görsel ve
işitsel eserleri yapma, yaptırma, hizmete sunma ve ihtiyaç duyulan altyapı,
bina ve diğer yapıları inşa etme veya ettirme” şeklinde ve (6) numaralı
fıkrasında yer alan “Bu Kanunun 4 üncü maddesinin sekizinci fıkrasının (b)
bendi kapsamında” ibaresinin “Tarihi Alanda” şeklinde
değiştirilmelerine,
5. 90. maddesinin
(a) bendiyle 7258 sayılı Kanun’un 2. maddesinin değiştirilen yedinci fıkrasına,
6. 98. maddesinin;
a. (b) bendiyle
17/7/1963 tarihli ve 278 sayılı Türkiye Bilimsel ve Teknolojik Araştırma Kurumu
ile İlgili Bazı Düzenlemeler Hakkında Kanun’un değiştirilen 2. maddesine,
b. (c) bendiyle
278 sayılı Kanun’un değiştirilen 4. maddesine,
c. (ç) bendiyle
278 sayılı Kanun’un 15. maddesinde yer alan “9 uncu maddenin b, c, d
fıkralarındaki Gelirler” ibaresinin “Kuruma yapılacak her türlü
yardımlar, bağışlar ve vasiyetler, Kurum dışına verilecek hizmetler
karşılığında alınacak olan paralardan Kurumun gelirlerine eklenen kısım, yayım
gelirleri ve diğer faaliyet gelirleri” şeklinde değiştirilmesine,
ç. (d) bendiyle
278 sayılı Kanun’un 16. ve 17. maddelerinde yer alan “Bilim Kurulu”
ibarelerinin “Yönetim Kurulu” şeklinde değiştirilmelerine,
7. 117. maddesinin
(c) bendiyle 4/6/2003 tarihli ve 4865 sayılı Ulusal Bor Araştırma Enstitüsü
Hakkında Mali Hükümler ve Muafiyetlere İlişkin Kanun’un başlığıyla birlikte değiştirilen
18. maddesine,
8. 119. maddesinin
(c) bendiyle 9/7/1982 tarihli ve 2690 sayılı Türkiye Atom Enerjisi Kurumunun
Muafiyetleri ve Bazı Düzenlemeler Yapılması Hakkında Kanun’a eklenen ek 2., ek
3., ek 5. ve ek 6. maddelerine,
9. 121.
maddesinin;
a. (d) bendiyle
7/11/1985 tarihli ve 3238 sayılı Savunma Sanayii ile İlgili Bazı Düzenlemeler
Hakkında Kanun’un 14. maddesine eklenen (3), (4) ve (5) numaralı fıkralara,
b. (f) bendiyle
3238 sayılı Kanun’a eklenen geçici 10. maddenin ikinci fıkrasına,
10. 206.
maddesinin (b) bendiyle 5977 sayılı Kanun’a eklenen ek 1. maddeye,
11. 207.
maddesinin (c) bendiyle 6015 sayılı Kanun’a eklenen ek 2. maddeye,
12. 210.
maddesinin (c) bendiyle 6331 sayılı Kanun’a eklenen ek 1. maddeye,
13. Geçici 5. ve
geçici 12. maddelerine,
yönelik iptal hükümlerinin yürürlüğe girmelerinin
ertelenmeleri nedeniyle bu maddelere, fıkralara, bende, cümlelere,
değişikliklere ve yürürlükten kaldırılmalara ilişkin yürürlüğün durdurulması
taleplerinin REDDİNE,
C. 1. 61.
maddesinin (b) bendiyle 2659 sayılı Kanun’un 17. maddesinin birinci fıkrasının
yürürlükten kaldırılmasına,
2. 65. maddesinin;
a. (b) bendiyle
6546 sayılı Kanun’un değiştirilen 1. ve 2. maddelerine,
b. (c) bendiyle
6546 sayılı Kanun’un 3. maddesinde yer alan “Bu Kanuna göre” ibaresinin
madde metninden çıkarılmasına,
3. 104.
maddesinin;
a. (b) bendiyle
5978 sayılı Kanun’un 27. maddesinde yer alan “Bu Kanun kapsamında”
ibaresinin madde metninden çıkarılmasına,
b. (c) bendiyle
5978 sayılı Kanun’a eklenen geçici 3. maddeye,
4. 105. maddesiyle
30/5/1973 tarihli ve 1738 sayılı Seyir ve Hidrografi Hizmetleri Kanunu’nun
yürürlükten kaldırılmasına,
5. 107. maddesiyle
23/3/1950 tarihli ve 5632 sayılı Milli Kütüphane Kuruluşu Hakkında Kanun’un
yürürlükten kaldırılmasına,
6. 121. maddesinin
(f) bendiyle 3238 sayılı Kanun’a eklenen geçici 10. maddenin birinci ve üçüncü
fıkralarına,
yönelik iptal talepleri 7/12/2023 tarihli ve E.2021/125,
K.2023/213 sayılı kararla reddedildiğinden bu maddelere, fıkraya, madde
metninden çıkarılmalara ve yürürlükten kaldırılmalara ilişkin yürürlüğün
durdurulması taleplerinin REDDİNE,
Ç. 1. 61.
maddesinin (b) bendiyle 2659 sayılı Kanun’un 17. maddesinin başlığının “Kimsesiz
cesetler” şeklinde değiştirilmesine,
2. 65. maddesinin
(a) bendiyle 6546 sayılı Kanun’un adının “Çanakkale Savaşları Gelibolu
Tarihi Alanı Hakkında Bazı Düzenlemeler Yapılmasına Dair Kanun” şeklinde
değiştirilmesine,
3. 103. maddesinin
(a) bendiyle 6093 sayılı Kanun’un adının “Türkiye Yazma Eserler Kurumu
Başkanlığının Muafiyetlerine İlişkin Kanun” şeklinde
değiştirilmesine,
4. 104. maddesinin
(a) bendiyle 5978 sayılı Kanun’un adının “Yurtdışı Türkler ve Akraba
Topluluklar Başkanlığına İlişkin Bazı Düzenlemeler Hakkında Kanun” şeklinde
değiştirilmesine,
5. 117.
maddesinin;
a. (a) bendiyle 4865
sayılı Kanun’un adının “Ulusal Bor Araştırma Enstitüsü Hakkında Mali
Hükümler ve Muafiyetlere İlişkin Kanun” şeklinde değiştirilmesine,
b. (b) bendiyle
4865 sayılı Kanun’un 15. maddesinin başlığının “Ar-Ge projeleri”
şeklinde değiştirilmesine,
6. 119. maddesinin
(a) bendiyle 9/7/1982 tarihli ve 2690 sayılı Türkiye Atom Enerjisi Kurumu
Kanunu’nun adının “Türkiye Atom Enerjisi Kurumunun Muafiyetleri ve Bazı
Düzenlemeler Yapılması Hakkında Kanun” şeklinde değiştirilmesine,
yönelik iptal talepleri hakkında 7/12/2023 tarihli ve
E.2021/125, K.2023/213 sayılı kararla karar verilmesine yer olmadığına karar
verildiğinden bu değişikliklere ilişkin yürürlüğün durdurulması talepleri
hakkında KARAR VERİLMESİNE YER OLMADIĞINA,
7/12/2023 tarihinde OYBİRLİĞİYLE karar
verilmiştir.
VI. HÜKÜM
2/7/2018 tarihli ve 703 sayılı Anayasada Yapılan
Değişikliklere Uyum Sağlanması Amacıyla Bazı Kanun ve Kanun Hükmünde
Kararnamelerde Değişiklik Yapılması Hakkında Kanun Hükmünde Kararname’nin;
A. 2. maddesiyle
23/7/2003 tarihli ve 4954 sayılı Türkiye Adalet Akademisi Kanunu’nun
yürürlükten kaldırılmasının Anayasa’nın mülga 91. maddesi yönünden Anayasa’ya
aykırı olduğuna ve İPTALİNE OYBİRLİĞİYLE,
B. 49. maddesinin;
1. (b) bendiyle
1/12/2011 tarihli ve 6253 sayılı Türkiye Büyük Millet Meclisi Başkanlığı İdari
Teşkilatı Kanunu’nun 4. maddesinin (1) numaralı fıkrasında yer alan “ve
Milli Saraylardan Sorumlu Genel Sekreter Yardımcısına” ibaresinin madde
metninden çıkarılmasının ve (7) numaralı fıkrasının yürürlükten kaldırılmasının
Anayasa’nın mülga 91. maddesi yönünden Anayasa’ya aykırı olduğuna ve
İPTALLERİNE OYBİRLİĞİYLE,
2. (d) bendiyle
6253 sayılı Kanun’un 15. maddesinin (ğ) bendinin yürürlükten kaldırılmasının
Anayasa’nın mülga 91. maddesi yönünden Anayasa’ya aykırı olduğuna ve İPTALİNE
OYBİRLİĞİYLE,
3. (e) bendiyle
6253 sayılı Kanun’un 17., 18. ve 19. maddelerinin yürürlükten kaldırılmasının
Anayasa’nın mülga 91. maddesi yönünden Anayasa’ya aykırı olduğuna ve
İPTALLERİNE OYBİRLİĞİYLE,
4. (ğ) bendiyle
6253 sayılı Kanun’un 29. maddesinin;
a. (4) numaralı
fıkrasının yürürlükten kaldırılmasının Anayasa’nın mülga 91. maddesi yönünden
Anayasa’ya aykırı olduğuna ve İPTALİNE OYBİRLİĞİYLE,
b. (6) numaralı
fıkrasının (d) bendinin yürürlükten kaldırılmasının ve (b) bendinde yer alan “ve
Milli Saraylardan Sorumlu Genel Sekreter yardımcıları” ibaresinin madde
metninden çıkarılmasının Anayasa’nın mülga 91. maddesi yönünden Anayasa’ya
aykırı olduğuna ve İPTALLERİNE OYBİRLİĞİYLE,
c. (7) ve (8)
numaralı fıkralarının üçüncü cümleleri ile (9) numaralı fıkrasında yer alan “bildirilmek
üzere Başbakanlığa” ibaresinin madde metninden çıkarılmasının Anayasa’nın
mülga 91. maddesi yönünden Anayasa’ya aykırı olduğuna ve İPTALLERİNE
OYBİRLİĞİYLE,
5. (ı) bendiyle
6253 sayılı Kanun’un 35. ve 36. maddelerinin yürürlükten kaldırılmasının
Anayasa’nın mülga 91. maddesi yönünden Anayasa’ya aykırı olduğuna ve
İPTALLERİNE OYBİRLİĞİYLE,
6. (i) bendiyle
6253 sayılı Kanun’a eklenen geçici 13. maddenin Anayasa’nın mülga 91. maddesi
yönünden Anayasa’ya aykırı olduğuna ve İPTALİNE, iptal hükmünün Anayasa’nın
153. maddesinin üçüncü fıkrası ile 30/3/2011 tarihli ve 6216 sayılı Anayasa
Mahkemesinin Kuruluşu ve Yargılama Usulleri Hakkında Kanun’un 66. maddesinin
(3) numaralı fıkrası gereğince KARARIN RESMÎ GAZETE’DE YAYIMLANMASINDAN BAŞLAYARAK
ONİKİ AY SONRA YÜRÜRLÜĞE GİRMESİNE OYBİRLİĞİYLE,
C. 51. maddesinin;
1. (a) bendiyle
21/7/1983 tarihli ve 2863 sayılı Kültür ve Tabiat Varlıklarını Koruma
Kanunu’nun 10. maddesinin ikinci fıkrasının;
a. Değiştirilen birinci
cümlesinin Anayasa’nın mülga 91. maddesi yönünden Anayasa’ya aykırı olduğuna ve
İPTALİNE,
b. İkinci
cümlesinin 6216 sayılı Kanun’un 43. maddesinin (4) numaralı fıkrası gereğince
İPTALİNE,
iptal hükümlerinin Anayasa’nın 153. maddesinin üçüncü
fıkrası ile 30/3/2011 tarihli ve 6216 sayılı Anayasa Mahkemesinin Kuruluşu ve
Yargılama Usulleri Hakkında Kanun’un 66. maddesinin (3) numaralı fıkrası
gereğince KARARIN RESMÎ GAZETE’DE YAYIMLANMASINDAN BAŞLAYARAK ONİKİ AY SONRA
YÜRÜRLÜĞE GİRMESİNE OYBİRLİĞİYLE,
2. (c) bendiyle
2863 sayılı Kanun’a eklenen ek 7. ve ek 8. maddelerin Anayasa’nın mülga 91.
maddesi yönünden Anayasa’ya aykırı olduklarına ve İPTALLERİNE, iptal
hükümlerinin Anayasa’nın 153. maddesinin üçüncü fıkrası ile 30/3/2011 tarihli
ve 6216 sayılı Anayasa Mahkemesinin Kuruluşu ve Yargılama Usulleri Hakkında
Kanun’un 66. maddesinin (3) numaralı fıkrası gereğince KARARIN RESMÎ GAZETE’DE
YAYIMLANMASINDAN BAŞLAYARAK ONİKİ AY SONRA YÜRÜRLÜĞE GİRMESİNE OYBİRLİĞİYLE,
Ç. 61. maddesinin;
1. (b) bendiyle
14/4/1982 tarihli ve 2659 sayılı Adli Tıp Kurumu ile İlgili Bazı Düzenlemeler
Hakkında Kanun’un 17. maddesinin;
a. Başlığının “Kimsesiz
cesetler” şeklinde değiştirilmesine ilişkin iptal talebi hakkında
KARAR VERİLMESİNE YER OLMADIĞINA OYBİRLİĞİYLE,
b. Birinci fıkrasının
yürürlükten kaldırılmasının Anayasa’nın mülga 91. maddesi yönünden ve içeriği
itibarıyla Anayasa’ya aykırı olmadığına ve iptal talebinin REDDİNE
OYBİRLİĞİYLE,
2. (d) bendiyle
2659 sayılı Kanun’un değiştirilen 32. maddesinin Anayasa’nın mülga 91. maddesi
yönünden Anayasa’ya aykırı olduğuna ve İPTALİNE iptal hükmünün Anayasa’nın 153.
maddesinin üçüncü fıkrası ile 6216 sayılı Kanun’un 66. maddesinin (3) numaralı
fıkrası gereğince KARARIN RESMÎ GAZETE’DE YAYIMLANMASINDAN BAŞLAYARAK ONİKİ AY
SONRA YÜRÜRLÜĞE GİRMESİNE OYBİRLİĞİYLE,
3. (f) bendiyle
2659 sayılı Kanun’un 1 ila 16. maddelerinin, 18 ila 26. maddelerinin, 36., 37.,
geçici 1 ila geçici 4. maddelerinin ve geçici 6. ve geçici 7. maddelerinin yürürlükten
kaldırılmalarının Anayasa’nın mülga 91. maddesi yönünden Anayasa’ya aykırı
olduğuna ve İPTALLERİNE OYBİRLİĞİYLE,
D. 62. maddesinin
(c) bendiyle 29/5/2009 tarihli ve 5902 sayılı sayılı Afet ve Acil Durum
Yönetimi Başkanlığı ile İlgili Bazı Düzenlemeler Hakkında Kanun’un 1 ila 14.,
16 ila 22., 24 ila 26. maddelerinin, ek 1. maddesinin (1), (2) ve (3) numaralı
fıkralarının ve geçici 1 ila geçici 7. maddelerinin ve eki (I) Sayılı Cetvel’in
yürürlükten kaldırılmalarının Anayasa’nın mülga 91. maddesi yönünden Anayasa’ya
aykırı olduğuna ve İPTALLERİNE OYBİRLİĞİYLE,
E. 63. maddesiyle
24/3/1950 tarihli ve 5659 sayılı Atatürk Orman Çiftliği Kanunu’nun 1 ila 4., 6
ila 8., 11 ila 13., geçici 1. ve geçici 2. maddelerinin yürürlükten
kaldırılmalarının Anayasa’nın mülga 91. maddesi yönünden Anayasa’ya aykırı
olduğuna ve İPTALLERİNE OYBİRLİĞİYLE,
F. 64. maddesinin
(b) bendiyle 6/8/1997 tarihli ve 4301 sayılı Ceza İnfaz Kurumları ile
Tutukevleri İşyurtları Kurumuna İlişkin Bazı Mali Hükümlerin Düzenlenmesi
Hakkında Kanun’un 1 ila 6. maddelerinin, 7. maddesinin birinci ila altıncı
fıkralarının, 8. maddesinin birinci fıkrasının, 9., 20., 21., geçici 1. ve
geçici 2. maddelerinin yürürlükten kaldırılmalarının Anayasa’nın mülga 91.
maddesi yönünden Anayasa’ya aykırı olduğuna ve İPTALLERİNE OYBİRLİĞİYLE,
G. 65. maddesinin;
1. (a) bendiyle
19/6/2014 tarihli ve 6546 sayılı Çanakkale Savaşları Gelibolu Tarihi Alan
Başkanlığı Kurulması Hakkında Kanun’un adının “Çanakkale Savaşları Gelibolu
Tarihi Alanı Hakkında Bazı Düzenlemeler Yapılmasına Dair Kanun” şeklinde
değiştirilmesine ilişkin iptal talebi hakkında KARAR VERİLMESİNE YER OLMADIĞINA
OYBİRLİĞİYLE,
2. (b) bendiyle
6546 sayılı Kanun’un değiştirilen 1. ve 2. maddelerinin Anayasa’nın mülga 91.
maddesi yönünden ve içeriği itibarıyla Anayasa’ya aykırı olmadıklarına ve iptal
taleplerinin REDDİNE OYBİRLİĞİYLE,
3. (c) bendiyle
6546 sayılı Kanun’un 3. maddesinde yer alan “Bu Kanuna göre” ibaresinin
madde metninden çıkarılmasının Anayasa’nın mülga 91. maddesi yönünden ve
içeriği itibarıyla Anayasa’ya aykırı olmadığına ve iptal talebinin REDDİNE
OYBİRLİĞİYLE,
4. (ç) bendiyle
6546 sayılı Kanun’un 10. maddesinin (2) numaralı fıkrasının (ç) bendine eklenen
cümlenin ve aynı fıkranın değiştirilen (d) bendinin Anayasa’nın mülga 91.
maddesi yönünden Anayasa’ya aykırı olduklarına ve İPTALLERİNE iptal
hükümlerinin Anayasa’nın 153. maddesinin üçüncü fıkrası ile 6216 sayılı
Kanun’un 66. maddesinin (3) numaralı fıkrası gereğince KARARIN RESMÎ GAZETE’DE
YAYIMLANMASINDAN BAŞLAYARAK ONİKİ AY SONRA YÜRÜRLÜĞE GİRMESİNE OYBİRLİĞİYLE,
5. (d) bendiyle
6546 sayılı Kanun’un 11. maddesinin;
a. (1) ve (3)
numaralı fıkralarına eklenen “ve Cumhurbaşkanlığı Kararnamesinde”
ibarelerinin Anayasa’nın mülga 91. maddesi yönünden Anayasa’ya aykırı
olduklarına ve İPTALLERİNE, iptal hükümlerinin Anayasa’nın 153. maddesinin
üçüncü fıkrası ile 6216 sayılı Kanun’un 66. maddesinin (3) numaralı fıkrası
gereğince KARARIN RESMÎ GAZETE’DE YAYIMLANMASINDAN BAŞLAYARAK ONİKİ AY SONRA
YÜRÜRLÜĞE GİRMESİNE OYBİRLİĞİYLE,
b. i. (4)
numaralı fıkrasında yer alan “bu Kanunun 4 üncü maddesinin sekizinci
fıkrasının (a) ila (f) bentlerinde sayılan” ibaresinin “Tarihi Alanda
yapılacak Çanakkale Savaşları ile 18 Mart Şehitleri Anma Günü ve Çanakkale
Zaferi etkinliklerini düzenleme ve bu amaçla kurum ve kuruluşlarla işbirliği
yapma, restorasyon, konservasyon, rekonstrüksiyon, restitüsyon ve renovasyon
yapma ve yaptırma, Tarihi Alanın doğal, tarihi ve kültürel değerlerini, harp
tarihi esaslarına uygun ve çevreye uyumlu olarak koruma, geliştirme ve alanı
yönetme, her tür ve ölçekte planlarını hazırlama, hazırlatma ve uygulama,
Tarihi Alanda anıtsal ve mekansal düzenlemeler yapılmasını sağlama, tanıtıma
yönelik her türlü görsel ve işitsel eserleri yapma, yaptırma, hizmete sunma ve
ihtiyaç duyulan altyapı, bina ve diğer yapıları inşa etme veya ettirme”
şeklinde değiştirilmesinin Anayasa’nın mülga 91. maddesi yönünden Anayasa’ya
aykırı olduğuna ve İPTALİNE,
ii. (4) numaralı
fıkrasının kalan kısmının 6216 sayılı Kanun’un 43. maddesinin (4) numaralı fıkrası
gereğince İPTALİNE,
iptal hükümlerinin Anayasa’nın 153. maddesinin üçüncü
fıkrası ile 6216 sayılı Kanun’un 66. maddesinin (3) numaralı fıkrası gereğince
KARARIN RESMÎ GAZETE’DE YAYIMLANMASINDAN BAŞLAYARAK ONİKİ AY SONRA YÜRÜRLÜĞE
GİRMESİNE OYBİRLİĞİYLE,
c. i. (6)
numaralı fıkrasında yer alan “Bu Kanunun 4 üncü maddesinin sekizinci
fıkrasının (b) bendi kapsamında” ibaresinin “Tarihi Alanda” şeklinde
değiştirilmesinin Anayasa’nın mülga 91. maddesi yönünden Anayasa’ya aykırı
olduğuna ve İPTALİNE,
ii. (6) numaralı
fıkrasının kalan kısmının 6216 sayılı Kanun’un 43. maddesinin (4) numaralı
fıkrası gereğince İPTALİNE,
iptal hükümlerinin Anayasa’nın 153. maddesinin üçüncü
fıkrası ile 6216 sayılı Kanun’un 66. maddesinin (3) numaralı fıkrası gereğince
KARARIN RESMÎ GAZETE’DE YAYIMLANMASINDAN BAŞLAYARAK ONİKİ AY SONRA YÜRÜRLÜĞE
GİRMESİNE OYBİRLİĞİYLE,
6. (e) bendiyle
6546 sayılı Kanun’un 4 ila 6. maddelerinin, 7. maddesinin (1) ve (2) numaralı fıkraları
ile (4) ila (12) numaralı fıkralarının, 9. maddesinin, 10. maddesinin (1)
numaralı fıkrası ile (2) numaralı fıkrasının (a) ila (c) ve (e) ila (ğ)
bentlerinin, (3) ila (5) numaralı fıkralarının ve 13. maddesinin yürürlükten
kaldırılmalarının Anayasa’nın mülga 91. maddesi yönünden Anayasa’ya aykırı
olduğuna ve İPTALLERİNE OYBİRLİĞİYLE,
Ğ. 67. maddesinin
(b) bendiyle 8/6/1984 tarihli ve 234 sayılı Darphane ve Damga Matbaası Genel
Müdürlüğüne Dair Bazı Düzenlemeler Hakkında Kanun Hükmünde Kararname’nin 1 ila
15. maddelerinin, 16. maddesinin birinci ila altıncı fıkralarının, sekizinci
fıkrasının, 17., 18., geçici 1 ila geçici 5. maddelerinin yürürlükten
kaldırılmalarının Anayasa’nın mülga 91. maddesi yönünden Anayasa’ya aykırı
olduğuna ve İPTALLERİNE OYBİRLİĞİYLE,
H. 68. maddesinin
(ç) bendiyle 10/6/1949 tarihli ve 5441 sayılı Devlet Tiyatroları Personeli
Hakkında Kanun’un 1 ila 4., 12., 15., 20 ila 22., 24., ek 7. ve geçici 1 ila
geçici 5. maddelerinin yürürlükten kaldırılmalarının Anayasa’nın mülga 91.
maddesi yönünden Anayasa’ya aykırı olduğuna ve İPTALLERİNE OYBİRLİĞİYLE,
I. 80. maddesinin
(d) bendiyle 4/4/1988 tarihli ve 320 sayılı Milli Piyango Hakkında Kanun
Hükmünde Kararname’nin 1 ila 5. maddelerinin, 6. maddesinin (a) ila (ı)
bentleri ve (n) ila (p) bentlerinin, 7 ila 24., 26 ila 32. maddelerinin, 34.
maddesinin birinci ila üçüncü fıkraları ile beşinci fıkrasının, 35. maddesinin
üçüncü ila beşinci fıkralarının, 40. maddesinin birinci ve üçüncü fıkralarının,
42., 45 ila 47., 49., 54., 55., geçici 1 ila geçici 6. maddeleri ile eki
cetvelin yürürlükten kaldırılmalarının Anayasa’nın mülga 91. maddesi yönünden
Anayasa’ya aykırı olduğuna ve İPTALLERİNE OYBİRLİĞİYLE,
İ. 82. maddesinin
(c) bendiyle 14/7/1970 tarihli ve 1309 sayılı Devlet Opera ve Balesi Personeli
Hakkında Kanun’un 1 ila 3., 5., 6., 20 ila 22., 24., 26., ek l., geçici 1 ve
geçici 2. maddelerinin yürürlükten kaldırılmalarının Anayasa’nın mülga 91.
maddesi yönünden Anayasa’ya aykırı olduğuna ve İPTALLERİNE OYBİRLİĞİYLE,
J. 90. maddesinin;
1. (a) bendiyle
29/4/1959 tarihli ve 7258 sayılı Futbol ve Diğer Spor Müsabakalarında Bahis ve
Şans Oyunları Düzenlenmesi Hakkında Kanun’un 2. maddesinin;
a. İkinci ila
altıncı fıkralarının yürürlükten kaldırılmalarının Anayasa’nın mülga 91.
maddesi yönünden Anayasa’ya aykırı olduğuna ve İPTALLERİNE OYBİRLİĞİYLE,
b. Değiştirilen
yedinci fıkrasının Anayasa’nın mülga 91. maddesi yönünden Anayasa’ya aykırı
olduğuna ve İPTALİNE, iptal hükmünün Anayasa’nın 153. maddesinin üçüncü fıkrası
ile 6216 sayılı Kanun’un 66. maddesinin (3) numaralı fıkrası gereğince KARARIN
RESMÎ GAZETE’DE YAYIMLANMASINDAN BAŞLAYARAK ONİKİ AY SONRA YÜRÜRLÜĞE GİRMESİNE
OYBİRLİĞİYLE,
2. (b) bendiyle
7258 sayılı Kanun’un 1., 3., 4., ek 2. ve geçici 1 ila geçici 3. maddelerinin
yürürlükten kaldırılmalarının Anayasa’nın mülga 91. maddesi yönünden Anayasa’ya
aykırı olduğuna ve İPTALLERİNE OYBİRLİĞİYLE,
K. 97. maddesiyle
13/8/1993 tarihli ve 497 sayılı Türkiye Bilimler Akademisinin Kurulması
Hakkında Kanun Hükmünde Kararname’nin yürürlükten kaldırılmasının Anayasa’nın
mülga 91. maddesi yönünden Anayasa’ya aykırı olduğuna ve İPTALİNE OYBİRLİĞİYLE,
L. 98. maddesinin;
1. (b) bendiyle
17/7/1963 tarihli ve 278 sayılı Türkiye Bilimsel ve Teknolojik Araştırma Kurumu
ile İlgili Bazı Düzenlemeler Hakkında Kanun’un değiştirilen 2. maddesinin Anayasa’nın
mülga 91. maddesi yönünden Anayasa’ya aykırı olduğuna ve İPTALİNE, iptal
hükmünün Anayasa’nın 153. maddesinin üçüncü fıkrası ile 6216 sayılı Kanun’un
66. maddesinin (3) numaralı fıkrası gereğince KARARIN RESMÎ GAZETE’DE
YAYIMLANMASINDAN BAŞLAYARAK ONİKİ AY SONRA YÜRÜRLÜĞE GİRMESİNE OYBİRLİĞİYLE,
2. (c) bendiyle
278 sayılı Kanun’un değiştirilen 4. maddesinin Anayasa’nın mülga 91. maddesi
yönünden Anayasa’ya aykırı olduğuna ve İPTALİNE, iptal hükmünün Anayasa’nın
153. maddesinin üçüncü fıkrası ile 6216 sayılı Kanun’un 66. maddesinin (3)
numaralı fıkrası gereğince KARARIN RESMÎ GAZETE’DE YAYIMLANMASINDAN BAŞLAYARAK
ONİKİ AY SONRA YÜRÜRLÜĞE GİRMESİNE OYBİRLİĞİYLE,
3. a. (ç)
bendiyle 278 sayılı Kanun’un 15. maddesinde yer alan “9 uncu maddenin b, c,
d fıkralarındaki Gelirler” ibaresinin “Kuruma yapılacak her türlü
yardımlar, bağışlar ve vasiyetler, Kurum dışına verilecek hizmetler
karşılığında alınacak olan paralardan Kurumun gelirlerine eklenen kısım, yayım
gelirleri ve diğer faaliyet gelirleri” şeklinde değiştirilmesinin 6216
sayılı Kanun’un 43. maddesinin (4) numaralı fıkrası gereğince İPTALİNE,
b. Maddenin kalan
kısmının 6216 sayılı Kanun’un 43. maddesinin (4) numaralı fıkrası gereğince İPTALİNE,
iptal hükümlerinin Anayasa’nın 153. maddesinin üçüncü
fıkrası ile 6216 sayılı Kanun’un 66. maddesinin (3) numaralı fıkrası gereğince
KARARIN RESMÎ GAZETE’DE YAYIMLANMASINDAN BAŞLAYARAK ONİKİ AY SONRA YÜRÜRLÜĞE
GİRMESİNE OYBİRLİĞİYLE,
4. (d) bendiyle
278 sayılı Kanun’un 16. maddesinin;
a. İkinci
cümlesinde yer alan “Bilim Kurulu” ibaresinin “Yönetim Kurulu”
şeklinde değiştirilmesinin Anayasa’nın mülga 91. maddesi yönünden Anayasa’ya
aykırı olduğuna ve İPTALİNE,
b. İkinci cümlede
yer alan “…ve buna ilişkin esas ve usuller… tarafından belirlenir.” ibaresinin
6216 sayılı Kanun’un 43. maddesinin (4) numaralı fıkrası gereğince İPTALİNE,
iptal hükümlerinin Anayasa’nın 153. maddesinin üçüncü
fıkrası ile 6216 sayılı Kanun’un 66. maddesinin (3) numaralı fıkrası gereğince
KARARIN RESMÎ GAZETE’DE YAYIMLANMASINDAN BAŞLAYARAK ONİKİ AY SONRA YÜRÜRLÜĞE
GİRMESİNE OYBİRLİĞİYLE,
5. (d) bendiyle
278 sayılı Kanun’un 17. maddesinin;
a. İkinci, üçüncü
ve dördüncü cümlelerinde yer alan “Bilim Kurulu” ibarelerinin “Yönetim
Kurulu” şeklinde değiştirilmelerinin Anayasa’nın mülga 91. maddesi yönünden
Anayasa’ya aykırı olduğuna ve İPTALLERİNE,
b. İkinci, üçüncü
ve dördüncü cümlesinin kalan kısımlarının 6216 sayılı Kanun’un 43. maddesinin
(4) numaralı fıkrası gereğince İPTALLERİNE,
iptal hükümlerinin Anayasa’nın 153. maddesinin üçüncü
fıkrası ile 6216 sayılı Kanun’un 66. maddesinin (3) numaralı fıkrası gereğince
KARARIN RESMÎ GAZETE’DE YAYIMLANMASINDAN BAŞLAYARAK ONİKİ AY SONRA YÜRÜRLÜĞE
GİRMESİNE OYBİRLİĞİYLE,
6. (f) bendiyle 278
sayılı Kanun’un 1., 3. ve 5. maddelerinin, 7. maddesinin birinci ve ikinci
fıkralarının, 8 ila 10., 18., 19., 21., 22., ek 1., ek 2., ek 4., geçici 1.,
geçici 2., geçici 7., geçici 8., geçici 10 ila geçici 12. maddelerinin
yürürlükten kaldırılmalarının Anayasa’nın mülga 91. maddesi yönünden Anayasa’ya
aykırı olduğuna ve İPTALLERİNE OYBİRLİĞİYLE,
M. 102. maddesinin
(d) bendiyle 20/2/2008 tarihli ve 5737 sayılı Vakıflar Kanunu’nun 35.
maddesinin, 36. maddesinin birinci fıkrası ile ikinci fıkrasının birinci
cümlesinin, 37 ila 42. maddelerinin, 43. maddesinin birinci ve üçüncü
fıkralarının, 44. ve 45. maddelerinin, 46. maddesinin üçüncü fıkrasının, 47 ila
51. maddelerinin, 52. maddesinin (a), (b), (c), (f), (g) ve (h) bentlerinin, 53
ila 71., 73., 74., geçici 1 ila geçici 4. maddeleri ile ekli (I) ve (II) sayılı
cetvellerinin yürürlükten kaldırılmalarının Anayasa’nın mülga 91. maddesi
yönünden Anayasa’ya aykırı olduğuna ve İPTALLERİNE OYBİRLİĞİYLE,
N. 103.
maddesinin;
1. (a) bendiyle 28/12/2010
tarihli ve 6093 sayılı Türkiye Yazma Eserler Kurumu Başkanlığı Kuruluş ve
Görevleri Hakkında Kanun’un adının “Türkiye Yazma Eserler Kurumu
Başkanlığının Muafiyetlerine İlişkin Kanun” şeklinde
değiştirilmesine ilişkin iptal talebi hakkında KARAR VERİLMESİNE YER OLMADIĞINA
OYBİRLİĞİYLE,
2. (b) bendiyle
6093 sayılı Kanun’un 1 ila 12. maddeleri ve eki (I), (II), (III) ve (IV) sayılı
cetvellerinin yürürlükten kaldırılmalarının Anayasa’nın mülga 91. maddesi
yönünden Anayasa’ya aykırı olduğuna ve İPTALLERİNE OYBİRLİĞİYLE,
O. 104.
maddesinin;
1. (a) bendiyle
24/3/2010 tarihli ve 5978 sayılı Yurtdışı Türkler ve Akraba Topluluklar
Başkanlığı Teşkilat ve Görevleri Hakkında Kanun’un adının “Yurtdışı Türkler
ve Akraba Topluluklar Başkanlığına İlişkin Bazı Düzenlemeler Hakkında Kanun”
şeklinde değiştirilmesine ilişkin iptal talebi hakkında KARAR VERİLMESİNE YER
OLMADIĞINA OYBİRLİĞİYLE,
2. (b) bendiyle
5978 sayılı Kanun’un 27. maddesinde yer alan “Bu Kanun kapsamında” ibaresinin
madde metninden çıkarılmasının Anayasa’nın mülga 91. maddesi yönünden ve
içeriği itibarıyla Anayasa’ya aykırı olmadığına ve iptal talebinin REDDİNE
OYBİRLİĞİYLE,
3. (c) bendiyle
5978 sayılı Kanun’a eklenen geçici 3. maddenin Anayasa’nın mülga 91. maddesi
yönünden ve içeriği itibarıyla Anayasa’ya aykırı olmadığına ve iptal talebinin
REDDİNE OYBİRLİĞİYLE,
4. (ç) bendiyle
5978 sayılı Kanun’un l ila 26. maddelerinin, 28. maddesinin (1) ila (4)
numaralı fıkraları ile (6) ve (7) numaralı fıkralarının, 29., geçici 1. ve
geçici 2. maddelerinin yürürlükten kaldırılmalarının Anayasa’nın mülga 91.
maddesi yönünden Anayasa’ya aykırı olduğuna ve İPTALLERİNE OYBİRLİĞİYLE,
Ö. 105. maddesiyle
30/5/1973 tarihli ve 1738 sayılı Seyir ve Hidrografi Hizmetleri Kanunu’nun
yürürlükten kaldırılmasının Anayasa’nın mülga 91. maddesi yönünden ve içeriği
itibarıyla Anayasa’ya aykırı olmadığına ve iptal talebinin REDDİNE
OYBİRLİĞİYLE,
P. 106. maddesiyle
16/8/1983 tarihli ve 77 sayılı Bilim ve Teknoloji Yüksek Kurulu Kurulmasına
İlişkin Kanun Hükmünde Kararname’nin yürürlükten kaldırılmasının Anayasa’nın
mülga 91. maddesi yönünden Anayasa’ya aykırı olduğuna ve İPTALİNE OYBİRLİĞİYLE,
R. 107. maddesiyle
23/3/1950 tarihli ve 5632 sayılı Milli Kütüphane Kuruluşu Hakkında Kanun’un yürürlükten
kaldırılmasının Anayasa’nın mülga 91. maddesi yönünden ve içeriği itibarıyla
Anayasa’ya aykırı olmadığına ve iptal talebinin REDDİNE OYBİRLİĞİYLE,
S. 117.
maddesinin;
1. (a) bendiyle
4/6/2003 tarihli ve 4865 sayılı Ulusal Bor Araştırma Enstitüsü Kurulması
Hakkında Kanun’un adının “Ulusal Bor Araştırma Enstitüsü Hakkında Mali
Hükümler ve Muafiyetlere İlişkin Kanun” şeklinde değiştirilmesine ilişkin
iptal talebi hakkında KARAR VERİLMESİNE YER OLMADIĞINA OYBİRLİĞİYLE,
2. (b) bendiyle
4865 sayılı Kanun’un 15. maddesinin başlığının “Ar-Ge projeleri”
şeklinde değiştirilmesine ilişkin iptal talebi hakkında KARAR VERİLMESİNE YER
OLMADIĞINA OYBİRLİĞİYLE,
3. (c) bendiyle
4865 sayılı Kanun’un başlığıyla birlikte değiştirilen 18. maddesinin
Anayasa’nın mülga 91. maddesi yönünden Anayasa’ya aykırı olduğuna ve İPTALİNE,
iptal hükmünün Anayasa’nın 153. maddesinin üçüncü fıkrası ile 6216 sayılı
Kanun’un 66. maddesinin (3) numaralı fıkrası gereğince KARARIN RESMÎ GAZETE’DE
YAYIMLANMASINDAN BAŞLAYARAK ONİKİ AY SONRA YÜRÜRLÜĞE GİRMESİNE OYBİRLİĞİYLE,
4. (ç) bendiyle
4865 sayılı Kanun’a eklenen ek 1. maddenin Anayasa’nın mülga 91. maddesi
yönünden Anayasa’ya aykırı olduğuna ve İPTALİNE, OYBİRLİĞİYLE,
5. (d) bendiyle
4865 sayılı Kanun’a eklenen geçici 2. maddenin Anayasa’nın mülga 91. maddesi
yönünden Anayasa’ya aykırı olduğuna ve İPTALİNE OYBİRLİĞİYLE,
6. (e) bendiyle
4865 sayılı Kanun’un 1 ila 14. maddelerinin, 15. maddesinin birinci, ikinci ve
üçüncü fıkralarının, 17., 19., 20. ve geçici 1. maddelerinin yürürlükten kaldırılmalarının
Anayasa’nın mülga 91. maddesi yönünden Anayasa’ya aykırı olduğuna ve
İPTALLERİNE OYBİRLİĞİYLE,
Ş. 119.
maddesinin;
1. (a) bendiyle
9/7/1982 tarihli ve 2690 sayılı Türkiye Atom Enerjisi Kurumu Kanunu’nun adının
“Türkiye Atom Enerjisi Kurumunun Muafiyetleri ve Bazı Düzenlemeler Yapılması
Hakkında Kanun” şeklinde değiştirilmesine ilişkin iptal talebi hakkında
KARAR VERİLMESİNE YER OLMADIĞINA OYBİRLİĞİYLE,
2. (b) bendiyle
2690 sayılı Kanun’un başlığıyla birlikte değiştirilen 15. maddesinin Anayasa’nın
mülga 91. maddesi yönünden Anayasa’ya aykırı olduğuna ve İPTALİNE OYBİRLİĞİYLE,
3. (c) bendiyle
2690 sayılı Kanun’a eklenen;
a. Ek 2. ve ek 3.
maddelerinin Anayasa’nın mülga 91. maddesi yönünden Anayasa’ya aykırı
olduklarıa ve İPTALLERİNE, iptal hükümlerinin Anayasa’nın 153. maddesinin
üçüncü fıkrası ile 6216 sayılı Kanun’un 66. maddesinin (3) numaralı fıkrası
gereğince KARARIN RESMÎ GAZETE’DE YAYIMLANMASINDAN BAŞLAYARAK ONİKİ AY SONRA
YÜRÜRLÜĞE GİRMESİNE OYBİRLİĞİYLE,
b. Ek 4.
maddesinin Anayasa’nın mülga 91. maddesi yönünden Anayasa’ya aykırı olduğuna ve
İPTALİNE OYBİRLİĞİYLE,
c. Ek 5. ve ek 6.
maddelerinin Anayasa’nın mülga 91. maddesi yönünden Anayasa’ya aykırı
olduklarına ve İPTALLERİNE, iptal hükümlerinin Anayasa’nın 153. maddesinin
üçüncü fıkrası ile 6216 sayılı Kanun’un 66. maddesinin (3) numaralı fıkrası
gereğince KARARIN RESMÎ GAZETE’DE YAYIMLANMASINDAN BAŞLAYARAK ONİKİ AY SONRA
YÜRÜRLÜĞE GİRMESİNE OYBİRLİĞİYLE,
ç. Ek 7. ve ek 8.
maddelerinin Anayasa’nın mülga 91. maddesi yönünden Anayasa’ya aykırı
olduklarına ve İPTALLERİNE OYBİRLİĞİYLE,
4. (ç) bendiyle
2690 sayılı Kanun’un 1 ila 14., 16 ila 19., ek 1. ve geçici 1 ila geçici 4.
maddelerinin yürürlükten kaldırılmalarının Anayasa’nın mülga 91. maddesi
yönünden Anayasa’ya aykırı olduğuna ve İPTALLERİNE OYBİRLİĞİYLE,
T. 121.
maddesinin;
1. (d) bendiyle
7/11/1985 tarihli ve 3238 sayılı Savunma Sanayii ile İlgili Bazı Düzenlemeler
Hakkında Kanun’un 14. maddesine eklenen;
a. (3) ve (4) numaralı
fıkraların Anayasa’nın mülga 91. maddesi yönünden Anayasa’ya aykırı olduklarına
ve İPTALLERİNE, Muammer TOPAL, Basri BAĞCI, İrfan FİDAN ile Muhterem İNCE’nin
karşıoyları ve OYÇOKLUĞUYLA, iptal hükümlerinin Anayasa’nın 153. maddesinin
üçüncü fıkrası ile 6216 sayılı Kanun’un 66. maddesinin (3) numaralı fıkrası
gereğince KARARIN RESMÎ GAZETE’DE YAYIMLANMASINDAN BAŞLAYARAK ONİKİ AY SONRA
YÜRÜRLÜĞE GİRMESİNE OYBİRLİĞİYLE,
b. (5) numaralı
fıkranın Anayasa’nın mülga 91. maddesi yönünden Anayasa’ya aykırı olduğuna ve
İPTALİNE, iptal hükmünün Anayasa’nın 153. maddesinin üçüncü fıkrası ile 6216
sayılı Kanun’un 66. maddesinin (3) numaralı fıkrası gereğince KARARIN RESMÎ
GAZETE’DE YAYIMLANMASINDAN BAŞLAYARAK ONİKİ AY SONRA YÜRÜRLÜĞE GİRMESİNE
OYBİRLİĞİYLE,
2. (e) bendiyle
3238 sayılı Kanun’un 2 ila 8. maddelerinin, 10. maddesinin birinci fıkrasının,
18. ve geçici 1 ila geçici 9. maddelerinin yürürlükten kaldırılmalarının
Anayasa’nın mülga 91. maddesi yönünden Anayasa’ya aykırı olduğuna ve
İPTALLERİNE OYBİRLİĞİYLE,
3. (f) bendiyle
3238 sayılı Kanun’a eklenen geçici 10. maddenin;
a. Birinci ve
üçüncü fıkralarının Anayasa’nın mülga 91. maddesi yönünden ve içeriği
itibarıyla Anayasa’ya aykırı olmadığına ve iptal talebinin REDDİNE
OYBİRLİĞİYLE,
b. İkinci fıkrasının
Anayasa’nın mülga 91. maddesi yönünden Anayasa’ya aykırı olduğuna ve İPTALİNE,
iptal hükmünün Anayasa’nın 153. maddesinin üçüncü fıkrası ile 6216 sayılı
Kanun’un 66. maddesinin (3) numaralı fıkrası gereğince KARARIN RESMÎ GAZETE’DE
YAYIMLANMASINDAN BAŞLAYARAK ONİKİ AY SONRA YÜRÜRLÜĞE GİRMESİNE OYBİRLİĞİYLE,
U. 125. maddesiyle
25/6/1958 tarihli ve 7163 sayılı Türkiye ve Orta-Doğu Amme İdaresi Enstitüsü
Teşkilat Kanunu’nun yürürlükten kaldırılmasının Anayasa’nın mülga 91. maddesi
yönünden Anayasa’ya aykırı olduğuna ve İPTALİNE OYBİRLİĞİYLE,
Ü. 206.
maddesinin;
1. (a) bendiyle
18/3/2010 tarihli ve 5977 sayılı Biyogüvenlik Kanunu’nun 8. maddesinin (1)
numaralı fıkrasının (a) bendi ile 9. ve 10. maddelerinin yürürlükten
kaldırılmalarının Anayasa’nın mülga 91. maddesi yönünden Anayasa’ya aykırı
olduğuna ve İPTALLERİNE OYBİRLİĞİYLE,
2. (b) bendiyle
5977 sayılı Kanun’a eklenen ek 1. maddenin 6216 sayılı Kanun’un 43. maddesinin
(4) numaralı fıkrası gereğince İPTALİNE, iptal hükmünün Anayasa’nın 153.
maddesinin üçüncü fıkrası ile 6216 sayılı Kanun’un 66. maddesinin (3) numaralı
fıkrası gereğince KARARIN RESMÎ GAZETE’DE YAYIMLANMASINDAN BAŞLAYARAK ONİKİ AY
SONRA YÜRÜRLÜĞE GİRMESİNE OYBİRLİĞİYLE,
V. 207.
maddesinin;
1. (a) bendiyle
13/10/2010 tarihli ve 6015 sayılı Devlet Desteklerinin İzlenmesi ve
Denetlenmesi Hakkında Kanun’un 4. maddesinin yürürlükten kaldırılmasının
Anayasa’nın mülga 91. maddesi yönünden Anayasa’ya aykırı olduğuna ve İPTALİNE
OYBİRLİĞİYLE,
2. (c) bendiyle
6015 sayılı Kanun’a eklenen ek 2. maddenin 6216 sayılı Kanun’un 43.
maddesinin (4) numaralı fıkrası gereğince İPTALİNE, iptal hükmünün Anayasa’nın
153. maddesinin üçüncü fıkrası ile 6216 sayılı Kanun’un 66. maddesinin (3)
numaralı fıkrası gereğince KARARIN RESMÎ GAZETE’DE YAYIMLANMASINDAN BAŞLAYARAK
ONİKİ AY SONRA YÜRÜRLÜĞE GİRMESİNE OYBİRLİĞİYLE,
Y. 210.
maddesinin;
1. (b) bendiyle
20/6/2012 tarihli ve 6331 sayılı İş Sağlığı ve Güvenliği Kanunu’nun 21.
maddesinin (2), (3), (4), (5), (6) ve (7) numaralı fıkralarının yürürlükten
kaldırılmalarının Anayasa’nın mülga 91. maddesi yönünden Anayasa’ya aykırı
olduğuna ve İPTALLERİNE OYBİRLİĞİYLE,
2. (c) bendiyle
6331 sayılı Kanun’a eklenen ek 1. maddenin 6216 sayılı Kanun’un 43. maddesinin
(4) numaralı fıkrası gereğince İPTALİNE, iptal hükmünün Anayasa’nın 153.
maddesinin üçüncü fıkrası ile 6216 sayılı Kanun’un 66. maddesinin (3) numaralı
fıkrası gereğince KARARIN RESMÎ GAZETE’DE YAYIMLANMASINDAN BAŞLAYARAK ONİKİ AY
SONRA YÜRÜRLÜĞE GİRMESİNE OYBİRLİĞİYLE,
Z. Geçici 5.
maddesinin Anayasa’nın mülga 91. maddesi yönünden Anayasa’ya aykırı
olduğuna ve İPTALİNE, iptal hükmünün Anayasa’nın 153. maddesinin üçüncü fıkrası
ile 6216 sayılı Kanun’un 66. maddesinin (3) numaralı fıkrası gereğince KARARIN
RESMÎ GAZETE’DE YAYIMLANMASINDAN BAŞLAYARAK ONİKİ AY SONRA YÜRÜRLÜĞE GİRMESİNE
OYBİRLİĞİYLE,
AA. Geçici 6.
maddesinin 6216 sayılı Kanun’un 43. maddesinin (4) numaralı fıkrası gereğince
İPTALİNE OYBİRLİĞİYLE,
AB. Geçici 12.
maddesinin 6216 sayılı Kanun’un 43. maddesinin (4) numaralı fıkrası
gereğince İPTALİNE, iptal hükmünün Anayasa’nın 153. maddesinin üçüncü fıkrası
ile 6216 sayılı Kanun’un 66. maddesinin (3) numaralı fıkrası gereğince KARARIN
RESMÎ GAZETE’DE YAYIMLANMASINDAN BAŞLAYARAK ONİKİ AY SONRA YÜRÜRLÜĞE GİRMESİNE
OYBİRLİĞİYLE,
7/12/2023 tarihinde karar verildi.
Başkan
Zühtü ARSLAN
|
Başkanvekili
Hasan Tahsin GÖKCAN
|
Başkanvekili
Kadir ÖZKAYA
|
Üye
Engin YILDIRIM
|
Üye
Muammer TOPAL
|
Üye
M. Emin KUZ
|
Üye
Rıdvan GÜLEÇ
|
Üye
Yusuf Şevki HAKYEMEZ
|
Üye
Yıldız SEFERİNOĞLU
|
Üye
Selahaddin MENTEŞ
|
Üye
Basri BAĞCI
|
Üye
İrfan FİDAN
|
Üye
Kenan YAŞAR
|
Üye
Muhterem İNCE
|
|
|
|
|
Karşı Oy
1. 2018/117 esas sayılı norm denetimi dosyasının “A” bölümde dile
getirilen gerekçeler çerçevesinde yetki kanunlarının bir bütün olarak
değerlendirilmesi gerekmektedir. Kanunun “İlkeler” başlığı altında dile
getirilen kurallarda somut düzenleme yetkisi vermektedir.
2. Bu bağlamda; 703 sayılı Kanun Hükmünde Kararnamenin 119. maddesinin
birinci maddesinin “c” bendiyle 3238 sayılı Savunma Sanayii ile İlgili Bazı Düzenlemeler
Hakkında Kanunun 14. maddesine eklenen 3. fıkrasında; 3212 sayılı Kanunda Milli
Savunma Bakanına verilen bir takım yetkilerin Başkana verilmesine, 4.
fıkrasında ise Başkanlık personeli için kişi güvenliği belgesinin
aranmayacağına dair kurallar ihdas edilmiş olup, her iki düzenlemede 7142
sayılı Yetki Kanununun “İlkeler” başlığını taşıyan 2. maddesinde dile
getirilen “…kamu hizmetlerinin verimli, süratli ve etkin bir şekilde
yürütülmesi ile hizmetin özelliği ve gereklerine uygun düzenlemeler yapılması…”
kapsamında kalmakta olup Anayasaya aykırı bir yönü bulunmadığından çoğunluğun
aksi yöndeki görüşüne iştirak edilmemiştir.
Üye
Muammer TOPAL
|
Üye
Basri BAĞCI
|
Üye
İrfan FİDAN
|
Üye
Muhterem İNCE
|